• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    YoldanGeçenAdam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2004
    Mesajlar
    21,476
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Trabzonsporluların Okuması Gereken Yazılar..

    Trabzonspor Türk futbolunun Tek gerçek efsanesidir. Trabzon'da futbol hepimizin içine kök salmış,başımızı döndürmüş kahramanca gurur demektir. Herkes delikanlı, harbi futbolun ahlak ilkelerine sadık ve dürüsttü…

    Trabzonspor, Türk futbolundaki ölümsüz yerini almıştır. Hala bıkıp usanmaksızın çılgın bir arzuyla tüm Trabzonsporlular ölünceye kadar o muhteşem Trabzonspor'u özleyip, anlatıp, bekleyip duruyor. Bakın biz 1. lige çıktığımızda 3 büyüklerin 18 tane şampiyonluğu vardı. Bu şampiyonlukları Yeşildirek, Karagümrük, Kasımpaşa gibi onlarca İstanbul mahalle takımını yenerek oldular. Şimdi ne diyorlar, yakamıza 14 yıldız takıyoruz, 15.'sini takacağız diye bir çalım, böbürleniyorlar. İnsan utanır. Sen otuz yıl Avrupa kupalarında ikinci tura çıkamamışsın. Beykozları, Hasköyleri yenerek bu yıldızları takıyorsun, Türkiye'yi yenerek değil.



    Zaten Türkiye liginin kuruluşu sakattır. Ta o zamanlarda İzmir takımları İstanbul kökenli bu lige karşı çıkıp, katılmak istemediler; yollar uzun gidip gelmek zor diye. İstanbul'un iç mahallelerinden dolmuşla, tramvayla deplasmana giderek yapılmış 18 şampiyonluk. Türkiye liginin tarihi yeniden düzenlenmeli. 1975'ten sonra, ya da ne bileyim, Anadolu takımlarının ligde denge oluşturduğu yeni bir tarih başlangıç alınmalı. Bu kadar haksız bir ligin yıldızları formalara, şan, şöhret, efsane diye takılmaz. Şimdi ben soruyorum, o yıldızların beş-on tanesini Beylerbeyi ya da Yeşildirek'e on, on beş gol atarak aldın, Türkiye yıldızı değil onlar, İstanbul mahalle takımlarının yıldızı. Yol yokmuş, gidip gelmek gerçekten zormuş diye orada mahalle arasında birtakım takımlar kendi aralarında lig kurmuş, şampiyon olmuş, bize ne? İşte Trabzonspor bir sel felaketi gibi alt üst etti bu ligi. Trabzonspor öyle güçlü, öyle kuvvetli bir güneşti ki, bu ligi tarihe gömdü.



    Sorumuz şudur, biz geldikten sonra ne oldu? Biz lige gelene kadar bu takımlar Avrupa'dan kim gelirse on yıllar boyu beşer-onar yiyip Avrupa'nın averaj ya da eğlencesi olmuş takımlardır. Haksızlığın asıl acımasız tarafı, Trabzonspor'un ikinci ligde çektikleridir. Üç büyükler hiçbir zaman ikinci lig trajedisi yaşamadı. 1967'den şampiyon olduğumuz yıla kadar her yıl, otobüsle iki gün süren, iki gün de dönüşü süren deplasmanlar. Bandırma, Balıkesir, Düzce, Adanademirspor deplasmanlarında, yollarında Trabzonspor'un futbol aşkıyla, parasız, yoksul, tertemiz bu çocukların Anadolu yollarında çektikleri, hangi imkansız, inanılmaz, şartlarda futbol oynadıkları bugün bile dile getirilemez. İkinci ligde uzun yıllar kalmamızın sebebi bu uzun yollardır, o günlerin otobüsleri Ankara-Trabzon arasını dahi iki günde, üstelik gece konaklaması yapılarak gidiliyordu. Lige geldiğimizde dahi, üç büyükler, Sarıyer, Bakırköy, İstanbulspor her yerde, 13-14 maçı İstanbul sınırından hiç çıkmadan yapıyordu.



    Trabzon ise bu kadar yolu, yılda 8-10 defa İstanbul'a gidip geliyordu. Futbola bu kadar körü körüne, bu kadar kul köle bir başka takım yoktur. Bugün Anadolu takımları bu kadar korkunç uzaklık yaşamıyor deplasmanlarla. Üstelik İstanbul'a bir yılda on defa gidiyor, onda da bozguna uğratıyorduk. Şampiyon olamadığımız uzun yıllarda Trabzon ligi ya ikinci bitirdi, ya üçüncü. Ama en önemlisi Trabzonspor aralıksız tam 22 sene Türkiye Birinci Ligi'nin en çok alkış alan, en beğenilen, en iyi futbolunu oynadı, bunun altısında şampiyon oldu ama, geri kalan sezonların en kıran kırana maçlarını, en harbi maçlarını Trabzonspor çıkardı..



    On yıllar boyu Türk basını ve futbolunun tek derdi, bu fırtınadan, bu beladan nasıl korunacağız oldu. Üç büyük olmanın getirdiği medya ve bilinen baskıların oluşturduğu avantajlarla Trabzonspor'un önü kesildi. Trabzon bileğinin hakkı denilen o futbolun en harbi yüzünü dize getirmiştir. Kendi aralarında evcilik oynayan bu takımlar futbolun gerçek, sert ve onurlu yüzünü görünce paniğe kapılmış, kıskançlık içinde beyinlerini yemişler, her türlü deliliği denemişlerdir, ama sonunda kazanan Türk futbolu oldu, çünkü Trabzonspor İstanbul ligini yıkıp parçalamıştır.

    Bizim şampiyonluklarımız yüzyılların itilmişliğiyle ağır bir sıkıntılı havaya bürünmüş tüm Anadolu kasabalarını salladı. Nihayet Anadolu gerçek bir 'zafer' tanıdı. Futbol bir çeşit hipnotizma oldu. Geçim derdi, yoksulluğu, itilmişliği unutup, tüm Anadolu Trabzonspor'la heyecan duymaya, onunla ağlamaya, sevinmeye başladı. Ve tüm Türkiye şehir takımları kendine güvenle, Trabzonspor formasının renklerini dahi taklit ederek, bugün Anadolu'daki büyük futbol sevgisini yarattı.

    Trabzonspor'un şampiyonlukları bir infilaktı. Biz Anadolu çocuklarının kalplerini paramparça etti. Trabzonspor aşkı ve efsanesi olmadan hiçkimsenin Türkiye ligi üzerinde konuşmaya hakkı yoktur. Çünkü Trabzonsporsuz bir Türkiye ligi hiçbir zaman olmamıştır. Şampiyon olduğumuz yıllar biz Trabzon şehir stadını dolduracak bir şehir nüfusuna sahip değildik. Ama önce Ordu, Giresun, Rize'den gelen, sonra, inanılmaz ama, yine yol yok, para yok, Erzurum ve Kars'ın dağlarından, ta Urfa'dan, Van'dan gelen köylü seyirciler gördük. Trabzon şehir stadını görünce stadyum beton bloklarına sarılıp ağlayan Urfalı Erzurumlu seyirciler gördük. Yine İstanbul deplasmanına gittiğimizde hayretle gördük, Urfalı, Vanlı, Ardahanlı, Maraşlı seyirciler, on yıllar boyu tribüne oturdu. Bordo-mavili bayraklarla oturdular. İşte bu tribünlerin uğultusu Türkiye ligi tarihini gerçekten yeni baştan yazmıştır...

    Anadolu'da herhangi bir takımın alacağı şampiyonluk, aynı zamanda Trabzonspor'un da şampiyonluğudur.

    Trabzonspor'un mükemmel yıllarında İstanbul basını, Anadolu-İstanbul ayrımı yapılıyor diye şeytansı bir iftirayla bölücülüğe başladı. Yanlış bunlar, çirkin tuzaklar. Anadolu-İstanbul ayrımı yok.

    Türkiye-İstanbul ayrımı var. Trabzonspor hiçbir zaman Anadolu'nun değil, Türkiye'nin takımı olmuştur. Avrupa liglerinde, averaj yemeden, sahaya çıkıp dobra dobra oynayarak göstermiş, Türkiye futboluna hakim ezikliği önce Trabzonspor gidermiştir. Otuz yıl ikinci tura çıkamayan İstanbul büyükleri, nihayet, 15 yıl aralıksız, ikinci, üçüncü tura çıkan bir takımı hayatlarında ilk defa Trabzon futboluyla gördüler. Hepsine bu kadar uzun yıl futbol dersi verdiğimiz halde, Trabzon dört-beş sene gerileyince hemen yine 'üç büyükler' efsanesini ısıtmaya koyuldular, yine, Trabzon'u safdışı bırakıp, kendi aralarında mahalle maçı yapmak istiyorlar. Trabzon ne zaman güçten düşerse, üç büyükler teranesi başlar!..

    Nihat Genç

  2. #2
    YoldanGeçenAdam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2004
    Mesajlar
    21,476
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Cevap: Trabzonsporluların Okuması Gereken Yazılar..

    Alemin Kralı Geliyor
    Yillardir Trabzonsporlulardan "Sen Trabzon'un yetistirdigi bir yazar degil misin, neden Trabzonspor hakkinda tek bir yazi yazmadin?" diye elestiriler alan Nihat Genç, yillar boyu inat mi inat suskunlugunu bozmadi. Çocukluk arkadasi Sadi tekelioglu takimin basina geçip, bir de Trabzonspor üst üste galibiyetler alinca, yillardir giki çikmayan Nihat Genç'i ayni zamanda beyin cerrahi da olanHakan Ulaçoglu, bülbüle döndürdü ve asagida okuyacaginiz paso bordo-mavi röportaji gerçeklestirdi... Alemin Kirali Geliyor Trabzon'un son dönem yetistirdigi, kitaplari çok satan bir yazarisiniz, savasçi ve atesli bir üslubunuz var. Sözünüzü esirgemiyorsunuz ve mahkemelerden kurtulamiyorsunuz, ancak Trabzonspor'la ilgili hiç yazi yazmiyorsunuz. Yazsaniz dahi 'Memleket Hikayeleri' adli kitabinizda oldugu gibi kirli adamlari, futbolu, gençlerin futbol sevgisini kendi çikarlari için kullanmalarina nefret dolu tepkiler veriyorsunuz... - Aynen öyle. Trabzonspor'u köyden gelmis, Özal'la zengin olmus müteahhitler, onlarin sagci, mafyatik politikalari bitirdi. Trabzonspor Türk futbolunun tek gerçek efsanesidir. Trabzon'da futbol hepimizin içine kök salmis, basimizi döndürmüs kahramanca gurur demektir. Mesela gol attiginda Trabzonspor tikanir bagiramaz, alkislayamaz, çömelir, derin manevi duygusallikla bosalir, hüngür hüngür aglardik. Herkes delikanli, harbi futbolun ahlak ilkelerine sadik ve dürüsttü. Iki büyük seytanin kurbani olduk, biri basin, digeri söhret olmak isteyen sagci politikacilar. Yine de Trabzonspor, Türk futbolundaki ölümsüz yerini almistir. Hala bikip usanmaksizin çilgin bir arzuyla tüm Trabzonsporlular ölünceye kadar o muhtesem Trabzonspor'u özleyip, anlatip, bekleyip duruyor. Bakin biz 1. lige çiktigimizda 3 büyüklerin 18 tane sampiyonlugu vardi. Bu sampiyonluklari Yesildirek, Karagümrük, Kasimpasa gibi onlarca Istanbul mahalle takimini yenerek oldular. Simdi ne diyorlar, yakamiza 14 yildiz takiyoruz, 15.'sini takacagiz diye bir çalim, böbürleniyorlar. Insan utanir. Sen otuz yil Avrupa kupalarinda ikinci tura çikamamissin. Beykozlari, Hasköyleri yenerek bu yildizlari takiyorsun, Türkiye'yi yenerek degil. Zaten Türkiye liginin kurulusu sakattir. Ta o zamanlarda Izmir takimlari Istanbul kökenli bu lige karsi çikip, katilmak istemediler; yollar uzun gidip gelmek zor diye. Istanbul'un iç mahallelerinden dolmusla, tramvayla deplasmana giderek yapilmis 18 sampiyonluk. Türkiye liginin tarihi yeniden düzenlenmeli. 1975'ten sonra, ya da ne bileyim, Anadolu takimlarinin ligde denge olusturdugu yeni bir tarih baslangiç alinmali. Bu kadar haksiz bir ligin yildizlari formalara, san, söhret, efsane diye takilmaz. Simdi ben soruyorum, o yildizlarin bes-on tanesini Beylerbeyi ya da Yesildirek'e on, on bes gol atarak aldin, Türkiye yildizi degil onlar, Istanbul mahalle takimlarinin yildizi. Yol yokmus, gidip gelmek gerçekten zormus diye orada mahalle arasinda birtakim takimlar kendi aralarinda lig kurmus, sampiyon olmus, bize ne? Iste Trabzonspor bir sel felaketi gibi alt üst etti bu ligi. Trabzonspor öyle güçlü, öyle kuvvetli bir günesti ki, bu ligi tarihe gömdü. Sorumuz sudur, biz geldikten sonra ne oldu? Biz lige gelene kadar bu takimlar Avrupa'dan kim gelirse on yillar boyu beser-onar yiyip Avrupa'nin averaj ya da eglencesi olmus takimlardir. Haksizligin asil acimasiz tarafi, Trabzonspor'un ikinci ligde çektikleridir. Üç büyükler hiçbir zaman ikinci lig trajedisi yasamadi. 1967'den sampiyon oldugumuz yila kadar her yil, otobüsle iki gün süren, iki gün de dönüsü süren deplasmanlar. Bandirma, Balikesir, Düzce, Adanademirspor deplasmanlarinda, yollarinda Trabzonspor'un futbol askiyla, parasiz, yoksul, tertemiz bu çocuklarin Anadolu yollarinda çektikleri, hangi imkansiz, inanilmaz, sartlarda futbol oynadiklari bugün bile dile getirilemez. Ikinci ligde uzun yillar kalmamizin sebebi bu uzun yollardir, o günlerin otobüsleri Ankara-Trabzon arasini dahi iki günde, üstelik gece konaklamasi yapilarak gidiliyordu. Lige geldigimizde dahi, üç büyükler, Sariyer, Bakirköy, Istanbulspor her yerde, 13-14 maçi Istanbul sinirindan hiç çikmadan yapiyordu. Trabzon ise bu kadar yolu, yilda 8-10 defa Istanbul'a gidip geliyordu. Futbola bu kadar körü körüne, bu kadar kul köle bir baska takim yoktur. Bugün Anadolu takimlari bu kadar korkunç uzaklik yasamiyor deplasmanlarla. Üstelik Istanbul'a bir yilda on defa gidiyor, onda da bozguna ugratiyorduk. Sampiyon olamadigimiz uzun yillarda Trabzon ligi ya ikinci bitirdi, ya üçüncü. Ama en önemlisi Trabzonspor araliksiz tam 22 sene Türkiye Birinci Ligi'nin en çok alkis alan, en begenilen, en iyi futbolunu oynadi, bunun altisinda sampiyon oldu ama, geri kalan sezonlarin en kiran kirana maçlarini, en harbi maçlarini Trabzonspor çikardi.. On yillar boyu Türk basini ve futbolunun tek derdi, bu firtinadan, bu beladan nasil korunacagiz oldu. Üç büyük olmanin getirdigi medya ve bilinen baskilarin olusturdugu avantajlarla Trabzonspor'un önü kesildi. Trabzon bileginin hakki denilen o futbolun en harbi yüzünü dize getirmistir. Kendi aralarinda evcilik oynayan bu takimlar futbolun gerçek, sert ve onurlu yüzünü görünce panige kapilmis, kiskançlik içinde beyinlerini yemisler, her türlü deliligi denemislerdir, ama sonunda kazanan Türk futbolu oldu, çünkü Trabzonspor Istanbul ligini yikip parçalamistir. Bizim sampiyonluklarimiz yüzyillarin itilmisligiyle agir bir sikintili havaya bürünmüs tüm Anadolu kasabalarini salladi. Nihayet Anadolu gerçek bir 'zafer' tanidi. Futbol bir çesit hipnotizma oldu. Geçim derdi, yoksullugu, itilmisligi unutup, tüm Anadolu Trabzonspor'la heyecan duymaya, onunla aglamaya, sevinmeye basladi. Ve tüm Türkiye sehir takimlari kendine güvenle, Trabzonspor formasinin renklerini dahi taklit ederek, bugün Anadolu'daki büyük futbol sevgisini yaratti. Trabzonspor'un sampiyonluklari bir infilakti. Biz Anadolu çocuklarinin kalplerini paramparça etti. Trabzonspor aski ve efsanesi olmadan hiçkimsenin Türkiye ligi üzerinde konusmaya hakki yoktur. Çünkü Trabzonsporsuz bir Türkiye ligi hiçbir zaman olmamistir. Sampiyon oldugumuz yillar biz Trabzon sehir stadini dolduracak bir sehir nüfusuna sahip degildik. Ama önce Ordu, Giresun, Rize'den gelen, sonra, inanilmaz ama, yine yol yok, para yok, Erzurum ve Kars'in daglarindan, ta Urfa'dan, Van'dan gelen köylü seyirciler gördük. Trabzon sehir stadini görünce stadyum beton bloklarina sarilip aglayan Urfali Erzurumlu seyirciler gördük. Yine Istanbul deplasmanina gittigimizde hayretle gördük, Urfali, Vanli, Ardahanli, Marasli seyirciler, on yillar boyu tribüne oturdu. Bordo-mavili bayraklarla oturdular. Iste bu tribünlerin ugultusu Türkiye ligi tarihini gerçekten yeni bastan yazmistir... Sampiyonluklar neden sona erdi? - Sagci-mafyatik adamlar Trabzonspor'un bu deli gururundan, söhretinden faydalanmak istedi. Futbolculari parayla hizla kuklalastirip, kulübü neredeyse tarihten sildiler. Zafer sarhoslugu içinde birileri bit gibi, güve gibi ve baltalarla bu söhretin kapisini kirmaya, Trabzonspor efsanesini yagma etmeye basladi. Bu politikacilar sadece futbolu degil, Trabzon'un kendine olan o inanilmaz güvenini de kaybettirdi. Trabzon'da çok tuhaf seyler oldu. Kimseyi begenmeyen, hatta Türkiye'nin kibirligi diyebilecegimiz seyircisinde panik basladi. Daha ilk dakikadan sahaya küfretme, laf atmalar, olmayacak seyler. Daha da kötüsü. Anadolu'nun herhangi bir takimini kendine rakip görmeye basladi. Yok böyle bir sey, Anadolu'da herhangi bir takimin alacagi sampiyonluk, ayni zamanda Trabzonspor'un da sampiyonlugudur. Trabzonspor'un mükemmel yillarinda Istanbul basini, Anadolu-Istanbul ayrimi yapiliyor diye seytansi bir iftirayla bölücülüge basladi. Yanlis bunlar, çirkin tuzaklar. Anadolu-Istanbul ayrimi yok. Türkiye-Istanbul ayrimi var. Trabzonspor hiçbir zaman Anadolu'nun degil, Türkiye'nin takimi olmustur. Avrupa liglerinde, averaj yemeden, sahaya çikip dobra dobra oynayarak göstermis, Türkiye futboluna hakim ezikligi önce Trabzonspor gidermistir. Otuz yil ikinci tura çikamayan Istanbul büyükleri, nihayet, 15 yil araliksiz, ikinci, üçüncü tura çikan bir takimi hayatlarinda ilk defa Trabzon futboluyla gördüler. Hepsine bu kadar uzun yil futbol dersi verdigimiz halde, Trabzon dört-bes sene gerileyince hemen yine 'üç büyükler' efsanesini isitmaya koyuldular, yine, Trabzon'u safdisi birakip, kendi aralarinda mahalle maçi yapmak istiyorlar. Trabzon ne zaman güçten düserse, üç büyükler teranesi baslar!.. "Trabzonspor kendine güvenini kaybetti" dediniz? - Ben 8-9 yasinda 1965 yilinda Idmanocagi-Besiktas maçinda ve bir yigin maçta kale arkasinda ikibuçukluk yaptim, top topladim. Trabzon tarihinde ilk genç takim elemesi olan Orman Okulu'nun arkasinda Ahmet Suat'in önünde seçmelerde oynadim, yasimin büyüklügünden oynayamadim, ama tüm arkadaslarim topçu oldu, ya Ahmet Suat'in ya Özkan Sümer'in takimlarinda yer aldi. Eski saha ve lise sahasinda büyüdüm. Benim gibi 56 dogumlu çok arkadasim nüfus kütügünden yasini hileyle ya da mahkeme karariyla degistirdi. Hatta yasini küçültmek için kendini öldü gösteren arkadaslarim oldu. Hayatim Idmanocagi-Idmangücü antremanlarinda agbilerin esofmanlarini, kramponlarini tasimakla geçti. Numune Hastanesi'ni dönünce solda eski ve bakimsiz bir sadirvan vardir, dile gelip konussa. Bu sadirvanin Trabzon futbol tarihinde önemi fazlasiyla büyük. Çünkü yaz-kis su akan tüm futbolcularinin ayak çamurlarini görmüstür. Baska da su yoktu. Bugün dahi Trabzon Yavuz Selim'de, eski sahada, yedi takim ayni anda antreman yapar, her bir takima yirmi metrekarelik yer zor düsüyor. Bu kadarcik dar alanda futbol ögreniyorlar, dünyada yok, on metrelik alanda futbolcu yetistiriyoruz ve terden ates gibi çocuklarin dünyanin en sihirli ilaci gibi kendilerini hirlayip, parçalarcasina hala topun pesinde kosmalarina insan sasiriyor, bunun bir sebebi olmali diyor. Trabzon'a eski yillarda da disardan hangi takim gelirse gelsin bizimkiler, asla begenmez, küçümser, dalgasini geçerdi. Kardesim sen mahalli bir takimsin, adam Türkiye sampiyonu, neyine güveniyorsun. Bunu çözmek çok zor. Sanki Trabzon'da ahlak denilen sey, kimseyi begenmemek ve herkesi tabii ki büyütmeden yenmek. Belki de bunun sehrin sosyal kültürel yapisi, tarihiyle siki ilgisi var. Çünkü Trabzon tarihi çok aci çekmis, çok yoksulluk görmüs, ancak ölümüne kitlik, ölümüne yoksulluk hiç olmadi, yani bir zavalli dogu kasabasi degildi. Bugün bu sehirde bes bin yil öncesinin, tarihin ilk kavimlerinden sayilan Istikler'den kalma aile isimleri var. Bezirogullari, Kolotogullari, Sakalar, Tarbos köylerinin etnik yapisi çok ilginçtir ve dünyada esine rastlanmaz, çünkü nerdeyse her köy ayri bir etnik yapilanma gösterir. Kipçaklar, Peçenekler, Uzlar, bulgar Türkleri, Macar Türkleri, Akkoyunlular, Kürtler, Orta Anadolu'dan getirilen Azeriler hepsi artik birbirinden ayrilamayacak kadar iç içe geçmis, karismis. Inanilmaz bir birlesim. Nerdeyse tarihin her irki orada. Yabanci elçilerin anilarinda 1890'lardan beri futbol oynandigi söyleniyor. Liman sehri olusu, Rum, Ermeni, Gürcü, Laz nüfusunun etrafinda Gümüshane, Giresun, Rize, Ordu, Kars, Erivan, Batum, Erzurum gibi sehirlerin ticaret merkezi olmus, fazlasiyla kozmopolit, fazlasiyla renkli bu insanlik manzarasi kimyevi bir güç mü vermis, arayip da bulamadigimiz bir güven mi saglamis. Trabzonspor kurulmadan hangi takimi tutuyordunuz? - Ben Idmangücü'lüydüm. Daha mahalleden bir takim. Idmanocagi bugün heveslendigi, özendigi Galatasaray gibi afrali, tafrali, artist bir takim. Biliyorsunuz Trabzonspor'un kurulusuna Idmangücü önce katilmadi. Çünkü Idmanocagi her seye hakim görünüyor. Lige ilk yapilan müracaat kabul olunsaydi, Idmangücü olmayacakti, bir yil sonra ulasti, bakin ki tek tartisma forma renginden çikiyordu birlesme sirasinda. Sonunda Türkiye'de hiç olmayan hiçbirseyi çagristirmayan Bordo-Mavi renkler bulundu. Trabzon sokaklarina bir taksi çikartilarak hopörlerlerle, Trabzonspor'un kuruldugu ilan edildi. Biz de o taksinin arkasindan kosarak önce kulübe, sonra da bugün buraya kadar geldik. Ancak, Trabzon futbolunda bu iki takim fazlasiyla abartilir, Necmiati, Doganspor. Tütünspor gibi takimlari dahi bir yana birakin, 30'li 40'li yillarda Trabzon Lisesi uzun yillar mahalli lig sampiyonu oldu. Bizim lise yillarinda Özkan Sümer lisenin antrenörüydü, hakemin üstüne yürüdü, sahaya girdi. Lise maçlari bu yüzden üç yil iptal edildi. Sanirim 1972-73'te liselerarasi maçlar yeniden basladiginda inanilmaz bir futbolcu furyasi çikti. Liseden Güngör'de, bugün antrenör Sadi'den hatirladigim o yillarin lisesinde çikti. Trabzon futbolunun çekirdegi, kalbi Trabzon Lisesi'dir. Trabzon'da futbol demek yüz yil, lisenin önündeki saha ve eski sahadir. (Yavuz Selim). Ve duvarlarla çevriliydi. Eski saha ise yagmur yagdigi zaman bataklik olurdu. Yagmadigi zaman toprak kaya kadar sertlesir. Özkan Sümer'in ta o yillarda söyledigi gibi, Trabzon efsanesi konusulurken en çok unutulan, ihmal edilen hakki yenen ikinci ligde Trabzonspor'u çalistiran ünlü Beton Mustafa'dir. Beton Mustafa nerdeyse antremanlarda hiç top oynatmaz, bastan asagi idman ve kondüsyondu. Agir antremanlara dayanilmazdi. Trabzonspor'da ikinci büyük asama olarak Özkan Sümer'i görüyorum. Top teknigi çok yüksek, dar alanda inanilmaz Brezilyalilar gibi top çeviren, çalim hastasi ve seyir zevki çok yüksek oyuncularin anasini aglatti. Özkan Sümer nerdeyse futbolcunun topla oynamasini yasak etti, birçok kez antremanda gözlerimle sahit oldum, topu birkaç saniye fazla tutan oyuncuyu kovar, formasini çikarttirir bir daha sahaya sokmazdi, Özkan Sümer bu seyir zevki yüksek oyunculardan yirtici, mücadeleci, her topa kosan adamlar yapti. Hatta topa hiç vurmasini bilmeyen diyelim Trabzonspor'un ilk yillarindaki Yasar gibi oyunculari, her topa kosuyor diye, hiç futbol bilgisi olmadigi halde sahaya sürdü büyük verim aldi, inanilmaz top teknigi olan Güngör'ün ki, antremanlarda bes kisi ayagindan top alamazdi, bu top kesen, kesici rolüyle oynatti. Bugün Trabzon efsanesini geciktiren sey nedir? - Trabzon on yillar boyu üçüncü lige ve ikinci lige futbol fabrikasi gibi futbolcu veriyor, bu fabrikasyon islevi Trabzon'un sampiyonluklarindan daha degerlidir. Türkiye liglerine Trabzon kadar futbolcu süren bir baska sehir yoktur. Ancak, bu eski sahada yüzlerce yetenek henüz fidanken, henüz genç, çelimsiz, beceri kazanmadan maddi sikintilar yani is bulmak kaygisiyla hemen Trabzon'u terkedip ikinci ve üçüncü ligin karanlik kuyularina düsüyor. Yani, futbol için, hirs, inanç, savasçilik gibi hammaddeleri, ruhlari, beyinleri tastamam bu çocuklari, henüz yildiz, yetenek olmadan bogduruluyor. Ve çok uzun zamandir Trabzon yildiz futbolcu degil, onbinlerce vasat, seri üretime geçti.. Çok iyi biliyorum, sampiyon oldugumuz yillar, ikinci ve üçüncü lig kulüp baskanlari Trabzon'da mahalle içlerine, mahalle kahvelerine gelip otururlardi. Inanmayacaksiniz, gülerek anlatirdik, 17-18 yasinda kimi görseler, futbolunu hiç görmeden, belki de futbol oynamamistir, ikna olmaz, 17-18 yasinda gördükleri her delikanliyi futbolcu diye alip götürdüklerini gözlerimle gördüm... O günlere dair bir aniniz? - Trabzonspor'un iç transfer görüsmelerinde, ikinci lig yillari, Trabzon'un ünlü delisi, ki Trabzon'da evliya gibi sevilirdi, meshur Deli Musa. Bacaklari kesilip çok acikli bir ölümü oldu. Çarsi Mahallesi'nde Yvasil Kilise'nin orda oturuyordu. Hacikasim'daki kulüpten, ayrilmazdi. Sadi, çok dalga geçerdi onunla, Sadi'nin günahlari çoktur, basinda yumurta kirardi Musa'nin sonra, üstünden asagi un dökerdi... Deli Musa transfer yapilan odanin önünde diger futbolcular gibi siraya girmis bekliyor. Içerden Ahmet Suat çikti, Musa'ya: "Baskana söyledik, bu sene Musa olmazsa takimi kuramam" dedim, derdi, 'haydi içeri gir, parani iste, gerisini sen hallet' dedi. Deli Musa içeri girdi, baskanin ayaklarina elleriyle vurarak: "Bunlarin hakkini verin baskanim, bunlar daha yeteneklerini sergilenemedi baskanim..." Yani, Deli Musa da transfer yapilan odaya girip pazarligi yapip, çikardi... Özkan Sümer'le ilgili bir aniniz? - Özkan Sümer biliyorsunuz futbolculariyla çok samimi oluyor, aksamlari birlikte takiliyor diye, o yillarda çok elestirilirdi. Bugün böyle bir sey övülür, takdir edilir. Bir anim, kiz futbol takimi. Dostlukspor, gelmisti, kimse ciddiye almadi. Kizlarla top oynanmaz, rezil rüsva oluruz, diye rakip çikmadi. Tabii ki kizlar da geri dönecek. Ancak Özkan Sümer fazlasiyla ciddiye aldi. Buraya kadar gelmisler ayip olur deyip bir takim çikartti. Kizlarla gazozuna ama çok ciddi bir maç. O maçi izledim, Özkan Sümer'i arkadaslari alaya aldi. Özkan Sümer'in futbolculugu iyi degildi, geride dururdu, o yillarda simdi kendisinin de sinir oldugu bir lakabi vardi: Deve Özkan. Geride oynadigi ve galiba ancak genç takimi çalistirmaya basladiginda, Trabzon'da teorik olarak futbolu onun kadar ciddiye alip, Trabzon'da futbol kültürünü gelistirme gayretinde bir baska adam o yillarda yoktu. Ayrica Özkan Sümer tarzi, tavri, laf atmalari, esprileri, küfürleri ve dünyayi takip etmesiyle 70'li yillarda Ahmet Suat'in Allah'ini seven ileri vursun taktigini gelistirip, futbolu disipline etti. Trabzon'da büyüyüp, sivesini hizla düzelten bir baska Karadenizli bulamazsin... En büyük Taraftar adli hikayenizde dönemin baskani Samil Ekinci'den kisaca söz ediliyor. Samil Ekinci ile Mehmet Ali Yilmaz'in bir kiyaslamasini yapabilir misiniz? - Samil Ekinci Türk filmlerindeki Hulusi Kentmen'in ta kendisi Babacan ve kisitli imkanlari olan bir kasaba tüccari. Öne firlamaz, sevincini abartmaz. Trabzon'a disardan gelip bu kadar sevilen ikinci bir isim de futbolcu Iskender'dir. Samil Ekinci, biz taraftarlari futbolculardan çok severdi. Yanina ne zaman gittiysek bos çevirmezdi. Ne zaman otobüs, deplasman istediysek verdi. Fabrikasina girdigimiz zaman isini gücünü birakip yanimiza gelir, 19-20 yasindaki bu çocuklari agirlardi. Trabzon halkina gönülden bagli bu adam mütevazi imkanlariyla Trabzonspor'a tarihsel degeri olan çok büyük bir güç verdi. Trabzonspor tarihinde sanki yalniz o söhret istemedi, ismini Trabzonspor'un önüne geçirmedi... Efsanevi futbolcularla ilgili bir aniniz? - Eski sahada Sotka'nin, mahalle takiminin bir maçi vardi... Maç sonrasi, oyuncular saha kenarindaki pis su birikintisinde yikandilar ve hemen oracikta giyindiler. Simdi trübün olan tümsegin üstünde o yillarda Erdogdu'yu çalistiran, Trabzon futbolunun çok taninmis ismi Beykoz vardi. Bir de yaninda 8-9 yasinda bir çocuk, ayaklari dibinde onlara bakiyorum, Sotka'nin kalecisi geldi. "Beykoz agbi konusabilir miyiz?" dedi. Yazlik spor ayakkabilari bir gazete kagidina sarilmisti. Hem gazete kagidi paramparça hem de yazliklar. "Sunlara bak agbi" dedi. Bu Sotkali kalecisinin ilk transferiydi ve bir yazlik ayakkabiya transfer oluyordu, yasi 16 ya da 17'ydi. Yanlarinda bu görüsmeye sahit olan yalniz bendim. Sotkali kaleci, bir yazlik ayakkabiya transfer olan futbolcu, bugün Türk milli takimini çalistiran Senol Günes'ti. Trabzonspor'da durgunluk dönemi nasil basladi? - Bakin, Trabzon'un fabrikasi yoktur. Bugün çimento fabrikasini, ki sehrin belasidir, Uzanlar aldi, çalisiyor-çalismiyor belli degil. Bir baska önemli tesis, yem fabrikasi Karsusan ki yillik girdi çiktisi bes milyon dolar ediyor. Oysa Trabzon'da oynayan her futbolcu bes milyon dolari çoktan geçiyordu. Hem halkin, hem taraftarlarin dengelerini bozdu. Trabzon'u büyük paralar yikti. Istanbul takimlarina milyonluk essekler diye bagiran Trabzonlular, Allah'in bir tecellisi milyonluk esseklerin takimi oldu. Manyak paralarin, manyak transferlerin sonu gelmedi ve takimi rehin tutmak isteyen politikacilarin isine geldi bu. Trabzonspor'u parayla, borçla kendilerine bagladi. Trabzon'un futbol açligini ve hastaligini görün, Trabzon'u oy deposu gibi kullandilar, futbol üzerinden Trabzon'da derebeylik insa ettiler. Ihaleler aldilar, tetikçiler tuttular. Çok tuhaf seyler oldu. Türk futbolunun bu en siddetli futbol aski, bu karanlik adamlarin kucaklarinda sona erdi. Trabzonlu futbolun pesine öylesine delirmisçesine düstü ki, ne önümüzdeki denizin nimetlerini gördük, ne arkamizdaki Anadolu ve dünya cografyasinin bu en güzel rüya gibi topraklarindan fiskiran imkanlari, bu ürünlerin tesislenmesini endüstriye akmasina bir an olsun bakmadik, ne kalkinma, ne sanayi, futbolun kurbani olduk. Biz, Trabzonspor ugruna, Trabzon'u daglari, yaylalariyla futbola kurban verdik. Ve ortaya çikan onbinlerce issiz için yeniden mafyatik sagci parababalarindan is istemeye koyulduk. Zaten Trabzon'un sert karakterli gençleri, Kabakçi Mustafa'dan, Topal Osman'a kadar padisahin, milletvekillerinin, beylerin, agalarin, kabadaylarin, koruma kültürü. Yine de yorulmadik, bitkin degiliz, yine Trabzonspor'dan sampiyonluklar bekliyoruz. Istedigimiz eskisi gibi olsun, harbiden futbol, bileginin hakkiyla maç kazanmak. Ama en önemlisi sahasinda yenilmesin. Hiç yenilmesin. Çünkü Trabzonspor'u kimse yenemez, Trabzonspor ya bizi bu büyük gurura, sevince alistirmayacakti, ya da artik ömrümüz, o eski Trabzon ruhunu arayip duracak!.. Son sözünüz? - Takimi seyrettim, çok begendim. Alemin krali geliyor!

  3. #3
    Misafir vadigar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2005
    Mesajlar
    854
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Trabzonsporluların Okuması Gereken Yazılar..

    işte bu...şöyle ukalalıktan uzak neyse o tarzında bir yazı çoktandır okumamıştım...
    paylaştığın için teşekkürler superman..

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    23-01-2005
    Mesajlar
    1,842
    Karizma Gücü
    8

    Cevap: Trabzonsporluların Okuması Gereken Yazılar..

    alemin kralı geliyoorr!

    ah be o yazıda yaşananları yaşamk vardı!.. geç gelmişiz dünyaya geeç

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Herkesin okuması gereken bir kitap
    2005 Konuları bölümünde ermehmet tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 29.11.05, 12:11

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •