• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    19-11-2005
    Mesajlar
    5
    Karizma Gücü
    0

    Fikir Girişimcilik yaradılıştan mı gelir? Sonradan mı girişimci olunur? Herkesten olur mu?

    Girişimci, Girişimci Ruhlu, Girişken gibi deyimleri zaman zaman hepimiz kullanırız? Ama çoğumuz girişimcilik nedir? Girişimci kime denir? Nasıl girişimci olunur gibi soruları pek fazla sormayız? Ben kendimi bildim bileli girişimci ruhlu olarak niteleyen bir insan olarak bu soru hakkındaki fikirlerinizi öğrenmek istiyorum. Benim fikrim "girişimci olunmaz, girişimci doğulur" Dünyada ve Ülkemizde birçok örneği mevcuttur. Bence girişimci için olmazsa asla olmaz, yapamam diye birşey yoktur. Sıfır sermayeyle bile zirveye gelmiş birçok girişimci örneğide mevcuttur zaten. Tabiki tersine akışta var bu örnekte. Herkese teşekkürler...trvolkan@hotmail.com Murat Volkan Gökdemir Kayseriden herkese sevgiyle...

  2. #2
    Nehir_ceo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    222
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Girişimcilik yaradılıştan mı gelir? Sonradan mı girişimci olunur? Herkesten olur mu?

    %100 yönetici...

    Kimi hem genel müdür hem danışman, kimi hem beslenme müdürü hem kurumsal iletişim direktörü, kimi hem insan kaynakları müdürü hem de hukuk danışmanı. Jonglörler gibi aynı anda birden fazla top çeviriyorlar. En büyük özellikleri zamanı çok iyi kullanmaları, etkili takımlar kurmaları, işleri çok iyi delege etmeleri. İşler onları değil, onlar işleri yönetiyor (27.11.2005)

    Özgür Gözler/ ogozler@milliyet.com.tr
    Onlar iş dünyasının jonglör'leri. Birden fazla topu bir arada çeviriyorlar. Birden fazla görevde aynı anda çalışıyor, her yere, her şeye yetişiyorlar... Şirketler için onlar 'az bulunan, değerli insan kaynağı'. Onları daha etkin kullanmak için birden çok görev veriliyor. Bu yetenekli kişilerin deneyim ve bilgi birikimleri birden çok işte kullanılırken, potansiyellerinin de yüzde 100'ü ortaya çıkıyor. Elbette ki birden çok şapka taşıyan yöneticiler de ek gelir elde etmenin yanı sıra öğrenme, kendilerini geliştirme ve tecrübe edinme fırsatı yakalıyor.
    Amrop International Yönetici Ortağı Yeşim Toduk Akiş şirketlerde en az bulunan kaynağın özgün insan kaynağı olduğuna dikkat çekerek, "Aynı anda birden çok beceriye sahip kişiler şirketler için çok değerlidirler. Şirketlerde bazen pozisyonların gerektirdiği bilgi birikimi ve karar verme yetkisi, özellikle yabancı şirketlerde, çalışanın yetkinliğinin altında kalabilir. O zaman birden çok görevi kişilere verebilirler. Çünkü o pozisyondaki kişi yeterince kıdemlidir ve birden çok görevi üstlenebilir.
    İlk işte uzman, ikincisinde arzulular
    Şirketlerin çalışanlarına ikinci bir görev verirken yeteneklerine ve istekliliklerine baktıklarını söyleyen Akiş, şöyle konuşuyor: "Çoğunlukla birden çok şapka takan insanlar genel müdürlük arzusunda olan insanlar. Mesela finansçı ya da satışçı ama genel müdürlük de yapabileceğini düşünüyor. Genellikle bu kişiler belli bir konuda çok uzmanlaşmış oluyor. Diğer görevde yeni oluyor ama o görevi yapma arzusu çok yüksek oluyor. Bu kişilerin işlerini düzenleyebilmesi için yanlarına birkaç yıllık tecrübeli, yetenekli astlar veriliyor."
    Etkinliği yakalamak için şirketlerin insan kaynağını sonuna kadar kullanabilmek üzere sistemler geliştirdiğini söyleyen MKG ve Ortakları Yönetici Ortağı Murat Kaan Güneri de birden çok şapka verilerek kişilerin performanslarının yüzde 100'ünün kullanıldığını; bu şekilde 100 kişilik bir operasyonun 150 kişi gibi çalıştığını belirterek, şöyle diyor:
    Şirketlerde verimlilik artıyor
    "Bir şirketin değer kazanması daha çok işi daha az insanla yapmakla olur. Böylece verimlilik artıyor. Bir kişinin yüzde 100'lük potansiyeli olduğunu düşünelim. Bunun içinde bir çok yetkinlik barındırıyor. Ama bu kişinin hali hazırda yaptığı iş yetkinliklerinin yüzde 70'ini kullanarak gerçekleştiriyorsa, diğer yüzde 30 da yeni görevlerle dolduruluyor. Böylelikle mesela 100 kişilik bir operasyon 150 kişi gibi çalışıyor."
    Birden çok top çeviren değerli oluyor
    Birden çok şapka takan kişileri jonglöre benzeten Güneri şöyle konuşuyor:
    "Bir jonglör gibi bir anda beş top çeviriyorsunuz. Bunu başarabilen değerli bir insan oluyor. İkinci topu alınca, birinci topta işin ucundan tutacak birini de paralel olarak yetiştirmesi lazım. Bir jonglör elinde beş top çeviriyor, altıncıdan itibaren yanındakine kaydırıyor, o kişi tek top çeviriyor. Yani yerine eleman, yönetici yetiştirmeli. Ama esas başlangıcı, lansmanı kendi yapmalı, ürününü içeride iyi satmalı."
    Günümüzde sadece yöneticilerin değil, tüm çalışanların ana işlerinin yanı sıra, kendilerini geliştirebilecekleri, günlük heyecan ve motivasyonlarını artırabilecek ilave projelerde görevlendirilmeyi talep ettiklerini söyleyen Manpower Genel Müdürü Ebru Coş, da "Çift şapkalı bir yönetici, eğer iyi bir yönetici olmanın gerektirdiği tüm özelliklere sahip ise zaten işi kolaylaşır" diyor.
    İyi takım kur, zamanı etkin kullan
    Yeşim Toduk Akiş birden çok şapka takan yöneticilerin yetkinliklerinin gelişmiş olması gerektiğine değinerek, "Çok şapkalı yöneticilerin kıdemli olması, görevi fazlasıyla yapabilecek tecrübede ve kapasitede olması gerekir" diyor.
    Birden çok görevi üstlenen yöneticilerin sahip olması gereken özellikler arasında objektivite, iyi zaman kullanabilme, takım çalışmasına yatkınlık ve proje yönetebilme becerisini sayan Akiş, "Ayrıca işini sevmeli, çok çalışmalı, iyi planlama yapmalı, zamanı etkin kullanmalı, iyi takım kurmalı, acil ve önemli işlerle delege edebilecekleri işleri ayırmalılar" diye konuşuyor.

    Dinamizm yerini tecrübeye bırakıyor
    Birden çok şapka takan kişilerin sahip olması gereken temel özellikler arasında birbirinden farklı alanlarda gelişmiş yetkinlik becerilerinin, yapılan işlere ilginin olması gerektiğini söyleyen Murat Kaan Güneri zamanla bunun için gerekli olan enerji, dinamizm ve kendini adamanın yerini deneyime bıraktığını belirtiyor. Birden çok şapka takanların kendilerini iyi tanımaları ve limitlerini iyi bilmeleri gerektiğini söyleyen Güneri, bu yöneticilere aldıkları görevi mükemmel olarak başardıktan sonra yeni görev talep etmelerini tavsiye ediyor.
    Bir yöneticinin birden fazla görevini başarıyla yönetebilmesi için arkasından gelebilecek yöneticiler yetiştirmeleri, zamanlarını çok iyi planlamaları ve sistem geliştirebilme yeteneklerinin gelişmiş olması gerektiğini söylüyor.
    Ebru Coş ise "Bu yöneticilerin zamanı çok iyi yönetmesi beklenir. Kolay odaklanma, analitik düşünme becerisi ve etkili zaman yönetimi bence en önemli özellikler. Ekibi doğru yönlendirmek ve raporlamaların doğru aktarımını sağlamak işleri büyük oranda kolaylaştırır. İki görevin de gerekliliklerini net biçimde ortaya koymak ve planlama yapmak yöneticilerin öncelikli işleri olmalı. İşi, vizyon aktarma, yön verme, takip ve rapor alma düzeyine taşımayı başarırsanız iki şapkalı olabilmeyi de başarabilirsiniz" diye konuşuyor.
    İşteki disiplini özel hayatında uyguluyor
    Hacettepe Üniversitesi Beslenme Bölümü'nden mezun olduktan sonra, Unilever'de 1995'te Kalp Sağlığı Danışma Merkezi Yöneticisi olarak işe başlayan Ebru Şenel Erim, 1999'da Beslenme Müdürlüğü'ne atanmış. 2004'te ise ek olarak Kurumsal İletişim Müdürlüğü görevini üstlenmiş.
    Erim, "Kurumsal iletişim uzun süredir üstlenmeyi istediğim bir görevdi. Bu alanda yürüttüğüm çalışmalardan aldığım zevkin işime yansıdığının fark edilmesi, benim için ayrı bir mutluluk" diye konuşuyor. Farklı zamanlarda farklı işlerde çalışmanın insanların farklı yönlerini keşfetmeleri, çevrelerini, hayatı daha iyi tanımaları için bir fırsat olduğunu söyleyen Erim "Planlı bir şekilde çalışmaya gayret ediyorum. Zaman baskısı altındayken en önemli şey konsantrasyon. Bazen iş yoğunluğundan kendimle ve ailemle yeteri kadar ilgilenemiyorum ama bu profesyonel yaşamın gereği. Çok sık seyahat ediyorum. Bu seyahatler her iki işime de son derece katkı sağlıyor. İşteki disiplinli ve programlı çalışma tarzımı özel hayatımda da uygulamaya çalışıyorum" diyor.
    Ailesine ayırdığı zamanları tabu kabul ediyor
    MCT Genel Müdürü, Danışmanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Tanyer Sönmezer, bu görevlerde dört yıldır çalışıyor. Bu görevleri aşılması gereken bir hedef olarak gören Sönmezer, "Öncesinde hazırlanma zamanım olduğu için ilave bir keyif olarak görüyorum" diyor.
    Çalışma saatleri dışında öğrenme, araştırma ve planlamaya mutlaka zaman ayıran Sönmezer "Her görevin anahtar başarı faktörlerini belirliyorum. Bunları gerçekleştirmemi sağlayacak itici güçleri ve engelleri belirliyorum. Bu engelleri ortadan kaldıramamı sağlayacak aksiyonları önceliklendirerek hedeflere ulaşıyorum. Bu şekilde çalışmak durumsal liderlik özelliklerini, farklı durumlara farklı şartlarda bakabilmeyi, önemli ile gerekliyi ayırtedebilme becerisini geliştiriyor" diye konuşuyor.
    Zamanını mutlaka planladığını söyleyen Sönmezer, "Altı yaşında bir oğlum var. Bazen ödevlerini yaptırıyorum, okuldan alıyorum veya okula götürüyorum. Ama haftasonları ne olursa olsun çalışsam bile ona ayırdığım zamanlar tabu. Eşime ve kendime de tabu zamanlar ayırıyorum. Pazartesi akşamları basketbol oynuyor, salı ve perşembe sabahları 5'te kalkıp bisiklete biniyorum" diyor.
    'Gelişme fırsatı beni heyecanlandırdı'
    MNG Bank İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Müdürü Fikriye Birinci, 11 yıldır kurum bünyesinde çalışıyor. İkinci bir göreve getirilmesinin kendisini geliştirme ve tecrübe edinme fırsatı yarattığı için heyecan duyduğunu söyleyen Birinci, "Etkin zaman planlaması yapabiliyor, bunu hedefleriniz ile çakıştırabiliyorsanız iş akışında bir sorun yaşamıyorsunuz" diyor.
    Birinci, "Önceliklerimi konjenktüre, kurum stratejisine ve hedeflerine göre belirliyorum. Bazen de anlık gelişmelere göre revize ediyorum" diye konuşuyor. Farklı alanlarda çalışmanın yöneticilere geniş bir vizyon belirleme; karar verme ve çözüm üretmede de yaratıcılık kazandırdığını belirten Birinci, "İşi yapmak, uzmanlık sahibi olmakla farklı fonksiyonları yönetmek birbirinden çok ayrı şeyler. Yönetim tarzınız ve yönetici kişiliğiniz çok önemli" diyor. Ayrıca iş yaşam dengesini sağlamak için işini sevmek, sistemli, planlı ve birlikte çalışmak gerektiğini söyleyen Birinci "Ben işimle, ailemle, çevremle ve kendimle bir bütün olduğumu hissedip zamanımı bu doğrultuda planlıyorum" diyor.
    'Çok çalışmam gerektiğini stajda öğrendim'
    Kodak'ta Nisan 2004'te Mali İşler Direktörü olarak çalışmaya başlayan Altuğ İnan, Ağustos 2005'te Kodak Türkiye Genel Müdürlüğü'ne atanmış.
    Üniversite yıllarında, yanında staj yaptığı banka yöneticisinin kendisine iş hayatının başlarında çok yoğun çalışmaya alışmasını, bunu başardığında ilerleyen yıllarda çalışma temposunu koruyabileceğini öğütlediğini söyleyen İnan "30'lu yaşların ortasında bir kişi olarak, hâlâ çok çalışmam gereken bir dönemde olduğuma inanıyorum" diyor. Profesyonel yöneticilikte insanın kendisini geliştirmesinin ve tecrübesini artırmasının önemli olduğunu belirten İnan "Farklı niteliklerdeki sorumlulukları bir arada yürütmenin ileriye yönelik kariyer hedeflerimi gerçekleştirmem için faydalı olduğunu düşünüyorum" diye konuşuyor.
    Kendisine ve ailesine vakit ayırmaya çalıştığını belirten İnan, spor yapmaya, zamanını mümkün olduğunca deniz kenarında veya denizin üzerinde geçirmeye gayret ediyor.
    'Gündüz insan, gece avukattım, iyileştim'
    HP'de 15 yıldır görev yapan ve son dokuz yıldır insan kaynakları yöneticiliği ve hukuk danışmanlığı görevlerini birlikte yürüten Adnan Erdoğmuş, ikinci görevin daha yoğun çalışmayı ve özveriyi gerektirdiğini, ancak bununla birlikte daha fazla öğrenme ve kendini geliştirme imkanı da yarattığını söylüyor.
    İlk başlarda yaşanan endişelerin hızlı öğrenerek ve çalışma arkadaşlarından destek alarak aşıldığını söyleyen Erdoğmuş, "Yapacağınız her iki işi de sevip, benimsemelisiniz. Yoksa dengesizlik, bocalama yaşarsınız. Taşıdığınız karpuzlardan biri kayarak yere düşer" diyor. Zaman yönetimi ve kaynak verimliliğinin ikili görevlerde başarının anahtarları olduğunu söyleyen Erdoğmuş, "Zamanı iyi planlamanız, değer katacak faaliyetlere öncelik vermeniz, kaynakları iyi seferber etmeniz, takım arkadaşlarınızla iş paylaşımı ve güçbirliği içinde çalışmanız gerek. Çıkabilecek sorunlara ve ihtiyaçlara yönelik olarak proaktif bir yapı oluşturmalısınız. Yoksa biz işleri değil, işler bizi yönetmeye başlar. Bu gibi durumlarda iki şapkadan bir tavşan çıkarmaya yeltenmemeli, şapkalardan birini çıkarıp geriye vermeyi bilmeliyiz" diyor.
    Birden çok şapka taşımanın hızlı karar alma yetkinliğini geliştirdiğini, işlere değişik yönlerden bakabilmek, bütünü algılayabilmek yetisini artırdığını söyleyen Erdoğmuş, iş yaşam dengesinin kurulmasının önemine değinerek şöyle konuşuyor:
    "Yoğunluk, bu işin kabarık faturasını oluşturuyor. Bu anlamda ben de işkoliklikten sabıkası olan bir çalışanım. Ancak son yıllarda bu sicilimi temizlemek için çok uğraş verdim. Eskiden mesai tanımayan, eve dosyalar taşıyan, bu anlamda çok kötü bir çalışandım. 'Gündüz insan, gece avukat'ı oynuyordum. Şimdi zamanımı daha iyi yöneterek daha makul bir düzeye çektim sorunu. Zihinsel olarak, ofisten çıkınca artık neredeyse tüm işleri kafamdan silebiliyorum. Bunu da iş ajandası yanında, ailemle ve dostlarımla birlikte kaliteli ve içerikli, kalender bir yaşam ajandası oluşturarak sağlamaya çalışıyorum. Hep iş dediğimizde aslında başarı ekmiyor, sadece bel ve boyun fıtıklarına değil, yaşama da yenik düşüyoruz. Kısa vadede işkoliklik o gün o an için işe yarasa da, aslında bir sonraki güne yaramıyor, iş performansımızı, iş motivasyonumuzu düşürüyor."
    İkinci oğlu doğunca, zamanın değerini anladı
    Oracle'ın 1996'dan beri Türkiye Genel Müdürlüğü görevini yürüten Atilla Kıral, 'Avrupa Birliğine (AB) Katılım Ülkeleri Bölgesi'nin Yönetim Kurulu üyeliği görevini de 1 Haziran 2005 tarihinden beri yürütüyor.
    "AB'ye Katılım Ülkeleri Bölgesi özel bir platform ve paylaşım sürecimizden çok önemli öğreniler ve deneyimler kazanma fırsatına sahip oluyoruz" diyen Kıral'ın yaptığı seyahatlerin sayısı AB Bölge'sinin Yönetim Kurulu'nun aylık toplantıları nedeniyle artışmış. Ancak Kıral hem işini hem de seyahatleri sevdiği ve yaptığı işten keyif almaya çalışan biri olduğu için bu durumun onun hayatında negatif bir etkisi olmadığını belirtiyor.
    İkinci oğlunun doğumuyla birlikte iş yerinde zamanını daha etkin kullanmak konusunda kendine kurallar koyan Kıral, "Artık kendime ve aileme daha fazla zaman ayırıyorum. Eskiden yapamadığım bir sürü aktiviteyi bol bol ve keyifle yapıyorum. Kendime daha fazla zaman ayırdığım için, beynimde işle ilgili zamanı disipline ettiğim için bunun benim hayatıma ve sağlığıma yansımasının pozitif olduğunu düşünüyorum" diyor.
    YA KİMSENİN YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPACAKSIN...
    YAHUT DA HERKESİN YAPTIĞINI EN İYİ YAPACAKSIN...

    Tanrı gibi yarat, Kral gibi yönet, Köle gibi çalış...
    GOD IS LOVE
    nehir_ceo

    Hayat ya cesur bir deneyimdir, Ya da hiçbirşey değildir...
    Eleştriden korkarsan birşey söyleme, birşey yapma, birşey olma...
    Bir liderin büyüklüğü inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşünün genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür...



    :mkoro: ...:: YENİ NESİL CEO ::...:mkoro:

    ?djakrapLINKINPARK?djakrap
    ANKARA

    NBA LIVE
    ?pasali I love this game ?pasali

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •