Kendini aldatma: Varoluşçu Sartre’ın felsefesinde, kişinin, öznenin seçme özgürlüğüne sahip olduğunu kabul etmemesi ya da kendisine seçme şansı, tercihte bulunma hakkı tanımaması ve böylelikle de karar vermenin, seçmenin kendisine yüklediği iç sıkıntısından, boğuntudan kaçınması durumu.
Kendini aldatmayı, kişinin, kendi kendisini öne sürememesi, kendisi hakkında doğru olanı kabul etmemesi ve böylelikle kendisine karşı dürüst olamaması hali olarak tanımlayan Sartre, kendini aldatan kişinin kendisine gereken değeri veremediğini, kendisine güvenemediğini, varoluşuna değer ve anlam yükleyemediği için, varolan şeyler arasında herhangi bir şey olup çıktığını öne sürer. ( Ahmet Cevizci- Paradigma Felsefe Sözlüğü
Camus “Düşüş” isimli eserinde kendini aldatma temasını şöyle işliyor
...kendime dair uzun araştırmalardan sonra, insanoğlundaki temel iki yüzlülüğü ortaya çıkardım. O zaman belleğimdeki derin araştırmanın bir sonucu olarak anladım ki, tevazu parlamama, alçakgönüllülük fethetmeme ve erdem bastırmama yardım ediyor...(s.84)
örneğin sokakta körleri itip kakmayı düşündüm; ve bunun bana verdiği gizli, beklenmedik neşe, ruhumun bir parçasının onlardan ne kadar tiksindiğini bana gösterdi...(s.91)
jacques Riviere ise “içimizdeki aldatıcı ilke” üzerine yaptığı gözleminde şöyle diyor.
Bu ilkenin varlığından ve faaliyetinden haberdar olmadan ve onun düzenlerine karşı hazırlanmadan insanın duyguları üzerine çalışmaya koyulmak, bir sondaj aleti olmadan, sadece suyun yüzeyine bakarak, denizin derinliklerinin yapısını anlamaya çalışmak gibidir. (s. 181)
Bulwer-Lytton ise “ Kişi en kolay kendini kandırır” diyor.
İnsan neden kendini kandırma gereksinimi duyar?


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
Bazı durumlarda gerekli olabilir mi 


