• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    The_Book adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    81
    Karizma Gücü
    0

    MİllİyetÇİ Yazardan Kemal Yamak'a DÜŞÜndÜrÜcÜ ÇaĞri

    Hürriyet, emekli orgeneral Kemal Yamak''ın kitabından bölümler yayınlamaya devam ediyor. Yamak, 1974 yılında Başkanlığı''nı yaptığı Özel Harp Dairesi''nin her yıl Amerika Birleşik Devletleri''nden 1 milyon dolar aldığını itiraf etti! Her ne kadar Amerikalılar ile anlaşma bozulmuşsa da bu para her yıl düzenli olarak alınmış!

    Yamak, o dönemde her partinin içinde adamları bulunduğunu, bunların bazılarının sonradan milletvekili de olduğunu bildiriyor ve gizli yardım anlaşması ortadan kalkınca ABD yerine NATO kanalı ile temaslar yaptıklarını da anlatıyor. Buna göre, NATO yetkilileri Balkanlar ve Kafkaslarda müşterek harekat önermiş, ancak Türk tarafı bunu reddetmiş.

    Benim bildiğim, Afganistan-New York arasındaki, bugün için yıllık bir trilyon dolarlık kapasiteye ulaşan uyuşturucu trafiği, CIA ve NATO''nun kontrolündedir!

    O dönemde Sayın Yamak''ın bundan hiç haberi yok muydu?

    ***

    Yamak, "Bizim Gladio ile veya başka bir ülkenin herhangi bir teşkilatıyla herhangi bir ilgimiz ve ilişkimiz olmamıştır. Onların Gladio gibi bir teşkilata sahip olmaları ve bazı olaylara karışmış bulunmaları, sadece bir isim benzerliğiyle bizi de öyle görmeye yeter bir sebep olamaz. Biz, bize dayanarak, kendi güvenlik ihtiyacımız için ve kendimize benzeterek bir konsept tespit etmişiz, onlar da kendilerine" diyor.

    Bu duruma göre, Türk gençlerini birbirine kırdıran süreç, Gladio''nun değil, bizimkilerin "kendilerine benzettiği" Gladio mukallidi bir teşkilatlanmanın kontrolündeymiş!

    ***

    Yamak''ın sözleri için "itiraf" kelimesini kullandım. Çünkü A''dan Z''ye hepsi suçtur! Fakat tam da 30 sene geçtikten sonra açıklandığı için, işlenen suçlar dava zamanaşımına uğramıştır!

    Yamak''ın sözlerinden anlaşılıyor ki, sonraki milletvekilleri, belki de siyasi parti genel başkanları, bakanlar arasında da Özel Harp Dairesi''nin yetiştirdiği adamlar vardır!

    Biz bu meseleyi, 12 Mart öncesinde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Balgat ve Ahlatlıbel Amerikan tesislerini basması, ayrıca Nato karargahının bulunduğu yerde görevlendirilen Türk personelin daha sonra terör olaylarının yönlendiricisi konumunda bulunması çerçevesinde ve bir kesit olarak incelemiştik! Bu incelememiz kamuoyunda pek bilinmiyor. Bir gün onu da yayınlarız.

    ***

    Türkiye, NATO''ya girdiği 1952 yılından beri, yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibi koşturuyor. Bu koşturmaca sırasında iki askeri darbe ve iki askeri muhtıra gerçekleşti. Darbeler ve muhtıra sonrasında, ülkenin potansiyel gücünde, yetişmiş insan unsurunda ve değerler sisteminde zaaflar meydana geldi. Türkiye milli devlet olmaktan çıkarıldı!

    Darbeye zemin hazırlayanlar, çoğunlukla bu iş için kullanıldıklarını bilmiyordu. Sovyet tehdidi ile daha doğrusu komünizm ideolojisi ile mücadele amacıyla, ABD tarafından NATO bünyesinde kurulan Gladio, bilhassa Fransa ve Türkiye''yi istikrarsızlaştırmanın aracı haline getirildi.

    Fransa''da 1968 olaylarını yönlendiren solcu gençlik liderlerinin, Gladio''nun adamları olduğu anlaşıldı. Fransa istihbaratı önlem aldı ve olayları sona erdirdi. Türkiye''de ise sır perdesi ortadan kalkmadığı için olaylar sürdü gitti.

    12 Eylül 1980 öncesinde bütün fikir gruplarının içinde provokatörler vardı. NATO-Varşova paktı dengesini NATO lehine bozabilmek ve Türkiye''yi elde tutmak için Gladio veya Yamak''ın söylediği organizasyon kullanıldı. Bunlar, aynı silahı, sabah bir gruba, öğleden sonra karşı gruba çevirdiler. Milliyetçilik ile devrimcilik birbirini tamamlayan kavramlar olduğu ve bütün gençlik, emperyalizme, sömürüye karşı olduğu halde, bu iki kavramı ayrışarak savunan gençler, provokasyonlarla birbirine kırdırıldı.

    12 Eylül 1980 müdahalesi, NATO''nun, dolayısıyla ABD''nin kesin zaferi olarak, Sovyetlerin dağılma sürecini başlatmış oldu. Sovyetlerin güneye, sıcak denizlere inmesini, KGB''nin son başkanının deyimiyle "Türkiye''deki sivil direniş" ve Afganistan direnişi durdurmuştu! Bu da Sovyetlerin Ortadoğu petrollerinin kontrolünü kaybetmesi demekti!

    Türkiye, bu uğurda binlerce gencini toprağa vermişti.10 binlerce genç de cezaevlerinde süründü, idam edilenler oldu. Hem de bir soldan, bir sağdan olmak üzere...

    ***

    Peki Türk gençliğini birbirine kırdırmaya ne gerek vardı? Bu işte bir kasıt yok mudur?

    Demek ki suçlu olan, devletin o yıllardaki yöneticileri, siyasi liderler ve sivil-asker bürokratlardı. Onlar dönemin İçişleri Bakanlarından Faruk Sükan''ın açıkladığı "iti ite kırdırma politikası"nı planlamasa, Türk gençliği, Gladio oyunları ile birbirini öldürebilir miydi?

    Siz, iti ite kırdırma politikanızı anlatın Sayın Yamak!

    ***

    Türkiye''nin bugünkü yöneticilerine düşen, o gençlerden ve Türk Milleti''nden devlet adına, tarih önünde özür dilemek ve onların anısına bir "utanç anıtı" dikmektir.

    Hiç değilse bugünkü gençliğin, milli, dini ve insani idealleri, birbirine aykırı düşünmemesine, önyargıları kırarak, bu ideallerin bir bileşkesini çıkarabilmesine zemin hazırlamak mümkündür. Sentezini değil, bileşkesini...

    Aslan Bulut-Yeni Çağ

  2. #2
    Arslanata adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2006
    Mesajlar
    6
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: MİllİyetÇİ Yazardan Kemal Yamak'a DÜŞÜndÜrÜcÜ ÇaĞri

    Ben bugün sözde milliyetçi kesimin amacından uzaklaştığını düşünüyorum...Geçmişte kimse boşa ölmedi her vatan evladının koruduğu değerler, ülküler vardı bu gün Türklükten söz eden yok, İslam'ı yaşatan yok Türkçülüğümüzde, dinimizde başkalarının elinde, diledikleri zaman yüceltip diledikleri zaman alçaltıyorlar...Sonumuz kötü...Dün birbirini öldürenler bu gün ortak noktalarda buluşmadan söz ediyorsa, dünkünden daha büyük sorunlarla karşı karşıyayız demektir...

  3. #3
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8

    Cevap: MİllİyetÇİ Yazardan Kemal Yamak'a DÜŞÜndÜrÜcÜ ÇaĞri

    Alıntı Arslanata tarafından gönderildi.
    Sonumuz kötü...Dün birbirini öldürenler bu gün ortak noktalarda buluşmadan söz ediyorsa, dünkünden daha büyük sorunlarla karşı karşıyayız demektir...

    ortak noktada buluşmanın neresi kötü onu anlamadım?Yani aynı düşünmek ve ya "Tam Bağımsız Türkiye" için birlişmek kötü mü?Aynı düşünüyoruz ayn yere varmak istiyoruz ama gittiğimiz yollar farklı bence gayet doğal ve olması gereken!!


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Anne Babalara ÇaĞri
    2005 Konuları bölümünde TGTci tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 14.10.05, 18:26
  2. TÜrklere ÇaĞri
    2005 Konuları bölümünde Tangriberdi tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 07.09.05, 14:40

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •