Bağışlanan Terapi


Yazarı : Irvin D. YALOM
Yayınevi : Kabalcı Yayınevi
Çevirmen : Zeliha İYİDOĞAN BABAYİĞİT
Basım Yeri / Tarihi : İstanbul / 2002 - Haziran
Sayfa Sayısı : 268





arkadaşlar ben kitaptan birkaç alıntı aldım ama okumanızı tavsiye ederim..

“Eğer engeller kaldırılırsa, birey tıpkı meşe ağacındaki palamut gibi olgun, kendini tamamen geliştirmiş bir hale gelir” (Karen Horney )

Terapistin görevi, hastanın yolunu tıkayan engelleri kaldırmaktır….

Kendini bir başkasına tamamen açma ve buna rağmen yine de kabul edilme eylemi terapötik yardımın en önemli aracı olmaktadır…..

Bazıları sömürülmekten, bağımlılıktan ya da terk edilmekten korktukları için içtenlikten kaçarlar… Ve bu kaçış, ilişkilerini daha da kötü hale getirir.

Hastalar yıllar sonra neyi hatırlarlar? Genellikle terapistin olumlu destekleyici ifadelerini hatırlarlar…

Olumlu duygu ve düşüncelerimizi düzenli olarak karşımızdakine ifade etmeye özen gösterelim…

Terapistin gücü : Hastaların en mahrem yaşam olaylarını, düşüncelerini ve fantezilerini bilmeden kaynaklanan bir güç.. Sizi bu kadar yakından tanıyan birinin kabul ve desteği olağanüstü derecede onaylayıcıdır…

Hasta için önemli olan bir eylemi büyük cesaret olarak ifade etmeli ve cesaretinden ötürü takdir edilmeli. Ona karşı duyduğumuz hayranlık ifade edilmeli…

Elbette eleştirilere üzüleceğiz. Eğer bu kadar hassas olmasaydık, bu kadar iyi bir insan olamazdık….

Eğer hasta arka arkaya kayıplar yaşadıysa dünyayı kayıp gözlüğünün ardından görecektir. Yeni bir kayıptan korktuğu için sizin kendisi için önemli olmanızı ya da size çok yaklaşmayı reddedebilir.

Başkasının ne hissettiğini bilmek olağanüstü derecede zordur. Çoklukla kendi hissettiklerimizi başkalarına yansıtırız.

Sana gerçekte hissettiğimden daha az önem verdiğimi zannediyorsun…

Kör noktalarımın bazılarının yerini bulmamda bana yardımcı olduğunu ifade etmek isterim…

Kendimize duyduğumuz küçüklük ve öfkeyi karşımızdakine yansıtma…

Söz değil, olumlu eylemlerde bulunulmalıdır….

Terapi, tatmin edici bir ilişki kurmanın önünü tıkayan engelleri ortadan kaldırmaya yöneliktir

Bir uyaran, pek çok tepki. Neden? Her bireyin farklı bir iç dünyası ve uyaranın her biri için farklı bir anlamı vardır… Kişinin iç dünyasını anlamamızı sağlayan tepkiler…

Benimle olan ilişkisini nasıl pürüzlü hale getirdiğini yumuşak şekilde araştırdığımızda…
Yutulmuş öfke : Duyduğumuz öfkeyi dolaylı yoldan anlatmaktansa direk ifade etmek, yıkıcı bir felakete yol açmasını önleme açısından önemlidir…

Eğer terapi sırasında hasta sizi sıkıyorsa, başka ortamlarda başka insanları da sıktığını kabul edebiliriz…

Kendisini gerçekleştiren kehanet : Sevilmemekten o kadar çok korkuyordu ki, sonunda davranışları bu korktuğu şeyi başına getiriyordu…

Öleceğiz. Değerlerimizin önceliğini yeniden belirlemeli, yaşamımızdaki önemsiz şeylerin değerini düşünmeye başlamalıyız.

Anlamlı bir terapi istiyorsak, hastalarımızı sorumluluk üstlenmeye- yani kendi sıkıntılarına nasıl katkıda bulunduklarını kavramalarına- teşvik etmeliyiz…

Evlilik hikayelerindeki uyuşmazlığa ilişkin hikayelerde genellikle atlanılan şey, hastanın bu süreçteki rolüdür. Olaylarda kendi etkisini kabul etmediği sürece gerçek değişimin meydana gelmesi pek olası değildir. Çünkü dikkati kendisinden çok çevresini değiştirmeye yönelecektir.

Karar vermek, diğer olasılıklardan vazgeçmektir ve bunun için zordur.

Hayatı onun (Sevgili) için beklemeye almak…

Er ya da geç, daha iyi bir geçmişe sahip olma hedefini bırakmak zorunda kalacağız…

İstemekten vazgeçerek kaybetmenin acısını yaşamaktan kaçarlar…

Eğer göz yaşlarının sesi olsaydı ne söylerlerdi?..

Davranışlarının karşındaki kişide uyandırdığı duyguları görmemezlikten gelmeye devam ediyorsun…