• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    vuslatabeskala adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-11-2005
    Mesajlar
    152
    Karizma Gücü
    0

    Kızgın Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    Adilcevaz’da yaşayan Seher Bulut 122 yaşında. 250 torunu olan Seher Nine, Van ve Bitlis civarında Ermenilerin katliam yaptığını anlatıyor: “Kadınlara tecavüz ettiler. İnsanları bir ahıra doldurup yaktılar. Yezidi ve Hıristiyan olanlara dokunmadılar. Müslüman Türk ve Kürtleri öldürdüler.”



    Başındaki bembeyaz tülbent, geçmiş yılların yüzünde bıraktığı derin çizgileri iyice belirginleştiriyor. Boynundan hiç çıkarmadığı 500’lük tespihini damarları tek tek seçilen parmaklarıyla hiç durmadan çekiyor. Salavatsız ve duasız söz çıkmıyor ağzından. Yürüyemediği için günlerini kendisi için hazırlanan yün döşeğin üstünde geçiriyor. 20 yıldır da gözleri görmüyor. Yaşadığı “yüz yılı” fotoğraflayan gözlerinin artık “feri sönmüş” durumda.

    Seher Bulut 122 yaşında. Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde yaşıyor. Türkiye Cumhuriyeti tarafından kendisine verilen nüfus cüzdanındaki doğum tarihi hanesinde Hicri 1300 yazılı. Yani o daha cumhuriyet kurulmadan 40 yıl önce 1883’te dünyaya gelmiş. Başka bir deyişle Birinci Dünya Savaşı başladığında 31 yaşındaymış. Bu uzun zaman dilimine çok şey sığdıran Seher Nine’nin, gözleri görmese de hafızası hâlâ çok güçlü. Zihninde yer etmiş önemli olayları hiç unutamıyor. Özellikle de Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşananları.

    Seher Nine, Ermenilerin Van ve Bitlis civarında Birinci Dünya Savaşı’ndan önce köy basıp insanları katlettiklerini söylüyor. O günleri anlatırken zaman zaman duygulanıyor: “Dağlardaki veya uzaktaki köyleri basıp sadece Müslümanları öldürüyorlardı. Kadınlara tecavüz edip onları ya asıyor ya da yakıyorlardı. Biz o yıllarda bunları çok duyuyorduk. Ermeniler İzdi (Yezidi) ve gavurlara (Hıristiyan) hiç dokunmuyordu. Müslüman olsun da Kürt, Türk fark etmiyordu. Herkesi öldürüyorlardı. Osmanlı’nın köpekleri diye insanlara çeşitli hakaretler yaptıktan sonra katlediyorlardı. Osmanlı başa çıkamıyordu. Ahlat ve civarında bu giderek artıyordu.”

    Seher Bulut sadece duyduklarına ve o yıllarda anlatılanlara bakarak konuşmuyor. Onun hayatında yer edinen ve bizzat tanık olduğu katliamlar da olmuş. İnsanların Ermeni çeteleri tarafından nasıl yakıldığını ise şöyle anlatıyor: “Köyün adını hatırlamıyorum. Zaten yabancı olduğu için adını bilmiyordum da. Tatvan’a yakın bir yerdi. Biz kaçarken bu olaya şahit olmuştuk. Savaş olduğu için erkekler Sarıkamış’a ve başka yerlere gitmiş ve dönmemişlerdi. Köyde güçlü erkek kalmamıştı. Köyü basan çeteciler talan ettikleri kadınları, çocukları ve yaşlıları bir ahıra doldurup yakmışlardı. Bazılarını da yanlarına alarak köyü terk etmişlerdi. Biz köye girdiğimizde cesetler kokuyordu. Irzına geçilmiş ve öldürülmüş kadınlar vardı.”

    Osmanlı’nın Ermenilerle ilgili olarak aldığı tehcir kararını da kendine has üslubuyla dile getiriyor: “Ermeniler köy yakıp inanları öldürünce hükümet onları sürdü. Kaçarken de vuruyorlardı. Biz de vurduk. Bizim erler onlar gibi kadınlara tecavüz edip öldürmedi. Bizim askerimiz sadece silahlı olanları vuruyordu. Yollarda cesetler vardı hep. Her yer mahşer yeri gibiydi. Köylerini terk eden insanlar yollarda ölüyordu veya açlık çekiyordu; Müslümanlar da Ermeniler de. Ama giderken onları Osmanlı askerleri korumaya çalışıyordu. Milisler ise askerlere saldırıyordu.”

    Seher Nine, Ermeni-Rus işbirliğine Bitlis’in işgali sırasında şahit olmuş. Rus askerleriyle Ermeni İntikam Tugayları, 3 Mart 1916’da Bitlis’i işgal ediyor. Bitlis’i savunan Piyade Yarbay Ali Çetinkaya komutasındaki Türk birliği sayıca üstün olan Ruslara ve Ermenilere karşı fazla dayanamaz. Seher Nine, Bitlis’e Ruslardan önce Ermenilerin girdiğini söylüyor: “Ermenilerin başında Antranik Paşa (Ermeni İntikam Tugayları’nın kurucusu) diye zalim bir Ermeni vardı. İnsanları bu öldürüyor, öldürtüyordu. Bitlisliler kaçarken de çocukları ve yaşlıları geride bırakmıştı. Köprülerin altında ölmüş ve soğuktan donmuş çocuklar vardı. Şehir Ermenilere bırakılmıştı.”

    Seher Bulut, bu tarihlerde Ermenilerden kaçarken aynı zamanda orduya silah da taşır. Bunun için Diyarbakır’a giderken orada 1916 tarihinde Tuğgeneral rütbesiyle 16. Kolordu’nun Komutanlığı’nı yürüten Mustafa Kemal’i görür. Seher Nine hem Rusları hem de Ermenileri ülkeden Mustafa Kemal’in attığını söylüyor: “Onu gördükten sonra bana moral geldi. Onun idare ettiği orduya silah taşıdım. Bu beni çok mutlu etti. Sonra biz gidip düşmanı yendik.” Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki askerler bölgedeki bazı beylerle birlikte Bitlis ve Muş civarını işgalden kurtardı.

    Aslen Ahlatlı olan Seher Bulut düşmanların atılmasından sonra evlenip çoluk çocuk sahibi olur. Cumhuriyet ilân edildiğinde 40 yaşındadır: “Ben Atatürk’ü gördüm. Savaşa, sefalete ve acıya şahit oldum. Bunlar bana yeter. Cumhuriyet ilân edildiğinde çok fazla mutlu olmadım. Vatanın gavurdan kurtulması benim için daha önemli. Allah bu millete zeval vermesin. Bizi düşmanlardan korusun. Müslümanları Rabbim mahcup etmesin. Şimdi de terör yapmak isteyenlerin dedeleri geçmişte bu vatan için savaştı. Torunları niye kavga ediyor bilmiyorum. Atatürk’le birlikte doğuda savaşan Musa Bey bir Kürt’tü. Bizimle birlikte eline sopa ve taş alıp düşmanı kovalayanlar da Kürt’tü. Ama şimdi herkes bunları unutmuş. Kardeşlik yok, Müslümanlık yok. Aynı dinden olanlar hiç kavga eder mi?”

    Seher Bulut’un en büyük oğlu Mehmet Bulut 91 yaşında. 12 çocuk annesi Bulut’un “birinci dereceden” dediği 250 torunu var. En küçük torun 18 yaşında. Hatta torunun torunu bile var. Ancak Seher Nine onları pek tanımıyor. O sadece etrafındaki torunlarını ve kendi çocuklarını biliyor. Seher Nine, oğlu Mustafa Bulut’un yanında kalıyor. Oğlundan ve gelini Kübar Bulut’tan çok memnun. Sürekli onlara dua ediyor. Gelinine ise toz kondurmuyor: “Allah gelinimden razı olsun. Bana çok iyi davranıyor ve bakıyor. Her şeyime yardım ediyor. Ben gelinimden çok memnunum Allah da ondan razı olsun.”

    Zaman zaman hastalıklarla pençeleşen Seher Nine ibadetlerinden asla vazgeçmiyor. Temel ihtiyaçların dışında günü tamamen ibadetle geçiyor. “Ben Allah’a şükretmekten, ibadet etmekten mutluluk duyuyorum. Peygamberimiz (s.a.v.) de çok ibadet ediyordu. Allah ümmet-i Muhammed’e zeval, darlık yokluk vermesin. Bu zürriyet yer yüzünde büyüyerek sürsün inşallah.” diyor. Seher Nine’nin boynundan hiç çıkarmadığı 500’lük tespih sanki bir parçası. O salavat getirdikçe tespih taneleri de aynı derecede onunla dile geliyor gibi. Namazlarını oturduğu yerde kılan nine için en zor iş abdest almak. Ona da gelini veya torunları yardımcı oluyor.

    Gelen misafirlerini dua ile kabul eden Seher Nine onları uğurlarken duanın yanına bir de nasihat yüklü gazel veya ilahi ekliyor. Tarih abidesine ait bu ilahileri dinleyenler de en az onun kadar hüzünleniyor.

    aksiyon
    Türkiye Cumhuriyeti Devleti
    "Bu Ülke için savaşmış ve bu ülke için savaşacak herkesindir"
    hiç bir grubun,görüşün vede kişinin tekeli altında değildir.





    ‘Meclis-i alinizi teşkil eden zevat yalnız Türk, Kürt, Çerkez ve Laz değildir. Hepsinden mürekkep anasır-ı islamiyedir (Hepsinden meydana gelen islami unsurlardır)’

    Bakireliğine sahip çıkamayan bir bayan, bekaretine sahip çıkamayan bir erkek, kendisine nasıl sahip çıksın? Başkasına nasıl sahip çıksın? Evlendikten sonra eşine nasıl sahip çıksın? Çocuklarına nasıl sahip çıksın?

  2. #2
    blackbuk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    642
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    canlı tanıklarda gösterdiğimiz halde anlamıyorlar daha doğrusu anlamak istemiyorlar. allah belalarını versin bu insanlıktan nasibini almamışların.
    Devlet-i ebedi müddet!
    Sonsuza kadar ADALET!
    Sonsuza kadar DEVLET!
    Sonsuza kadar HÜRRİYET!
    Sonsuza kadar MİLLET!


  3. #3
    no_name adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-11-2004
    Mesajlar
    827
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    Bunları biz biliyoruz arkadaşlar
    ama Bilmeyen ve bilip de işine gelmeyen ülkelere karşı
    Siyaseten başarılı girişimler yapmamız gerekiyor.

    Ermeniler yıllardır ciddi şekilde Soykırım propagandası yaptılar
    ve sonuçlar ortada Kendilerini masum ve katledilmiş insanlar olarak
    lanse ettiler.
    Lütfen milli ve manevi değerlere saygılı olalım...
    Çünkü ;
    Cihanda itibarımız varsa ondandır...
    deLi kurT


    OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA GİYİM KÜLTÜRÜ


    Eklemeler devam edecek..

    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu


    Kutadgu Bilig - Eski Türk Yazıtları - Manas - Şamanizm - Ruhnama

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    28-12-2005
    Mesajlar
    4
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    ya işlerine gelmeyenler var arkadaslar...

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    09-11-2005
    Mesajlar
    11
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    bu yazıyı orhan pamuk a okutalım

  6. #6
    Misafir onurhitit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2005
    Mesajlar
    301
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    Alıntı himalaya41 tarafından gönderildi.
    bu yazıyı orhan pamuk a okutalım
    + düşünce özgürlüğü kavramını "düşünce öküzlüğü" ile karıştıran bazı beyinsizlere okutalım...

  7. #7
    Mordoth adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-09-2005
    Mesajlar
    3,374
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    Topik açalım Ermenilerin insanlık anlayışı diye . Çok barbarlar , çok medeniyetsizler TAM YAHUDİ bunlar . Haçlı siyonist ermeniler!!! Nefretim biraz daha büyüdü işte . Bir gün halk bir patlayacak yer yüzünde nefes alan bir ermeni dahi kalmayacak , o masumlara acıyorum şimdiden .
    !!! TÜRKİYE AYILDI , İMAM BAYILDI !!!



    Ebedi Cumhuriyet Muhafızı


    bütün ampullere sesleniyorum ;ampulünüz şu sıralar yanıyor olabilir ama EBEDİYEN
    CUMHURİYET GÜNEŞİ
    altında yanmaya mahkumsunuz







  8. #8

    Kayıt Tarihi
    02-12-2005
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Müslümanları ahıra doldurup yaktılar

    gerçekçi olalım koskoca türk milleti amerikanın oyuncağı olduk.olayların tamamının arkasında amerika var işine geliyor şerefsizlerin.gelmeseydi her yere el attıkları gibi bu olayada el atarlardı.

  9. #9
    emperor84 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-07-2005
    Mesajlar
    159
    Karizma Gücü
    0
    üniversitede tarih hocalarımdan birisi anlatmıştı bu olayı,kendisi lisans eğitimini ve asistanlığını erzurumda yapmış ve asistanken çeşitli kazılara gidiyorlarmış ve birçok kez yüzlerce müslüman türkün doldurulup yakıldığı ahır kalıntılarını ve insan kemiklerini bulmuşlar ve bunları belgelemişler.
    pişmişin halinden hiç anlarmı ham
    sözü kısa kesmek lazım vesselam

  10. #10
    VATANogul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-02-2006
    Mesajlar
    823
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı himalaya41 tarafından gönderildi.
    bu yazıyı orhan pamuk a okutalım
    katılıyorum sana arkadaşım güzel sölemişsin

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Danimarkada 'Müslümanları öldürün' çağrısı!
    2005 Konuları bölümünde tuncakaya tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 01.08.05, 00:41
  2. ‘Müslümanları öldürerek tatmin oluyorduk’
    2005 Konuları bölümünde selcuktr61 tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 10.07.05, 18:50
  3. Ayinde at yaktılar, dünya ayağa kalktı!
    2005 Konuları bölümünde KaOs__64 tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 25.01.05, 18:16

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •