“Kadıköy’de yaşadığım gurur ve mutluluğu kelimelerle tarif etmem imkansız. Beni bugünlere ulaştıran kulübüme daha fazla hizmet etmek için sabırsızlanıyorum” “Fener maçının başlarında dizlerim titredi. Sonra kendi kendime şöyle dedim; bu formayı giyiyorsan kimseden eksiğin yoktur. O Anelka ise sen de Ufukhansın”
Ufukhan Bayraktar, sezon başında, o dönemin teknik direktörü Şenol Güneş’in direktifiyle A Takım kadrosuna katılan 4 PAF takım oyuncusundan biriydi sadece... Kısa bir süre öncesine kadar zaman zaman ilk 18’e dahi giremeyen 1986 doğumlu genç futbolcu için olaylar adeta ışık hızıyla gelişti. Çaykur Rizespor ve Fenerbahçe gibi Trabzonspor için çok önemli iki maçta ilk 11’de sahaya çıkan Bordo-Mavili oyuncu, performansıyla büyük beğeni toplarken, kendisine güvenen hocası Vahid Halilhodziç’i de mahcup etmedi. 180 dakikalık deneyimini FANATİK’e anlatan Ufukhan, kimi zaman iddialı konuştu, kimi zaman da samimi itiraflarda bulundu. İşte her geçen gün biraz daha parlayan yeni bir yıldızın öyküsü...
‘Daha da iyi olacağım’
“Hocamla yaptığımız görüşmelerde bana da en kısa zamanda şans vereceğini söylüyordu. Rize maçında sahaya çıktığımda heyecanlandım. O karşılaşmada maç eksiğim olduğu için sonlara doğru yoruldum. Ayrıca ofansa pek yönelmeme direktifi aldığım için kendimi tam manasıyla gösteremedim. Çünkü her iki ayağını da iyi kullanan bir futbolcuyum. Bu özelliklerimi ilerleyen süreçte sergileyeceğim. Sonuçta Rize maçında da elimden geleni yaptım...”
‘Anelka-Alex korkutamaz’
“Fenerbahçe maçının öyküsü ise bambaşka. Hocamın beni ilk 11’e yazmasıyla hem çok sevindim hem de içimi müthiş bir heyecan kapladı. Kadıköy’e ilk kez geliyordum. PAF Takım’da bile şansım olmamıştı. Böyle bir atmosferde sahaya çıkmak müthiş bir duygu. Bunu kelimelerle ifade etmek çok güç. Allah böyle güzel anları, böyle başarıları her futbolcuya nasip etsin. Doğruyu söylemek gerekirse ilk 10 dakikada dizlerim titredi. Hatta zaman zaman kulaklarımı tıkadığım bile oldu. Ancak bu anları çabuk aştım. Kendi kendime, ‘Eğer sen Trabzonspor gibi dört büyük kulübün birinin formasını taşıyor ve Fenerbahçe’ye karşı hocan tarafından değerlendiriliyorsan, demek ki karşındakilerden bir eksiğin yoktur. Rakibin Anelka, Nobre, Alex ise, sen de Trabzonsporlu Ufukhansın’ dedim. Böylece rahatladım ve baskıdan kurtuldum...”
‘İlgi görülmeye değer’
“Herşey bir anda oldu. Fenerbahçe maçında beni izleyen akrabalarım, yakın çevrem bile şaşkınlık içindeydi. Birçoğu aradılar ve gurur duyduklarını söylediler. Dünün Ufukhan’ı şimdi Trabzonspor A Takımı’nda sahaya çıkıyordu. Ailem de en az benim kadar mutlu. Ailemin dışında Trabzonspor ailesi de bana büyük destek veriyor. Örneğin Fenerbahçe maçından önce tüm ağabeylerim benimle yakından ilgilendiler ve hepsi tek tek gelip konuştular. Hatta tribünde olan Gökdeniz ağabeyimin dahi soyunma odasına gelerek bana moral vermesi, çok güzeldi...”
‘Trabzon’a çok şey borçluyum’
“Beni Trabzonspor Kulübü bugünlere taşıdı. 14 yaşımda beni alıp altyapıda değerlendirdiler. Kendimi kanıtlamak ve Trabzonspor’a hizmet etmek öncelikli amacım. Ardından da her Türk gibi Milli Takım seviyesine yükselmeyi hedefliyorum. Futbol yaşantım içinde Avrupa’da top koşturmak da isterim elbette. Avrupa Ligleri’ni çok yakından takip ediyorum. Milan taraftarıyım ve Nesta’nın da hayranıyım. Her ne kadar bana Cafu lakabı takılmış olsa da benim stilini örnek aldığım oyuncu Nesta’dır...”
Cesur yürek Halilhodziç!
“Vahid Halilhodziç ilk geldiğinde açıkcası çekinmiştim. Çok sert ve asla taviz vermeyen bir yapısı olduğunu sanmıştım. Ancak zaman geçtikçe ve bizleri tanıdıkça aramızdaki bağ da güçlendi. Bizlerin psikolojisiyle de ilgilenmeye başladı. Sonuçta o da eski bir futbolcu ve bizim geçtiğimiz yollardan geçmiş. İşini çok iyi yaptığı kanaatindeyim. Öte yandan benim gibi genç oyuncuları da böylesine müsabakalarda sahaya sürmek herkesin cesaret edebileceği birşey değil. Ona çok şey borçluyum.”


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla




KARADENİZ FIRTINASI
GÜMÜŞHANELİ