• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    £rt@n adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    574
    Karizma Gücü
    0

    Onay Ekonomide Son Durum-Milli Gelir Gercegi

    Büyüme Yalanında Son Durum


    Bu hafta 2005 yılı III. dönem millî gelir verileri açıklandı.Bu vesileyle DİE (yeni adıyla TÜİK) tarafından 2002 yılından itibaren millî gelir rakamlarının kasıtlı olarak şişirildiği, son üç yıl için açıklanan büyüme rakamlarının gerçeği yansıtmadığı konusunda bir kere daha ve son defa olarak yazıyorum. Son defa yazıyorum, çünkü artık bu konuyu tek başıma izlemekten yoruldum.

    Konunun özeti şu: Herhangi bir ekonomide üreticiler stoklarını mütemadiyen arttırmazlar.Stoklar piyasadaki talep dalgalanmaları karşısında piyasayı malsız bırakmayacak, fakat şirkete de gereksiz bir stok taşıma maliyeti yüklemeyecek optimum bir düzeyde tutulur.Bu sanayiciliğin temel ilkelerindendir.Doğal olarak,Türkiye’de de 2002 yılından önce stokların tipik hareketi bu mantığa uygun olarak ortalama 2 dönem artıp,2 dönem azalmak şeklindeydi (Bkz. aşağıdaki grafik).Ne var ki, DİE verilerine inanacak olursak, 2002 yılının ilk döneminden itibaren Türk sanayiinin stok tutma davranışında bir değişiklik oldu,Türk sanayicisi kesintisiz olarak stoklarını arttırmaya başladı. Böylece DİE’ye göre, bu hafta açıklanan 2005 III. dönem verileriyle Türk sanayicisi tamı tamına 15 dönemdir, yani 3 yıl 9 aydır stoklarını devamlı arttırmaktadır! (Bkz. Yine aşağıdaki grafik) Temel düzeyde ekonomi eğitimi almış olan ya da sanayiinin içinde bulunmuş olan herkesin bileceği gibi, böyle bir durum akıl ve mantığa aykırıdır ve gerçek olması mümkün değildir



    Nitekim bu stok rakamları gerçek değildir,masa başında uydurulmuştur.Millî gelirin hesaplanmasında stoklar sayımla bulunmaz, kalıntı yöntemiyle hesaplanır (Konunun teknik ayrıntıları için “Ekonomi 2002’de Büyüdü Mü?” başlıklı makaleme bakabilirsiniz).Dolayısıyla bilimsel ahlâkınız yeterince esnekse millî gelir istatistiklerine masa başında istediğiniz boyutta stok artışı eklemeniz gayet kolaydır.

    Millî gelir rakamlarındaki bu manipülasyondan 2002’in ikinci döneminin millî gelir rakamları yayınlanınca şüphelenmeye başladım.2002 sonunda manipülasyonun varlığından emin oldum ve 2002 yılı verilerinden yararlanarak konuyu bir makale haline getirip İşletme, İktisat ve Finans dergisinin Haziran 2003 tarihli sayısında yayınladım.DİE’den çıt çıtmadı.2004 yılında İstanbul Milletvekili Emin Şirin benim çalışmamdan yola çıkarak bu konuda DİE’den sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay’a bir soru yöneltti.Sayın bakan aracılığıyla DİE’den gelen cevap tamamen benim şüphelerimi teyit eder nitelikteydi.DİE stokların aşırı artışına hiçbir açıklama getiremiyor ve zımnen benim şüphelerimin doğru olabileceğini kabul ediyordu (Bu konunun ayrıntıları için şu yazıma bkz:“DİE’den Hayalî Stok İtirafı” ). Bu cevabı da sitemde yayınlamamdan sonra değerli iktisatçı Korkut Boratav Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde konuya geniş yer verdi,onun ardından başka bir değerli meslektaşım olan Erinç Yeldan da yine Cumhuriyet’te konuya değindi,bunlar dışında da Türkiye’de yaprak kıpırdamadı.

    Kıpırdamalı mıydı?Yapılan manipülasyonun ne anlama geldiğine göz atarsak bu sorunun cevabı kendiliğinden ortaya çıkar: 2000 yılı millî gelirini 100 kabul edelim.2001 kriziyle 100 birimlik millî gelirimiz 91’e geriledi.DİE’nin hormonlu rakamlarına göre 2004 sonu itibarıyla,yani krizden üç yıl sonra millî gelir 115’e ulaşmış.Yani krizden sonraki üç yılın ekonomik büyümesi krizdeki % 9’luk daralmayı telâfi ettiği gibi, onun üzerine bir de % 15 koymuş.İnanırsanız gerçekten parlak bir sonuç.Peki 2004 sonu millî gelirine bir de şu gerçek olması mümkün olmayan stok artışlarını düştükten sonra bakalım: O da ne? Uydurma stok artışları atılınca millî gelir 115’ten 105’e gerilemiş!

    Gelelim bu seneye...DİE’nin hormonlu rakamlarına göre yılın ilk üç dönemindeki (ilk dokuz ayındaki) büyüme geçen yılın aynı dönemine göre % 5.5.Peki ya stok artışlarını düşersek kaç? Sıkı durun: -1.6!Evet,hayalî stok artışlarını düşerseniz 2005 yılının ilk dokuz ayında ekonomi büyümemiş, bilâkis % 1.6 oranında küçülmüş.Tabiî kırsal kesimdeki, çarşıda pazardaki,emek piyasasındaki,sanayideki gerçek tablodan haberdar olanlar için bu hiç de şaşırtıcı bir sonuç değil.

    Görüldüğü gibi millî gelir rakamlarındaki saptırmanın açığa çıkarılması IMF’nin son dört yıllık yıkıcı icraatını başarılı göstermek için kullandığı “düşük enflasyonla yüksek büyüme” formülünün “büyüme” ayağının palavra olduğunu ortaya koyarak formülü yerle bir ediyor ve IMF’nin Türkiye’deki başarısızlığını kanıtlıyor.Dolayısıyla bu konu Türkiye’ye yönelik ABD-AB-IMF kuşatmasının ekonomi ve psikolojik savaş cephesinden yarılması için çok, ama çok önemli. Peki o halde birçok yurttaşın bu kuşatmanın yarılması için bel bağladığı vatansever muhalefet partileri nerede? Türkiye’de devlet kurumları dışında bağımsız bir ekonomi kurumu yok.Fakat öndegelen muhalefet partileri veya millî cephede yer alma iddiasındaki sivil toplum kuruluşları dünyada millî gelir hesaplaması konusunda uzman olan (ve tabiî IMF ve benzeri siyasîleşmiş kurumlardan bağımsız) saygın iktisatçılardan birkaç tanesine bu konuyu götürebilirler,bu konuda Türkiye’de bir sempozyum düzenleyebilirler.Burada yapılan çarpıtma o denli bariz ve büyüktür ki,namuslu yabancı iktisatçıların da bu konuda benden farklı bir sonuca ulaşmaları ihtimali yoktur.Dolayısıyla, böyle bir faaliyet DİE’yi ve bu konuda onun suç ortağı (belki de teşvikçisi) olan IMF’yi savunmasız bırakacak,DİE son dört yılın büyüme rakamlarını revize etmek zorunda kalacaktır.Tabiî bunun için önce halkın umut bağladığı muhalefet partilerinin veya millî cephede yer alan kuruluşların ABD- AB-IMF kuşatmasını yarmak için mücadele etmeye gerçekten kararlı,en azından niyetli olmaları gerekir.İnşallah bu niyet vardır.Ancak eğer böyle bir niyet varsa,o zaman da vatandaş Selim Somçağ’ın üç yıldır one-man-show olarak yürüttüğü bu mücadeleye bir bağımsız milletvekili ve iki akademisyen dışında koca Türkiye’de hiç kimsenin ilgi göstermemesini nasıl açıklayacağız?

  2. #2
    Nehir_ceo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    222
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ekonomide Son Durum-Milli Gelir Gercegi

    Hmmm ben de bu olayları gerçekten yakından takip ediyorm. Güzel bi yazı teşkkürler. Bu yazı doğru ise DİE nin yanı sıra bazı ekonomistler de milleti yanlış yönlendiriyor diyebilirim. Gerçekten çok yazık.
    YA KİMSENİN YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPACAKSIN...
    YAHUT DA HERKESİN YAPTIĞINI EN İYİ YAPACAKSIN...

    Tanrı gibi yarat, Kral gibi yönet, Köle gibi çalış...
    GOD IS LOVE
    nehir_ceo

    Hayat ya cesur bir deneyimdir, Ya da hiçbirşey değildir...
    Eleştriden korkarsan birşey söyleme, birşey yapma, birşey olma...
    Bir liderin büyüklüğü inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşünün genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür...



    :mkoro: ...:: YENİ NESİL CEO ::...:mkoro:

    ?djakrapLINKINPARK?djakrap
    ANKARA

    NBA LIVE
    ?pasali I love this game ?pasali

  3. #3
    rufaide adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2005
    Mesajlar
    24
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ekonomide Son Durum-Milli Gelir Gercegi

    Ben buradan bu aydınlatıcı yazı için Sayın Selim Somçağ'a teşekkürlerimi bildiriyorum.
    **Bir kimse kendi parasını kendi için harcarsa,fiyat da kalite de önemlidir.



    **Bir kimse başkasının parasını kendisi için harcarsa fiyat önemli değil,kalite önemlidir.




    **Bir kimse başkasının parasını başkası için harcarsa fiyat da kalite de önemli değildir.

  4. #4
    £rt@n adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    574
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Ekonomide Son Durum-Milli Gelir Gercegi

    Şişirme büyüme!



    İktisatçı Selim Somçağ'ın, "DİE, Türk sanayicisinin stokları sürekli artırdığı varsayımına göre hesaplar yapıyor. Bu varsayımdan hareketle 2002 yılından beri milli gelir rakamları kasıtlı olarak şişiriliyor. Oysa ortada böyle bir stok artışı yoktur. İçinde bulunduğumuz yıl milli gelirde artış değil azalma olmuştur" diye özetlenebilecek görüşlerini dün aktarmıştık. Bugün de aynı konuda iktisat profesörü Korkut Boratav'a kulak verelim.
    - Selim Somçağ'ın söylediklerine katılıyorum. Milli gelir biri üretim, diğeri harcama yolu olmak üzere iki şekilde hesaplanır. Normalde iki hesaplamanın da aynı sonucu vermesi gerekir. Bunlardan biri diğerini tutmazsa yapılması gereken şey aradaki farkın sebeplerini araştırıp rakamları denkleştirmek olmalıdır. Bizde, üretim yoluyla hesaplanan milli gelir, harcama yoluyla hesaplanandan hep fazla çıkıyor. Bu durumda DİE, aradaki farkın sebebini bulmak yerine bu fazlalığın hepsini stok artışı olarak kabul ediyor. Yani harcamaları o kadar yukarı çekiyor. O zaman da milli gelir hayali bir şekilde büyük çıkıyor. ANAP Milletvekili Emin Şirin, geçenlerde DİE'den sorumlu bakana bu konuyu sormuş, bakan da DİE'nin yaptığı işin doğru olmadığını itiraf etmişti...
    - Erdoğan, milli gelirin 10 bin dolara yükseleceğini söylüyor. Mümkün mü?
    - Teorik olarak mümkündür! Bunun için 2006'da milli gelirin yüzde 5 artması, bunun yanı sıra doların yüzde 45 ucuzlaması... Yani 700 bin liraya filan düşmesi lazım. Ha, doları 200 liraya düşürürse o zaman kişi başına milli gelirde ABD'yi bile geçeriz! Espriyi bir yana bırakıp ciddi konuşursak diyeceğim tek şey şudur: Başbakan hesap bilmiyor.
    NOT: Türkiye'de onca üniversite, onca ekonomi fakültesi, onca ekonomist öğretim üyesi var. Bu muhteremler hiç bu konularla uğraşmaz mı? Hiç oturup bir hesap da kendileri yapmaz mı?

    .....

    Melih Asik(bugunku yazisidan alinti)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ekonomide 'her şey yolunda' mı?
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.02.06, 09:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •