VURAL AKIŞIK - İpotekli Konut Finansman Sistemi yasalaşmadan evvel piyasada öncelik almak isteyen bankalar kıyasıya bir rekabet içerisine girdiler. Bunun sonucu olarak vadeler 30 yıla uzadı, faizler aylık yüzde 1’in altına indi ve bankaların konut kredileri portföyü de 11 milyar YTL’yi aştı.
Enflasyon ve reel faiz düşüp, banka portföyleri içinde kamu finansmanı azaldıkça, kamudan dönen paralar önemli kaynaklar yaratıyor. Bankalar bu paraları yeni alanlara yöneltmek zorundalar. Kredi kartları, ipotekli konut kredileri ve diğer bireysel kredilerden oluşan tüketici finansmanı dünyanın her yerinde ciddi bir bankacılık konusu. Ülkemizde de bankalar tüketici finansmanında sıkı bir rekabete girdiler.
Ancak her dönemde ve her ülkede bankalar bir portföyü hızlı büyütürlerse bir süre sonra ortaya ciddi sorunlar çıkar. Kredi kartlarında bu anlamda ciddi problemlerin oluşmaya başladığını görüyoruz. Benzer şekilde diğer bireysel kredilerde, örneğin otomobil finansmanında da problemli portföyler oluşacaktır. Ancak bireyler en büyük yatırımlarını konutlarına yaparlar. Bu nedenle de her ülkede bankacılığın en büyük ağırlığını konut kredileri oluşturur. Ülkemizdeki konut kredileri, kredi riskinin yanı sıra, mevcut aktif ve pasif yapılarının vade uyuşmazlığı nedeniyle ciddi likidite ve faiz riskleri de içermektedir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla