• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 11 | Toplam: 16 İlkİlk ... 2345678910111213141516 SonSon
159 sonuçtan 101 --- 110 arası gösteriliyor
  1. #101
    Raphael adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-03-2008
    Mesajlar
    25
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı SlamDunk tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Herşey olması gerektiği kadar net.
    Hiç bir inançlı bu sorulara mantıklı cevap veremez.
    Çünkü içerisinde mantık olmayan bir unsura, mantık yüklemek mümkün değildir.
    sadece atıp tutmalardan oluşur bu konuşma -ki kimse bunu istemez.
    En iyisi inançlılar açısından, susmak olmalıdır ki,
    ***** cesareti diye adlandırılmasın.
    tanrının başka bir tanrı yaratabilip, yaratamayacağına cevap verebilecek bir mümin var mı?
    tanrının başka bir tanrı yaratabilip, yaratamayacağına cevap verebilecek bir mümin var mı?

    Saçma... -1 :S

  2. #102

    Kayıt Tarihi
    26-05-2008
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    ALLAH'IN SELAMI BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN nurzerresi@hotmail.com
    şimdi ey düşünen insanlar... beim öyle fazla yorum yapacak vaktim yok... yani bu soruları yanıtlayabilirim ama sorunda oarda zaten ben yanıtlarım ama sen tatmin olurmusun bakalım.... nasıl ben senin inkar açıklamalarınla yetersiz buluyorsam aynı şekilde yani... bikere müminlere bi soru soruyorsun ne cevap verceklerini bildiğin için bu sende ''bak ben zaten sizin ne düşündüğünüzü biliyorum,cevabınızı biliyorumm..aynı şeyleri söylenip duruyorsunuz'' düşüncesini doğuruyor psikolojik olarak... şimdi bi düşün 7 yaşındaki normal bir coçuğa alfabeyi öğret öğrenir dimi,peki qantum fiziği atom mühendisliğini öğretmeyi dene ne beklersin... aklı almıyr dimi... insanoğlu böyle işte hiç düşündün mü bazı soruların cevaplarını kavraymayacağını aklının almayacağını... yani bi bilgisayar diyelim 80gb sen buna 90 gbveri yüklersersen nasıl almasını beklersin ... bazı tartıştığın müslümanlarda demişlerya ''senin dediğin gibiyse bizede sanada bişi olmaz , ama ya bizim dediğimiz gibi ise... bu teorikde doğru ancak bence ynlış bi düşünce çünkü bi mümin gerçek bi mümin zerre kadar şüphesi yoktur ALLAH'ın varolduğundan...yani ya varsa-yoksa muhabbetine girmez.. bu atesist soruları cevabı zor insanın idrak edemediği tarih boyunca kalıplaşmış sorular.. (yani hep aynı sorular)... hiç bu şekil sorularla karşılaşmamış inancı normal birisine sorulursa elbetteki kararsızlık içine düşer ve cevabını bilemediğini için ve kolayınada geldiği için ateizme iyimser bakar tabiki.. şimdilik bukkadar benden ... İNANSANIZDA İNANMASANIZDA BİLİNKİ HEPİNİZ ALLAH'IN KULUSUNUZ.... ALLAH'A EMANET OLUN..nurzerresi@hotmail.com

  3. #103
    ANGEL dscvry2001 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    4,103
    Karizma Gücü
    8
    Cehalet mutluluktur!

    Eski ve hükmeden bir felsefedir. Baktığınızda dinin dominant güç olduğu her yerde karşınıza çıkar. Çünkü erk gücünü cehaletten alır. Düşünen ve sorgulayan insan tehlikeldiri, tehlikedir. Çünkü her şeyi, erkin kendi dahil, sorgulayabilir.

    Dini baş silah olarak kullanan erk karşısında her yerde ve her zaman "itaatkar cahiller" ister. %40 küsür oy alan partinin başkan yardımcısı "Herkes milli iradeye sorgusuz sualsiz ram etmelidir" derken cümleyi %100 destekle oraya gelmiş gibi söylemektedir; ama bu gücü nereden almaktadır? "Referansımız islamdır" cümlesi aydınlatabilir herkesi.

    Peki neden?

    Çünkü din tartışılmaz, günahtır. Yaratıcı ve ulakları sorgulanmaz, yorumlanmaz; günahtır. Her şeyin cevabı kutsal kitaplarda vardır. Daha fazla kafa yormaya gerek yoktur; tek yapılması gereken düşünmeksizin tam itaattir.

    İnsana düşünme yeteneğini veren bir gücün bu kadar bayağı bir istekte bulunması normal midir? İrdelerseniz hayır. Bu dinlerin yada yaratıcı fikrinin yanlışlığı yada sakatlığından ileri gelmemektedir. O kısım tartışma götürür, kendi içinde. Sakatlık insan faktörüdür. Dini yazan insandır, yorumlayan insandır, yaratıcıyı tarif eden insandır. Ve insan her zaman bu yorumu erk amaçlı olarak kendi lehine yapmıştır. Öyle olmasa kutsal kitapların zaman içinde çoğalmaları, değişmeleri gibi hususlardan bahsedilemez.

    Bir üstteki "atom mühendisi" arkadaşın yorumu da ilginç: "çünkü bi mümin gerçek bi mümin zerre kadar şüphesi yoktur ALLAH'ın varolduğundan". Doğru, çünkü düzen kendisine düşünmemeyi, sorgulamamayı, sorgulamaksızın ram etmeyi emretmektedir. Bu tarz mümin kıvamına gelen bir kişinin zaten sorgulaması yanlış, hatta çevresinde günahtır.

    Arkadaş devamında daha da ilginçleşiyor: "hiç bu şekil sorularla karşılaşmamış inancı normal birisine sorulursa elbetteki kararsızlık içine düşer ve cevabını bilemediğini için ve kolayınada geldiği için ateizme iyimser bakar tabiki".

    Madem ki her şeyin cevabı kutsal kitaplarda var, madem ki yaratıcının varlığının şüphe edilmez kanıtları var, o halde hem de "mümin" kişi nasıl olur da kararsızlık içine düşer? Fasulyeden mümin midir?

    Aslında hayır. Mümin değildir. Çünkü inandığı şeye hiç akıl yürütmeksizin, sorgulamaksızın, kendisine anlatıldığı kadarıyla inanmış ve bağlanmıştır. Yani, aslında cahildir. Öyle ki en çok inanç duyduğu konuda bile cahildir. "Zor" sorular inancını sarsabilir.

    O yüzden ateist yada inanan... Düşünmek lazım. Sormak, sorgulamak lazım. Kur'an için her derde deva aspirin diyerek aklınızı çalıştırmaksızın her cevabı aynı satırlar içinde ararsanız, bir gün biri size çalışmadığınız yerlerden soru sorduğunda şaşar kalırsınız ve inancınız sarsırılır.

    Son olarak... 7 yaşında bir çocuğun atom fiziğini öğrenmesi mümkün değildir; bu sadece kapasitesizliği i le ilgili değildir. Mühendislik nosyonunu almayan 40 yaşında biri de öğrenemez aynı şeyi.

    Ve aynı şekilde 7 yaşında bir çocuk Kur'an'ı da anlayamaz. Ama kursuna gönderilir. Müslümanlığı ve gereklerini de anlayamaz, ama kız ise başı örtülür. Kız ise atom mühendisi olamaz zaten; erken yaşında görücü usülü evlendirilir.

    Yaratıcının kendisi bu soruların cevaplanması ile ilgili değildir. Bu soruların muhatabı dinin kendisidir. Bu sorulara cevap veremeyen dindir. Zaten o yüzden dünyada sayıları artan deistler bulunmaktadır.
    ...


    That's all folks.. C'ya another time.. Who knows.


    :hz ...Sadece senin için... :hz


  4. #104
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,466
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Paradoksların Cevabı Neden bu Kadar Önemsenir ki ?

    Saçma Gerçekten Akıl Kokan Herşey Birşeyler Öğretmez İnsana Sadece Düşündürür.



    Mesela ;

    tanrının başka bir tanrı yaratabilip, yaratamayacağına cevap verebilecek bir mümin var mı ?


    Öğrenilmek İstenen Nedir ?

    Bu Soruda Mantık Olduğunu Düşünenler İçin Bende Sormak İstiyorum.

    Giritli Bir Filozof Çıkar Meydana Bağırarak Şöyle Söyler ;

    Bütün Giritliler Yalancıdır !


    Ne Öğrendiniz Burada Ne Öğrenmediniz ?

    Sadece Muallak Yani Bilgi değil Sonuç Değil Başlangıc Değil

    Sadece Paradoks.

    Paradoksların İnsanı Doğruya Götüreceğini Sanmıyorum.

    Düşünmüyor Değil Sanmamak yani benimkisi...

    İnsan Herşeye İhtimal Verir.

    İhtimal Kendi Başına ve Bağımsızdır.
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  5. #105
    lastuser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-11-2008
    Mesajlar
    4
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı chesss tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Paradoksların Cevabı Neden bu Kadar Önemsenir ki ?

    Saçma Gerçekten Akıl Kokan Herşey Birşeyler Öğretmez İnsana Sadece Düşündürür.



    Mesela ;

    tanrının başka bir tanrı yaratabilip, yaratamayacağına cevap verebilecek bir mümin var mı ?


    Öğrenilmek İstenen Nedir ?

    Bu Soruda Mantık Olduğunu Düşünenler İçin Bende Sormak İstiyorum.

    Giritli Bir Filozof Çıkar Meydana Bağırarak Şöyle Söyler ;

    Bütün Giritliler Yalancıdır !


    Ne Öğrendiniz Burada Ne Öğrenmediniz ?

    Sadece Muallak Yani Bilgi değil Sonuç Değil Başlangıc Değil

    Sadece Paradoks.

    Paradoksların İnsanı Doğruya Götüreceğini Sanmıyorum.

    Düşünmüyor Değil Sanmamak yani benimkisi...

    İnsan Herşeye İhtimal Verir.

    İhtimal Kendi Başına ve Bağımsızdır.

    Epimenides paradoksu mantıktaki bir sorundur. Bu sorun Giritli filozof Knossoslu Epimenides'in ardından adlandırılmıştır. Filozof şöyle demiştir: Κρῆτες ἀεί ψεύσται, "Giritliler, her zaman yalancıdır". Problemin bir başka sürümü de Douglas R. Hofstadter'in Gödel, Escher, Bach isimli eserinde bulunur:

    Epimenides ölümsüz bir ifadede bulunmuş, bir Giritli idi; "Tüm Giritliler yalancıdır."

    Epimenides'in bu ifadesi Epimenides paradoksu olarak adlandırılır. Zaman zaman Yalancı paradoksu veya Giritli paradoksu olarak da anılmıştır.

    Paradoks şuradan kaynaklanmaktadır:

    1. Eğer "tüm Giritliler yalancıdır" önermesini doğru kabul edersek, kendisi de Giritli olan Epimenides'in yalancı olması gerekir. Eğer Epimenides yalancıysa, tüm söyledikleri gibi, "tüm Giritliler yalancıdır" önermesinin de yanlış olması gerekir. Önermenin hem doğru hem yanlış olduğu sonucu çıkar.
    2. Eğer "tüm Giritliler yalancıdır" önermesi yanlış kabul edersek, kendisi de Giritli olan Epimenides'in doğru söylüyor olması gerekir. Şu halde, "tüm Giritliler yalancıdır" önermesi doğru olmalıdır. Yine çelişkili bir sonuç çıkar.
    3. Bir önerme hem doğru hem yanlış olamaz.

    Burda gözden kaçırılan ve yıllarca matematikçilere yanlış hesaplamalar yaptıran küçük bir püf noktası vardır ve o da şudur:

    1. 1"Bütün Giritliler yalancıdır" önermesinin tersi
    2. 2"bütün Giritliler doğrucudur" değildir. doğrusu
    3. 3"En az bir Giritli vardır ki, doğrucudur" olması gerekmektedir

    HER kelimesinin tersinin EN AZ BİR cümlesi olduğunun keşfinden sonra matematikdeki bu tıkanıklık aşılmış, ve aslında epimenides paradoksunun aslında bir paradoks olmadığı ortaya çıkmıştır.

    Bu bilgi ışığında değerlendirdiğimizde, "Bütün Giritliler yalancıdır" önermesi yanlışsa, "En az bir Giritli doğru söyler" önermesi doğrudur. Bunlardan birinin Epimenides olması mümkün olduğundan, paradoks ortadan kalkar.

    Şimdi aşağıdaki link yazının kaynağıdır.
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Epimenides_paradoksu
    Herhangi bir matematikçiye temin ettirebilirsin.Aynı cevabı vereceklerdir.

    Einstein 'ın özel ve genel görelilik teoremlerini duymayanınız yoktur sanıyorum.Bu teoremler insanlara bir fayda sağlıyor mu? Sağlasalar iyi olur çünkü tüm dünyada astrofizikçiler bu teoremler üzerine araştırma yapıyorlar.Ve bu teoremler günümüz birçok teknolojisinin üretiminde mihenk taşlarıdır.CERN deneyini duymayanınız yoktur.

    Bu teoremlerde ilk bakışta gözümüze paradoksmuş gibi gözüken problemler yansır.Ancak tutarlı bi bakış açısıyşa bu paradoksların çözümü sağlanıp bilim adına bir adım daha atılmış olur.

    "Düşüncenin gelişimi için çok zengin bir hazine olan paradoksun farkına varılması teorilerin gelişimini, yeni teoriler ortaya çıkmasını sağlar. Paradokslar bir yandan keşfedilmeyi bekleyen sürprizler olarak dururken, bir yandan da ele alınan konunun tüm boyut ve bağlantılarını görmeyi zorunlu hale getirir.
    Düşünce sürecinde, üzerinde durulan paradoks, argümandaki varsayımların neler olduğunu, argümanların içinde atlanan ya da gereksiz yere konan ifadeleri ortaya çıkaran bir turnusol kağıdı görevi görür. Oldukça ilginç tartışma konularına götüren paradoksların bir kısmı sadece bilmece gibi dil oyunu olarak görülebilirken felsefe için daha hayati önem taşıyanlar ise argümanın temel dinamiklerine dönük bir çelişki olduğu iddiasına sahip olanlardır. Bir teori ya da argümanın kendi içinde gerçekten bir paradoksa sahip olup olmadığı daha dikkatli bir inceleme ve tartışma ile ortaya konabilir
    ."
    --İsmail Latif HACINEBİOĞLU , SDÜ İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi.--

    Özetlemek gerekirse pradoks bir durumu daha net görmemizi sağlar.En azından o durum hakkında daha detaylı düşünmemiz konusunda bizi uyarır.

  6. #106
    FiGGo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-04-2009
    Mesajlar
    237
    Karizma Gücü
    0
    ben ilk önce yazıyı objektif bir şekilde okuduğumu söylemeliyim ki yazıda oldukça mantıksız sorular sorulmuş ki biraz daha düşünürsek soruların cvplarının bulunmasının kimseye bir yarar sağlayacağını sanmıyorum.

    O zaman ateistler neden bu kadar zaman uğraşıpta bu anlamsız soruları bulmaya çalışıyorlar insanlara doğruyu göstermek için mi? yoksa islam dinine duyulan kin ile nefretten dolayı İslamı küçük düşürmek için mi? belkide bunun cevabı herşeye açıklık geitirr..

    İnsanların farklı fikirlerde olması ya da olaylara bakış açısı kesin bir gerçektir. Burda sorulan soruların aslında biraz temeline bakarsak çürük bir yapıdan türeyen ve ilk okunuşta insan aklında soru işaretleri bırakan sonrada biraz akılcı düşünüldüğünde sadece bir kin ve nefretten ötürü yazılan yazı olduğu belli oluyor. Tabi bunu da söyleyeyim bu benim düşüncem yani genelleme de yapmak anlamsız..

    İlk olarak ateistlerin kafayı taktığı şu ''Peygamberimizin birçok kadınla evliliği'' konusuna değinmek istiyorum: Peygamber efendimiz Hz.Haticeyle mutlu bir evlilik kurmuştur ve bu evlilik süresince hiçbir kadınla evlenmemiştir ki evlilik teklifinide Hz Hatice etmiştir. O zamanlar olan savaşlardan geriye kalan yoksul, evsiz, dul...vs gibi ortada kalmış kadınlarla evlenmiştir ki bu kadınların hepside peygamberi sevmişlerdir ve ondan şikayetçi olmamışlardır ki zaten peygamber efendimizde şikayet edilecek bir şey yapmamıştır yani bir hatası yok ben bunda bir anormallik görmüyorum.. Hem birde siz olayı sadece bir açıdan değerlendiriyorsunuz oysaki peygamberimiz kadına çok hak vermiştir hemde cahiliye dönemi gibi bir zamanda gerisi siz düşünün... o zamanda eşya ve mal olarak kullanılan kadınlara hak veren bir Peygambere edilen bu laflar çok saçmadır bence.. bir de peygamberimiz bir iş yaparken hanımlarına da danışırdı ki bu ne kadar kibar, düzgün, beyefendi olduğunu gösteren en önemli kanıtlardan biridir.

    Tanrı-kader ve insan konusuna değinirsek şunları ifade etmek isterim ki insanın kaderi öyle sıradan bir şey değildir. Kader çok ayrıntılı ve geniştir insanın karşısında sadece bir seçenek değil milyonlarca seçenekte olabilir ve aslında biraz mantıklı bakarsak insan gerçektende özgürdür.. milyonlarca seçenek önüne sunulan bir insanın nasıl da özgür olmadığını söylediğinize hala aklım ermiyor. Bana bir örnek ver söyle ki ben bu gün şunu yapmaya karar vermiştim fakat bir güç benim içime girdi ve onu yapmamı engelledi bende yapamadım de ?? ki diyemessin çünkü irade senin onu sen kullanabilirsin ALLAH bu konuda sana hiçbirşey yapmıyor sadece ortamı, çevreyi herşeyi hazılıyor oyunu sana bırakıyor ve malesef başaramayan ya da beceremeyenlerde hemen Tanrı insana haksızlık yapıyor lafını ortaya atıyor... Acizce bir düşümce doğrusu

    Tanrı güç yetiremeyeceği bir varlık yaratırmı lafına gelince oldukça saçma bir soru.. şunu şöyle izah edeyim Tanrı zaten süper güç sonsuz bir güç ee o zaman sen söyle sonsuzun üstünde bir güç olabilirmi olsa olsa o güce eşit bir güç olur ki bunun yaratılmasıda saçma olur yerlerde ve göklerde birden fazla tanrının olması kargaşa demek değil mi? Aslında Tanrı bunda bile düşünceli davranıp kargaşayı önlemiştir. Gelde bunu dar görüşlü ve ya kendini ileri seviyede sanan insanlara hatta o kadar ileri seviyede sanıpta Tanrıyı bile yargılayabileceklerini düşünen aptallar sürüsüne anlatt aa gerçekten de çok acıı galibe biz Müslümanların en zor işi bu koyun sürüsü gibi kokuşmuş kafalara laf anlatmak gerçi bunlada yükümlü değiliz ama nedense onlar bizi hep zorba olarak görüyor..


    aslında diğerlerine de cvp verirdir bir bir ama zamanım fazla yok daha yapmam gereken çok iş var ve mantıkları sonuna kadar bozuk olan bu soruları her ne kadar da cvplamak istemesem de cvplamaya çalışacam. Sakın bunlara cvp veremiyorlar hissine kapılmayın zira hepsine yetecek cvplarımız var..

    Saygılarımla..

  7. #107
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    etkiyle tepkiyi birbiriyle karistirma.

  8. #108
    FiGGo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-04-2009
    Mesajlar
    237
    Karizma Gücü
    0
    Tamam sizin dedikleriniz doğru diyelim o zaman sizin kurallarınıza göre düşünmem lazım öyle değil mi?

    Melsela evrende harika bir sistem var, insan vücudunun yapısı ,sinir sistemleri, mevsimlerin düzgün bir şekilde oluşması, güneş ve ayın harika bir şekilde yörüngeden sapmadan ilerlemesi, evrendeki galaksilerin müthiş bir şekilde dönmesi, yıldızların birbirine çarpmadan yörüngede gitmesi, doğadaki kusursuz denge....vs vs milyonlarca şey.

    Bunları sizde görmüşsünüzdür en azından değil mi? Ama bu kadar şeyin nasıl oluştuğu konusuna gelince sadece tek bir cevap tesadüf ama ne yazık ki bu cavap beni tatmin etmiyor. Tatmin olamadığım bir şeyde aklıma yatmıyor onu kabullenmek istemiyorum istersem bile olmuyor olmuyor olmuyor.. Bu kadar geniş bir yapıyı ve düzeni sadece tesadüf kelimesiyle açıklamamız ne kadar üzücü.

    Bu kadar şeyin kendiliğinden oluşabilmesi mümkün mü? şayet mümkünse nasıl mümkün? nasıl mümkün olabilir?

    Dinde çelişkiler olduğu idda ediliyor ama bence yapılacak en büyük çelişki bu koca düzenin ve sistemin bir tesadüf sonucu oluşmuş olması. Peki kendimize samimi bir şekilde soralım buna ne kadar inanıyoruz??

    Kuran saçmalıklarla dolu bir kitap denilmiş bunu duymak beni ziyadesiyle üzdü ama üzüldüğüm nokta kitap değil bunu söyleyen insanların kültürlü ve araştırmacı insan fügürleri gibi gösterilmesi. Kuran saçmalık derken acaba bunu neye dayanarak söylemişler orasınıda anlayamadım. Peki Kuran saçma bir kitap ise neden günümüzde bulunan onca buluş ve keşiflerle doğru orantılı?? yoksa yapılan keşifler ve buluşlar mı saçma ?? şayet Kuran saçma ise onlarında saçma olması gerekmez mi??

    Bilim günümüz çağının en üstün şeyidir ki bilim Kuranın aslında harukulade bir kitap olduğunu kabul ediyor. Ancak bu Kitaba inanmayanlar ise saçma,çelişkili... vs gibi hakaretler ediyor. Şimdi saçma olan Kuran ve Bilim mi? yoksa bu sözleri söyleyenler mi??

    Kuran her zaman bilimle birlikte yol almaya devam eder insanlara güzel olanı öğütler ve ilk okunuşta anlamsız gibi görünsede zamanla içindeki sırlar,üstünlükler açığa çıkar. Şimdi söylemenizi istiyorum iyiliği ve hoşgörüyü bizlere emreden bu kitapın nesi kötü?? bu kitaptan neden bu kadar nefret ediyorsunuz?? ya da alıp veremediğiniz ne?

    Unutmayın Kuran bilimi ve hoşgörüyüde arkasına alıp onları savunuyor ve doğruluyor onlarda kuranı doğruluyor ve bunlar biribirini tamamlıyor. Öyleyse Kurana laf atmak bunlarada laf atmak değil mi?? bilime ve hoşgörüye karşı olan insan ne kadar güvenilir ve doğru olabilir??

  9. #109
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    benim tanriya inanacak bir lüksüm vardir. kendi görüsüme göre insanlik tarihinde cogu kez gelip gectigi gibi. ama sunu acikca söylüyorum ki araplarin tanitdiklari allahdan bahsetmiyorum. hikayeden öte gitmiyor. ve eger düsük ihtimallerin en düsügü gerceklesip de karsima araplarin allahi ciksa cevabim yine de "gelmeyim yanina ha" olur.

  10. #110
    gencsoy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-04-2009
    Mesajlar
    725
    Karizma Gücü
    4
    sadece gulup gecıyom bu konuya

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •