bir kadın vardı deliydi,deli gibi seviyordu sürekli direniyordu. ömrünün iki yılını benim için yaşadı, beni benden iyi tanırdı. uzaktık,belki herkesten daha yakındık birbirimize. anlardı beni,ağlardı. hırçındı. oysa ürkekliğini onu ilk gördüğüm gün fark etmiştim. konuşacak çok şey vardı ama susardık hep. her şey güzel olacak derdi, benim için her şeyin en iyisini isterdi. kırardı bazen söylediği sözler yaralardı içimi. karşılık vermezdim, hiç kötü söz söylemedim bugüne dek ona. yürekliydi. samimi ve içten. dolu dolu severdi beni, her şeyiyle. ne diyebilirdim ki ona? "git" diyemiyordum "kal" diyemiyordum. birisi sizi bu kadar çok sevseydi, siz ne derdiniz,ne yapardınız bilmiyorum. en hazırlıksız,en toy anınızda çıksaydı karşınıza siz neler yapardınız? ben ne mi yaptım? neler,neler yapmadım ki... ona hiç dokunmadım. öyle güzel, öyle narindi ki dokunsam kırılacak, büyü bozulacaktı sanki. günün her saatinde sevgisini sunardı bana. o kahverengi gözleri, dakikaları saate dönüştürür, içinin destanlarını anlatırdı. kimi zaman dalardı uzaklara, susardı. kimseye kıyamazdı. hiç sevgili olamadık,arkadaş olmaya çalıştık. o hep anlaşmayı bozuyordu. içindekileri saklayamıyordu. tam fırtınalarımızın dindiğine inandığım anlarda ya bir mektup ya bir şiir ya da bir mesajla alt üst ederdi beni. hep yanımda olsun istiyordum yine de. ama hayatımda ona nasıl bir yer verebilirdim ki? bilmemkaçıncı arkadaşlık denememiz, onun telefondaki titrek sesinin aleviyle son buluyordu. arkadaşım olamıyordu,sevgilim olamazdı. ona nasıl bir kimlik vereceğimi bilmiyordum. yanında olduğum her an, ne kadar önemli olduğumu hissediyordum. öyle duygusaldı ki... onu sevmediğimi söylerdim. bir gün iyice ileriye giderek "ben sana ümit mi verdim?" diyecek oldum, sustu;konuşmadı. yine kırmış yine yaralamıştım onu, beni sevdiği için yargılamıştım onu. bu kelimeler benim değildi. kim kirletmişti dudaklarımı bu anlamsız sözlerle? niye incitmiştim onu bu kadar? unutmasını söylüyordum. oysa içten içe bunu istemiyordum. başkaları ona dokunsun,onu sevsin istemiyordum. şefkatliydi. üzülüyordu üzülüyorsam. onun beni sevdiğini söylerdim birçoklarına. bunu neden yapardım bilmiyorum. o bunun sır kalmasını isterdi, susardı. ben susmazdım, taşımak istemezdim bu sevgiyi tek başıma! o hep kızardı bu yaptıklarıma. her şeyini paylaşmak isterdi benimle. hiç karşılık vermezdim. o ben dolu gözlere kayıtsız kalmak, ne zordu, bilemezsiniz. ona çok özel olduğunu hiç söylemedim. ya da benim için önemli olduğunu. aradan yıllar geçti. yalnızım! o nasıl acaba? beni sevmesine özlem duyuyorum bazen. benimle dolup taşırdığı kitabını, istediği gibi, yanımdan hiç ayırmıyorum. haklıymış. okudukça yanımda hissediyorum gözlerini. yine bana bakıyor,ağlamak üzere. bir kadın vardı diyorum deliydi,deli gibi seviyordu. hiç karşılık beklemeden, hiçbir karşılık almadan. şu telefon çalsa diyorum, yine adımı duysam sesinden. bir çıkıp gelsen! yine,yine hayatımı altüst etsen. seni sevmiyordum, derdim belki. ya da yenilirdim kendime, koşardım hiç durmadan koşardım sana!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
