merhaba arkadaşlar. içinizde en şanşlı benim.nedeni ise yukarıda bir arkadaşım buraları iyi bir rehberle gezmenin doğru olacacını yazması.ben burehberlerin en iyisi ile 21.alay 5.bölük 12. mangadan izmirli uzun mustafaoğlu mehmet onbaşı tarafından gezdirildim.bu gazi benim dedem. bunu yazmaktan onur duyuyorum. 1986 senesinde dedem vefat etmeden önce son bir kez çanakkaleye gitmek istediğini babama söyledi. sağlık durumunun iyi olmaması nedeniyle babam bir hayli tereddüt etti. fakat dedemin aşırı ısrarlarına dayanamayarak sonunda kabul etti. tabi bu ekibe ben ve bir ufağımda dahil olduk.25haziran 1986 günü izmirden hareket ettik ,aynı gün akşam çanakkaleye vardık.vakit geç olduğu için anafartalarda anafarta otelde konakladık. fakat dedemi garip ruh hali sarmaladı. bunu her hareketinden anlıyorduk.ertesi sabah dedemim birliğinin bulunduğu KİLİTBAHİRE doğru yola çıktık. fakat o bölge şu an içnde aynı şekilde korunuyor izinsiz girilemeyen bölgelerden bir tanesi olduğu için izin almak gerekti.biraz zorluk çıkarı yorlardıki dedem arabadan hışımla indi göğsündeki gururla taşıdığı istiklal harbi madalyasını gösterince nizamiye kapısındaki nöbetçi astsubay birden ayağa kalkarak esas duruşa geçti. hemen telofonla alay komutanlığını arayıp bilgi verdi .birkaç dakika sonra hem alay komutanı hem tabur komutanı hemde dğer subaylar nizamiye kpısına koşturarak geldiler. dedem alay komutanını selamlayıp osmanlı ordusunda öğrendiği şekilde tekmil verdi. hepsi dedemin ellerine sarılıp öptü.(şu an bunları yazarken ağlama noktasına geldim ogünlerde 17 yaşındaydım bir gazi torunu olmanın ne demek olduğunu o gün öğrendim.) alay komutanı kendi arabasını tahsis etti. dedemim alayının bulunduğu 72,e 41 karesi içinde bulunan KİLİTBAHİR YOLVA TEPESİNE gittik. dedem orda bayağı bir duruldu. bir beş dakika öyle kaldı sonra siperleri tek tek gösterip her siperin manga komutanının ismini memleketini ,belli siperlerdeki arkadaşlarının isimlerini ve en önemlisi ne zaman şehit olduklarını söyledi. biraaz ağladı.sonra babamın benimve kardeşimin ellerinden tutup kendi siperine götürüp 6,5 ay boyunca savaştığı yaralandığı yeri gösterip ellerimizi bırakmadan uzun uzun ağladı.(arkadaşlar şu bunu yazarken bende ağlıyorum oğlum yanımda neden ağladığımı anlamadığı için küçük elleriyle beni teskin etmeye çalışyor.) neden sonra kendine geldi ezberinden yasini-şerif okuyup tüm şehitler için dua etti. o akşam alay komutanının misafiri olduk.tugay komutanı gelemediği için özür mesajı yolladı. olay duyulunca bir gece önce konakladığmız anafartalar oteli sahibi izin isteyerek ordu evine geldi dedemim elini öptü. onunda dedesi çanakkale gazilerindenmiş.bayağı duygulandık.ertesi gün izmire dönerken çok farklı bir insandım.sanki bir anda büyümüş gibi hissedip tüm sorumluluklarıma dört elle sarıldım.bugün ise devletin ismini veremediğim önemli kurumlarından birisinde ülkem için çalışıyorum. kardeşim ise SAT(SU ALTI TAARRUZ) üstteğmeni.bunları sizinle paylaşmak istedim. dedemi ise 14 mayıs 1987 de kaybettik. huzur içinde vefat etti. her zaman allaha vatanı için kanını dökmekten çekinmeyen şehitler ve gaziler gibi huzurlu bir ölüm vermesini isteyerek dua ediyorum. herkese saygılar.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



