İzmir'de bir ilköğretim okulunda öğrencilerin anne ve babalarına açık mektup yazmaları yönünde yapılan rehberlik çalışması, öğrencilerin aileleriyle olan sorunlarını ortaya koydu.
Bornova Melih Tunçay İlköğretim Okulu'nda, yaşları 13 ile 15 arasında değişen yaklaşık 150 öğrenciye, okul rehberlik öğretmenince yazdırılan açık mektuplar, anne ve babalar ile çocuklar arasındaki sorunlara ışık tuttu.
Mektuplar ele alındığında, öğrencilerin bir kısmının aileleriyle sorunları olduğu belirlenirken, bu sorunların nedenleri arasında ilk sırada ''ders ve sınav başarısı, ilgisizlik ve şiddet ortamı'' geldi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı'nda görevli Psikolog İnci Altıntaş, ders çalışma konusunun, aileler ile çocuklar arasında en sık yansıtılan sorunlardan olduğunu söyledi. Altıntaş, ''Çocuklarınıza mutlaka vakit ayırın, onlarla oynayın. Sürekli ders çalış deyince, çocuk her şeyi, kendisine duyulan sevgiyi bile derse bağlı olarak algılıyor. Dersler iyiyse iyi, kötüyse kötü... Böyle olunca da çocuk kendini değersiz, güvensiz hissediyor'' dedi.
---- Şimdi nerede olduğunu tam hatırlayamadığım (Üzümlü olabilir) bir yerde, "Babamı evde istiyorum" kampanyası düzenlenmiş ve veliler kahvehaneye gitmektense eve gelip çocuğunun derslerine yardımcı olmak için teşvik edilmiş.
Bununla ilgili bir olay yazmak isityorum;
BABAMI İSTİYORUM
Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki
çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.
Çocuk babasına, "Baba bir saatte ne kadar para
kazanıyorsun" diye sordu... Zaten yorgun gelen
adam, "Bu senin işin değil" diye cevap verdi.
Bunun üzerine çocuk "Babacım lütfen, bilmek
istiyorum" diye üsteledi. Adam "İllâ da bilmek
istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi. Bunun
üzerine çocuk "Peki bana 10 milyon borç
verir misin" diye sordu. Adam iyice sinirlenip,
"Benim senin saçma oyuncaklarına veya
benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi,
derhal odana git ve kapını kapat" dedi.
Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.
Adam sinirli sinirli "Bu çocuk nasıl böyle şeylere
cesaret eder." diye düşündü. Aradan bir saat
geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve
çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını
düşündü, "Belki de gerçekten lazımdı"...
Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı...
Yatağında olan çocuğa, "Uyuyor musun" diye
sordu. Çocuk "Hayır" diye cevap verdi...
"Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana
az önce sert davrandığım için üzgünüm.
Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi...
Çocuk sevinçle haykırdı, "Teşekkürler
babacığım"... Hemen yastığının altından
diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın
suratına baktı ve yavaşça paraları saydı.
Bunu gören adam iyice sinirlenerek, "Paran
olduğu halde neden benden para istiyorsun?...
Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak
vaktim yok" diye kızdı... Çocuk "Param vardı
ama yeterince yoktu " dedi ve yüzünde
mahcup bir gülücükle paraları
babasına uzattı; "İşte 20 milyon...
Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?..."


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Öğretmenler Odası 