• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    selimhan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2005
    Mesajlar
    11
    Karizma Gücü
    0

    Tehdit ve Tehlike içte: Devlet Bakan Mehmet Aydın ve Hocası Misyoner Montgomery Watt

    Tehdit ve Tehlike içte: Devlet Bakan Mehmet Aydın ve Hocası Misyoner Montgomery Watt

    Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Hocası Misyoner ve Müşteşrik olan Montgomery Watt belgeler ışığında ve kendi yazdıkları ve söyledikleri ile tanımak zorundayız.

    Çünkü Vatiakan 'ın 1962-195 yılları arasındaki 2. konsilde karar bağlanan dinler arası diyalog ile müslüman halkımızın adım adım hristiyanlığı ilk önce sempati ile bakması sonra onuda cennetlik kabul etmesi (Allah muhafaza) sonrada hristiyan olmasının sağlanması (Allah muhafaza)-amaçlanmaktadır. bu misyon Türkiye'de Fetullah Gülen ve kendine körükörüne bağlı mensuplarına yüklendi.Endonezya'da bu yolla %2 olan hrtistiyan %10'a çıktığını düşünürsek vehametin herhalde az-çok farkına varırız.

    Tüm bunlar olurken bu işin fikir babalarıını ve o fikir babalarından biri olan Türkiye'deki öğrencisi olan Mehmet Aydın'ı iyi tanımak zorundayız. ( Geçen günlerde başbakan R.T. Erdoğan'ın önde gelen Cumhurbaşkanlığı adayları arasında geçtiğide basını yakından takip eden arkadaşların gözünden kaçmamıştır herhalde)

    ÖNCE

    Montgomery Watt


    Yaklışık 30 yıl Edinburg Üniversitesi'nde Arapça ve İslami Araştırmalar Bölüm Başkanlığı görevini yürüten Montgomery Watt 'tan
    Dinlerarası diyaloğun mimarlarına göre diyaloğun bir raconu da "Benim dinim son dindir" inancından vazgeçmektir"

    ....
    Projelerinin teorisyenlerinden birisi Prof. Dr. W. M. Watt'tır. Watt'ın Modern Dünyada İslam Vahyi (çev. Mehmet S. Aydın, Ankara-1982, Hülbe yayınları) özellikle bu projenin bir ürünüdür.

    .....

    Watt'a göre modern bilim ve teknoloji sayesinde dünya büyük ölçüde kültürel birliğe ulaş(tırıl)mıştır. Artık sıra "dinlerin birleştirilmesi"ne gelmiştir.

    ....

    Watt, "dinleri birleştirme projesi" çerçevesinde İslam'ın bazı özelliklerini takdir ederken özellikle "son din olma inancından kaynaklanan kendine mutlak bir güven duymasına" tahammül edemez ve İbrahimi din projesinde böyle inançlara yer olmadığını belirtir: "

    ...

    Fakat diyalog, çok çeşitli şekillerde anlaşılmaktadır. Bazılarına göre, diyalog, sonunda bir takım anlaşmaların olması gereken güçlü bir konferanstır. Bir kısmına göre ise şu şekilde olmalıdır: bazı Hıristiyan ve İslam ilahiyatçıları bir takım toplantılar yaparak önce itikada dair esaslarla ilgimi zıt görüşleri dikkate almalı, daha sonra da bu esaslardan bazılarının doğru, bazılarının ise yanlış olduğu hususunda anlaşmaya varmalıdırlar.

    ...

    Dinlerarası Diyaloğun mimarlarından Watt'ın "Modern Dünyada İslam Vahyi" adlı çalışmasında (çev. Mehmet S. Aydın, Ankara-1982, Hülbe yayınları) diyaloğun raconlarından birisi olarak "Benim dinim son dindir inancından vazgeçmek" gerektiğini savunduğunu belirtmiştik. (s.167) Watt, Hazret-i Kur'an'a açıkça ters düşen böyle bir hezeyanın Ehl-i Sünnet çevrelerince benimsenmeyeceğinin bilincinde. Bunun için bizi Endülüs'te İbn Tufeyl ve İbn Rüşd'ün temsil ettiği "felsefî İslam'a"çağırmaktadır: "Diyaloga girmenin çok kere öteki bütün dinlerle ilgili olarak daha karmaşık bir tavır takınma neticesini de ortaya çıkaracağı dikkat edilmeye değer bir husustur.

    Müslümanların, Hıristiyanların ve Yahudilerin bir arada bulundukları Müslüman İspanya'da İbn Tufeyl ve İbn Rüşd 'ün temsil ettikleri felsefi bir İslami anlayışının zuhurunu müşahede etmek oldukça dikkat çekicidir. Bu filozoflara göre, dinin hakiki ifadesi, felsefede görülen ifadesi olup geniş halk kitlesinin İslami inancı, sıradan insanların idrak seviyeleri açısından bakıldığında, gerçek dine en yakın inançtı. Bu filozoflar, İslam'ın dışında kalan dinleri açıktan açığa tartışma konusu etmediler; fakat bazı yazıları gösteriyor ki, onlar, Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin de (halk seviyesinde), İslam'dan daha az olmakla beraber, gerçek dine yaklaştıklarına inanmaktaydılar."(s.169)

    Ama Watt bu noktada da durmuyor ve baklayı ağzında çıkarıp "dinleri birleştirme" projesini ileri sürüyor: "Uzun vadede bütün dünya için tek bir dinin olacağı ümid edilebilir. Bu din, Sünni İslam'da dört fıkhi mezhebe müsaade eden anlayışa benzer bir şekilde kendi içinde bazı görüş ayrılıklarına yer verebilir. Fakat öyle görünüyor ki, din birliği istikametinde hareket etmek, kültür birliği istika-metinde gerçekleşen bir hareketle beraber yürümedikçe fazla uzaklara gidemez. Kültür birliği istikametinde bir hareketin başlamış olduğunu söylemek mümkündür." (s.171)

    Watt, "dinleri birleştirme projesi" çerçevesinde İslam'ın bazı özelliklerini takdir ederken özellikle "son din olma inancından kaynaklanan kendine mutlak bir güven duymasına" tahammül edemez ve İbrahimi din projesinde böyle inançlara yer olmadığını belirtir: (s.173)

    ŞİMDİ MEHMET AYDIN

    Din işlerinden sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Mehmet Aydın' dan inciler

    1 ) “Avrupa Birliği ile ilişkilerde bazı esneklikler göstermemiz lazım. Avrupa Birliği’ne gireceksek, ona göre düzenlemeler yapmamız şart (...) Kur’an’da Mümtehine Suresi 10. Ayette diyor ki; “Bu kadınlar, o inkarcılara helâl değildir.”

    Avrupa Birliği’ne girecekseniz bu ayeti batılılara izah edemezsiniz. Mü’min kadının, Hıristiyan erkekle evlenemeyeceğini söyleyen bir ayet, Batı’da sıkıntı doğurur. Bunu gidermek lazım” (23 Nisan 2000–Samanyolu TV).

    2)Yeni Şafak gazetesinde yapılan bir mülakatta “Papaların hayatı beni çok etkiledi. Onlardan çok şey öğrendim” diyen ve Vatikan’da misyoner teolog Montgomery Watt’ın doktora talebesi olan ilahiyatçı Mehmet Aydın Diyanet’ten sorumlu bakan olması da çok manidardır.

    Mehmet Aydın’ı aynı zamanda Fethullah Gülen’in yakınlığı ile bilinen Gazeteciler ve Yazarlar vakfının da başkanlığından da tanıyoruz.

    Mehmet Aydın Marmara İlahiyatta katıldığı bir panelde “Allah katında tek din İslam’dır diyen en büyük dinsizdir” deme talihsizliğinde de bulunmuştu.

    Dinlerarası Diyalog çalışmalarının organizatörlüğünü yapan Mehmet Aydın meşhur Abant toplantılarının da öncüsü ve organizatörü idi.

    Hatırlarsınız, hani şu “Akılla vahiy çelişirse akıl tercih edilir”,”Vatan, bayrak, devlet kutsal değildir” gibi dini ve milli bütünlüğümüzü tehdit eden sonuçların çıktığı Abant.

    3)ıÜüDiyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, İslam'ın reforma ihtiyacı olduğunu öne sürdü. Bakan Aydın, Kuran'ın türbandan söz etmediğini vurguladı

    İslam'ın reforma ihtiyacı bulunduğunu iddia eden Diyanet'ten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Kuranıkerim'ın türbandan söz etmediğine dikkati çekti. Aydın, 'Türban takmanının dinin gereği olup olmadığı bir yorum meselesidir' dedi.

    Financial Times'e demeç veren Devlet Bakanı Aydın, İslam'ın laik Türkiye'yi AB'nin dışında tutmak için bir neden olmaması gerektiğini söyledi. Mehmet Aydın, Suudi Arabistan, İran ve Pakistan'da kadınlara yönelik baskıcı uygulamaların İslam'ın yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını ileri sürdü. Söz konusu devletlerin dini devletler olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Aydın, 'Eğer insanlar arasındaki eşitlik konusunda net bir vizyonunuz yoksa din konusunda da net bir vizyonunuz da olamaz. Kadınların araba kullanabilmesine ilişkin tartışmaları duymaktan utanıyorum. Bu başka bir çağa dair' diye konuştu.

    http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/...m/gundem1.html

    4) onun döneminde çıkarılançağdaş tefsir hristiyanlarında kurtulduğunu sözde çağdaş müfessir adı altında 150 yıl önce yaşamış ingiliz ajanı reşit rızanın zırvaları katılarak tefsir çıkarılmış

    http://www.yenimesaj.com.tr/index.p...arih=2004-10-22

    http://www.yenimesaj.com.tr/index.ph...rih=2004-10-21


    iki linkte bu konuda önemli bilgide mevcut

    Ve Önemli bir tahlil

    Prof. Dr. Haydar Baş ile haftanın sohbetinden /12.12.2002


    DİNİN RUHUYLA OYNAMAYA KİMSENİN HAKKI YOKTUR

    Din işlerinden sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Mehmet Aydın, “İslam dünyasındaki akıl tutulmasını aşmak için dini düşüncede reform şart. AB’ye girmek onu çabuklaştırır” diyor. Sayın Mehmet Aydın’ın bu ifadelerine siz nasıl bir yorum getirirsiniz?

    Prof. Dr. Haydar Baş– Yorum diye bir şey yok. Arkadaşımız, kendi inancını, kendi düşüncesini açık olarak ifade ettiler. Mehmet beyin zaten bundan farklı düşünmesi veya söylemesi de mümkün değildir. Zira Montgomery Watt’ın doktora talebesidir. Bunun dışında bir şey söylemesi mümkün olamaz. Mehmet bey, felsefeyle dini karıştırıyor. Efendim, dinde hükmün yolunu açan içtihaddır. Yani bir alim içtihad ehliyse hüküm istimbat eder, yani hüküm çıkartır. Eğer içtihadın kurallarına uyuyor ve de bunu hayatına geçiriyorsa bu şahsın veremeyeceği karar yoktur. Hayır, bu şartlara malik değilse içtihad etmesi de mümkün değildir. İçtihaddan asıl maksat şudur: Kur’an ayetlerinde Allah’ın bir maksadı vardır, bir gayesi vardır. Kullarına bunu emrediyor veya neshediyor. İçtihad sahibi olan müçtehid bu maksadı ortaya koyar. Kendi görüşlerini de değil, kendi zamanına kadar gelen rivayetlerden, yani Peygamberin hadislerinden, sahabenin bu konudaki davranışından, tepkisinden kendisine kadar ulaşan bilgileri, değerleri ortaya koyar. Ve, “bunlarla maksadı şu idi”, der. Bu yorumu yapar.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    03-10-2007
    Mesajlar
    4
    Karizma Gücü
    0
    güzel bir paylaşım olmuş saolasın

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 'Misyoner papazın' 'devlet sırrı' !
    2005 Konuları bölümünde emrah5 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 26.04.05, 14:38
  2. İmamların laptop talebine Bakan Aydın sıcak baktı
    2005 Konuları bölümünde sargon tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 22.02.05, 19:50
  3. Küresel ısınma dünyayı tehdit ediyor+ABD, çevre için büyük tehdit
    2003 - 2004 Konuları bölümünde genius-xl tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 24.01.05, 18:14

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •