İsimsiz bir hikayenin satırları bunlar tıpkı bir hiç uğruna çarpışıp ölen bir asker cesedi gibi .
Bir şeylerden masumca ayrılır gibiyim dokunmadan tatmadan ve hissetmeden . Kelimeler birer nota olabilir mi acaba sıcak yada ılımlı , usulca sokulup bir ninni tadında balat bir parça kıvamında melodi verirler mi kulağa .Biraz vivaldi’nin yazından biraz white lion ‘ın when children cryından renk katarlar mı acaba sayfalara .
Yazmak böyle olabilir mi sence ? Bu yüzden ilk kez denemez mi insan sorular yüzünden cevap aramaz mı çocukluklarına , heveslerine , büyüyünce olu cam demelerine . Gerçekten bu kadar korkutucumu acaba hazinelerini insanlara sergilemek dokunmalarına , yaşamalarına izin vermek . Dedim ya ben bir şeylerden masumca ayrılır gibiyim . Yüreğimin savaşlarından , beynimin oyunlarından , parmaklarımın nankörlüğünden yada bir çatının kenarından .
Bir çocuk olmak her zaman . Tebessümü her an sürdürebilmek hüzne bile gülücükler çizmek .
-Gel yaklaş yanıma sana bir sır vereceğim . Ben yaşamın saf halini tatdım bir bebeğin şaşkın bakışında , hikayesini dinledim bir rüzgar çanında ve ağladığına şahit oldum siyah beyaz bir güz yağmurunda . Biraz fareli köyün kavalcısı aldatılmışlığı biraz kral soytarısı arsızlığı biraz insan acizliği biraz şeytan dürüstlüğü birazda kar tanesi saflığı(geçici ama güzel) var aşçının mönüsünde . Karnını doyuramayacak kadar paran olması yeterli yemek istiyorsan kaybedenler sofrasından .
Son aldığın yudum hayattan ıslak ama damak da ekşimsi boğazını biraz yaktı tadı şey gibi küçükken ağzına aldığın boyalar gibi yo yok hayır daha çok ilk içilen şarap gibi asla tadına bakmış sayılmazsın sonunda sigara yaksanda . İşte tam o tarz bir şeyler olmuşlukla olmamışlık arasında . Hikaye ya bu bir varmış bir yokmuş hesabı . Gökten düşenlerin asla adil olmadığı bir pay benimkisi sana açtığım kapıların arkasından neden ben çıkıyorum hep . Sanırım iyi bir insanım ben yeterince bencil olabiliyorum .- Sır mı demiştim az önce ben . Unut gitsin şizofrenliğime ver .Bağışlayıcı ol sana üflenen nuru kullan tıpkı yok ederken yaptığın gibi tıpkı şeytanı saldığın gibi bakirelerin ve bakirlerin arasına .
Ne diyorum ben bir şey anladın mı dediklerimden . Bir çocuk ağlaması gibiyim sanırım şirin gibi gözüken ama sinir bozan , kulak tırmalayan . İnsanlar bana müsamaha gösterdikleri derecede büyümüş sayarken kendilerini ben dürüstlüğümle küçülüyorum . Her seferinde damlalar ilk önce bana dönüşüyor ; birer ben cenine sonra ölüyorlar döküldükleri yerde sonra birden sen olu veriyorlar uzak olan yakınıma bir su aynası gibi .
Oysa ağlamayı hiç sevmiyorum ben belki güzel beceremediğimden ağlamayı . Belki her defasında doğru yapmaya çalışmamdan , kendimi sıkmamdan o sulu halime gülmemek için . Neyse o ; tıpkı dolmuşa binerken kafanızı bir yere vurmanız gibi acımıştır ama siz bilirsiniz gözler üzerinizde gülünç olmamak için kasarsınız kendinizi acımadı her şey normal ah ahhh o her şey yolunda halleri katı , sıvı , gaz ve her şey yolunda halleri . Ha ha zaten ne geliyorsa ondan geliyor ya iki ayaklı ve ne yazık ki düşünenin başına . Ne olur ki birazcık eskiden olan olsan biran çocukluğuna uğrasan oracıkta uf acıdı desen doğal olandan olsan ama yok eziksin ya illede daha çok ezileceksin ipleri salmamak uğruna . Sanırım ben ağlamayı becerememe durumunda kahkaha atmak gelirken içimden göz yaşlarıma , hüzünlü olma mecburiyetine sığınıp bulaştırıyorum tüm anı elime yüzüme .
Of ne diyorum ben hoş derdim yok bir şey anlatmaktan yana eh melankomik olmak kolay değil yolu şaşmış ne yapması gerektiğini bilen ama bir türlü pişkinlikten şaşmayan olmak . Herhangi bir kimlik taşımak yerine her kez olabilmeye çalışmak yada buna çalıştığına dair kendini kandırıp belki de içten içe kendini aramak. Melankolinin sisiyle komik olanın doğallığını aramak gibi bir saçmalığa yeltenen adam olmak . Sırıtma öyle karşımda işte itiraf ediyorum ben neyim bilmiyorum . Belki bir genetik hata gibi babası yaşam , annesi yaşanmışlık olan kendim böyle olmadım sadece zaman müsayitdi . Aslında ben öldüm evet öldüm ve gözümü açtığımda ben oydum suratı olmayan adam melankomik ; çizgilerin ve notaların hırsızı .
Tepe taklak bir düzenin panayırında bir bard , renklerin olmadığı bir dünyada bir ressam ve asla olmayan bir hayalden sayfada bir gevezeyim ben . Kendilerimle konusurken hangi yönüm baskın çıkarsa ondanım ben bazen nur bazen zebani bazen komik bir maske (ama asla surat degil) bazende ölmek üzere bir anı .
Hey sana diyorum klavyede parmaklarını dolaştıran yalan virtüözü neden mutluluk yok bu yazdıklarının arasında ? Mutlulukla aran bozuk dimi insanlıktan makineliğe terfi etmiş ruhsuz . Sen tam bir aksaksın dizenin başında ve atağın arasında çeşit olabilirsin ama melodiye uymuyorsun .
Bu kadar doyum yeter mi sana ? Olmak istediğin şeymisin şuanda ? Bak geçmiş geçiyor kırmızı ışıkta sen izin vermesen de karşında gelecek kamikaze endamında . Biraz onurlu olsan keşke isimsizde olsa hikayen layığıyla yaşansa fakat doğru sen melankomiksin kimin umurunda . Köşede kalmış ve baharın biteceğinin her zaman bilincinde ama dua et de güz yağmurları hayat serpsin genç ama silik mezarına ....
...alıntıdır..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



