Hakan Yaman
“Savaslar, kimin hakli kimin haksiz olduguna degil, kimin hayatta kalip kimin olecegine karar verir,” so zu dogruysa; is hayatini da kanli bir savasa benzetebiliriz demektir.
Peki, madem is hayatinin dini imani yok, dinledigimiz cumle kariyer vaazi, basari ayeti neden sadece durustluk, kahramanlik, ozveri, adalet gibi peygamberimsi erdemlerden veya 4X4 kokten cekisli yasaklardan soz ediyor? Biz baska bir gezegende mi yasiyoruz? Su civisi cikmis is hayatinda, gunahin koynuna girmeden basari elde edebilen, kac kisi veya kac sirket var?
Eli mahkûm; profesyonel insan, bir yerde, bir tarihte mutlaka taviz veriyor. Cunku, bu savasta zafer, asana kesene degil, asana ve esneyene nasip oluyor...
“Yoksulluktan, evde corba niyetine tas kaynatiyor olsam, profesyonel inanclarimdan vazgecm em,” diyorsaniz, suraya “Olmek var, donmek yok!” yazin, bir bosluk birakin ve o bosluktan istifade dusunun: Karni doymayan, kafasi rahat olmayan kisi, ilkelerine ne kadar sadik kalabilir? Kime ne faydasi dokunabilir? Zaten en zahmetsizi, sapkayi, ceketi alip kacmak degil mi?
Akliniz yattiysa, ben de size, ilkelerimizi kirmadan esnememizi kolaylastiracak alternatif yaklasimlar sunmak istiyorum. Bakin, uzerimize ortulen o cis-gunah-tabu enkazini akil kuregimizle biraz kaldirinca, alttan nasil taze, nasil pratik cozumler cikiyor...

1- Yalan
Esneme egzersizi: Butun soyledikleriniz dogru olsun; ama butun dogrulari soylemeyin...
Kendinizi kandirmayin. Yakanizdan konusup yaptiginiz o ince imalari da buraya katin; beyaz-siyah, ufarak-teferek, masum-azili hiiic! fark etmez; yalan yalandir. Daha az yalan soylemek istiyorsaniz, daha az konusun. Ne zaman, nerede ve ne kadar konusacaginizi iyi belleyin. Cenesini tutan, hem dostunu hem de ahlâkini elinde tutar...

Ustunuze vazife olmayan konular ortaya geldiginde lâfa tavsan gibi atlamayin; bir sey sorulmadan konusmayin. Soruldugunda vermeniz gereken yanitlari onceden hazirlayin...
2- Tembellik
Esneme egzersizi: Balatayi siyirmaya basladiginizda, dukkâni kapatip eve gidin…
Bizde delikanliligin zorunlu hareketleri; pineklerken etrafa hot-zot sallamak, topuga egri basip, agir yurumektir. Calismak, ekmegi tastan cikartmak gibi nitelikler ise listenin ancak alt siralarina lâyiktir. Hâni, yillar once bir TV kanalinda, tohum kivamina gelmesine ragmen hâlâ baba parasiyla gecinen, gece salondaki cek-yatta konaklayan ve bu duruma da oyle fazla icerlemeyen bir “Mukremin Citir” karakteri vardi... Herkes bu kisiyi ne kadar da sirin ve ornek buluyordu, hatirlasaniza...
Ama az calismaktan daha kotusu kendini paralamaktir. Hirs iyidir; kontrol edildiginde super motivasyon yakiti olur, adami ucurur. Zaten is yeri de sogut golgesi degil; aldiginizin karsiligini vermeniz beklenir. Oysa, isteksiz yapilan isin cogu cope gider. Bu yuzden o anlarda, her seyi oylece birakip dinlenmek, bos bos oturmak, sirketinize yapacaginiz bir iyilik olacaktir.

3- Yalakalik
Esneme egzersizi: Harbi olmak adina suratiniza ha bire cifte yemeyin…
“Bir esegi elestireceksen, bunu arkasinda durarak yapma.” demis adam. Kimse, tekme tokat elestirilmekten hoslanmaz; ozellikle de baskalarinin yaninda…
Ama, “Emredin efendim findik kabuguna gireyim,” veya “Ben bilmem mudurum-beyim bilir,” yaklasimlari esek ciftesinden daha fena teper. Fikrinizi, sakala gore tarak vuran yalar-donerlere donusmeden ifade etmenin bir yolunu bulmalisiniz. Nasil bir tarz benimseyeceginiz ise yaraticiliginiza kalmis. Artik ayakustu espriye bulayarak mi soylersiniz, cay-kahve molasinda mi, yoksa raki-balik sofrasinda mi; ona siz karar vereceksiniz.
4- Bencillik
Esneme egzersizi: “Sirket Lassie”si olmak, bencillikten daha kotudur.
Oh ne guzel! Baligi biz tutalim, sen yut. Ugrasir didinirsiniz, o be-les kargalarindan biri son dakikada konup, lokmayi kendi tarafina supurur. Her basaridan coplenmeye calisir, dis kirasi ister. Onlarin yerine sizin yuzunuz kizarir; ama utanmak, sikilmak filân... kim kaybetmis ki bunlar bulsun?
Ben hep arkada guduk kaliyorum,” diye korkmayin. Siz asil “Sirket Lassie”si olmayin. Oktanlari fazla kacmis, herkesin yardimina kosan, gayretkes bu arkadaslar, bencillerden daha kotu durumdadirlar. “Hayir, cok yogunum,” diyemedikleri icin, surekli baskalarinin sorunlariyla bogusurlar; kendi islerini yetistiremezler. Iyi niyetleri de, bencil kisiler tarafindan sik sik kotuye kullanilir.
5- Dedikodu
Esneme egzersizi: Dedikodu, sirket ve calisan icin yararli olabilir…
Profesyonel yasamda dedikodu o kadar lanet bir suctur ki, benciller bile, sirf arkadaslariyla ilgilenmedikleri ve onlar hakkinda konusmadiklari icin takdir kazanabilirler. Aslinda dedikodu bu acidan Viagra’ya benzer; bir dolu musterisi olmasina ragmen hic kimse kullandigini itiraf etmez.

Ben var anlamamak... Is yerinde miyiz kutuphanede mi? Elbette konusacagiz ve kulak kabartacagiz. Kim kiminle cikiyor, kimin evine haciz gelmis turu Ofis Vole haberlerini toplayip, sadece abonelerine desifreleyen o “Dedikoder”lerden olalim demiyorum. Ama bu sirada da; sirket ici guc dinamikleri, yer alti trendleri ve “Derin sirket organizasyonu” gibi hayati bilgilere de istihbaratimizi kapatmayalim.

Klisesavar: Dedikodu, ozel hayat-is hayati ayrimi yapmak zorunda da degildir. Var sayin bir is arkadasinizi hafta sonunda, yani ozel zamaninda, asiriliga, hatta yasa disiliga kacan bir durumda gordunuz. Gozleminiz, o kisiyle ilgili gorusunuzu elbette etkiler, etkilemelidir. Soyleyin bakalim; bunu sirket icinde dogru kimselerle paylasmak dedikodu mudur, yoksa sorumlu bir davranis mi?
6- Seri hata sabikasi: Errorizm
Esneme egzersizi: Hatadan ogrenin; ama simarmayin...
Fransiz dusunur ve yazar Voltaire (1694-1778), Paris’in kural takmaz sosyetesi tarafindan bir orjiye cagrilir. Davet, iki hafta sonra yinelendiginde, Voltaire teklifi geri cevirir. Mazereti basittir: “Ilk sefere, bir filozofun meraki, diyelim; ama gitmeye devam edersem, buna dupeduz sapiklik denir…”
Hatanin buyuklugu kadar sikligi da onemlidir. Hatalarinizdan ogrenin; ama bu arada “Errorist”; yani surekli hata yaparak sirkete ve arkadaslarina zarar veren ve uzerine aldigi isler elinde patladigi icin, herkesin cekindigi calisanlardan biri de olmayin...
Klisesavar: Neymis; ust duzey yonetici milyon dolar batirmis da, istifasini sundugu patronu, “Egitimine ve yetismene o parayi harcadiktan sonra seni asla birakmam...” demis -ve cok bilgece hareket etmis.
Hay kliseniz batsin! Var mi boyle bir sacmalik? Aynisi, gunumuzun halka acik sirketlerinden birinde tekrarlansaydi; hissedarlar, yonetim kurulunu o kadar cabuk kovarlardi ki, adamlarin dandik golf kupalarini toplamaya bile zamanlari olmazdi. Sen kimin bireysel yatirimini kime, egitim, deneyim adi altinda, peskes cekiyorsun?
7- Mobbing
Esneme egzersizi: “Sirket Kadisi” olmayin...
Mobbing’e nasil tepki verirdin? Dusene bir tane de sen mi vururdun? Kayitsiz mi kalirdin? Yoksa, senin de bir onceki isinde, her gun esek sudan gelinceye kadar moblandigini hatirlayip, Yuzbasi Tom Miks kahramanligina mi soyunurdun?
Klisesavar: Mobbing kurbanlarinin hepsi, bazi makalelerde tarif edildigi gibi, ustun ozelliklere sahip; zeki, yaratici, basari odakli, kendilerini isine adamis kisiler degildir. Ah, ben ne vakalar, ne cesitler gordum; keske bir iki tanesini burada size aktarabilseydim...
Izleyin ve degerlendirin. Onyargiyla yaklasmayin, linc partilerine katilmayin; ama mobbing kurbanini tanimadan ve durumu tam anlamadan da pozisyon almayin. Adalet savascisi olma hevesiyle, imajinizi tehlikeye atmayin. Unutmayin; sizin oradaki birinci goreviniz iyi is cikarmak, “Sirket Kadisi”ni oynamak degil...

http://www.isyonetimi.net sitesinden alinmistir.