• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    gelweri adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    88
    Karizma Gücü
    7

    Azman Dede (mutlaka okuyun )

    Azman Dede

    Balıkesir`de son gömdüğümüz Çanakkale gazisi İvrindi'nin Mallıca köyünden 104 yaşında Azman Dede idi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu,dev görünümüyle insan azmanı sayılmış herkes ona azman demeye başlamış,soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı. Esas ismi adeta unutulmuştu.Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri yardımcı oldu. Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söyledi. Onun sesine alışkın olduğundan anladı. Sorduklarını cevapladı. Söz Çanakkale`ye geldiğinde o koca ihtiyar sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı :

    -"Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere alınmış gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum.Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular. Yüzbaşı sordu; "Yavrum siz kimsiniz?",içlerinden biri; "Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik!.." diye cevap verdi. Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. "Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!.." diye. Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık.Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik. Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu.Her mermi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor bir gün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı. Bir ara yüzbaşı "Azman yandık!.." diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!..

    Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı.
    Al sancağı teslim etti Allah'a ısmarladı.
    Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana.
    Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana

    Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak... Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış, dişler kenetlenmiş bekliyorlardı . O an geldi. Birden yüzbaşı "Hücum!.."diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makineli yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler.Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!.. İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!.."

    Azman dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim varsa ağlıyordu.Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi.
    Eğildi;
    "Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bugün ilk defa anlattı."
    Dedi.

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9

    Cevap: Azman Dede (mutlaka okuyun )

    Çanakkale'de şehitlik büyük mertebe elbette. Ama gazi olarak dönmek de bir o kadar hayırlı bence. Orada yaşananları sonraki nesillere anlatanlar olmasaydı, o mahşer yerinde neler yaşandığını, ne büyük donanmalar denize gömülürken, küçümsenen bir milletin nasıl devleştiğini nereden öğrenebilirdik ki? Azman Dede'nin de ruhu şad olsun.

    Bu anı size mi ait? Değilse kaynak belirtir misiniz?

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    £rt@n adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    574
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Azman Dede (mutlaka okuyun )

    Tesekkurler gelweri..Beni de cok duygulandirdi bu yazi

  4. #4
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Bu Azman Dede konusunda (forumda kaynak linklerde de adı geçen) Gallipoli1915 sitesinin sahibi araştırmacı-yazar Yetkin İşçen, internetteki bir tartışma grubunda bakın ne diyor;

    Tarih, kulaktan dolma verilerle yapılmaz... Çanakkale Savaşlarının bugün geldiği nokta, işi zaten bunca zamandır bu şekilde yapılmasından dolayıdır. Önce kesin kararla bütün hurafeyi ayıklarsınız, sonra elde ne var bakarsınız.

    Azman Dede hikayesini yazan, bu dedeyle görüşüp dinlediğini söyleyerek yazıya döken Balıkesirli okutman Aydın Ayhan'dır. Dediği gibi, bu ihtiyarla görüşmüş ve izlenimlerini aktarmıştır. Ancak, yaptığı bu kadardır. Aydın Bey'i tanır ve işine güvenirim. Başka yazıları da sitemde yayındadır...

    Benim yaptığı işe gelince... Önce, sözkonusu GS'lilerin o anlatılan hikayede, anlatılan noktada olamayacağını; ve anlatıldığı biçimde sahneler yaşamamış olacaklarını söylüyorum. Tarihler, yerler, birbirini tutmuyor.

    Dolayısıyla, ya yazarın uydurmuş olacağını, ya da Azman Dede'nin masal anlattığını düşünmek durumundayım. Bu noktada, yazarın anlatımına güven duyduğumu söyleyebilirim; o ne dinlediyse olduğu gibi aktarmış. Ama, Azman Dede'nin, gerek yaşına, gerekse konumuna bakarak, onun bu hikayeyi kafasında yazdığını söyleyebilirim.

    Bizim ülkemizde insanlarımız böyledir; özellikle yaşlılar, duydukları hikayeleri kendi gözleriyle görmüş gibi anlatırlar.. Özellikle bu 'gazilik' meselesi bir yaşlı için herzaman 'saygı görmek' anlamına geldiğinden, bu tip savaş öyküleri çok anlatılır... Bu nedenle, ciddi araştırmacılar bu anlatılara ciddi yaklaşmak zorundadırlar..

    Bu öyküleri yukarıda da yazdığım gibi, Balıkesir Üniv'de okutman Aydın Ayhan beyin kitabından internete aktarmışlar. Bu kişiler Celal Bayar öğrencileri olmalılar... Bizim ülkemizde kaynak belirtmek gibi bir adetimiz olmadığı için, insanların emeği de böyle havaya gider. Tıpkı sizin, Mütercimler'in kitabı hakkında söylediğiniz gibi.

    Azman Dede hikayesinin fotoğraflarla ilişkisine gelince... Bu da İzmir merkezli ve "Çanakkale Şehitleri Tanıtım ve Yardımlaşma Derneği" isimli bir bezirgan takımının ürününün nerelere kadar ulaştığının göstergesidir. Yalan yanlış hikayeler ve ilgili ilgisiz resimlerle broşürler takvimler basıp satarak milleti dolandıran ve vergi de vermeyen bu insanlar, bu saf toplum sayesinde bir ahtapot gibi yayılmıştır... Bu resimler, Avustralya'da "peace and harmony" sloganı atan sitelerde "Çanakkale'de Türk askeri" diye yayınlanmaktadır.

    Siz bu tür öykülere kanabilirsiniz. Ama benim için beş paralık değeri yoktur. "Ufak tefek yanlışlıkları dışında..." diyerek bu öyküyü ciddiye alamam.

    Çünkü, böyle tarihçilik olmaz...

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  5. #5
    SeRKaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    5,379
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Eee sonuç olarak bu yanlış mı ?

  6. #6
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Hikayenin aslı ile ilgili adı geçen kaynak;
    C. Bayar Ünv. Ögrenci Konseyi'nin hazırladığı "Çanakkale" adlı kitapçık...

    Bir diğer konu da e-posta zincirlerinde bu ilk mesajdaki hikaye ile birlikte dağıtılan aşağıdaki resimdir.



    Yine bu konuyla ilgili olarak Sn. İşçen'in fikirleri şöyle;

    Azman Dede'yle ilgili mesajla beraber sirküle edilen fotoğrafla ilgili bazı bulguları dikkatlerinize sunuyorum:

    1. Bilindiği gibi Türkiye'de izciliğin tarihi, ilk şampiyon olan takımın kalecisi Ahmet Robenson'la 1912 yılında Galatasaray'da başlar. Ahmet Robenson sadece Galatasaray'da değil, başta İstanbul Lisesi olmak üzere, Vefa, Darüşşafaka gibi liselerde de ilk izci teşkilatlarını kurmuştur. (Bu liseler kurumsal reklerini, Ahmet Robenson'un kurduğu izci teşkilatlarına borçludur. İngiliz kökenli olan Robensonlar, annelerinin Müslüman olması ve eşiyle üç oğlunu Müslüman yapmasından sonra Hindistan'dan Türkiye'ye göç etmiş bir ailedir. Üçü de Galatasaray mezunu olan Robenson Kardeşler'den Abdurrahman ve Yakup Birinci Dünya Savaşı'nda şehit düşmüştür. Burada özellikle Yakup'un Irak Cephesi'nde İngilizlerle yapılan muharebede şehit düşmesinin altı çizilmeli. Daha sonra kulüp başkanlığı yapan Ahmet Robenson ise Birinci Dünya Savaşı'na katılmış, ama Anadolu'daki izci teşkilatını yaygınlaştırmak amacıyla cephe gerisinde hizmet vermiştir.)

    2. İktidarda bulunan İttihat Terakki, gençlerle daha yaygın bir temas içinde bulunmak amacıyla 1914'te Osmanlı Güç Cemiyetleri'ni kurdu. Bütün izci teşkilatları tek bir çatı altına almak amacıyla kurulan Osmanlı Güç Cemiyetleri savaşın başlamasıyla amacına ulaşamadı.

    3. Savaşın başlamasından sonra, gençleri askeri esaslarda talim ve terbiye etmek ve askerliğe alıştırmak amacıyla 1916 yılında Osmanlı Genç Cemiyetleri kuruldu. Genç Almanya Teşkilatı örnek alınarak kurulan bu cemiyetin başına Alman Albayı Von Hoff getirildi ve rütbesi paşalığa çıkarıldı.

    4. Harbiye Nezareti'ne (bugünkü Savunma Bakanlığı) bağlı olarak kurulan cemiyetin örgütlenmesinde Von Hoff'a yardım eden kişinin Galatasaray Sultanisi'nin beden terbiyesi hocalarından Selim Sırrı Tarcan olduğunu belirtelim. (Faik Üstün İdmanyurdu'nun Alman jimnastiğine rakip olarak ülkemize İsveç jimnastiğini getiren ve yaygınlaştıran Selim Sırrı Tarcan Hocamız'a ülkece "borçlu" olduğumuz bir marş var: "Dağ Başını Duman Almış". Aslı İsveççe olan gençlik marşına "dağ başını duman almış" güftesini uyarlayarak ülkeye mal eden kişi Selim Sırrı Tarcan Hoca'dır.)

    5. Osmanlı Genç Cemiyetleri iki ayrı dernekten oluşmaktadır. İlki 12 ila 17 yaşındaki çocuk ve gençleri bünyesinde barındıran Gürbüz Cemiyeti, ikincisi ise 17 yaşından büyük gençleri organize eden Dinç Cemiyeti'dir.

    6. Fotoğraftaki çocuklar işte bu Gürbüz Cemiyeti'nin askerlik öğretmek amacıyla seferber ettiği çocuklardır.

    7. Gürbüz Cemiyeti azaları hiçbir surette askere gitmemişlerdir. Askeri temelde eğitim almışlar ve en fazla fotoğraftaki gibi üniformalarla poz vermişlerdir.

    8. Dinç Cemiyeti üyesi gençler ise savaşın sonlarına doğru, 1917'de çıkarılan bir kanunla askere alınmışlardır. 1315 doğumluların (1897-99 arasında doğmuş olanlar) askere alınmasını öngören bu kanundan sonra silah altına alınanların en genci 18 yaşındadır. ("Türkülerimizde adı geçen "hey onbeşli onbeşli" deyimi, işte bu 1315 tarihindeki 15'ten gelmektedir.)

    9. Son not. Gürbüz Cemiyeti'nin 1916'da kurulduğu dikkate alınırsa, fotoğraftaki çocukların 1915'teki Çanakkale Savaşı'na katılamayacakları da ortadadır. Kaldı ki çocukların giydikleri başlık da dönemin savaşları ve cepheleri hakkında ciddi bilgiler vermekte. (Çanakkale Savaşı'nda Osmanlı askerleri "kabalak" tabir edilen bir şapka kullanmışlardı. Çocukların giydiği başlıklar ise diğer cephelerde (Kafkas, Irak-Filistin-Suriye, vb.) kullanılmıştı.

    Yani, bu fotoğrafların ve Azman Dede hikayesinin güvenilir bir tarafı yoktur...

    Yetkin İşcen
    gazeteci

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  7. #7

    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    94
    Karizma Gücü
    0
    herkese merhaba,bu azman dede hikayesinin doğruluğu konusunda sayın yetkin işçen,e katılıyorum fakat sayın işcen,e biraz bozulduğumu söylemem gerekir bahsettiği izmir menşeili derneğin birçok üyesini şahsen tanıyorum ve bu şahıların yüzde 99 silahlı kuvvetlerden emekli çok saygın subay astsubaylardır. evet bazı münferit olaylar yaşanmışdır ve bu insanlar dernekten süratle uzaklaştırılmıştır. yaklaşık bir yıldan beride mehmetçik vakfı ,muharip gaziler derneği ve tsk,yi güçlendirme fonuyla ortak çalışmalar yapmaktadırlar. o açıdan sayın yetkin işcan beye dernek ile ilgili tekrar araştırma yaptırmasını rica edececim. kendisinin yorumlarını dernek üyelerinden emekli bir tümamirale okuttum inanılmaz üzüldü.herkese saygılar.

  8. #8
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı uzman.35 tarafından gönderildi.
    herkese merhaba,bu azman dede hikayesinin doğruluğu konusunda sayın yetkin işçen,e katılıyorum fakat sayın işcen,e biraz bozulduğumu söylemem gerekir bahsettiği izmir menşeili derneğin birçok üyesini şahsen tanıyorum ve bu şahıların yüzde 99 silahlı kuvvetlerden emekli çok saygın subay astsubaylardır. evet bazı münferit olaylar yaşanmışdır ve bu insanlar dernekten süratle uzaklaştırılmıştır. yaklaşık bir yıldan beride mehmetçik vakfı ,muharip gaziler derneği ve tsk,yi güçlendirme fonuyla ortak çalışmalar yapmaktadırlar. o açıdan sayın yetkin işcan beye dernek ile ilgili tekrar araştırma yaptırmasını rica edececim. kendisinin yorumlarını dernek üyelerinden emekli bir tümamirale okuttum inanılmaz üzüldü.herkese saygılar.
    Çanakkale hakkında her türlü iyi niyetli çalışmanın şahsen arkasında dururum. Fakat Yetkin bey, anlatılanların tarihsel gerçekliği noktasında çok haklı. Asılsız hikayeler, hurafe ve masallar yerine doğrusunu öğrenmek çok önemli.

    Derneğin çalışmaları da oldukça yoğun. Bu konuda en faal görünen gruplardan biri. Ama derneğin kendisi yeterince tanıtamadığı düşüncesindeyim. Sitesinde bile takvim sayfalarını gösterince, bunu da para ile satınca insanların bu tip düşüncelere kapılması normal geliyor. Bence dernek bu önemli kadrosuyla çok daha ciddi ve güvenilir işlere imza atmalı.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •