• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    selimhan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2005
    Mesajlar
    11
    Karizma Gücü
    0

    Tartışma Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu


    Diyanet’in AB’ye uyum namına piyasaya sürdüğü “çağdaş tefsir”in masonik tarafı kadar, katolik tarafı da irdelenmesi gerekir. Mısır ve Suriye’yi Osmanlı’dan kopartmak için İngilizler namına bölgede dinsel ve siyasal taşeronluk yapan M. Abduh, C. Efgani ve R. Rıza “masonik troyka”sının uydurmaları nasıl bu aziz milletin önüne dini kaynak olarak sürülebilir, diye feryad edenler az değil. Hz. Peygamberin mucizelerini, sünnet ve icma–ı ümmet’le sabit en temel dini hakikatleri asla kabul etmediği halde, İngilizlerle ve mason localarıyla yakınlaşmasının ardından kendi üfürükçülüğünü “ermişlik” olarak pazarlayan (Bkz. Reşit Rıza, El–Menar ve’l Ezher, s. 165–167) maskaraların İngiliz patentli görüşleri hangi cüretle bu aziz milletin önüne İslam gerçeği olarak konabiliyor, diye feveran eden insan az değil.

    Çağdaş tefsir, bu masonik ve İngiliz siyasetine endeksli mahzurlarından öte “İslam inancı bakımından çok büyük yanlışlar” içeriyor. Tefsirin bir sayfasındaki itikadî hüküm, diğer sayfasındaki itikadı yaklaşımı inkar ediyor, hatta küfür kabul ediyor. Bu kadar vahim çelişkiyi, ancak milletimizin aklını ve imanını çelmek ve böylece Hicvaz bölgesinde olduğu gibi toprağına musallat olmak niyetinde olanlar ve onların profesyonel taşeronları, ilim ve hikmet olarak ortaya koyabilirler; normal bir vatandaş veya ilim adamı bunu yapamaz. Bu yöntem, ameli bir durum veya bir tefsir yöntemi değil, bunun çok ötesinde “itikada yönelik, imana taalluk eden bir iş”tir. Adam sen de, denip geçilebilecek bir manzara değildir.

    Diyanetin “çağdaş tefsir”ininden şunu okuyun bakalım ne anlayacaksınız: “...Bazı çağdaş müfessirler, yahudiler ve hristiyanlarla Sabiîler’in kurtuluşa erebilmeleri için İslam ümmetine dahil olmaları gerektiği şeklinde bir şartın ayetin metninde yer almadığını; sadece a) şirkten uzak olarak Allah’a iman etmek, b) ahiret gününe inanmak, c) salih amel işlemek şeklinde üç temel şart ortaya konduğunu dikkate alarak bu üç şartı yerine getiren diğer din mensuplarının da cennete girebileceklerini savunmuşlardır (Reşit Rıza, 1, 333–335; Ateş, 1, 174–175; a. mlf., “Cennet Kimsenin tekelinde değildir”, İslamî Araştırmalar, III/1, s. 7–24). Nisa Suresinin 123–124. ayetleri de bu görüşü destekler mahiyettedir...” (Bkz. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Heyet, I/69)

    Bu, imanla ilgi bir hüküm... İnsanlığın ebedi hayatını ilgilendiren bir itikadî konu... Basit bir iş değil... “Son peygamber Hz. Muhammed’i devre dışı bırakarak, O’na inanmadan cennetlik olmanın mümkün olduğu” şeklinde böyle bir “itikadî hükmü”nü kim uyduruyor?

    İngiliz maskarası ve masonik çömez Reşit Rıza ve mason Abduh...

    Diyanet de milletimize bunu pazarlıyor.

    Mason M. Abduh ve Reşit Rıza, İngilizler namına böyle hükümler uydurabilirler; ama Diyanet, İslam ve ilim namına bunu pazarlayamaz.

    Nitekim İslam tarihi boyunda en sapık mezheplerde dahi görülmemiş benzer itikadî hükümleri Vatikan namına üreten ve İslam dünyasına yayan Müslüman kılıklı diyalogcular da var; lakin onların çoğunun koynundan Haç çıktı. Papalığın yerli taşeronları Müslüman kılıklarıyla bunu yapabilirler; ama Diyanet bunları da İslam ve ilim adına “kurtuluş ölçüsü” olarak pazarlayamaz.

    Diyanet “AB uyumlu çağdaş tefsir”inde Reşit Rıza’nın uydurmalarını pazarlamaya şöyle devam ediyor: “62. ayette ise hiçbir ayırım gözetmeden yahudiler diğer Ehl–i Kitap gruplarıyla birlikte zikredilerek, bunlar arasında Allah’a ve ahiret gününe inanıp hayırlı işler yapanların kurtuluşa erecekleri ifade buyurulmuştur (Reşit Rıza, I, 334)” (Bkz. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Heyet, I/69).

    Katolik gölgesi düşüyor ve Vatikan “vaftiz suyu” karıştırılıyor çağdaş tefsire... Böylece bakınız Diyanet nerelere sürükleniyor, “çağdaş tefsir” aziz milletimizi hangi papazın ve kilisenin eşiğine sürüklüyor?

    Çağdaş tefsirden aynen aktaralım: “1960’lı yıllarda gerçekleştirilen II. Vatikan Konsili belgelerinde İslamiyet’le ilgili resmî Katolik tavrının –yeterli olmamakla birlikte– önemli ölçüde yumuşadığı, müslümanların Allah ve ahiret inancıyla ibadet ve ahlaka dair anlayış ve uygulamalarından övgüyle söz edildiği görülmektedir. Bu durum hristiyan dünyasının İslamiyet hakkında daha samimi ve sağlıklı bir yaklaşım geliştirmeye yöneldiği şeklinde değerlendirilebilir. Bu noktada konumuz olan ayetin çok açık ve net ifadelerle uhrevi kurtuluşun kapsamına getirdiği genişliği bir defa daha hatırlatmakta yarar vardır: İman edenler; yahudilerden, hristiyanlardan ve Sabiîler’den Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için rableri katında mükafatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyecekler” (Bkz. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Heyet, I/69).

    Bu yaklaşımı, Papalıktan el almış Müslüman kılıklı hristiyanlar sergileyebilirler, onların misyonu bu. Onlar Alemlere Rahmet Hz. Muhammed yerine, daha sonra Papa II. Paul ve sair papazlara gönül verdiler, kiliseye intisap ettiler. Onlar bu uydurmaları yayabilirler. Ama İslam ve ilim adına bu “itikadî yanlış”ı Diyanet sergileyemez, pazarlayamaz, yayamaz. Diyanet, Vatikan’ın ve Papalığın Türkiye şubesi değildir çünkü.

    Diyanet’in “çağdaş tefsir”inin iki paragraf öncesindeki satırlar bile, aynı tefsirde pazarlanan bu Katolik yaklaşımını inkar ediyor, boşa çıkartıyor, itikadî yanlıştır diyor... Aynı tefsir, aynı. Okuyalım: “Uhrevi kurtuluş konusunda Kur’an–ı Kerim’in ısrarla üzerinde durup vazgeçilmez gördüğü şartlar, Allah’ın varlık ve birliği ile ahirete inanmak, Hz. Muhammed’in peygamberliğini ve öğretisini tanımak, Allah’ın razı olduğu güzel işler yapmaktır (özellikle bk. Bakara 2/136–137; Nisa 4/47, 136, 150–152, 171–173).

    Kur’an–ı Kerim’in vazgeçmediği bu şartlardan hangi Vatikan aklıyla vazgeçiliyor? İngiliz maskarası Reşit Rıza’nın ve Vatikan’a intisap etmiş hacı–hoca kılıklı yerli zavallılarımızın uydurma itikadlarını Diyanet nasıl aziz milletimize pazarlayabiliyor? Diyanet hangi akla, hangi dine, kime hizmet veriyor?

    Bu masonik ve Katolik suyu karışmış “çağdaş tefsir” derhal toplatılmalı, milli ve dini bütünlüğümüzle oynanmamalıdır.

    Diyanet’ten katolik ve masonik tefsir

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Hicaz bölgesini Osmanlı’dan kopartmak üzere İngilizler tarafından kafalanmış ve görevlendirilmiş Cemalettin Efgani, Muhammed Abduh ve Reşit Rıza “masonik troyka”sının “Menar tefsiri”nin adeta özetlenmiş haline II. Vatikan Konsli’nin 1965’te karar altına aldığı “dinlerarası diyalog” elbisesi giydirilmiş tarzını, AB sürecinin “çağdaş tefsir”i olarak piyasaya sürdü.


    Dilerseniz önce bu “troyka”yı tanıyalım.

    İskoçların bile reddettiği

    mason Efgani

    İran Esedâbâd doğumlu Cemaleddin Efganî, İngiliz belgelerine göre “tanrıya inanma” şartı koşan İskoç Mason Locası’na üye iken, buradan “tanrısızlık” ithamıyla kovulmuş, o da “tanrı tanımazlık”ın makbul sayıldığı Fransız Grand Orient Locası’na reis olmuştur (Bkz. Alaaddin Yalçınkaya, Cemaleddin Efgani, İstanbul 1991, Osmanlı Yayınları, s. 131–132; Muhammed Reşad, Cemaleddin Efgani Hakkında Makaleler, İstanbul 1416/1996, s. 21, dipnot: 36). Efgani, aynı zamanda Kahire Mason locasını kurdu ve oranın reisi oldu. Öğrencisi Abduh ile birlikte Paris’ta “el–Urvetü’l–Vüskâ” adlı bir gazete çıkardı

    II. Abdulhamid: Efgani İngiliz maskarası

    II.Abdulhamid Han’ın, Efgani’yle ilgili söylediği şu sözlere bakarsak Efgani’nin nasıl birisi olduğu daha iyi anlaşılacaktır: “...Hilafet’in elimde olması sürekli olarak İngilizleri tedirgin etti. Blund adlı bir İngilizle Cemaleddin Efgani adlı bir maskaranın elbirliği ederek İngiliz hariciyesinde hazırladıkları bir plân elime geçti... Cemaleddin–i Efgani’yi yakından tanırdım. Mısır’da bulunuyordu. Tehlikeli bir adamdı. Bana bir ara Mehdilik iddiasıyla bütün Orta Asya müslümanlarını ayaklandırmayı teklif etmişti; buna muktedir olamadığını biliyordum. Ayrıca İngilizler’in adamı ve çok muhtemel olarak İngilizler beni sınamak için bu adamı hazırlamışlar idi. Derhal reddettim. Bu sefer Blund’la işbirliği yaptı. Kendisini İstanbul’a çağırttım... Bir daha İstanbul’dan çıkmasına izin vermedim” (Bkz. Abdulhamid Han, Sultan Abdulhamidin Hatıra Defteri (Haz. İsmet Bozdağ), İstanbul 1986 (8. Baskı), Pınar Yay., s. 73)

    Ezher’e masonluğu

    sokan Abduh

    Efgani’nin talebesi olan Muhammed Abduh ise Mısır doğumlu. Abduh gibilerinin kimler tarafından destek gördüğüne dair zamanında İngiltere’nin Mısır sömürge valisi Lord Cromer’in söylediği şu söz ibretliktir: “Kuşkusuz İslâmî reformist hareketin geleceği Şeyh Muhammed Abduh’un çizdiği yolda ümit vaadediyor. Ve o yolun yolcuları Avrupa’nın her türlü yardım ve teşviklerine lâyıktırlar” (M. Muhammed Hüseyin, Modernizmin İslâm Dünyasına Girişi, (Trc. S. Özel), İstanbul 1986, İnsan Yayınları, s. 91–92 (Cromer’in 1905 yıllığının 7. maddesinden naklen).


    Merhum Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi, Abduh’la ilgili şunları söylemiştir: “...Üstadı Efgani vasıtasıyla, masonluğu Ezher’e idhâl(sokan) eden odur” (Mustafa Sabri Efendi, Mevkıfu’l–Akl ve’l–İlm ve’l–Alem, Beyrut 1314 (3.Baskı), c. I, s. 133; Terc: İbrahim Sabri Efendi (Yazma), c. I, s. 111’den naklen Muhammed Reşad, s. 28).

    Masonik troyka İngilizlerle

    işbirliği halinde

    Abduh, Osmanlı’ya karşı Urabi veya A’rabi Paşa isyanında elebaşı ve fetvacıbaşı rolü de üstlenerek Mısır’ın İngiliz birlikleri tarafından 1300/1882 yılında işgal edilmesine ciddi katkılar sağladı. Efganî’nin reisliğini yaptığı Kahire Mason Locası üyeleri, İngilizlerle işbirliği hâlinde faâliyette bulunuyordu. Abduh’a üç yıllık sürgün cezası verildi (Bkz. M. Zeki İşcan, M. Abduh’un Dini ve Siyasi Görüşleri, AÜSBE, gayr–ı matbu doktora tezi, Erzurum, 1997).

    Büyük mason Efgani’nin küçük mason talebesi Abduh’un çömezi olan Reşit Rıza ise aslen Bağdatlıdır. O da mason üstadları gibi mucizeleri inkar etmiş, hadislerle ve icmâ ile hükmü kesinleşmiş pek çok meseleyi reddetmiştir (Bkz. Hasib es–Samarrai, Dinî Modernizmin Üç Şövalyesi, Ezher Ünv. Doktora tezi, İstanbul 1419/1998, Bedir Yayınları, s. 149–264)

    Said–i Nursi akıl almış

    İlginçtir; bugün “Vatikan’ın dinlerarası diyaloguna en uygun kaynak ve zemin” (Bkz., Yeni Asya, 16 Ekim 2004, sayı 12407) olarak kullanılan risalelerin müellifi Said–i Nursi, Mardin’de Cemaleddin Efgani’nin “siyasette muktesit meslek”i ondan öğrendim (Beyanat ve Tenvirler, s. 105) dediği talebesiyle görüşüp fikirleri hakkında bilgi sahibi olmuş, İttihad–ı İslam’da seleflerini sayarken, Efgani’nin ismini de zikretmiştir (Tarihçe–i Hayat, s. 39, 59) (Bkz: www.yeniasya.org.tr/index.asp? Section=Enstitu& SubSection=EnstituSayfasi&Date=28.07.2000)

    20. asrın İngilizlerinin kurtlar masasındaki Osmanlı’yı tahayyül edin; Hicaz bölgesinde Vehhabiliğin kurucusu Muhammed Abdülvehhap, Mısır–Suriye’de masonik troyka Efgani, Abduh ve Reşit Rıza, Anadolu’da ise “Hristiyan şehit” (Bkz. S. Nursi, Kastamonu Lahikası, s. 79) kavramını türeten ve “misyonerler ve Hristiyan ruhanileriyle ittifakı öneren” (Bkz. Emirdağ Lahikası, Emirdağ Lahikası, s. 139; Lemalar, 20. Lema, 1. n, 2. s.) diyalogcu Said–i Nursi... Fikirleri ve akaidleri birbirlerine oldukça yakın. Sizce de ilginç bir tesadüf değil mi?

    “Hicaz, Suriye ve Mısır işi” bitirildi; sıra Anadolu’da mı acaba, diye düşünmek gerekmez mi? AB ve “dinlerarası diyalog” sürecinde olan bitenleri şöyle bir düşünün bakalım...

    Abduh ve Reşit Rıza, Muhammed Abdulvehhab’a Vehhabiliği kurduran İngilizlerden aldıkları akıl ve ilhamla “Menar tefsiri”ni kaleme almışlar (Bkz. M. Abduh–R. Rıza, el–Menar, Dar’ul Fikr, 2. baskı)

    Temel dayanak “masonik troyka”nın Menar’ı

    Diyanet’in, dört akademisyene hazırlattığı ve AB sürecinde kendisiyle İslam’ın güncellenmesi nümayişleri yaptığı “çağdaş meal ve tefsir”in en temel kaynağı işte bu Abduh ve Rıza’nın ortak çalışması olan “Menar tefsiri”dir. Diyanet’in yaptırdığı çalışmada en çok başvurulan, en güçlü kaynak ve referans olarak gösterilen, kendisine dayanılarak 15 asırdan beri hiçbir İslam aliminin zikretmediği yeni yeni hükümler ihdas edilen “ana tefsir” işte bu Menar’dır. Diyanet’in çağdaş tefsiri, bir bakıma Menar’ın özetlenmiş ve Müslüman Türk milletinin nabzına göre şerbetlenmiş halidir.

    Özellikle Hz. Muhammed’e iman etmenin cennetlik olmak için şart olup olmadığı, Ehl–i Kitab’ın Hz. Muhammed’i kabul ve ikrar etmeden cennete girip giremeyeceği, Kur’an–ı Kerim’in Ehl–i Kitab’ın küfürde olduğuna dair hükümlerinin yumuşatılması, İslam’dan dönenlere (mürted) ilişkin “ilahi müeyyide”lerin hafifletilmesi gibi konularda Katoliklerin 1965’teki II. Vatikan Konsili’nde karar altına aldıkları “dinlerarası diyalog misyonu”na uygun hükümler ihdas etmede Abduh–Rıza’nın Menar’ı kaynak ve dayanak olarak kullanılmıştır (Bkz. Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Heyet, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları, Ankara, c. 1, s. 68, 69, 197, 199, 233).

    Matta, Morkas, Luka, Yuhanna gibi papazların İncillerinden bölümlerin ve Talmud’un da “Kur’an–ı Kerim’in tefsiri için referans ve kaynak” olarak kullanıldığı Diyanet’in “çağdaş tefsir”indeki “AB sürecine uydurulmuş teviller”e ve “birbirini yalanlayan çelişkili sayfalar”a önümüzdeki günlerde teferruatıyla dikkat çekeceğiz. Hükümet ve Diyanet, milli ve dini bütünlüğümüz bakımından bu çalışmayı piyasadan toplatmalıdır.

    Siz siz olun; AB sürecindeki politik, dinsel, kültürel ve özellikle “akaidimizi ilgilendiren” oyunlara gelmeyin... Dost hatırlatması bu.


    21-22 /10/2004

    Mehmet Emin KOÇ

  2. #2
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    Merhaba,
    Bence hiç hoş bir yazı değil uslüp olarak. Sonuçta diyanetde çalışan ve bu tür tefsirler için yıllarını harcayan pek çok insana hakaret etmemek lazım. Eğer beğenmediğiniz hükümler varsa bildirin ama lütfen kimseyi bundan fazlası ile suçlamayın.
    Nereden biliyorsunuz o insanların mason veya katolik sempatizanı olduğunu? Yazıda geçen çoğu konu şimdi ve geçmişte alimler tarafından tartışılmış konulardır. Nihai hüküm Allah'a aittir. Bence bu tür yasakçı zihniyetten uzak durmalıyız.
    Bu arada şu yaşıma kadar diyanet ile bir konuda ilk defa aynı safta durdum. Şu dünyada neler gelmiyor insanın başına.

  3. #3
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    arkadaşımız bu yazıyı nereden (hangi kitap veya gazeteden veya internet adresinden ) aldığını belirtirse konunun devamını takip edebiliriz.veya kendisi konu hakkındaki gelişmeleri bildirise de olur.Konu önemli ,

    selam ve dua ile,

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    92
    Karizma Gücü
    0

    Kur'an ve Diğer dinler

    Merhabalar,
    Selimhan adlı kişi, bu bilgileri İhlas(Türkiye) yayınları arasında çıkan kitaplardan alıntılamıştır. Geçmişten aldıkları her türlü inancı tartışmasız kabul eden, mezhepçilik ve tarikatçılık anlayışının mensupları, tarihten aktarılan bilgileri Kur'an süzgecinden geçirmek isteyen herkesi mezhepsiz, mason, dinsiz diye suçlamışlardır.

    Oysa Kur'an 'ı biraz inceleyen herkes bilir ki Allah ve O'nun elçisi Muhammed@, atalarımızdan aldığımız her türlü bilgiye körü körüne bağlanmanın ne kadar mantıkdışı olduğunu bildirmiştir.

    SORGULANMADAN KABUL EDİLEN BİLGİ, ALLAH ‘IN DİNİ DEĞİL, ATA KÜLTÜDÜR
    2Bakara/170 Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" dendiğinde: "Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...
    5Maide/104 Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiğinde şöyle derler: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." Peki, ataları hiçbir şey bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi?


    Haklarında kesin bilgi sahip olmadığımız geçmişte yaşamış insanları yargılamak bize düşmez. BU konuda Allah:

    GEÇMİŞTE YAŞAMIŞ, ÖLÜ GİTMİŞLER HAKKINDA KONUŞMAK, DENSİZLİKTİR
    2Bakara/134-İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerinindir. Sizin kazandıklarınız da sizin olacaktır. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz.

    İnsanların kesin bilgi sahibi olmadıkları konuda konuşmaları, asılsız suçlamaları kendi aleylerine bir delildir:

    KESİN BİLMEDİĞİNİZ KONUDA TARTIŞMAYINIZ
    3Al-i İmran/66 İşte siz böyle insanlarsınız! Hakkında biraz bilginiz olan şeyde çekişmeye girdiniz. Peki, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyde neden tartışmaya giriyorsunuz? Allah bilir ama siz bilmezsiniz.
    17İsra/36 Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.


    Bu kadar kin ve öfke niye? Çünkü efendilerini tartışılmaz görmektedirler. onlara göre efendilerinin söyledikleri her şey doğrudur. Geçmişte yaşamış ve günümüzde yaşayan beğendikleri din alimlerinin görüşleri tartışılmazdır, eleştirilmezdir, sorgulanamazdır, hesaba çekilmezdir. Onlar yanılmazdır. Oysa bunlar, Allah 'ın isimleri(nitelikleri) 'dir.

    KİMSE LA YUS’EL DEĞİLDİR
    21Enbiya/22-Eğer yerde-gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi o Allah, onların nitelendirmelerinden yücedir, uzaktır.
    21Enbiya/23-O, yaptığından hesaba çekilmez(sorgulanmaz) ama onlar hesaba çekilirler(sorgulanırlar).


    Yeryüzünün en dürüst, en erdemli, en örnek insanları peygamberlerdir. Onlar bile zaman zaman Allah tarafından uyarılmışlardır. Bkz.8Enfal/67 80Abese/1-10 Zaman zaman peygamberimiz, arkadaşları(sahabe) tarafından;" Ey Allah 'ın resulü! Bu , Allah 'ın emri mi, yoksa sizin tercihiniz mi?" diye sormuşlar. Peygamber 'in tercihi ise, bu konuda alternatif fikir bildirmişledir. Ordunun cephede konuşlandırılması ve ağaçların aşılanması konuları buna örnektir.

    Allah 'ın dininde, Allah 'tan başka hiç kimse la yu'sel(sorgulanmaz) değildir.

    PEYGAMBERLER BİLE HESABA ÇEKİLECEKLERDİR
    7A'raf/6 Yemin olsun, kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz; gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz.

    Dini öğrenmenin bir yolu vardır. O da, Allah ‘ın kitabı. Peygamber de Allah ‘ın dinini Kur’an ‘dan öğrendirdi.

    İNSANLAR DİNİ KUR’AN(VAHİY) ‘DAN ÖĞRENİRLER
    55Rahman/1-Rahman,
    55Rahman/2-Kur'an'ı öğretti,
    11Hud/49 İşte bunlar, sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları sen de bilmiyordun, toplumun da... Artık sabırlı ol! Sonuç, takvaya sarılanlarındır.


    Şimdi gelelim Yahudi ve Hıristiyanların cennete girip giremeyeceğine; Elmalı 'nın mealinden örnekler vereyim:

    DİĞER DİN MENSUPLARIYLA İLGİLİ BİLGİ, GAYET AÇIKTIR
    2Bakara/62-Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve Sabiiler; bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve iyi bir amel işlerse, elbette bunların Rableri yanında mükafatları vardır. Bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun da olmayacaklardır.
    5Maide/69-Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlar her kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip de dürüstçe çalışırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.
    22Hacc/17-İman edenler, yahudi olanlar, sabiiler (yıldıza tapanlar), hıristiyanlar, mecusiler (ateşe tapanlar) ve müşriklere gelince, muhakkak Allah kıyamet günü bunlann arasını şüphesiz ayıracaktır; çünkü Allah her şeye şahittir.


    Dünyanın herhangi bir bölgesinde, yaşamı boyunca, Allah ‘a ait bir kitap olarak Kur’an veya Allah ‘ın elçisi olarak Muhammed hakkında yeterli bir bilince varamamış ve bu şekilde yaşamları sona ermiş insanların: a)Sorumsuz olduklarını söylemek-74/38, b)Cehennemlik olduklarını söylemek-7/159, Kur’an ‘da bildirilen esaslara aykırıdır.
    Allah Kitab ‘ı Kur’an ‘da, Kitab(Tevrat veya İncil) ‘ın değiştirildiğine veya bozulduğuna dair açık bir bilgi sunmamış; tam tersine Tevrat ve İncil inanırlarının kendi kitaplarına uygun davranmalarını önermiştir-5/43-44,47 Onlardan Kitabı değil, (dinlenip anladıktan sonra-2/75) söylenen sözü çarpıtanların oldukları bildirilmiştir-2/75 4/46 5/13,41 Söylenen söz, Allah katında değerli olan her sözdür-35/10 Yüce Tanrı, sunduğu kitaplarda insanlığa vermek istediği mesajı korumuştur-15/9 Kültürel altyapısı problemsiz bir insan, o kitapları önyargısız olarak ciddiyetle incelerse, Allah ‘ın vermek istediği ana mesajı alır. İncil ‘de açık-net bir şekilde, üçleme(teslis/trinity) inancı, İsa ‘nın tanrı olduğu, domuz etinin yenilebileceği veya sarhoş edici içkilerin içilebileceğine dair bir kanıt yoktur. Tevrat ‘ta anlatılan peygamberlerin yaptıkları hatalar, peygamberleri birer tanrı değil, bir insan, bir insansoyu olarak görenler için kesinlikle olası olmayan şeyler değildir. Bu kitaplar, belki Kur’an gibi tüm metin olarak sağlıklı olmayabilir. Onlardaki mecaz anlatımlar, çoğu defa doğru anlaşılmadığı için onlara taraf olanlarca da karşı olanlarca da yeterince doğru anlaşılamamıştır.
    Allah Kur’an ‘da, doğruları benimseyen önceki Kitap(Tevrat veya İncil) inanırlarından bir topluluğun yeryüzünde daima olacağını bildirmiştir-2/111-113 3/113-115,199 4/123-125,131 5/5,17,44-47,57,66-68,72-75,80-85 7/159,181 9/29 16/43 17/107-109 21/7 29/46-49 74/31

    Müslüman bir insanın Kur’an ‘ı terkederek, Hıristiyan veya Yahudi olması tutarlı bir davranış değildir; Böyle bir kişi, Kur’an ‘ın mesajını anlamadığı gibi, Tevrat ve İncil ‘in mesajını da kavramamıştır. Ortada temel değerleri ayrı olan iki öğreti yoktur. Tek bir öğreti vardır. Kur’an ‘ın temel değerlerini reddeden kişi, bu kitapları da reddetmiş olur. Kaldı ki ayrıntılarda Tevrat ve İncil ‘de yüklenen sorumluluk Kur’an ‘dakinden daha fazladır. Diğer taraftan Tevrat ve İncilinanırları, Müslüman olacaklarsa, Allah Kur’an ‘da, kendi kitaplarını terketmelerini istememiştir-5/66,68 Bunun yanısıra, Kur’an ‘la tanışan Tevrat ve İncilinanırının Kur’an ‘ı da benimsemesi, aynı tutarlılığın sonucudur. Kur’an ‘da verilen temel mesajın bilincine vardığı halde, Kur’an ‘ı reddeden bir insanın Tevrat ve İncilinanırlığında gerçekçi ve tutarlı olduğunu söyleyemeyiz-5/82-85 3/187,199

    Kur’an ‘da Tevrat ve İncil ‘e bakış hakkında genel bilgi için bakınız. 2/113 3/84,93,119 5/43-44,47,66,68 6/115 10/94-95 16/43 18/27 21/7

    CENNET, KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR
    2Bakara/111-Bir de "Yahudiler veya Hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek." Dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. De ki: "Eğer doğru iseniz, haydi kesin delilinizi getirin!"
    2Bakara/112-Hayır! Kim samimi olarak yüzünü Allah'a tertemiz teslim ederse, işte onun Rabbi katında mükafatı vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.
    2Bakara/113-Yahudiler: "Hıristiyanların dayandığı bir şey yoktur." Derken, Hıristiyanlar da: "Yahudilerin dayandığı bir şey yoktur." dediler. Oysa hepsi de Kitabı okuyorlar. Bilmeyenler de tıpkı onların dedikleri gibi diyorlar. Bu yüzden Allah ihtilaf ettikleri bu hususta kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.



    YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARIN HEPSİ BİR DEĞİLDİR
    3Al-i İmran/113-Hepsi bir değildir. Kitap verilenler içinde gece vakitlerinde Allah'ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan doğru bir topluluk vardır.
    3Al-i İmran/114-Allah'a ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar ve hayırlara koşuşurlar. İşte onlar, iyi kimselerdendirler.



    Peygamberlerin geliş amacı, kendilerini kabul ettirmek, kendi özel mesajlarını sunmak değil, Allah ‘ın mesajını topluma aktarmaktır. Allah ‘ın mesajını Peygamber@ ‘in ağzından duyan Peygamber ‘e inanmakla, Allah ‘a ve O’nun kitabına inanmış olur.


    KUR’AN ‘I VEYA O’NDAKİ İLKELERİ VEYA O’NA UYGUN İLKELERİ KABUL EDEN, PEYGAMBERLERE DE İNANMIŞTIR
    6En’am/19-De ki: "Şahitlikçe hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. Ve bu Kur'an bana vahyolundu ki, sizi ve onun ulaştığı herkesi uyarayım. Gerçekten siz, Allah'tan başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?" De ki: "Ben şahitlik etmem!" De ki: "O birtek ilahtır ve gerçekten ben ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım!"


    Üstelik Allah şirk(=dinsel hurafe/uydurmalara inanmak ve putlaştırmak) dışında kalan günahları bağışlayabileceğini bildirmiştir:

    ALLAH ‘IN VAZGEÇİLMEDİĞİ ZAMAN ASLA KABUL ETMEYECEĞİNİ BİLDİRDİĞİ BİRİCİK-TEK GÜNAH, ŞİRKTİR
    4Nisa/48-Doğrusu Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa pek büyük bir cinayeti iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur.

    Gelelim günümüz dünyasındaki Hıristiyan anlayışlara:
    Dünyadaki egemen, baskın, organize dini grupların büyük çoğunluğu:
    1)İsa ‘nın Allah olduğuna,
    2)İsa ‘nın Allah ‘ın oğlu olduğuna,
    3)İsa ‘nın doğuştan günahkar doğan insanların günahlarını bağışlatmak için kendisini kurban ettiğine inanmayı Hıristiyan olmanın önkoşulu sayarlar.

    Bunlardan özellikle birincisi, tamamen Allah ‘a şirk koşmaktır. İkincisi de, İsa ‘ya verilen yetki Allah ‘a ait sınırlara ulaşıyorsa, o da Allah ‘a ortak etmektir:

    YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR ARASINDA PEYGAMBERLERİ PUTLAŞTIRANLAR, KİTAP EHLİ DEĞİLDİRLER
    5Maide/72- "Meryem oğlu Mesih Allah'tır." diyenler kesinlikle kafir oldular. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları, hepiniz benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin! Kim Allah'a ortak koşarsa, Allah ona cennetini yasak etmiştir, varacağı yer ateştir ve zulmedenlerin yardımcıları yoktur."
    5Maide/73- "Allah, üçün üçüncüsüdür." Diyenler elbette kafir oldu. Oysa, bir tek ilahtan başka ilah yoktur. Eğer bu dediklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kafir olarak kalanlara kesinlikle pek acı veren bir azap dokunacaktır.


    Ne var ki dünyada İsa ‘yı, Allah olarak görmeyen, ona ilahlık yakıştırmayan İncil inanırları, çok büyük azınlık olsalar da, adlarını sanlarını bilmesek de vardır.

    YERYÜZÜNDE DAİMA HEM MÜSLÜMANLARDAN, HEM DE DİĞER TEVRAT-İNCİL İNANIRLARINDAN DOĞRUYA İNANANLAR OLACAKTIR
    7A’raf/159-Evet! Musa'nın kavminden bir topluluk vardır ki, doğruya yöneltirler ve onunla hükmedip adalet gösterirler.
    7A’raf/181-Yine bizim yarattıklarımızdan öyle bir topluluk vardır ki, hakka rehberlik ederler ve onunla adaleti yerine getirirler.



    Onlar zaten Kur’an ‘dan haberdar olsalar, onu da reddetmezler.

    GERÇEK TEVRAT-İNCİL İNANIRLARI, KUR’AN ‘I DOĞRU ANLARLARSA, ASLA REDDETMEZLER
    5Maide/82-İnsanların inananlara düşmanlık bakımından en azılısı olarak herhalde yahudilerle Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İnananlara dostluk bakımından en yakın olarak da her halde "Biz hıristiyanlarız." diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi, onların içinde bilgin keşişlerin ve dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunmasıdır ve bunlar büyüklük taslamazlar.
    5Maide/83-Peygambere indirileni dinledikleri zaman onun hak olduğuna aşinalıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup boşandığını görürsün. Onlar: "Ey bizim Rabbimiz, inandık iman getirdik, şimdi Sen bizi şahitlik yapanlarla beraber yaz!
    5Maide/84-Rabbimizin bizi iyilerle birlikte bulundurmasını gönülden arzu ederken, biz ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım." derler.
    5Maide/85-Böyle demelerine karşılık Allah da kendilerine mükafat olarak altlarından ırmaklar akan cennetleri içlerinde ebedi kalmak üzere verdi. İşte iyilik yapanların mükafatı budur.


    DİN ADAMLARINI VE PEYGAMBERLERİ PUTLAŞTIRMAK, HERKESİ AYNI SIKINTIYA SOKAR: ŞİRK
    9Tevbe/31-Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Oysa ki, hepsi ancak bir ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı ki, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; O, onların ortak koştukları herşeyden münezzehtir.

    DİNİ VEYA DÜNYEVİ EFENDİLERE KOŞULSUZ BAĞLANMAK HERKESİ AYNI SIKINTIYA SOKAR: ATEŞ
    33Ahzab/67-Yine derler ki: "Ey Rabbimiz, doğrusu biz, beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler.
    33Ahzab/68-Ey Rabbimiz, onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lanetle lanetle!"


    Son olarak Allah ‘ın resulü Muhammed@, Yahudi ve Hıristiyanları şu ilkeye davet etmiştir:

    3Al-i İmran/64-De ki: "Ey kendilerine kitap verilenler, gelin aramızda ortak bir kelimede birleşelim, Allah'tan başkasına tapmayalım, O'na hiçbir ortak koşmayalım ve Allah'tan başka kimimiz kimimizi Rab edinmesin!" Eğer bundan yüz çevirirlerse: "Bizim gerçekten müslüman olduğumuza şahit olun!" deyin.


    Farklı Kur’an çevirilerden karşılaştırma yapmak için 25 Kur’an çevirisini içeren şu programdan yararlanabilirsiniz:

    www.furkan-1.org

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    Bu söylediğiniz çalışmalar çook uzun yıllardan beri yapılmakta ve günümüzde ise meyvesini toplamaya başlamıştır.Rahmetli Nihad Sami Banarlı hoca,günümüzden 60-70 sene evvel yazdığı kitaplarda,sağ-sol davasına kadar tahminlerde bulunmuş ve bunların niçin olacağını anlatmıştır(Türkçenin sırları)Nihad hoca'nın o zamanlar,şiddetle vurguladığı üç ana mevzuda,maalesef ki,yabancı güçler çokça yol kat-ettiler.O üç ana mevzu şöyleydi;
    ''Yabancı güçler,yüzyıllardan beri,bizi biz yaban şu üç şeyi ortadan kaldırmak istiyorlar;1-Bizi,biz yapan tarihimiz.2-Ortak dilimiz.3-En güzel ve en son din olan İslam'la olan bağımız''.Ne yazık ki Rahmetli Nihad Sami hocanın tahlilleri çok doğru çıkmıştır;Cumhuriyet döneminden önceki dönemlere düşman bir nesil,Osmanlı Türkçesinde mevcud olan bir çok kelime ve tabiri-adeta-bir kasap zümresi gibi kesip-adan aydınlar,alimler ve edebiyatçılar,Dini ve dinini tatbik edenleri yobaz olarak gören bir halk,İşte bu üç ana mevzunun en aşikar göstergesidir sanırım.

  6. #6
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    insanca yanlış ayetleri yanlış yerde kullanmış ve diğer kitapların bozulmadığını yazmışsın

    CENNET, KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR
    2Bakara/111-Bir de "Yahudiler veya Hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek." Dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. De ki: "Eğer doğru iseniz, haydi kesin delilinizi getirin!"
    burada bumu anlatılıyor cennet kimsenin tekelinde değildir mi deniyor
    incil tevrat inanırlarına kendi kitabıyla devam edinmi deniyormuş onlar kafirdirler islam yahudilik ve hristiyanlığı men ediyor
    Hz.Musa’ya ve Hz.İsa’ya o zaman inanan kimseler Cennete girecekler. Bu peygamberler de hak peygamber idi. Onlara inananlar da mümin idi. Elbette onlar da Cennete gidecektir.ama şuan olanlar değil müslümanlığa geçerlerse
    ali imran/32- De ki: "Allah'a ve Resulüne itaat edin." Eğer yüz çeviririlerse şüphesiz Allah, kâfirleri sevmez.
    bakara/140 - "Yoksa siz, İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakup da ve torunları da hep yahudi ve hıristiyan idiler mi demek istiyorsunuz?" De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah'ın şahitlik ettiği bir hakikatı bile bile inkar edenden daha zâlim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
    (İbrahim, ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan doğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi.) [Âl-i İmran 67]
    (“Yahudi veya Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız” diyenlere de ki: “Aksine biz, hanif [doğru yaşamış] İbrahim’in dinine uyarız.”) [Bekara 135]
    bakara /120 - Sen onların milletlerine tabi olmadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar senden asla hoşnud ve razı olmayacaklar. De ki, gerçekten de Allah'ın hidayeti, hidayetin ta kendisidir. Şânım hakkı için, sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra, kalkıp da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost bulunur, ne de bir yardımcı.
    bakara/ 79 - Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır." derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!..
    al-i imran 19- Hiç şüphesiz din, Allah katında İslâm'dır. Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki 'kıskançlık ve hakka başkaldırma' (buğuz) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerine küfrederse, gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.
    20- Eğer seninle çekişip-tartışırlarsa, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte, kendimi Allah'a teslim ettim." Ve kendilerine kitap verilenlerle ümmilere, de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa, gerçekten hidayete ermişlerdir. Fakat yüz çevirdilerse, artık yalnızca sana düşen duyurup-bildirme (tebliğ) dir. Allah, kulları hakkıyla görendir.
    al-i imran 85 - Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
    Bizler umutsuzlugun oldugu yerde,umudumuzu kaybetmeden yürüyenlerdeniz.Her yolda çakıllar,her durdugumuz yerde çakallar olsa ne yazar,ya ölümüne severiz yada tek kalemde sileriz.Tarihi biz yazdık tarihtende sileriz ...

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    92
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    Sayın Semiramis,
    Ne yazık ki geleneksel anlayışlar, bazı konularda olayları net analiz etmemizi geciktirmektedir. Yukarıdaki yazıyı dikkate okumak ve özellikle Kur'an 'ı iyi incelemek gerekir. Lütfen üstteki yazıyı dikkatle okuyalım.

    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    insanca yanlış ayetleri yanlış yerde kullanmış ve diğer kitapların bozulmadığını yazmışsın
    BİR CÜMLEYE ÜÇ SORU
    1)Yanlış ayet sözü, kendi içinde tutarsızdır.
    2)Ayetleri anlamada zorlamaya gitmeden yanlış yerde kullanımı kanıtlamak gerekir
    3)Diğer kitapların bozulduğunu kanıtlamak gerekir.

    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    CENNET, KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR
    2Bakara/111-Bir de "Yahudiler veya Hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek." Dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. De ki: "Eğer doğru iseniz, haydi kesin delilinizi getirin!"
    burada bumu anlatılıyor cennet kimsenin tekelinde değildir mi deniyor
    Evet, bu ayette bu konu anlatılmaktadır. Cennet, ne Yahudinin ne de Hıristiyanın tekelinde değildir. Kur'an inanırlarına da aynı mesaj veriliyor; sizin de tekeliniz de değildir.

    CENNET, KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR
    2Bakara/111-Bir de "Yahudiler veya Hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek." Dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. De ki: "Eğer doğru iseniz, haydi kesin delilinizi getirin!"

    4Nisa/122-İman edip de iyi işler yapan kimselere gelince, yarın onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız, ebedi olarak oralarda kalacaklar. Bu Allah'ın gerçek va'didir. Allah'tan başka doğru sözlü kim olabilir?
    4Nisa/123-O, ne sizin kuruntularınıza, ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allah'tan başka da ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabilir.
    4Nisa/124-Erkek olsun, kadın olsun her hangi bir kimse mümin olarak iyi bir iş yaparsa, işte böyleleri cennete girerler ve zerrece hakları yenmez.


    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    incil tevrat inanırlarına kendi kitabıyla devam edinmi deniyormuş
    Evet, devam edin denmektedir.

    TEVRAT VARKEN, NEDEN PEYGAMBERE BAŞVURUYORLAR Kİ!
    5Maide/43-İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken seni nasıl hakem yapıyorlar, sonra arkasından ne diye dönüyorlar? Öylelerin müminlerle alakası yoktur.

    İNCİL EHLİ İNCİL 'E GÖRE HÜKMETSİNLER (HZ.MUAHAMMED DÖNEMİ)
    5Maide/47-İncil'e inananlar da Allah'ın onun içinde indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar dinden çıkmış günahkarlardır.


    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    onlar kafirdirler islam yahudilik ve hristiyanlığı men ediyor

    Bu konuda da yanlış bilgi söz konusu.

    YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARIN HEPSİ BİR DEĞİLDİR
    3Al-i İmran/113-Hepsi bir değildir. Kitap verilenler içinde gece vakitlerinde Allah'ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan doğru bir topluluk vardır.
    3Al-i İmran/114-Allah'a ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar ve hayırlara koşuşurlar. İşte onlar, iyi kimselerdendirler
    .


    Maalesef Türk halkının çoğu, Hıristiyan ismini alan toplumları iyi tanımamaktadır. Oysa Hıristiyanların neredeyse %90 'ı, İsa 'nın Tanrı(Allah) olduğuna, inanmaktadır. Bu yönde inananlar hakkında bizim bir şey söylememiz gerekmez. Kur'an 'da 5Maide/72 -ki aşağıda mealini verdim- bu konuyu net anlatmaktadır.

    YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR ARASINDA PEYGAMBERLERİ PUTLAŞTIRANLAR, KİTAP EHLİ DEĞİLDİRLER
    1)İsa ‘nın Allah olduğuna,
    2)İsa ‘nın Allah ‘ın oğlu olduğuna,
    3)İsa ‘nın doğuştan günahkar doğan insanların günahlarını bağışlatmak için kendisini kurban ettiğine inanmayı Hıristiyan olmanın önkoşulu sayarlar.

    Bunlardan özellikle birincisi, tamamen Allah ‘a şirk koşmaktır. İkincisi de, İsa ‘ya verilen yetki Allah ‘a ait sınırlara ulaşıyorsa, o da Allah ‘a ortak etmektir:

    5Maide/72- "Meryem oğlu Mesih Allah'tır." diyenler kesinlikle kafir oldular. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları, hepiniz benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin! Kim Allah'a ortak koşarsa, Allah ona cennetini yasak etmiştir, varacağı yer ateştir ve zulmedenlerin yardımcıları yoktur."
    5Maide/73- "Allah, üçün üçüncüsüdür." Diyenler elbette kafir oldu. Oysa, bir tek ilahtan başka ilah yoktur. Eğer bu dediklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kafir olarak kalanlara kesinlikle pek acı veren bir azap dokunacaktır.


    Ne var ki dünyada İsa ‘yı, Allah olarak görmeyen, ona ilahlık yakıştırmayan İncil inanırları, çok büyük azınlık olsalar da, adlarını sanlarını bilmesek de vardır.

    YERYÜZÜNDE DAİMA HEM MÜSLÜMANLARDAN, HEM DE DİĞER TEVRAT-İNCİL İNANIRLARINDAN DOĞRUYA İNANANLAR OLACAKTIR.
    7A’raf/159-Evet! Musa'nın kavminden bir topluluk vardır ki, doğruya yöneltirler ve onunla hükmedip adalet gösterirler.
    7A’raf/181-Yine bizim yarattıklarımızdan öyle bir topluluk vardır ki, hakka rehberlik ederler ve onunla adaleti yerine getirirler.
    Tevrat ve İncil, Kur'an gibi bir metin koruması olmayabilir. Ancak onlarda, Allah 'ın mesajı korunmuştur. Allah 'ın insanlığa vermek istediği mesaj korunmuştur. Yukarıda verdiğim ayetler de bunu kanıtlamaktadır. 5Maide/43,47

    ALLAH ZİKRİNİ(MESAJINI) KORUYACAKTIR
    15Hicr/9. Zikri kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.

    TEVRAT, ZİKİRDİR
    21Enbiya/105 Yemin olsun, zikirden sonra Zebur'da şunu yazmıştık: Yeryüzüne benim iyilik ve barış seven kullarım vâris olacaktır.

    TEVRAT VE İNCİL, ZİKİRDİR
    21Enbiya/7 Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz erler gönderdik. Hadi, sorun zikir/Kur'an ehline, eğer bilmiyorsanız...

    KUR'AN, ZİKİRDİR
    20Ta Ha/99 İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir Zikir vermişizdir.
    16Nahl/44 Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık-seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.


    Tevrat ve İncil 'deki çeviri hatalarına bakarak, bunu görmek yerine, Allah 'ın kitabına tahrif edilmiş demek, çok büyük bir cüretkarlık olsa gerek. Bize düşen, önce görülebilir ve düzeltilebilir yanlışları görmektir. Birisi bize, Kur'an 'ın tahrif edildiğini söylemiş olsa, korkunç derecede bir günah işlediğine inanırız ve bunu hemen kanıtlamasını isteriz. Öyle değil mi?

    Bakın. Avrupa 'da ve Amerika 'da, İncil 'e inandıklarını söyledikleri halde, Hıristiyanların kestiklerini yemekten ve onlarla evlenmekten uzak duran gruplar vardır. Bizler adlarını, sanlarını bilmiyoruz diye dar bir çerçevede düşünmemek gerek.

  8. #8
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.

    insanca bu kuran ayetinde ne anlatılıyor
    Bizler umutsuzlugun oldugu yerde,umudumuzu kaybetmeden yürüyenlerdeniz.Her yolda çakıllar,her durdugumuz yerde çakallar olsa ne yazar,ya ölümüne severiz yada tek kalemde sileriz.Tarihi biz yazdık tarihtende sileriz ...

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    92
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.

    insanca bu kuran ayetinde ne anlatılıyor

    AYETLERİ BİRLİKTE OKURSAK, DAHA İYİ ANLARIZ
    2Bakara/275 O ribayı yiyenler, şeytanın bir dokunuşla çarptığı kişinin kalkışından başka türlü kalkamazlar. Bu böyledir, çünkü onlar, "Alış-veriş de riba gibidir." demişlerdir. Oysaki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır. Kendisine Rabbinden bir öğüt gelip de yaptığından vazgeçenin geçmişi kendisine, işi Allah'a kalmıştır. Yeniden ribaya dönene gelince, böyleleri ateşin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.

    2Bakara/276 Allah, ribadan beklenen artışı mahveder, sadakalar karşılığında artışlar getirir. Allah, nankörlüğe batmış günahkârların hiçbirini sevmez.

    2Bakara/277 İman edip barışa/hayra yönelik değerler üreten, namazı/duayı yerine getiren,zekâtı verenler için Rableri katında kendilerine özgü ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için. Tasalanmayacaklardır onlar...

    2Bakara/278 Ey iman sahipleri, Allah'tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız ribadan geri kalanı bırakın.

    2Bakara/279 Eğer bunu yapmazsanız, Allah ve resulünden bir harp ilanını duymuş olun. Tövbe ederseniz, mallarınızın esasları/ana paralarınız sizindir; ne zulmeden olursunuz ne de zulme uğratılan.

    2Bakara/280 Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir. Borcunu sadaka olarak ona bağışla

  10. #10
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Diyanet’in tefsirine karışan Katolik suyu

    20- Eğer seninle çekişip-tartışırlarsa, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte, kendimi Allah'a teslim ettim." Ve kendilerine kitap verilenlerle ümmilere, de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa, gerçekten hidayete ermişlerdir. Fakat yüz çevirdilerse, artık yalnızca sana düşen duyurup-bildirme (tebliğ) dir. Allah, kulları hakkıyla görendir.
    21- Allah'ın ayetlerine küfredenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele.
    22- Onlar, yaptıkları dünyada ve ahirette boşa gitmiş olanlardır. Ve onların yardımcıları yoktur.
    23- Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir.
    24- Bu, onların: "Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Efendi bu senin değil Diyanet’in işi
    2006 Konuları bölümünde Doucann tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 12.02.06, 23:43
  2. Yalnız Sorgun Ormanı değil, Antalya’nın suyu da golfe feda ediliyor
    2005 Konuları bölümünde azeags tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 21.08.05, 16:02
  3. Diyanet, Papa’yı dinlemeye gelen Katolik gençlere İslam’ı anlatıyor
    2005 Konuları bölümünde selcuktr61 tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 18.08.05, 18:01
  4. Van Gölü’nün suyu buzları çözecek
    2005 Konuları bölümünde espriler tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 30.01.05, 07:17

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •