• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Nehir_ceo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    222
    Karizma Gücü
    0

    Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    Beyin avcısı Patrick Broderick, iş teklifi sırasında adayların sorularına göre işe alım kararını veriyor. Eğer ilk soru ücretse aday kaybediyor, çünkü 'Ben parayla motive olan insanlarla çalışmam' diyor. 'Yerimde memnunum' diyen mutlu çalışanın ise peşine düşülüyor.

    Üst düzey yönetici seçme ve yerleştirme yapan Antal International Network'ün İş Geliştirme Direktörü Patrick Broderick 13 yıllık bir beyin avcısı. Yılda ortalama 12 üst düzey işe yerleştirme yapan Broderick, yaptığı işin klasik işe yerleştirmeden farklı olduğunu; iş aramayan insanları, onlara ihtiyaç duyduğunu bilmeyen şirketlere yerleştirdiğini söylüyor.
    Görüştüğü adaylar hakkında kararını daha işi teklif ettiği ilk telefon görüşmesinde veren Broderick görüştüğü kişinin sorduğu sorular sayesinde onların kafasında ne olduğunu anladığını belirterek, şöyle konuşuyor:
    "Eğer bana ilk olarak maaşı soruyorsa telefonu kapatırım. Ben parayla motive olan insanlarla çalışamam.
    Elbette ki para büyük önem taşıyor ama ilk sordukları buysa, bu beni düşündürüyor.
    İlk soru 'Bu şirket kim' olursa, ben bu kişinin marka, kartvisit ile motive olduğunu ve bu yüzden de şirketin isminin önem taşıdığını düşünüyorum. Bana şirketin yerini soruyorlarsa, muhtemelen bu kişi evlidir ve çocukları vardır. Aslında beyin avcısı değil, dedektif olmalıydım."

    Amaç çalışanları gülümsetmek

    Görüştüğü kişiler arasında 'bulunduğum yerde mutluyum' diyenlerle ilgilendiğini söyleyen Broderick, "Çünkü bana bunu söylüyorsa, diğer işe yerliştirmecilere de aynısını söylüyordur. Bu kişinin böyle söylemesi için bulunduğu yerde mutlu olması gerekir. Mutlular çünkü iyi ücret alıyorlar, iyi bakılıyorlar ve yaptıkları işten keyif alıyorlar ve bunda iyiler. Peki neden mutsuz, bulunduğu şirkette amacına ulaşamamış birini işe alalım ki? Normal bir işe yerleştirme şirketinde mutsuzların arasındaki en iyi kişiyi alırsınız. Benim amacım mutlu birini işe yerleştirmek. Ben çok ve akıllıca çalışıyorum, bu nedenle biraz pahalıyım" diyor.
    Yerlerinde mutlu insanları ikna ekmek içinse onları motive edecek yöntemi bulmaya çalıştığını söyleyen Broderick, hayatta kalmak için insanların pazartesi günleri işe gülümseyerek başlamalarını sağlayacak şeyi ortaya çıkardıklarını belirterek "Para ya da kurumsal kart halledilir. Sizi gülümseten şeyi bulmak da bizim hayatta kalmak için yaptığımız şey. İnsanları neyin motive ettiğini, bizim onları nasıl motive edebileceğimizi görmek için eğitimler düzenliyoruz.
    Beş haftalık eğitimlerde onlara işi nasıl yaptığımızı anlatıyor, taktiklerimizi öğretiyoruz. Örneğin, tüm satış elemaları kağıt işleri yüzünden isteksizleşiyor. Ben onlara 'Satış yapabilmen için ihtiyacın olan herşeyi veriyorlar ve bunun yanında bu şirket senin muhasebe sorununla ilgilenecek bir sistem kullanıyor' dediğimde gözlerinde bir pırıldama beliriyor. Belki de ilgilenmedikleri bu iş onların dikkatini çekiyor" diye konuşuyor.

    Uluslararası lokal yöneticiler önem kazanmaya başladı

    Adaylarına beyin avcısından çok danışman gibi yaklaştığını söyleyen Broderick, onlara kariyerleri konusunda tavsiyeler verdiğini, işe yerleştirme sonucunda iyi bir kazanç elde edecek olsa bile doğru olduğuna inanmıyorsa, bunu gerçekleştirmediğini anlatıyor. Broderick, şirketlerin üst düzey yöneticilerden bekledikleri beş temel özelliği ise şöyle sıralıyor: Para kazanmak, bu parayı koruyup idareli kullanmak, zamanı idareli kullanmak, şirketin itibarını artırmak ve pazarda hayatta kalmak.
    Eskiden doğudan batıya doğru yapılan işe yerleştirmelerin artık yatırımların doğuya kaymasıyla birlikte yön değiştirdiğine ve artık uluslararası deneyime sahip lokal yöneticilerin önem kazandığına değinen Broderick, Romanya, Letonya gibi ülkelerdeki şirketlerin yöneticilerini çekmek için geri çevrilmesi zor teklifler yaptıklarını söyleyerek şöyle konuşuyor:

    Lokallerle büyünmüyor, yabancı alışamıyor
    "Size sonsuza kadar kal demiyorlar. Sonuçta iki ya da üç yıllık sözleşmeler yapılıyor. Kanada, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkelerden buralarda çalışmaya gelenler oluyor. İşe yerleştirmelerde yaşanan bu değişimin nedeni bence, son 10 - 12 yılda özellikle Sovyet duvarlarının çökmesi gibi olaylardan sonra yatırımların batıdan doğuya kayması. Bununla birlikte yönetim sorunları baş gösterdi. Şirketler neden başarılı olamıyoruz diye düşündüler ve yabancı yöneticiler getirmeye karar verdiler. Ama bu insanlar gittikleri yerdeki kültürü bilmedikleri ve anlamadıkları için başarılı olamadılar. Bir süre sonra bunun işe yaramadığını anlayıp, lokal yöneticilerle çalışmaya başladılar. Bu çok güzel, doğru ve uygundu. Ama bu sefer de büyüyemediler, uluslararası pazarlarda yer alamadılar, para kazanamadılar. Şimdi ise uluslararası şirketlerde çalışmış lokal yöneticiler revaçta."

    Özgür Gözler/ ogozler@milliyet.com.tr
    YA KİMSENİN YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPACAKSIN...
    YAHUT DA HERKESİN YAPTIĞINI EN İYİ YAPACAKSIN...

    Tanrı gibi yarat, Kral gibi yönet, Köle gibi çalış...
    GOD IS LOVE
    nehir_ceo

    Hayat ya cesur bir deneyimdir, Ya da hiçbirşey değildir...
    Eleştriden korkarsan birşey söyleme, birşey yapma, birşey olma...
    Bir liderin büyüklüğü inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşünün genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür...



    :mkoro: ...:: YENİ NESİL CEO ::...:mkoro:

    ?djakrapLINKINPARK?djakrap
    ANKARA

    NBA LIVE
    ?pasali I love this game ?pasali

  2. #2
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    Şirketler neden başarılı olamıyoruz diye düşündüler ve yabancı yöneticiler getirmeye karar verdiler. Ama bu insanlar gittikleri yerdeki kültürü bilmedikleri ve anlamadıkları için başarılı olamadılar.
    bunu deneyen bir çok şirket bu yolun başarılı olamayacağını gördü.
    türkiyede de bunun örnekleri mevcut.


    bu arada çalışanın motivasyonunu sağlamak çok önemli zaten aslında şirket yöneticileri de bunu yapabildikleri oranda kariyer elde ediyorlar.

    satışları bilmem kaç katına çıkarmak üretimi şu kadar artırmak gibi konular yani .


    güzel bi yazıymış saol
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    19-11-2004
    Mesajlar
    624
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    ''ben yerimden memnunum'' tam bir kapitalizm safsatası.Sen maaşı ilk sorana yol vereceksin.Suçta bunu sormakmış öyle mi?Yerim ben bu burjuva safsatalarını.Patronlar ne için çalışıyor peki.Hem herşeyi paralı hale getireceksin (eğitim,sağlık,hukuk,ulaşım vb.) herşeyi piyasaya açacaksın ondan sonrada çalışan ilk önce maaşını sorunca onu suçlu ilan edeceksin.İyi bedava çalışalım o zaman.Zaten düzen ''ücretli kölelik düzeni''. İnsanlar elbette önce para diyecek.Arkadaşlar herşeyin yerine, bütün tabuları yıkıp parayı koyanlar burjuvalardır.Kapitalizmdir.Nedense patronlar 2 yerde para lafının sorulmasından hoşlanmazlar:

    1. Emek gücünüzü sattığınız yerde (yani üretmde)
    2. Ürünü alırken (yani tüketimde)

    Pahalıya ürün satıp yüksek kar elde etmek kapitalistler tarafından olağan karşılnırken,bunu işçi sınıfı ,üretici sınıfı yapınca kötü karşılanır nedense.Dedim ya yerim bu burjuva masalları.Çok kibirlenmesinler sonra uyduruk sistemleri ''krize girer''.İşçi sınıfının öyle yada böyle artık bir ideolojisi var.Öyle Fukuyama masallarına da karnım tok.Bu masala inanan ABD şimdi ortadoğu bataklığından çıkamıyor.Neyse sonra devam ederiz.Şunu unutmayın arkadaşlar elden geldiğince çok kazanın.Üreten sizsiniz.Gerekirse salak patronlar anlamadan malı götürün.Bunun bir sürü yolu var inanın bana.Onlar işçilerle hafiyecilik oynadıkça batarlar.....
    ''Bütün büyük zihinler,daima sıradanlığın şiddetine maruz kalmışlardır.''


    Albert Einstein


    Hiç bir delinin akıllıya itaat ettiği görülmemiştir.Fakat,tarih,delilere itaat etmiş akıllıların dramlarıyla doludur!...


    EMEK EN YÜCE DEĞERDİR


    BİR DELİNİN DELİ OLDUĞUNU ANLAYABİLMESİ İÇİN ÖNCE AKILLI OLMASI GEREKİR

  4. #4
    Nehir_ceo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    222
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    [QUOTE=Leviathan]''ben yerimden memnunum'' tam bir kapitalizm safsatası.Sen maaşı ilk sorana yol vereceksin.Suçta bunu sormakmış öyle mi?Yerim ben bu burjuva safsatalarını.Patronlar ne için çalışıyor peki.Hem herşeyi paralı hale getireceksin (eğitim,sağlık,hukuk,ulaşım vb.) herşeyi piyasaya açacaksın ondan sonrada çalışan ilk önce maaşını sorunca onu suçlu ilan edeceksin.İyi bedava çalışalım o zaman.Zaten düzen ''ücretli kölelik düzeni''. İnsanlar elbette önce para diyecek.Arkadaşlar herşeyin yerine, bütün tabuları yıkıp parayı koyanlar burjuvalardır.Kapitalizmdir.
    QUOTE]

    Yaaa hemn muhalif olmasan şaşıcam yaa... arkadaşım burda bahsedilen ücretle motive olan YÖNETİCİLERİN iyi çalışmadığı düşüncesi... ki sen işi işçi sınıfına çakmişsin bile hem de kapitalizmi yerden yere vurarak... Bana göre de haklı bir yazı bende işveren olsam yönetici pozisyonundaki kişileri bu türlü bir özveri ile seçerim.
    YA KİMSENİN YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPACAKSIN...
    YAHUT DA HERKESİN YAPTIĞINI EN İYİ YAPACAKSIN...

    Tanrı gibi yarat, Kral gibi yönet, Köle gibi çalış...
    GOD IS LOVE
    nehir_ceo

    Hayat ya cesur bir deneyimdir, Ya da hiçbirşey değildir...
    Eleştriden korkarsan birşey söyleme, birşey yapma, birşey olma...
    Bir liderin büyüklüğü inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşünün genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür...



    :mkoro: ...:: YENİ NESİL CEO ::...:mkoro:

    ?djakrapLINKINPARK?djakrap
    ANKARA

    NBA LIVE
    ?pasali I love this game ?pasali

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    19-11-2004
    Mesajlar
    624
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    yöneticilerde çalışandır. Yüksek maaş alması ve devamlı patron lehine karar vermeleri yada beyaz yakalı olmaları kesinlikle onları sınıflarının dışına çıkarmaz.Yine aynı sınıftadırlar ancak kendi istekleri ile bu illüzyonu kabul ederler.Örnek vermek gerekirse birçok banka müdürünün ve yöneticisinin 2001 krizinde kapı önüne konması ve bunların bazılarının güneydeki otellerde garsonluk yapmaları.Tarihsel olarak şöyle bir kural vardır.Ki bu bireylerden bağımsızdır:

    İçinde bulunduğun sınıfı reddedersen sınıf senden intikam alır.

    İster burjuva ol ,ister proleter yada yönetici yada beyaz yakalı.Bu kanun işler.İnan bana gerisi boş.Benimde bahsettiğim de bu zaten.Yüksek maaş bile versen insanlar kapitalimde mutsuzdur.Çünkü insan ilişkilerinin yerini meta ve çıkar ilişkileri alır.Bu durumu bende yaşadım.Yüksek maaş almama rağmen inan miğdemin kaldıramayacağı pislikleri görünce çalıştığım işten ayrıldım.Arkadaşlığın dostluğun olmadığı yerde insanlıkta yorktur.Saygılarımla...Bu arada kapitalizmi yerden yere vurmayacağızda neyi vuracağız sence.Şu dünyanın haline bak.
    ''Bütün büyük zihinler,daima sıradanlığın şiddetine maruz kalmışlardır.''


    Albert Einstein


    Hiç bir delinin akıllıya itaat ettiği görülmemiştir.Fakat,tarih,delilere itaat etmiş akıllıların dramlarıyla doludur!...


    EMEK EN YÜCE DEĞERDİR


    BİR DELİNİN DELİ OLDUĞUNU ANLAYABİLMESİ İÇİN ÖNCE AKILLI OLMASI GEREKİR

  6. #6
    Nehir_ceo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    222
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    Alıntı Leviathan tarafından gönderildi.
    yöneticilerde çalışandır. Yüksek maaş alması ve devamlı patron lehine karar vermeleri yada beyaz yakalı olmaları kesinlikle onları sınıflarının dışına çıkarmaz.
    Bak bu konuda sana kesinlikle katılıyorum ama burda bu türlü işverenleri savunmuyoruz... Kriz zamanında senin de söylediğin gibi birçok yeteneksiz üstyönetici altkademeleri dağıttı öngörülemeyen sorunların bedelini küçülmeye giderek ödedi ya da beceriksiz olduğunu savunduklarını kapıya koydu... Burda tamamıyla seninleyim.... Ancak anlatılmak istenen iyi bir yönetici ve onlar da işçi sınıfına girer EVET ama sende biliyosun yöneticiler ztn prof.düşünürler ve kesinlikle maaşını tahmin ettikleri işe girdikleri için sormak gibi bir saçmalık bu kesimde olmaz... İyi bir yönetici hangi şti nin kime ne kdr verdiğini tahminen bilir... Burda Patrick Broderick ın söylemek istediği yönetici işini sewsin ve sorumluluk alsın para zaten onu takip eder... İYİ BİR YÖNETİCİ PARA KAZANMAK İÇİN ÇALIŞMAZ (ZATEN İYİ KAZANIR) İYİ BİR YÖNETİCİ DOĞRU KARARLAR VEREBİLMEK İÇİN ÇALIŞIR...
    YA KİMSENİN YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPACAKSIN...
    YAHUT DA HERKESİN YAPTIĞINI EN İYİ YAPACAKSIN...

    Tanrı gibi yarat, Kral gibi yönet, Köle gibi çalış...
    GOD IS LOVE
    nehir_ceo

    Hayat ya cesur bir deneyimdir, Ya da hiçbirşey değildir...
    Eleştriden korkarsan birşey söyleme, birşey yapma, birşey olma...
    Bir liderin büyüklüğü inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşünün genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür...



    :mkoro: ...:: YENİ NESİL CEO ::...:mkoro:

    ?djakrapLINKINPARK?djakrap
    ANKARA

    NBA LIVE
    ?pasali I love this game ?pasali

  7. #7
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    Kesinlikle Leviathan a destek olsun diye soylemiyorum ama, bu tarz kerameti kendinden menkul guru bozuntularinin yaklasimlarindan hic hoslanmiyorum.Hakim isletme yapisina fikri altyapi hazirlayabilmek adina bu tarz hikayeler uretiliyor ve sanki bu bir gerceklermis gibi calisanlara dayatiliyor.
    'Bulunduğum yerde mutluyum', diyen bir ust duzey yonetici tahayyul edemiyorum ne yazikki.Is yasaminda hukum suren yaklasimlar teoriden o kadar farkliki, teorisyenler isin humanist, sevimli yanina vurgu yapmaktan bir turlu gercekleri saptayamiyorlar.

    Ote yandan akilli bir yonetici ilk once maas yerine sirketin potansiyellerini anlama yoluna gider zaten.Eline gececek olan kadroya, mali imkanlara bakar.Bunu yeteri kadar profesyonel olmayan yoneticiyi ayirmakta bir yontem olarak kullanabiliriz belki.

    Local yonetici olayini yakinen yasadim, yabancilarin dusunce sistematikleri locali kavramada neyazikki yetersiz kaliyor.Sonucta sistem denilen sey hernekadar kabul edilmek istenmesede insan davranisindan yuzde yuz bagimsiz degil.Birde local yoneticilerin bu kadar revacta olmasinin ana nedeni uluslararasi sirketlerin ust duzey yoneticilere daha fazla servet dokmeme istekleri.Sonucta her sey bir maliyet kalemi.

    Konuyu acan ve mesajlariyla konuya katilan arkadaslara tesekkur ediyorum.

  8. #8
    Nehir_ceo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    222
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    Alıntı Zindan tarafından gönderildi.
    Ote yandan akilli bir yonetici ilk once maas yerine sirketin potansiyellerini anlama yoluna gider zaten.Eline gececek olan kadroya, mali imkanlara bakar.Bunu yeteri kadar profesyonel olmayan yoneticiyi ayirmakta bir yontem olarak kullanabiliriz belki.
    Ewt söylenmek istenen bu... Konunun can alıcı noktası... Arkadaşlar eğer büyük bir şirkette çalışmak istiyorsanız kesinlikle bu hatayı yapmayın kendinizce bir araştırın ne kadr veriyor ama gidipte patronunuza bunu sormayın... Size yaşamdan birçok örnek verebilirim bu konuda, şu an tanıdığım bir çok kişi şirkete ilk girdiğinde ya düşük bir maaş ile çalışmış ya da hiç maaş almamış ancak şu an 5000dolara para demeyenler var. Şirket sizden güven, özveri, bağlılık, kararlılık, işbilirlik gibi özellikler bekler para herzaman iyi çalışanı kovalar onu isteyeni değil...
    YA KİMSENİN YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPACAKSIN...
    YAHUT DA HERKESİN YAPTIĞINI EN İYİ YAPACAKSIN...

    Tanrı gibi yarat, Kral gibi yönet, Köle gibi çalış...
    GOD IS LOVE
    nehir_ceo

    Hayat ya cesur bir deneyimdir, Ya da hiçbirşey değildir...
    Eleştriden korkarsan birşey söyleme, birşey yapma, birşey olma...
    Bir liderin büyüklüğü inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşünün genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür...



    :mkoro: ...:: YENİ NESİL CEO ::...:mkoro:

    ?djakrapLINKINPARK?djakrap
    ANKARA

    NBA LIVE
    ?pasali I love this game ?pasali

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    19-11-2004
    Mesajlar
    624
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    bence çoğu zaman türkiyede işler akrabalık ve oligarşik düzende yürütülür.Ve dahada garibi en iyisi değil kibarca en uyumlu olan ,yani hiç sesini çıkarmayan köleler tercih edilir.Bu yüzdende türkiyede şirketler beceriksizlerle doludur ve buda iş hacminin gerilemesine dünya çapında manevralar yapamaması anlamına gelmektedir.Yurt dışından geldiğimde ilk iş başvurusuna gittiğimde karşıma müdür diye çıkan şahıs öyle berbattı ki adama en sonunda yanımda getirdiğim kitabı vererek okumasını istedim ve odadan ayrıldım.Tam bir salaktı ama tam bir uyumluydu!!!! yani bürokrattı argo söylemek gerekirse yalamaydı.Bu durumun asıl sebebi bence 12 Eylül 1980 darbesi.Bürokraside olduğu gibi toplumun tüm kademelerinde cahil itaatkar yalamalar sürüsü yarattı.Bu alışılmış bir kanun oldu.Şimdi bu insan tipi türkiyenin gelişiminin önündeki en büyük engel.Ama tc devletinde bunu değiştirecek iç dinamikler yok.Bu dinamikler 12 Eylül 1980'de yok edildi.Bence tek dinamik AB kaldı.Onlar bu işi iyi yapacaklar buna eminim.Bilenler yukarılara çıksın derim.Özürlü yalamalar değil.Birde bizdeki yönetici bozuntuları 'toplantı' olayını formalite olarak algılarlar.Şirket içerisinde memur tipli yalamalar yaratırsanız o toplantılarda kim görüş bildirirki.Zaten embesil müdürlerin çoğu kendi ayakları kaymasın diye kendinden daha salakları işe alıyorlar burada.Tabi sonrada başarı gelmiyor.Toplantılarda ''beyin fırtınası'' kavramından çok korkuyorlar.Dedim ya ''darbe toplumu daha doğrusu sürüsü'' bundan hoşlanmıyor.Herkes patronla aynı fikir.Zıt birşey söyledin mi hem mimleniyorsun hemde adın ''oyun bozana'' çıkıyor.Sonrası malum.Walla inanın tc devleti ile zerre kadar ortak bir paydam yok.Onu vede mide bulandırıcı ''tüketim sürüsünü'' hiç umursamıyorum.Sonları belli.Saygılarımla....
    ''Bütün büyük zihinler,daima sıradanlığın şiddetine maruz kalmışlardır.''


    Albert Einstein


    Hiç bir delinin akıllıya itaat ettiği görülmemiştir.Fakat,tarih,delilere itaat etmiş akıllıların dramlarıyla doludur!...


    EMEK EN YÜCE DEĞERDİR


    BİR DELİNİN DELİ OLDUĞUNU ANLAYABİLMESİ İÇİN ÖNCE AKILLI OLMASI GEREKİR

  10. #10
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ücreti soran değil, mutlu çalışan avlanıyor !!!!

    O kadar nefret dolu olmamak lazim, en nihayetinde Turkiye bizim.

    Bir iki cumleyle pek fazla isi ayrintilandiramayiz ama bence tr deki en temel sorun sistemsizlik.Gelismis ulkelere bakildiginda basarili olmanin tesaduf veya liderlere bagimli olmadigini rahatlikla gorebiliriz.Sistemin basarisi kendi kahramanini yaratma muhtacligindan daha ziyade carkin icinde bundan once ve bundan sonra isini -tanimlar cercevesinde- yapacak insanlara bagli olmali.
    Politikalar uretip bir sonraki beyin firtinasina kadar o politikalar dogrultusunda eylemler yapilmali bence.
    Sozgelimi tr de herhangi bir bankadan isiniz icin kredi alacaksiniz basvurdunuz.Ne olmasi gerekir bu durumda sizin kredibilitenizi hesaplayan parametrelere ihtiyac olmali.Tr de o kadar cok ekonomi disi kriter vardir ki bu tarz bir islem icin bunu ancak bir insanin muhakemesi cozebilir.Ama sistem bu degildir.Yurt disinda ise bu islem icin kriterler bellidir o kriterleri saglayip saglamadiginiz anlasilmasi icin muleccim olmaya gerek yoktur.Bence Turk insani standart Avrupa veya Amerikan insanindan cok daha akillidir, cok daha kivrak zekalidir.Bu zeka yuksekliginin ana nedeni degisen durumlar karsisinda Turk insanin devamli bir pratik cozumler uretme mecburiyetinden gelmekte.Bu zeka neyazikki bizim lehimize islemiyor.

    Sirketlerdeki iliskilerin onursuzlugu ne yazikki evrensel bir sorun.Ben simdi desemki onemli bir bankamizin eski genel mudur yardimcisi hafta sonlari genel mudurunun tenis toplarini toplar diye, hadi ordan dersiniz hemen.Ama bunlar gercekler.Isini ne kadar iyi yaptigindan daha ziyade isini nasil prezante ettigin cok daha onemlidir is yasaminda.Agzinla kus tutsan insanlarla sosyal iliskilerin zayifsa, argo tabirle cikinti bir tipsen basarili olamazsin.Bunlari butunlugu olan gercekler seklinde degerlendirip kabul edersek belki vicdanimiz rahat olmasada basarili oluruz.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •