Ülkemizde terör tekrar kanlı yüzünü göstermeye başladı. Hatta kanlı saldırılar sadece ülkemizde değil her yerde yaşanmaya başladı. Dikkat çekici bir şey ise terör saldırıları ABD’nin Irak’a girmesi için destek olan ülkelerde yoğun olması. Bu yaşananların hepsi aynı paralelde değil ancak. Diğer ülkelerde işgale tepki olarak yapılan saldırılara karşın ülkemizde ise iyice zayıflamış olan PKK’nın Kuzey Irak’taki karışıklıkla tekrar güç bulmasından dolayı saldırılar var.

ABD 2003’te Irak’a girdiği zaman bunların yaşanacağı belliydi. Demokrasi, düzen getireceğiz bahanesiyle Irak’ı işgal eden ABD vaat ettiği düzeni getirememiştir. Aslında öyle bir kaygısının da olmadığı açık. Çünkü orada güçlü bir Irak, ne ABD’nin işine gelir ne de İsrail’in. Ülkeyi ikiye bölmeye çalıştılar ama pek başarılı olamadılar. Şimdi ise 4’e 5’e bölerek bir eyalet sistemi kurma düşüncesinde. Kuzey Irak’ta ki Kürt gruplara ise gerek lojistik gerekse siyasi destek sağlayarak Türkiye’yi güç duruma düşürecek bir ayaklanma çıkarmak için gerekli alt yapıyı sağlıyor. Kısacası PKK güçlenmek için her türlü olanağı bulmuş durumda. Bunların üstüne bir de girmek için el pençe divan durduğumuz AB bizi psikopat katil Abdullah Öcalan’ı tekrar yargılamamız için baskı yapıyor.

Üstüne üstlük bir de onların ülkesinde, topraklarında bu olaylar yaşanınca terör olayı oluyor ancak aynı olaylar bizim topraklarımızda yaşanınca silahlı milis eylemi oluyor. Böyle bir Türk düşmanlığına karşı biz hala onların içine girmek için çaba sarf ediyoruz. Anlaşılması güç siyasilerimiz bu duruma karşı tepkisini nasıl koyacaklar. Ülkemizde öldürülen şehitlerimiz gazetelerin bir köşesinde ufak bir haber olarak geçerken Londra’da yaşanan saldırı sonrası bir anda tüm medyamız seferber olarak günlerce manşetten haber verdiler. Açıkça ortada olan bir şey var ki, o da medyamız bile bizim değil başkalarının medyası.

Bizlere insanlık dersi vermeye çalışan ülkelere bir soru sorma hakkımız vardır sanırım. “Madem sizler o kadar çağdaş, demokratik, insancıl toplumlarsınız da niçin önünüze gelen yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olmak için binlerce masum insanı öldürüyor ya da öldürülmesine destek oluyorsunuz. İnsanların ölümüne sebep olan terör örgütlerini destekliyorsunuz. Yıllar önce yuttuğunuz Sevr’i tekrar önümüze koymaya mı çalışıyorsunuz?” Sayın AB parlamento üyeleri; sizler bizim üzerimizde kötü emeller kurmaya devam etseniz de bizler sizlere her zaman karşı koymayı bileceğiz…

Türk milletini, Türk ordusunu hiçe sayanlara destek olanlarla işbirliği içinde olan insanlar bilmelidir ki bu topraklar TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ ne aittir. Buna ne Türk milleti ne de Türk ordusu izin verecektir. Yüce önderimizin Bursa Söylevi’nde bahsettiği Türk Gençliği ne pahasına olursa olsun bu ülkeyi koruyacaktır.