1959 sonrasında Türkiye'de ve dünyada bor madenciliği
Bir sonraki aşamada, dünya bor madenciliği sektöründe ve özellikle de US Borax açısından en önemli hadise 1947 - 1959 yılları arasında Türkiye'de keşfedilen üç yeni bor yatağıydı. İlk olarak 1947'de Balıkesir 'in Bigadiç ilçesinin Çamköy beldesinde çoban İbrahim 'in tesadüfen bulduğu kolemanit numunelerini, amatör bazda yüzey araştırmaları na meraklı olduğunu bildiği Faraşköy 'lü Muharrem Girgin 'e göstermesiyle, Muharrem Girgin'in askerdeki oğlunun komutanı Alaeddin Yakal Paşa'ya numuneleri iletmesiyle, Paşa'nın da bunları İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi 'nde öğretim görevlisi kardeşi Dr. Hüsamettin Yakal 'a analiz ettirmesiyle Türkiye'deki yeni dönem keşif dizisi başladı. Bölgede evvelce maden aramaları yürütülmüş olmasına rağmen o güne kadar keşfedilmemiş olan Bigadiç bor cevherlerini, 1957 'de Kütahya 'nın Emet ilçesinde, 1959'da da Eskişehir 'in Kırka beldesinde keşfedilen yeni zengin bor yatakları izledi. Türkiye madenciliği ve ekonomisi açısından 19. yüzyıl başında Uzun Mehmet 'in Zonguldak 'ta taşkömürü yataklarını bulması kadar önemli bir hadise teşkil eden bu keşiflerle, özellikle İç Kuzeybatı Anadolu coğrafyasında her yerde bor bulunduğu tahminleri oluşturulmaya başlandı.
Bu keşifler US Borax'ın dünya bor piyasasındaki konumunu temelden sarstı. Türk borunun kalitesi ve Avrupa piyasalarına yakınlığı da ilave avantajlardı. Türkiye'de çok sayıda madencinin bu piyasaya el atmasıyla US Borax'ın şekillendirdiği yüksek fiyatların da anlamı kalmadı. Bunun üzerine US Borax ilk aşamada fiyatları aniden düşürerek Türk bor madenciliğini daha doğmadan yok etme denemesinde bulundu. Ancak düşük fiyatlar dünyadaki bor rafinerisi sayısını çoğaltmaktan başka bir etki yapmamış, Türk borunun rekabet gücü geçerli kalmıştı.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bor_madencili%C4%9Fi