Bir buçuk kg�lık ağırlığındaki, 140 milyar hücre ihtiva eden beyinde, bir hücrenin diğer hücre ile bağlantısı 5-10 bin kadardır. Amerikalı uzman Prof. Peter Russel �The Brain Book� isimli kitabında, 1 gr beynin dünyadaki telekomünikasyon sistemlerinden daha çok bağlantı ihtiva ettiğini belirtmektedir. 1 gr beyinde 100-150 milyon hücre vardır. Yeryüzündeki 5-6 milyar insan var. İnsan beyin hücreleri sürekli iletişim halinde. Masadan bir bardak su almak istediğimizde, kola gelen kaslara gevşeme-kasılma talimatı vermesi, bardağın, sıcaklığı, ağırlığı, hangi açı ile ağza götürüleceği gibi birçok işlem, hangi koordinatlarla hareket edileceğine dair bilgiler beynin işlevidir. Bunlar yapılırken olağanüstü bir bilgi işlem süreci işler. İşte böyle harika bir organ kendini yenileme yeteneğine sahip değil. Diğer beden hücreleri yenilenip değişirken beyin için tek yol kapasiteyi arttırmaktır. Beynini iyi bilen ve kullanan kişi başarı ve mutluluğu yakalayacaktır. Ailem.com sitesi, beynin sınırlarını genişletmenin yollarını verdi:
GÖRÜLEN UNUTULMUYOR
Görme, işitme, dokunma, koklama, tatma ve heyecan hissetme, harekete geçme, uzun ve kalıcı öğrenmek için bu yedi duyguyu beraber kullanmak güçlü hafıza demektir. Bilgileri kuma değil taşa yazan insanlar unutma sorunu yaşamayacaklardır. Hayvanlarda koklama belleği beyinde daha çok alan kaplarken, insanda görsel bellek daha büyük alan kaplar. Heyecan uyandıran ve insanı harekete geçiren bilgilerin beyinde kalıcı olduğu bilinmektedir. Kaza ile veya ameliyatla beynin ön alın bölgesi (Pre Frontal Korteks) çıkarılan kişilerde planlama, karar verme, sosyal kurallara uygun davranma yetilerinin kayboluyor. Ayrıca beynin orta bölümlerinde yer alan �Amigdale� denilen badem büyüklüğündeki alan cerrahi yolla çıkarıldığında, kişinin olayların duygusal boyutunu unuttuğu ve duygusal körlük yaşadığı, yeni bilimsel bulgular arasında yer alıyor.
Stres hormonu uzun süre salgılandığında, beyinde hücreler arası enerji transferini ve bilgi akışını bozar. Zihinsel yavaşlama, konsantrasyon güçlüğü, dalgınlık, halk arasında sürmenaj olarak bilinen, bildiklerini unutma ve kullanamama şeklindeki klinik tablo ortaya çıkar. Depresyonun sekiz belirtisinden birisi, düşünce yoğunlaştırma bozukluğudur. Diğer belirtiler elemli mizaç, zevk alamama, enerji azalması, uyku-iştah bozukluğu, cinsel ilgi azalması ve intihar düşünceleridir.
KULLAN YA DA KAYBET
Kötü hafızanın birinci sorumlusu dikkatsizliktir. Ancak düşüncelerini yoğunlaştırabilen kişi bir konuya konsantre olabilir. İnsanlar bilgileri zihinlerine kazırlar. Dikkat edilmeden dinlenen bilgiler kuma yazılmış gibidir; hemen silinir. İnsan beyninde biyolojik bir saat vardır. Eğer o saate bilerek ve irade ederek sabah 07.00�de kalkacağınızı söylerseniz, öyle programlamış olursunuz. Sabah 07.00�de kalkmanız kesinleşir. Kolumuzdaki saate güvendiğimiz kadar hafızamıza da güvenecek olursak, o bizi yanıltmaz. Kötü hafızanın üçüncü sorumlusu, önem vermemektedir.
Kötü hafızanın bir nedeni de, olayların duygusal boyutunun ihmal edilmesidir. �Kesinlikle unutmamam gerekir� dediğiniz bilgileri not alın. Özellikle 2-3 ayda bir yapılan tekrarlar sonunda bilgiler kalıcı hafızaya işlenecektir. Kötü hafızanın önemli bir sebebi bilgilerin kullanılmamasıdır. Çünkü insan beyni �kullan ya da kaybet� kuralı ile çalışır.
TEMİZ HAVA BEYNİ AÇAR
Beynimiz, ağırlık olarak vücudun sadece yüzde 2�si olduğu halde; vücuda giren oksijenin yüzde 20�sini, şekerinse büyük bölümünü tek başına tüketir. Oksijen oranı büyük şehirlerde yüzde 18-19�a düşer; doğal ortamda yüzde 20-21�dir. O halde beynin birinci koruması, bol oksijenli doğal yaşama önem vermekten geçer. Çevre kirliliği hafıza zayıflamasının ilk sorumlularındandır. Temiz hava beyin sağlığı için ilk şarttır. İkinci şart, spor ve yürüyüştür. Sporun, özellikle de haftada bir yapılacak olan ter attıran bir sporun, beyinde morfin benzeri maddeler salgılayarak anti-stres etkisi yarattığı artık bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Üçüncü şart beyinde mutluluk hormonu salgılanmasına yol açan pozitif yaşam felsefesinin yaşam tarzı olarak seçilmesidir. Sevgi duygusunun güçlendiği, dolayısıyla korkunun azaldığı, güven duygusunun geliştiği pozitif yaşam felsefesini öğrenmek ve uygulamak hiç zor değildir.
BESLENMENİN ETKİSİ BÜYÜK
Dördüncü şart doğru beslenmedir. Beyin kan şekerini doğrudan kullanır. Kan şekerimizi düşürmememiz gerekir. Bunun için serbest radikal giderici antioksidan, hücre yenileyici özellikteki taze sebze ve meyveler favori gıdamız olmalıdır. E ve C vitamini yönünden zengin gıdalar beyin hücre yıpranmasını önler. Özellikle yeşil çay tüketilmesi beyin sağlığı için yararlıdır. Beyin için gerekli vitamin, mineral ve oligoelementleri çokça sağlayan bal, ceviz, fındık, çörekotu, badem karışımını her sabah bir çorba kaşığı alırsanız, güne daha sağlıklı başlamış olursunuz


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla

