Merhaba Sevgilim;
Bu sana son merhabam. Gidiyorum bu şehirden. Senin mutluluğun için gidiyorum. Ben burada kaldığım sürece sen bana nefretle bakacaksın, biliyorum. İsterdim ki böyle olmasın bu veda. Ağlayarak ayrılalım. Bir ağlayan var yine de... Ben ağlıyorum şimdi... Yağan kar taneleri gibi saf ve tertemizsin. Kitletememiş bu dünya seni. Ne güzel... İstanbulun hain elleri sana dokunamamış. Bu yerde biriken karlara basarak yürümek zorundayım. Ayak izlerimi bırakıpta gidiyorum. İşte bu yağan benim yüreğim şimdi... Üstüne basıpta, gidiyorum. Yüreğimde böye... Bas üstüne geç. Sakın bir şey söyleme. Bari bu veda sahnesinde incitme yüreğimi. Zaten sevgi dediğin illa karşılıklı olmaz ki. Bana göre aşkın asil olanı da karşılık beklemeden sevmek değil mi. Ben seni sevilmek için sevmedim ki... Ama son kez gülümse bana. İçimi ısıtsın o gülüşün bu kara kışta. Şimdi anladım Neron'un Roma'yı neden yaktığını. Benim de yakasım geldi bu şehri. Ama yapamam. Sen varken bu şehir de, ben bu şehri yakıp ta gidemem. Şimdi yanan benim yüreğim... Söndüremez senden başka hiç kimse. Gittiğim yerden her sabah sana beyaz bir güvercin yollayacağım. Ayağında kırmızı bir gül ile. radyo'da çalan şarkı da en sevdiğim. Tesadüfe baksana... Hani diyorum bazen... Haykır dünyaya sevdğini. Ve at kendini onun deniz mavisi özlerine ve boğul orada huzur ile. Ama olmuyor. Kirpiklerin tutuyor beni Ey Sevgili. Şimdi kimseye veda etmeden sana veda ediyorum. Yenilgimi sen de aldım. Kutlu olsun zaferin. Dinle bak ne diyor bir parça "İşte gitmek zamanı çok zor gelsede. Artık gitmek zamanı yüreğim istemesede.Haydi Uğurla, Gidiyorum bir dah önmeyeceğim, sevmeyeceğim. Kalbim paramparça." Elveda sevdiğim...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
