• Login:

  • Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 ... SonSon
159 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    blackend_
    Kayıt Tarihi
    05-08-2005
    Mesajlar
    208
    Karizma Gücü
    7

    Bir ateistin soruları ve ateistin yanıtlayamadıkları!!!

    Önermelerimiz şunlar inançlı arkadaşlar soruları önce anlasın, sonra yorumlasın,en sonra da objektif olarak cevaplasın.

    Biraz uzun olacak ama bunu siz istediniz.İnançlı olan ve inançlarına güvenen kmseler okur ve cevaplar.

    1.Kaderimiz çiziliyse kararlarımızdan niye sorumlu tutuluyoruz?Yok eğer hür irademiz varsa, niye bazı şeyleri seçtiğimizde cehenneme atılıyoruz?

    - Biz seçimlerimizde özgürüz, kader sadece Tanrı'nın bizim seçimlerimizi önceden bilip takdir etmesidir diyerek bu işin içinden çıkmaya kalkmayın.insan verdiği kararları çevresindeki koşullara ve faktörlere göre verir. Bu koşullar ve faktörler ise Tanrı'nın kontrolu altında, hatta onun sebep olduğu şeyler olduğundan, Tanrı eğer denilen vasıflara sahipse, insan gerçekten özgür olamaz. Durum bu olmasa ve tanrı insanı gerçekten özgür kılabilecek (ve kılmış) olsa, yani insanın kararları konusunda Tanrı'nın hiçbir kontrolü olmasa, o zaman da bu durum Tanrı'nın özgürlüğünü kısıtlar.insanın özgürlüğü ve iradesi Tanrı'nınmutlak iradesiyle çelişir.insan gerçekten seçimlerinde özgürse ve Tanrı'nın bunda hiçbir rolü yoksa, fonksiyonu sadece bunları baştan bilmekten ibaretse, bu Tanrı'nın gücüne sınır koyar. Tanrı herşeye kadir olduğuna göre,bizim seçimlerimiz de onun onayı ve bilgisi dahilindedir. Hattaçevremizdeki her şeyi o yarattığından, seçimlerimiz de dolaylı olarak onun sebep olduğu şeylerdir. Dolayısıyla, hem Tanrı hem de insan bir arada özgür olamaz. Cüz-i irade ve külli irade ayrımı da bu işi çözmeye yetmez. Bu çelişki dinlerin doğasında vardır ve din adamları bunun içinden ağızlarıyla kuş tutsalar çikamazlar.

    2.Seçme yeteneğimiz var, fakat bazı şeyleri seçmememiz isteniyorsa bu yeteneğin ne kadar anlamı var?

    - Tanrının gerçekten varolduğunu farzedelim. Benim niye ona tapınma zorunluluğum var?Eger benim herhangi birine, bu biri benden çok daha güçlü bile olsa, tapınmayı reddetme yeteneğim varsa (eğer bunu seçebiliyorsam, böyle bir yeteneğim var demektir), o zaman bu yeteneği kullanmaktan dolayı neden ceza görmem gerekiyor? Eğer itaat istiyorsa, neden itaat etmeme yeteneğini de veriyor insana? Yok eğer başka türlüsünden zevk alamıyorsa, o zaman "Peki bu Tanrı sadist midir?" sorusu gündeme gelir.

    3. Tanrı her şeyi biliyorsa (geçmiş, gelecek, vs), o zaman geçmiş de, gelecek de daha yaratılış anında belli demektir. Belli olan birşeyi değiştirmek için, kitap, peygamber, vs göndermenin mantığı ne o zaman?

    4.Farz edelim ki bilimkurgu filmlerindeki o akıllı robotları yapacak kadar gelişti teknolojimiz. Ve bu yaptığımız robotlar hem kendi varlıklarının bilincinde, hem de hür seçimlerini yapabilecek varlıklar. Bu durumda, biz onlardan, bize köle gibi itaat etmelerini bekleyebilir miyiz? Buna hakkımız var mıdır? Bunu yaparsak, bu durumun hür insanları köle edinmekten ne farki vardır? Bu bizi, gaddar, acımasız, despot ve adaletsiz yapmaz mı?

    5.Kuran'da neden devamlı kölelerden bahsedilmektedir? (Kölelerinize iyi davranın,vs. benzeri telkinlere kuranda bolca rastlamak mümkündür). Yani kuran köleliği doğal karşılar, hatta tasvip eder görünümdedir.inançlılar bu durumla nasıl yüzleşmektedir?

    6.Kurana göre Tanrı bazılarının kalplerini mühürlemiş, onlardan imanı esirgemiştir. (Biz ateistler o kişilerdeniz belli ki). Peki bu durumda Tanrı bize haksızlık yapmış olmuyor mu? Bizim ne suçumuz vardır? Bu Tanrı'nın adil sıfatıyla çelişmiyor mu?(Bizim ateist olacağımızı biliyordu ve bunu bilerek yarattıysa şimdi neden şikayetçi oluyor)

    7.Peki ya ömrü boyunca islamla tanışmamış kişilerin ne sucu vardır? Afrika nın ilkel bir kabilesinde doğmuş birinden Tanrı nasıl kendisine iman bekler?(şartlar herkes için farklıdır)

    8.Tanrı nın bizi hem sevdiği söylenir, hem de hayatın bir imtihan olduğu ve eger bu imtihandan kalırsak, bunun cezasının olduğu söylenir. Yani Tanrı bizi zorla böyle tuhaf bir imtihana sokmuştur. Bu insanın sevdiği birilerine yapacağı türden birşey midir?(Tanrının izni olmadan hiçbir şey olmuyorsa ve herşeyi tanrı planlıyorsa neden biz yaptıklarımızdan dolayı cezalandırılıyoruz.

    9.Tanrı'nın kadınlara ne garezi vardır? Neden gerekirse dövülebileceklerini söylemiştir? (Nisa suresi, 34. Ayet) Neden onlar "Aklen ve dinen eksik yaratıklardır" (Hadis, kaynak: Buhari). Neden şahitlikleri erkeğin yarısı değerindedir?

    10.Bizim müslüman ülkeler, Tanrı katındaki en son ve en hak dine sahipse, neden dünya üzerinde tüm müslüman ülkeler sürünmektedir? Neden gavur(!) hristiyanlar ve yahudiler dünyayı yönetmektedir?

    11.Tanrı, eğer varsa, hem varlığının tüm kanıtlarını bizden gizleyip, hem de bizlerden kendisine inanmamızı beklerken ne yaptığını zannetmektedir? Kendisi saklambaç oynayan bir çocuk mudur?

    12.insanlar Ademle Havvadan türediyse, ve evrim, dolayısıyla da bununla baglantılı olarak "çevre koşullarına bağlı modifikasyon" diye birşey yoksa, neden dünyanın dört bir yanındaki insanların vücut özellikleri, deri renkleri vs. farklıdır?

    13.Canlı türleri yaşadıkları ortamlar içinde ve son halleriyle yaratıldılarsa, neden bilimde evrim denen bir prensibe inanılıyor ve neden bu teorinin yığınla kanıtı vardır? Neden bütün saygın bilim adamlari bu teorinin doğruluğuna inanırlar? Ve neden televizyonda yayınlanan bütün doğa belgesellerinde evrim teorisine doğrudan veya dolaylı atıflar yapılmaktadır?

    15.Paradoks problemleri

    Not:Bunlar en zorları.Kalbi olan inançlı kimseler okumasın

    1.Tanrı'nın kendi kendini yok etmeye gücü yeter mi?

    2.Tanrı'nın ikinci bir Tanrı'yı yaratmaya gücü yeter mi?

    3.Tanrı'nın birden fazla olmaya gücü yeter mi?

    4.Tanrı'nın gücü yetmeyecek birşeyi yaratmaya gücü yeter mi?

    ---------------------------------------------------------------

    5.Tanrının kendisinden daha güçlü bir tanrı yaratmaya gücü yeter mi?

    6.Tanrı mantık ilkelerinin üzerinde midir? Aynı anda hem doğru olan hem de yanlış olan bir şey yaratabilir mi örneğin ; daire şeklinde bir kare?

    7.Tanrı evreni yaratmadan önce neredeydi? Ne yapıyordu?

    8.Tanrı geleceği hem bilir, hem de değiştirebilir mi? (Değiştirirse eski bilgisi yanlış olur

    9.Tanrı düşünebilir mi? (Düşünme geleceğe ve geçmişe dairdir. Tanrı geleceği ve geçmişi bildiği için düşünememelidir.
    Düşünmeye kalktığında kendini yalanlar. Bu yüzden Tanrı gelecek de kurgulayamaz. Kurgularsa geleceği bilmiyordur).


    NOT:Aşağıdakileri okumadan cevap vermeyiniz.

    1.) "Tanrı bilinmezdir" demek, ama tanrı hakkında yorum yapmak.


    Bunu da genellikle ateistlerin tanrı kavramının yarattığı mantıksal sorunlarla ilgili soruları üzerine söylerler. Derler ki, bu sorular tanrı için sorulamaz. Bu sorular insanın sınırlı algılama ve düşünme eyleminin ürünüdür. Tanrı'yı bağlamaz. Tanrı bunların tümünün üstündedir ve bizim onu tam olarak anlamamız mümkün değildir. Biz sadece onu birşeylere benzeterek kısmen anlayabiliriz derler.Bu açıklama bu şekliyle fena değilmis gibi görünür ama aslında çok temel ve her şeyi çökerten bir eksiği vardir.O da tanrı'nın gerçekten varolup olmadığı, ne olduğu ve nasıl olduğu bilinmeden bu açıklamanın yapılamayacak olmasıdır. Yani bu açıklamayı yapan kişi, tanrı'nın hem varolduğundan hem de niteliklerinin neler olduğundan emin olmalıdır ki tanrı hakkında bize o bilgileri versin. Yani bunları söyleyebilmesi için, bir kişinin zaten baştan tanrı'yı görüp bilmesi ve algılamasi gerekmektedir. Ve daha önemlisi tanrı'nın bilinebilir olması gerekmektedir. Fakat kişi zaten tanrı'yı açıklarken bilinemez diye açıkladığı için kendi içinde bir çelişkiye düşmektedir. Yani aslında "Ben bilinemez bir şeyi biliyorum" demiş olmaktadır.Hiç kimsenin, tanrı'nın nasıl olduğunu, neye benzediğini ve varolup varolmadığını bilmeden, tanrı'yla ilgili herhangi bir söylev vermesi mümkün değildir. tanrı'nın nasıl olduğunu (veya nasıl olmadığını) açıklayan inançlıların, bu bilgiye nasıl ulaştıklarını da açıklamaları gerekmektedir. Bu bilgi bu kişilere malum mu olmaktadır? Yoksa onlar da baskalarından (din alimleri) mı duymaktadır? Eğer ikincisiyse, o zaman bu alimler bu bilgilere nasıl ulaşmaktadir?

    2.)Tanrı'nın varlığının kanıtlanabileceğini zannetmek


    İnançlılar tanrı'nın varlığının kanıtlanabileceğini düşünmek isterler. Daha doğrusu, varlığını kanıtlayarak inandıklarını düşünmek isterler. Halbuki, konuyla biraz yakından ilgilenen herkes, dogaüstü olduğu, tam anlaşılmaz olduğu ve algı alanımızın dışında olduğu söylenen metafizik bir kavramın varlığının kanıtlanamayacağını görür.


    3.)Gerçekten kafa yorarak ve bilinçli bir şekilde inandıklarını zannetmek


    Din ve inanç konuları düşünüldüğünde ilk anda akla gelen birkaç nokta üzerine çok az da olsa kafa yormuş olmayı, bu konuları incelemiş olmak ve bilerek, araştırarak, bilinçli şekilde inanmak zannederler. Halbuki, toplumdan hazır aldıkları inançları devam ettirmektedirler. Gerçek sorgulama daha yoğun bir çabayı ve her şeyden önce daha derin bir araştırmayı gerektirir.


    4.)Ateist olmak icin tanrı'nın varolmadığının kanıtlanması gerektiğini zannetmek


    İnançlılar, ateistlerin bir iddia ile gelmediğini, asıl iddia sahibi tarafin kendileri olduğunu bir türlü anlayamazlar. Pek çok inançli, ısrarla,ateistlerden ateist iddialara kanıt ister. Tanrı'nın varolmadığını kanıtlamalarını talep ederler . Halbuki, ateist açısından konu farklıdır. Ateist için iddia sahibi taraf karşi taraftır ve inançlının inancını kanıtlaması gerekir. Eğer inançli, inancını kanıtlayamazsa, iddiasına inanmanın bir anlamı kalmaz. Ateist karşı tarafı çürütmek zorunda değildir. Sadece karşı tarafin iddiasınınn desteksiz olduğunu göstermesi yeterlidir ateistin. Bir ateist için, inançlının "tanrı'nın varolmadığını kanıtla" demesi, "Noel babanın varolmadığını kanıtla" demekten farksızdır. Ateist, kanıtlama yükümlülüğünün kendisinde değil, karşı tarafta olduğunu görür. Birisi eğer Noel babanın varolduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını kanıtlamak onun görevidir. Kimse bütün ömrünü olmayan şeylerin olmadığını kanıtlamaya uğraşarak geçiremez. Bir şeyin olduğu iddia ediliyorsa, iddia sahibinin bunu kanıtlamasi gereklidir. Kanıtlayamadığı takdirde, fikrinin Noel baba masalından, veya 7 basli ejderhanın varolduğu iddiasindan farkı kalmaz.


    5.) Kuran'da mucize olabilecegini zannetmek


    Bu da çok safça bir düşüncedir. Her nedense bütün dünyada sadece kendilerinin bu mucizelere tanık olduğunu görmezler. Kuranda gerçekten mucize olsa, bunun insanlığın dikkatinden kaçmayacağını, dünya üzerinde çeşitli konulara kafa yoran çok zeki insanlar olduğunu ve bu kişilerin kolay kolay kül yutmayacağını bir türlü anlayamazlar. Her nasılsa, kurandaki bu mucizelerin dikkatlerden kaçtığını ve ancak kendileri bahsederse insanların göreceğini zannederler. Örnegin yabancı uzmanlar arasında da kuranı veya diğer dinlerin kutsal metinlerini okuyup inceleyen uzmanlar olabileceğini ve bu kitaplarda olağanüstü bir durum olsa, bunun bugüne dek keşfedilmeden kalamayacağını bir türlü göremezler. Bu bence müslüman inançlıların en saf yanılgılarından biridir.


    6.)Kuranın gerçekten elle tutulur ve kendi içinde tutarlı bir kitap olduğunu zannetmek


    Bu ise, inandığı kitabı okumamaktan ve bilmemekten kaynaklanır. Zannederler ki, kuran iyi bir kitaptır da, inanmayanlar sadece delil eksikliğinden inanmaz. Halbuki kuran ilkel bir kitaptır. Elle tutulur yani yoktur. Kendileri objektif bir gözle okusalar, pek çok saçmaliği ve ilkelliği kendileri de göreceklerdir. Fakat çoğu inançlı elbette bunun bilincinde değildir.


    7.) Evrim teorisinin inanıp inanmama kategorisinde birşey olduğunu zannetmek


    Son olarak, pek çok inançlı, evrim teorisini de dinlerde olduğu gibi inanip inanmama kategorisinde değerlendirirler. Meselenin, delil, gözlem, bilimsel doğrulama yöntemleri, vs. gibi yönlerini görmezler. Bu da bilimi ve bilimin yöntemini bilmemekten kaynaklanır. Bilmezler ki, bilimde teoriler tercihe göre kabul veya red edilmez, bilimde karsıt görüşlüleri bile ikna edecek düzeyde somut kanıt ortaya çıkmadan bir fikir benimsenmez. Dolayısıyla evrim teorisi gibi bilimin yerleşik teorilerinden birinin konuyla gerçekten teknik düzeyde ilgilenen hemen hemen herkesi ikna edecek düzeyde delili vardir. İnanclılar bunu bilmezler ve bu yanılgıları da yukarıdaki tüm yanılgılarda olduğu gibi, şartlanma ve bilgisizlikten kaynaklanmaktadır.

    8.)Öbür dünya yoksa ölünce ne olacağız?

    Bilimsel açıdan cevaplayabildiğimiz kadarıyla, toprak olacağız ve azot ve karbon çevrimine gireceğiz.Ruh bedenle birlikte ölecek. çünkü ruh günümüzün çağdaş bilimsel yorumuna göre beyin dediğimiz organın duygular, hafıza, akıl yürütme ve karar verme gibi bazı fonksiyonlarına verdiğimiz isimdir. Dolayısıyla, vücudu bir makina gibi düşünürsek, bu makina işlemez hale geldiğinde fonksiyonları da duracak. Artık hissetmeyeceğiz, bilinçli olmayacağız, hiçbir şeyin farkında olmayacağız. çünkü bunu sağlayan organımız çalışmıyor olacak.Ruhun bedenden bağımsız olduğunu iddia eden hiçbir din ya da ruhsal inanç, örneğin neden içki içince hafızada ve zihinsel yeteneklerde azalma olduğunu tutarlı bir şekilde açıklayamaz. (içki içmek gibi fiziksel bir etki ya da kişinin kafasını bir yere çarpması, nasıl ruh denen bedenden bağımsız bir varlığı etkiler konusu) geçtiğimiz yüz yıllarda filozofları çok düşündürmüştür ve ruhu bedenden bağımsız gören hiçbir düşünce sistemi bu işin içinden tutarlı bir biçimde çıkamamıştır). Bunu bilim açıklar, çünkü bilim ruha verilen özelliklerin insan beyninin fonksiyonu olduğunu söyler.

    9.)Evrim teorisinin çöktüğü, bu teorinin ateizmin dayanağı olduğu, dolayısıyla ateizmin de çöktüğü söyleniyor. Bunlara rağmen ateizmi nasıl savunabiliyorsunuz?

    Her şeyden önce, evrim ateizmin dayanağı değildir. Ateizm evrim teorisinden önce de vardı ve onunla birlikte doğmamıştır. Evrim teorisi bilimin yapıtaşlarından olan önemli bir teoridir ve yeryüzünde hayatın ortaya çıkışını ve çeşitlenmesini herhangi bir doğaüstü gücün müdahalesi fikrine gerek kalmadan başarıyla açıklayabilmektedir.Fakat bu teori bilimin bir teorisidir ve ateizmle ilgisi yoktur. Batı'da evrimi kabul eden pek çok inançlı kişi bulunmaktadır. Hatta Vatikan'daki Katolik kilisesi, bir süre önce bu konuda bir açıklama yapmış ve evrim teorisini kabul ettiklerini ve bu teorinin hristiyanlık inancıyla çelişmediğini beyan etmişlerdir.Fakat, evrim teorisinin yeryüzündeki canlılık ve özel olarak insanoğlunun ortaya çıkışıyla ilgili açıklamaları bir dinin kutsal metinleriyle bağdaşmadığı için, doğal olarak pek çok dinsel kurumun bu teoriye karşı şiddetli tepkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla, yaratılışçılık akımı, batı dünyasında bilimsel bir uğraş sayılmamakta ve ciddiye alınmamaktadır.

    10.)Tasarlanmış olduğu açık olan bu evrene bakıp da Tanrıya inanmamak çok mantıksız. Nasıl inanmayabiliyorsunuz?

    inançlılar, inanmak daha mantıklı olduğu için inanmaz. Böyle olduğuna inanmak isterler, ama aslında ikna oldukları için değil, hatta mantıklı buldukları için bile değil, sadece çevrelerindekiler inandığı için inanırlar. inanmanın en mantıklı çözüm olduğuna ikna etmişlerdir kendilerini, böylece sorgulama zorunluluğundan da kurtulurlar. Fakat eğer bilgili bir ateistle tartışıyorlarsa, bu düşüncenin aslında iddia ettikleri fikri kanıtlamada ne kadar çürük olduğunu görmeleri uzun sürmez. çünkü doğada düzen ve bilinçli tasarım olmadığına işaret eden daha çok örnek vardır ve onların düzen ve bilinçli tasarıma işaret ettiğini düşündükleri gözlemleri başka şekilde açıklamak her zaman mümkündür. Ayrıca, bir başka gerçek, evrenin arkasında bir zeka olduğu gösterilse bile,dinlerdeki Tanrı fikrinin kanıtlanamayacağıdır.

    Ve yanıtlanmayı bekleyen daha bir sürü soru.....


    11.)Allah eşcinselleri öldükten sonra cezalandıracaksa onları neden eşcinsel olarak yaratıyor? Eşcinsellik patolojiktir. Bir erkek karnında rahimle doğabilir, kız beyniyle doğmuş olabilir, genetik olabilir veya iki cinsel organla doğmuş olabilir. Bu erkeği Allah eşcinsel yarattıysa neden onu cezalandırıyor? Ayrıca eşcinsellik hayvanlarda da çok sık görülür. Hayvanlar inanmakla mükellef değil ama onlar da dine göre suç işlemiş durumdalar.

    12.)Hayatı boyunca dünya nimetlerini hiçe saymış olan Muhammed bu tavrını kadınlar konusunda neden göstermemiş ve bir sürü kadınla beraber olmuştur.Hatta daha da ileri giderek evlatlığı olan Zeyd'i karısında boşatmış ve geliniyle evlenmiştir.

    13.)İnsanlar neden Adem ve Havva'dan türemiştir.Tanrı neden iki çift yaratmamış da insanları ensest ilişkiye zorlamıştır.O zaman şimdi de kardeşin kardeşle ilişkiye girmesi normal midir?

    14.)Kuranda neden kadınlar kocalarının şehvetini gidermek zorunda bırakılmıştır? Kadınlar istemediği zaman da kocalarıyla ilişkiye girmek zorundalar.Aksi halde cehenneme giderler.Çağdaş hukuk sistemlerinde evlilik içindeki zorla yapılan cinsel ilişki tecavüz sayılırken,tanrı nasıl oluyor da bu kadar çağdışı olabiliyor?

    15.)kuran da habilin kabili kıskançlık yüzünden öldürdüğü söyleniyor. bunun nedeni kabilin buğday isteğinin yerine gelmesi fakat habilin koyun isteğinin yerine gelmemesidir. peki adem ile havva ilk insanlarsa nasıl oluyorda tarımla ve hayvancılıkla uğraşıyorlar. ilk insanlar toplayıcılıkla uğraşmıştır. daha sonra avcılık yapmıştır. yerleşik hayata geçilşmesiyle tarım ve hayvancılıkla uğraşılmıştır. yarleşik hayatada milattan önce 4000 yılında sümerler zamanında geçilmiştir.bu soruya mantıklı bir cevap verene ''tüm servetimi vereceğim ''diyor alıntı yaptığım yerdeki arkadaş.


    NoT:Yazıyı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.Amacım doğru bilgiyi sizlere sunmak.At gözlüğünde yaşamaya devam etmek de sizin elinizde onu çıkarmak da...
    Bu mesaj en son " 03.12.05 " tarihinde saat 17:40 itibariyle blackend_ tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    blackend_
    Kayıt Tarihi
    05-08-2005
    Mesajlar
    208
    Karizma Gücü
    7

    Cevap: Bir ateistin soruları ve cevaplanamayışı!!!

    Y a Varsa !!!
    İslamın Tüccar Zihniyeti


    Din tartışmalarının sonucunda, mümin tarafın köşeye her sıkıştığında kullandığı bir argüman vardır: "Allah yoksa ona iman etmiş olmanın kimseye zararı olmaz, ama ya varsa o zaman inanmayanlar çok kötü şekilde yanacaklardır. O halde aklımıza yatmıyorsa bile inanalım, ne olur ne olmaz"... Bu argümanın mucidi, aynı zamanda islam tarihinin en büyük katili olan Ali'dir (savaşta ele geçirilen esirlerin idamını kimseye bırakmaz, hepsini bizzat ünlü Zülfikar'ıyla hallederdi).
    Bu mantık, katıksız bir tüccar zihniyetidir ve köprüden geçene kadar ayıya dayı demek mantığıyla özdeştir. Böyle bir mantık, -eğer varsa- gerçek bir tanrıya yapılacak en büyük hakarettir. Onu yağcılıktan ve iki yüzlülükten etkilenen aciz bir varlık yerine koymaktır.
    İman, değişmez ve asla sorgulanamaz doğruları olan dogmalar üzerine kurulur ve -böylelikle- "ya varsa kaybın olmaz" safsatasının aksinin düşünülmesine engel olunur. Bununla da olmayana ergi yöntemi mümin için olanaksız kılınmaya çalışılır. İnsanı en zayıf yerinden yakalayarak, sağlıklı düşünce dizgesini dumura uğratmayı hedefleyen bu tür dogmalar, gerçekten çok zekice tasarlanmış ve yıkılması en zor olan dogmalardandır. Bunun zihinlere genç yaşta yerleştirilmesiyle, bilimin ve ilerlemenin temel koşulu olan kuşku bilinçlerden kazınır ve bunun ardından söylenenlere tereddütsüz boyun eğdirme amaçlanır. Böyle bir korku, insan zihninin en önemli yeteneği olan mantığa ve akıl yürütmeye pranga vurulmasına hizmet eder. Çevremizdeki eğitim düzeyi ne olursa olsun -belki tutarlı olma kaygısı güden bir kaçı dışında- bütün müminlerin bilinç altında yer etmiş bu korkunun her köşeye sıkışıldığında açığa çıkması boşuna değildir...
    İşte islamın temel zihniyeti budur: gönülsüz de olsa, korkuya, şantaja ve rüşvete dayanarak insanları teslim almak... Bu temel zihniyet açısından doğrunun, haklının, iyi ve ahlaklı olanın hiçbir değeri yoktur. İnsanları onursuzluğun, ahlaksızlığın ve iki yüzlülüğün en aşağılık biçimi olan otoriteye kölece bağlılığa ve sorgusuzca itaate yönlendirir. Kuran, insan onurunun, şerefinin hiçbir değeri olmadığını öne süren, insanların aciz ve zavallı olduklarını yineleyen, verilen nimetleri döne döne insanların başına kakan ayetlerle doludur. Müminleri Allah'ın sonsuz rahmetine karşın, masum çocukların öldürülmesine, sakat bırakılmasına ve daha nice adaletsizliklere göz yummasını mazur göstermeye iten, işte bu zihniyettir.
    Oysa onurlu, doğru, iyi ve ahlaklı olan, hiçbir başarı şansı olmasa bile, sonucunda ceza görmek kaçınılmaz olsa bile ve tanrıdan bile gelse, zulüme, adaletsizliğe, haksızlığa karşı başkaldırmaktır. Günümüzde islam ülkeleri dünyanın en adaletsiz yönetimleriyle yönetilmelerine rağmen, çoğunda en ufak bir direniş ve başkaldırının olmamasının temelinde, islamın yığınların bilinçaltına kazıdığı tereddütsüz itaat içgüdüsü yatmaktadır.
    Burada bir ikinci nokta daha vardır: Allah'ın gerçekten varolduğuna ve Kur'an'da ve öbür kitaplarda yazılan özelliklere sahip olduğunu varsayalım. Peki inananlar o zalim, inanmayanları sırf kendine kulluk etmedi diye, hiçbir insanın hayal dahi edemeyeceği kadar korkunç bir şekilde cezalandırırken, kendilerinin güvencede olduğundan nasıl emin olabilirler? Kendisine hiçbir kötülük edemeyecek kadar aciz yaratıkları inanmıyorlar diye sonsuza kadar sonsuz acılarla cezalandırabilecek kadar acımasız bir varlığın, müminlere verdiği sözü tutacağına kim güvence verebilir?
    Öyle ya kerameti kendinden menkul ve her ne yaparsa tanım gereği "iyi" olan o zat, belki de orada onları da tarifsiz acılarla başbaşa bırakacak ve sadistçe bir zevkle herkesin acıdan kıvranmasını seyredecektir. Bunda da sadece kendisinin bildiği bir hikmet olmadığını kim nereden bilebilir?
    O değil mi "ben istersem herkesi hidayete erdirebilirdim, ancak cehennemi insan ve cinlerle dolduracağıma dair söz çıktı ağzımdan" diyerek, günahkarlar için cehennem değil, cehennem için insanlar yarattığını itiraf eden?
    Eğer gerçekten varsa, hayal dahi edemeyeceğimiz kadar acımasız olan varlığa yaranmaya çalışırken, yukarıdaki ticari argümanı öne sürmek, kabahatten daha büyük bir özürü öne sürmek değil midir?


    ***



    Bir çok tartışmanın sonu böyle bitti. "Ya varsa biz inanıyoruz ama siz inanmıyorsunuz bizim bu işten bir zararımız yok ya siz ne yapacaksınız.Bu "ya varsa" düşüncesi aptallığın, çıkarları için her düşünceyi kabul etmeyi, korktuğu için emin olmasada boyun eğmeyi öğreten bir anlayış. Bu tür varsayımlarla bir hayat nasıl yaşanır.Kuranda ki tanrının var olduğu varsayımına göre davranıp inanıyorsunuz, peki ya Eski Yunan tanrıları,Eski Mısır tanrıları,Tevratın, İncilin yada şu an sayamadığım onca dinin tanrısından birisi varsa. Şimdi sizler bütün bu tanrılara inanacak mısınız? Evet bence inanmalısınız arkanızı sağlama almak için... Örneğin, ben şimdi başka bir tanrıdan ve emirlerinden bahsetsem...İnanacak mısınız?Ya varsa değil mi. İnanmakla ne kaybedersiniz? ...

  3. #3
    ~jUst hUmAn..some mirror~ cArpEdiEm
    Kayıt Tarihi
    16-11-2005
    Mesajlar
    3,008
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Bir ateistin soruları ve cevaplanamayışı!!!

    blackend_ bunları düzenlemek için baya uğraşmışsındır zira ben okumak için bile çok uğraştım ama sana birşey soylemek istiyorum senin bu sorularına cvp vericek yada senin istediğin gibi mantıklı cvp vericek ve veya verebilicek insan sayısının cok az oldugunu bilmelisin...
    not : ben tarafsız olarak okudum ve yazıyorum

    en iyiler genellikle
    intihar ederler
    sadece kaçmak için
    ve o geride kalanlar
    asla tam olarak anlayamazlar
    neden biri
    onlardan kaçmak istesin ki..!

    ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••


    ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••



    :Sİçkinin kötülüklerini okudukça, okumayı bıraktım...
    seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü; aşk sessiz,sevgi dilsizdir...

  4. #4
    blackend_
    Kayıt Tarihi
    05-08-2005
    Mesajlar
    208
    Karizma Gücü
    7

    Cevap: Bir ateistin soruları ve cevaplanamayışı!!!

    Alıntı ~cArpEdiEm~ tarafından gönderildi.
    blackend_ bunları düzenlemek için baya uğraşmışsındır zira ben okumak için bile çok uğraştım ama sana birşey soylemek istiyorum senin bu sorularına cvp vericek yada senin istediğin gibi mantıklı cvp vericek ve veya verebilicek insan sayısının cok az oldugunu bilmelisin...
    not : ben tarafsız olarak okudum ve yazıyorum
    Bunlara cevap verebilecek insan sayısının çok az ve hatta bazılarına cevap veremeyeceklerinin olduğunu biliyorum . Ben sadece insanların bazı şeylere objektif olarak bakmalarını ve her şeye armut piş ağzıma düş tarzında bakmalarını engellemek istiyorum.Benim inançlı arkadaşlarımla hiç bir sorunum yok.Çok da iyi geçiniriz.Ama insanlar bu konularda biraz araştırıp kafa yormalılar bence.

  5. #5
    ~jUst hUmAn..some mirror~ cArpEdiEm
    Kayıt Tarihi
    16-11-2005
    Mesajlar
    3,008
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Bir ateistin soruları ve cevaplanamayışı!!!

    Alıntı blackend_ tarafından gönderildi.
    Bunlara cevap verebilecek insan sayısının çok az ve hatta bazılarına cevap veremeyeceklerinin olduğunu biliyorum . Ben sadece insanların bazı şeylere objektif olarak bakmalarını ve her şeye armut piş ağzıma düş tarzında bakmalarını engellemek istiyorum.Benim inançlı arkadaşlarımla hiç bir sorunum yok.Çok da iyi geçiniriz.Ama insanlar bu konularda biraz araştırıp kafa yormalılar bence.
    ya bir yere kadar haklısın ama insanlar bazen de kafa yormamaları gerektiğini düşünüyolar yada yorsalarda bişey bulamayacaklarını bence herkes neye inanıyosa nasıl mutlu yaşıyorsa öyle kalmalı

    en iyiler genellikle
    intihar ederler
    sadece kaçmak için
    ve o geride kalanlar
    asla tam olarak anlayamazlar
    neden biri
    onlardan kaçmak istesin ki..!

    ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••


    ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••



    :Sİçkinin kötülüklerini okudukça, okumayı bıraktım...
    seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü; aşk sessiz,sevgi dilsizdir...

  6. #6
    blackend_
    Kayıt Tarihi
    05-08-2005
    Mesajlar
    208
    Karizma Gücü
    7

    Cevap: Bir ateistin soruları ve cevaplanamayışı!!!

    Alıntı ~cArpEdiEm~ tarafından gönderildi.
    ya bir yere kadar haklısın ama insanlar bazen de kafa yormamaları gerektiğini düşünüyolar yada yorsalarda bişey bulamayacaklarını bence herkes neye inanıyosa nasıl mutlu yaşıyorsa öyle kalmalı
    Bence çok yanlış bir düşünce.İnsanlar bir yalana kanıyor ve ona inanıyor.Gerçekleri bilmiyorlar.Çünkü dinle birlikte onlara korku öğretiliyor.Aile yapısı yanlış.Çocukları özgür düşünceye yönlendireceklerine dogmatik unsurlara yönelik büyütüyorlar.Benim yazdığım şeyler ateizmin sadece bir bölümü.Aslında objektif olarak bakabilme ve özgür düşünce ortamı yaratabilmek olay.Biraz da insanın kendine inanması gerekli.Olay burada bitiyor işte.

    --------------------------------------------------

    wegan arkadaşım senin nasıl böyle bir düşünce yapısı oluşturduğunu anlıyorum aslında.Yani senin düşünce yapın az çok dogmatik ve çağ gerisinde olduğu anlaşılıyor.Sen burada yani forum da matematiğin bana tanrının varlığını kanıtladığını söylüyorsun.Rica etsem bana nasıl oluyor yani hangi denklem yoluyla oluyor bu iş burada açıklar mısın.yoksa gizli bilgi felan mı...

  7. #7
    ~jUst hUmAn..some mirror~ cArpEdiEm
    Kayıt Tarihi
    16-11-2005
    Mesajlar
    3,008
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Bir ateistin soruları ve teistin yanıtlayamadıkları!!!

    arkadaslardan özür dilerim msjı silmeyi bilmiorum onun için böle kalsın acıklamasını yazyım da
    Bu mesaj en son " 04.12.05 " tarihinde saat 21:24 itibariyle cArpEdiEm tarafından düzenlenmiştir... Neden: yalnıs anlasılıcak aradaki msjlar silinmiş cünkü

    en iyiler genellikle
    intihar ederler
    sadece kaçmak için
    ve o geride kalanlar
    asla tam olarak anlayamazlar
    neden biri
    onlardan kaçmak istesin ki..!

    ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••


    ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••



    :Sİçkinin kötülüklerini okudukça, okumayı bıraktım...
    seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü; aşk sessiz,sevgi dilsizdir...

  8. #8
    Penguen
    Kayıt Tarihi
    27-03-2005
    Mesajlar
    2,600
    Karizma Gücü
    7

    Cevap: Bir ateistin soruları ve teistin yanıtlayamadıkları!!!

    Konu başlığı ile uyuşmayacak mesajlar var, kalın kafalı, çağdışı kelimeleri bu forumda kullanılmıyor, özellikle felsefe atışmalarında kullanılmaması lazım, bölüm editörü arkadaş konu hakkındaki kararını verene kadar kilitlenmiştir.

    Bu arada yazmak isteyen arkadaşlar akıllarındakileri toplasın. Daha düzgün bir seviyede tartışın.
    ...:::▒▓ Penguen Kardeşliği ▓▒:::...
    ve penguenler göçtüler artık


    ir: ¸„.-·~¹°”ˆ˜¨ Zopacılar Birliği ¨˜ˆ”°¹~·-.„¸ ir:
    zopam rafında formamı astım bir kenara.


    Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
    Güzel yüzün yanakların ıslanır
    Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
    Hüzün keder yüreğime yaslanır


    Sen ağlama bir damla gözyaşın yeter
    Sen üzülme gülüm

    Gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce
    Bahar gelir tüm çiçekler ıslanır
    Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
    Hüzün keder yüreğime yaslanır


    Sen ağlama bir damla gözyaşın yeter
    Sen üzülme gülüm gamzende güllerin biter
    Yollarıma taş koysalar döneceğim
    Gözlerinden yaşlarını sileceğim


    http://satek.saitem.org/ataturk_bayrak.gif

    Bir zamanlar beni buralarda BloodLust olarak bilirlerdi yabancı ...

  9. #9
    ESHQUIA
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Bir ateistin soruları ve teistin yanıtlayamadıkları!!!

    İletişim problemi olan kişiler var sanırım. Mesajları temizledim buradan, ama onları takip ediyorum devamında felsefe bölümünden uzaklaştırılacaksınız !
    Konuya devam edebilirsiniz..
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  10. #10
    Misafir SlamDunk , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    11-12-2004
    Mesajlar
    2,285
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Bir ateistin soruları ve teistin yanıtlayamadıkları!!!

    Herşey olması gerektiği kadar net.
    Hiç bir inançlı bu sorulara mantıklı cevap veremez.
    Çünkü içerisinde mantık olmayan bir unsura, mantık yüklemek mümkün değildir.
    sadece atıp tutmalardan oluşur bu konuşma -ki kimse bunu istemez.
    En iyisi inançlılar açısından, susmak olmalıdır ki,
    aptal cesareti diye adlandırılmasın.
    tanrının başka bir tanrı yaratabilip, yaratamayacağına cevap verebilecek bir mümin var mı?


 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. KPSS Ders Notları, Çıkmış Sorular, Eski-Geçmiş Yılların Soruları, Çalışma Konuları
    KPSS 2011 Sınav Soruları,Sonuçları,Puan Hesaplama,Taban Puanları bölümünde mevcut tarafından açılmış
    Yanıt: 195
    Son Mesaj: 25.04.10, 16:03
  2. BITMEZ SORULARIM ICINDE CEVAPSIZ BIRAKIRSIN BENI ... (sorular sorular sorular)
    Üyelerimizin Yazıları, Şiirleri, Hikayeleri bölümünde kanbala tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.01.06, 02:02
  3. ÖSS'de yeni sorular nasıl olacak?Sorular Nette
    YGS / LYS 2011 Soruları,Sonuçları,Puan Hesaplama,Taban Puanları,Kontenjanlar ve Yerleştirmeler bölümünde Harbiyeli tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 19.10.05, 15:41

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.