merhaba
hangi bölüme konu açmam gerektiğine kara veremedim burasının en uygun olduğunu düşüğndüm arkadaşlar hakem olayı nedir anlatabilirmisiniz?
merhaba
hangi bölüme konu açmam gerektiğine kara veremedim burasının en uygun olduğunu düşüğndüm arkadaşlar hakem olayı nedir anlatabilirmisiniz?
Kabaca Efendimize daha peygamberlik gelmeden önce. Kabede ozamanki kabileler düzenleme yapıyorlardı hacerül esvet taşını olması gereken yere koyacaklardı ama bu şerefli işi hangi kabile yapacak aralarında büyük tartışma oldu.
Sonunda belirledikleri vakitte beytullah'a kim ilk gelirse onu hakem yapmaya ve onun söylediklerini kabul etmeye karar verdiler. Ve o vakitte içeriye Efendimiz gelince. Bütün kabileler sevindi çünkü onun adil karar vereceğinden emindiler.
Olay anlatıldığında kendisine geniş bir örtü getirmelerini istedi ve ortasına Hacerül esvedi koydu bütün kabilelerden temsilci bir kişiyi örtüden turmasını istedi. Böylece her kabile bu şerefi paylaşmış oldular.
Olması gereken yere gelindiğinde Efendimiz bizzat elleri ile onu yerine yerleştirmiş ve böylece kabileler arası bu olaya hakemlik yapmıştır.
sanırım hz.Ali zamanındaki Hakem olayından bahsediyor.
Sıffin savaşında Hz.Ali'yi temsilen Ebu'l Musa El-Eş'ari , muaviyeyi de temsilen Amr b. As'ın görevlendirildiği ve aralarında bir anlaşmaya varmak suretiyle savaşı ve hilafet sorununu halletmek üzere her iki tarafça yapılması uygun görülen olaydır.
Amr b. As'ın hile karıştırdığı ve müslümanlar arasındaki derin uçurumu daha da derinleştiren ve tarihte hz.Ali'yi ve Amr b. As ı şehit etmek suretiyle "Hariciler" isimli yeni bir grubun ortaya çıkmasına sebep olan üzücü bir olaydır.
vaktim yok daha uzun yazılabilirdi.
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]