Geçen haftaki yazımda, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan zatın, sürekli olarak ÖSS'de uygulanan farklı puan katsayısından şikayet ettiğini, birilerine sürekli mesaj gönderdiğini, ama mevcut sistemin lise eğitimine dayandığını ifade etmiştim.
Bu Milli Eğitim Bakanı'nın dost mu, düşman mı olduğunu anlamak gerçekten zor. Bakan hala konuşuyor ve "farklı puan katsayısı uygulamasının" kaldırılmasını istiyor. Üstelik de bunu 2005-ÖSS'nin yapılmasına 1 buçuk aydan az bir zaman kala yapıyor. Adam sanki ÖSS'ye hazırlanan gençlere düşman gibi davranıyor.
Daha da fenası, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan ve aynı zamanda eski bir öğretim üyesi olan bu zat, bunu her ÖSS öncesi yapıyor. Ve sürekli kafa karıştırıyor.
Bu açıklamalardan sonra, yıllardır ÖSS'ye hazırlanan gençlerin kafası tümüyle karışıyor. "Acaba sistem değişecek mi? Değişirse ne olur? Yoksa emeklerimiz boşuna mı gidecek?" gibi kaygılara düşüyorlar. Yazık günah değil mi?
Bu açıklamalardan müzdarip olan öyle bir kaç kişi de değil. Yüzbinlerce öğrenci rahatsız oluyor. Böyle bir eğitim bakanının herhalde dünyada eşi benzeri yoktur. Eşi benzeri yoktur da, bu adama dur diyecek bir Allah'ın kulu da mı yok?
Mesela neden YÖK bu duruma müdahale etmiyor. "Kardeşim sen ne yapıyorsun. Yüzbinlerce öğrencinin geleceği ile oynuyorsun. Üstelik sen Milli Eğitim Bakanısın" diyemiyor mu? Herkesin dili tutuldu mu?
Medyadan zaten çoktan umut kesildi. İşleri bozulmasın diye bütün yazılı ve görsel kaynanacı medya toptan AKP övgüleri düzüyorlar.
Ama bari bu işlerden birinci derecede sorumlu olan YÖK konuşsun bari diyecekken, geçen hafta YÖK'ten cılız da olsa ses çıktı. YÖK Başkanı Prof.Dr. Erdoğan Teziç, üstü kapalı da olsa, Milli Eğitim Bakanı'nı suçladı.
YÖK Başkanı Prof.Teziç, "artık 2005-ÖSS için geri sayımın başladığını, bu aşamadan itibaren sınav sisteminde bir değişikliğe gitmenin tümüyle imkansız olduğunu ve ÖSS'ye hazırlanan gençlerin rahat olmalarını" söyledi.
Buna da şükür demek lazım. Ya hiç kimsenin sesi çıkmasa ne olacak? Zaten binbir sınav kavgısı ve sıkıntısı yaşayan yüzbinlerce gence kim sahip çıkacak? Bu kadarına da şükürler olsun.
***
Sürekli alkışçı ve övgücü medyanın gazetelerinde ve televizyonlarında gözüken Milli Eğitim Bakanı, ekran şovlarından birinde, "bilgisayarsız ve internet bağlantısı olmayan okul bırakmayacağız" nutukları atarken, bir öğrencinin "öğretmen isteriz" sözleri keyfini kaçırdı.
Kars Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencisi olduğunu belirten kız öğrenci, "Bizim okulumuz öğretmen yetiştiren fakültelere öğrenci yetiştiriyor. Ama bir çok öğretmenimiz yok.
İnternet ve bilgisayar güzel de, öğretmen yoksa, bunların bir anlamı kalmıyor. Biz öncelikle öğretmen istiyoruz" ortalıkta serin havalar estirdi.
Sürekli yağ çekilmeye ve sırtı sıvazlanmaya alışmış beyler, bilgisayar ve internet bağlantısı ile eğitim sorunları çözülmüş olmuyor. Öğretmen yoksa, sizin bilgisayar ve internet şovlarınızın bir anlamı yok. Yapacağınız en şey, gerçek ihtiyaçlara yönelmenizdir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla