Yatağıma yatmış dini yayın yapan 1 radyo dinliyordum, Üstad Necip Fazıl'ın bu şiirini çaldılar. O anda öyle 1 duygu kapladı ki içimi anlatamam, 1 yandan şiirde anlatılan "erler" i düşündüm diğer taraftan kendimi açıkcası utandım kendimden ve hemen kalkarak duygularımı sizinle paylaşma ihtiyacı hissettim. Üstad ne kadar güzel yazmış heralde koca evren toplansa bu devirde böyle 1 eser bina edemez. O anki duygularımı anlatmam mümkün olmadığından o faslı kısa kesiyorum, sizden ricam bu şekilde duygu yoğunluğu yaşadığınız anları bu başlık altında paylaşmanız.
O ERLER Kİ ...
O erler ki, gönül fezasındalar,
Toprakta sürünme ezasındalar.
Yıldızları tesbih tesbih çeker de,
Namazda arka saf hizasındalar.
İçine nefs sızan ibadetlerin,
Bir biri ardınca kazasındalar.
Günü her dem dolup her dem başlayan,
Ezel senedin imzasındalar.
Bir ân yabancıya kaysa gözleri,
Bir ömür gözyaşı cezasındalar.
Her rengi silici aşk ötesinde renk;
O rengin kavuran beyasındalar.
Ne cennet tasası ve ne cehennem;
Sadece Allah ' ın rızasındalar.
Necip Fazıl KISAKÜREK.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla

