• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 10 12345678910 SonSon
92 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    neoorog adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    673
    Karizma Gücü
    9

    Gerçek Nedir? Gerçeklik Kavranabilir mi? Başkalarına Aktarılabilir mi?....

    Bilgibilim (bilgifelsefesi-epistemoloji) ile ilgili bazı temel soruları ortaya atıp, nitelikli bir biçimde görüş alışverişinde bulunalım.
    Önce soruları derli toplu sunacağım. Genel bir çerçeve çizmek açısından...Ama siz genişletebilirsiniz. Sanki benim sorularıma yanıt veriliyormuş gibi olmasın. Sonra kendi görüşlerimi çok özet olarak sunacağım. Tartışma gelişirse daha ayrıntılı ifade ederim.

    Gerçek nedir?
    Bir gerçeklik olduğunu kabul ediyor musunuz?
    Gerçeğin bilgisine ulaşılabilir mi?
    Bu bilgi ne ölçüde kavranabilir?
    Kavranan bilgi başkalarına ne ölçüde aktarılabilir
    ?



    *Gerçek: varlığı kesin olan, insan algısından bağımsız olarak var olan demektir kısaca.
    *Benim algımdan bağımsız bir gerçeklik olduğunu kabul ediyorum. Güneş ben onu algılamasam da var diyebilirim örneğin.
    *Gerçeğin bilgisine ulaşılabileceğini, üretim ve yaşam faaliyetimizin bunun kanıtı olduğunu düşünüyorum.
    *Bu bilginin insanın geçmiş yaşantısının bilgiyi öznelleştiren etkileri, insan algısı ve düşüncesinin sınırları nedeniyle yalnızca bir kısmının kavranabileceğini ya da nesnel bir biçimde kavranabileceğini düşünüyorum.
    *Yine sözünü ettiğim sınırlayıcı etkenler ve bilgiyi aktarmadaki araç olan dilin -sorunları nedeniyle yine yalnızca bir kısmının aktarılabileceğini düşünüyorum. Matematik bu bilgiyi aktarmada daha güçlü bir araç olsa da, özellikle toplumlara ait tüm gerçeklikler matematikle aktarılamayacağı için (evrenin dili matematiktir, toplumun diline fazlasıyla politika karışmıştır ki bunu matematikselleştirilemek çok güçtür) bilgi aktarım sürecinde kesintiler olduğunu düşünüyorum.

    Ben özet bir giriş yaptım, tartışma ilerledikçe görüşlerimi temellendirip örnekler-referanslar sunacağım.
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler
    Bu mesaj en son " 22.10.07 " tarihinde saat 20:19 itibariyle Burberry's Touch tarafından düzenlenmiştir...
    Kültür&Sanat&Eğitim Bölümlerimizi Gezdiniz mi?
    Zopacılar Birliği

    May Elune guide my path...

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    13-07-2004
    Mesajlar
    386
    Karizma Gücü
    0
    Bilimsel araştırmalarda her türlü öznel öğenin karşısında nesnel olarak geçerliği olan şey.

    Bilinçten, tasarımdan bağımsız olan varlık.


    buda benden " (Amprizm) + (Bilim) - (Dogmatizm): Gerçek
    **Kardeş Gibiler**


    Asla eskisi gibi olmayacak

  3. #3
    cenk78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-05-2004
    Mesajlar
    237
    Karizma Gücü
    0
    Gerçek nedir?
    Görüp,duyup,algıladığımız şey midir yoksa beynimizde bizden bağımsız varolan şey midir?
    Sadece Herşeyi Kaybettikten Sonra Özgür Kalabiliriz!!!

  4. #4
    TurkForum1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2004
    Mesajlar
    784
    Karizma Gücü
    0
    felsefey sevmeyen biri olarak

    gerçek nedir diye yıllarca düşünen bi sürü insan hayata hiçbişey katamadan cekip gitmişler

    neyin gercek olup neyin olmadıgı çeşitli bakıs acılarıyla farklı sonuclar verir ve insanında felsefesiyle sentezlenip bi karar baglanır

    benim ise bunu düşünecek vaktim yok

    o nedenle bana göre gercek bilimdir hastaları tedavi ederken uyguladıgımız yontem yıllar sonra yapılan arastırmalarda yanlıs cıksa ya da daha gercekci bi yontem bulunsa bile bunu uygulamak zorundayız

    o nedenle bilimle ugrasan insanlar gercekle filan ugrasamaz genel olarak kabul edilen gercek ve dogruları kabul eder
    I'm Standing on a bridge
    I'm waitin in the dark
    I thought that you'd be here by now
    Theres nothing but the rain
    No footsteps on the ground
    I'm listening but theres no sound


  5. #5
    neoorog adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    673
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı Stajer-Dr.yucel tarafından gönderildi.
    gerçek nedir diye yıllarca düşünen bi sürü insan hayata hiçbişey katamadan cekip gitmişler
    bu sözü ileri sürmek için tüm filozoflara ilişkin genel bilgiden yoksun olmak, felsefe-düşünce tarihine ilişkin genel bilgiden yoksun olmak, felsefe- bilim ilişkisini kuramamak ve bilimlerin felsfeden doğmuş olduğunu bilmemek gerekir.

    tıp tarihi vb. dersler alıyorsunuz sanırım. tıbbı basit bir tedavi teknikleri bütününe indirgemeyin. felsefeyle ilgilenen birinin, hakkında mutlaka bilgi edinmesi gereken psikiyatri de tıp biliminin bir kolu. bundan daha önemlisi, ibni sina da dahil olmak üzere eski tıp bilginleri felsefeyle de uğraşırlardı, gerçeklik nedir sorusunun yanıtını da ararlardı. bilim felsefeden koparılıp, dar teknik bir uğraş haline geldikçe insanlığın entelektüel hazinesi de gelişemiyor.


    siz de bir gerçek tanımı yapmışsınız. tamamen yanlış. gerçek bilim değildir. gerçeğin tanımını yukarıda verdim. tanımlar kişiden kişiye değişmez. oturduğumuz yerden tanım yapamayız. gerçeğe ulaşmanın yolu bilimdir deseydiniz kabul edilebilirdi (ki tek yolu bilim değildir)
    Kültür&Sanat&Eğitim Bölümlerimizi Gezdiniz mi?
    Zopacılar Birliği

    May Elune guide my path...

  6. #6
    ferraone adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-10-2003
    Mesajlar
    381
    Karizma Gücü
    9
    Bilim adamı belki de "gerçek nedir" sorusuyla en çok meşgul olacak insan olmalıdır. İnsan toplumsal ve tarihsel bir varlıktır. Bilim adamının gerçeklik nedir sorusunu boşlaması, onu umursamaması kendisine sunulan "gerçekliği" körü körüne kabul etmesine neden olur. Burada bilim en geniş anlamıyla "insanlığa hizmet" ilkesini çiğneyen bir ucubeye dönüşebilir.

    Şimdi durup geçmişe bakıyorum ve iki fizikçi görüyorum. Biri Albert Einstein diğeri ise Robert Oppenheimer. İkisine de atom bombası yapım projesinde çalışması teklif edilmiş.
    Einstein reddetmiş; Oppenheimer ise projenin başına geçmiş. Einstein felsefe ve teoloji ile ilgilenen bir insandı. Kuşkusuz "gerçeği" aramakla çok fazla vakit kaybetmişti. Bu onu dünyanın en kanlı silahını üretmekten alıkoydu.

    Tıp ve biyoloji alanlarında da gerçeği aramakla zaman kaybeden "densizler" vardır. Kendilerine sunulan gerçekliği yalnızca bilimsel bakışla değil felsefi bakışla algılamaya çalışan bu densizler, etik ve tıp arasındaki ilişki üzerine düşünmüşler... Günümüzde genetik alanında yapılan çalışmalarda bazı zararlı fikir yayanlar (hatta bu fikirleri üretenler) genom projesinin sonuçlarının patent hakları üzerinden kar sağlanmasına karşı çıkmaktadırlar. Halbuki bilim adamı başını eğmeli işine gömülmelidir. Örneğin labaratuarında geliştirilenin biyolojik bir silah mı olduğunu düşünmemelidir. Gerçeklik ona sunulmuştur. Ötesini kurcalaması zaman kaybıdır.
    Bilimle uğraşan insan "genel olarak kabul edilenleri" kabul etmez. Hatta bilim insanını toplumun geri kalanından çoğu vakit ayıran budur. Sağduyu'nun bilimde yeri yoktur. Örneğin "Güneş batmaz" dünya kendi ekseninde döndüğünden dolayı Güneş haraketli gözükür, batar gözükür. Kepler, Galileo, Einstein, Newton ve birçok bilim adamı onlara sunulan gerçeği (Dünya düzdür, Atlas'ın omzundadır, Güneş etrafımızda döner vs) yıkarak gerçeği aramışlardır.

    (Mesajımda ironik kısımlar olduğunun altını çizerim.)
    Saygılar...

  7. #7
    TurkForum1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2004
    Mesajlar
    784
    Karizma Gücü
    0
    neorog dostum istersen tıp konusunda bana bişeyler ögretmeye calısma bu güne kadar okudugum kitapları üst üste koysam görecegin yükseklik görüşlerime saygı duymana yetecektir

    ayrıca felsefeyide sevmedigimi belirtmiştim

    pozitif bilimler pozitif seylerle ugrası hele tıp insan hayatıyla direkt ilintilidir yapılan klinik deneyler bi an önce arastırmaya dönüştürülüp yapılan uzun calısmalar testlerle desteklenir bu asamada felsefeye yer yok daha sonra lit.e giren bilgiler hastanın bireysel metabolizmasına uygun olarak uygulanır bu asmadada felsefeye yer yok

    acaba acaba sclespolin tedavisi a plastık vakalarda dogru bi tedavimidir yoksa degilmidir zaten dogru nedir ki en iyisi düşünelim seklinde davranamayız o nedenle su anda max derecede bilgiyle pozitif bilgiyle kanıtlanmıs bilgiyle dolu pozitif bilimlerin felsefeyle işi yok

    psikiyatri dahil bütün bilim dallarının temel dayanaklarını elbette biliyorum

    ayrıca hayat görüşü kişiye göre degişir zamanında kendi kendilerine degişik görüşler ortaya atmıs insanlar benim hayat görüşümü belirleyemezler felsefe birbiriyle çelişen görüşlerle dolu her bi filazof digerini inkar edecek yeni görüşler sunar
    I'm Standing on a bridge
    I'm waitin in the dark
    I thought that you'd be here by now
    Theres nothing but the rain
    No footsteps on the ground
    I'm listening but theres no sound


  8. #8
    neoorog adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    673
    Karizma Gücü
    9
    söylediklerine okuduğun kitapların sayısından bağımsız olarak saygı-ilgi duyuyorum. yanıt vermemden belli işte. kitap okumak yeterli değil ama bazı şeyleri anlamak-görmek için. düşünmek gerekiyor. kitaplar benim için referans değil açıkçası.

    söylediklerinin gerçek üzerine yaptığımız felsefi araştırmayla bir ilgisi yok.
    ben sana klinik testlerinde, bilimini-yöntemini bir yana bırak gerçek nedir diye düşün demiyorum. orası çok pratik bir alan. yöntemi belli.

    tartışmayı tek yönlü biçime getirmemek adına bu konuda tek bir şey söyleyeyim. ara sıra klinikten çıkıyorsundur herhalde? arkadaşlarınla-ailenle yaptığın sohbetlerde birbirinize bir şeyler anlatıyorsunuzdur. anlattıkların gerçek mi? benim dışımda-benden bağımsız bir gerçek vardır diyorsan, bu gerçeğin ne kadarını insanlara aktarabildiğini-onların ne kadarını alabildiğini merak ediyorsundur diye düşünüyorum.

    bak sorular bunlardı: 1.Gerçek nedir?
    2.Bir gerçeklik olduğunu kabul ediyor musunuz?
    3.Gerçeğin bilgisine ulaşılabilir mi?
    4.Bu bilgi ne ölçüde kavranabilir?
    5.Kavranan bilgi başkalarına ne ölçüde aktarılabilir?

    sen ilk üçüne evet diyorsun. yöntemi bilimdir diyorsun sanırım. 4. ve 5. sorulara yanıtın nedir onu merak ediyorum...tartışmanın bu noktada çıkabileceğini düşünüyorum. geliştirici olacaktır bizler için.

    yoksa "ben klinikteyim bilimle uğraşıyorum, gerçek nedir diye kafa yoramam" diye bir şey yok. o zaman konuyu da silelim
    Kültür&Sanat&Eğitim Bölümlerimizi Gezdiniz mi?
    Zopacılar Birliği

    May Elune guide my path...

  9. #9
    TurkForum1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2004
    Mesajlar
    784
    Karizma Gücü
    0
    işte tamam dostum ne güzel söylemişsin yani pozitif bilimlerle ugrasanlar ispatlanmış teorilerin pratige dökülmesini saglar o nedenlede bu nıktaya kadar düşünülecek bişey yok

    dörde ve beşe gelince benim dedigim anlamda gercek insan aklıyla cok kolayca kavranabilir bilimin gercegi kaynaklarda toplanmıstır karsı tarafa ne kadar aktarabilecegimiz ise karsı tarafın ne kadar anladıgına baglıdır ama karsı tarafın anlamaması gercegi degiştirmez

    ben bu kadarına girebilirim işte zaten bundan sonrasını sacma buluyorum yani

    gercek nedir ben kimim gercek insanın duyu organlarıyla algılayabildigi bişey ise demekki gercek sadece ....

    işte bu kadar derinlere inemem fırsatım yok çünkü düşünsemde bişey degişmeyecek

    yüzyıllarca insanların sadece düşünerek net bi yanıt veremedigi soruları düşünerek vakit harcayamam zaten sonucunu bulsamda bişey degişmez

    ama düşünerek bilimsel bi formül cihaz vs bişey icat edersem işte o zaman bi çok insan bundan faydalanabilir
    I'm Standing on a bridge
    I'm waitin in the dark
    I thought that you'd be here by now
    Theres nothing but the rain
    No footsteps on the ground
    I'm listening but theres no sound


  10. #10

    Kayıt Tarihi
    13-07-2004
    Mesajlar
    386
    Karizma Gücü
    0

    rica

    Alıntı neoorog tarafından gönderildi.
    Bilgibilim (bilgifelsefesi-epistemoloji) ile ilgili bazı temel soruları ortaya atıp, nitelikli bir biçimde görüş alışverişinde bulunalım.
    Önce soruları derli toplu sunacağım. Genel bir çerçeve çizmek açısından...Ama siz genişletebilirsiniz. Sanki benim sorularıma yanıt veriliyormuş gibi olmasın. Sonra kendi görüşlerimi çok özet olarak sunacağım. Tartışma gelişirse daha ayrıntılı ifade ederim.

    Gerçek nedir?
    Bir gerçeklik olduğunu kabul ediyor musunuz?
    Gerçeğin bilgisine ulaşılabilir mi?
    Bu bilgi ne ölçüde kavranabilir?
    Kavranan bilgi başkalarına ne ölçüde aktarılabilir
    ?



    *Gerçek: varlığı kesin olan, insan algısından bağımsız olarak var olan demektir kısaca.
    *Benim algımdan bağımsız bir gerçeklik olduğunu kabul ediyorum. Güneş ben onu algılamasam da var diyebilirim örneğin.
    *Gerçeğin bilgisine ulaşılabileceğini, üretim ve yaşam faaliyetimizin bunun kanıtı olduğunu düşünüyorum.
    *Bu bilginin insanın geçmiş yaşantısının bilgiyi öznelleştiren etkileri, insan algısı ve düşüncesinin sınırları nedeniyle yalnızca bir kısmının kavranabileceğini ya da nesnel bir biçimde kavranabileceğini düşünüyorum.
    *Yine sözünü ettiğim sınırlayıcı etkenler ve bilgiyi aktarmadaki araç olan dilin -sorunları nedeniyle yine yalnızca bir kısmının aktarılabileceğini düşünüyorum. Matematik bu bilgiyi aktarmada daha güçlü bir araç olsa da, özellikle toplumlara ait tüm gerçeklikler matematikle aktarılamayacağı için (evrenin dili matematiktir, toplumun diline fazlasıyla politika karışmıştır ki bunu matematikselleştirilemek çok güçtür) bilgi aktarım sürecinde kesintiler olduğunu düşünüyorum.

    Ben özet bir giriş yaptım, tartışma ilerledikçe görüşlerimi temellendirip örnekler-referanslar sunacağım.

    Yanlış hatırlamıyorsam açılan konu bu idi

    fakat görünen oki konuşulması gereken konu turkforum kullanıcılarının forum içinde yansıttıkları ve gerçekte yaptıkları işlerin pozitif bilimlerin neresinde olup olmadığı ile ilgilenmesi gibi bir akıntıya kapılmış

    bunun için tüm forum kullanıcılarına (yada belli aşamaya ulaşmış olan kullanıcılara) bi çağrı yapılsın öncelikle forumun kullanıcıları forum için genel anlamda ne düşünüyor

    herkes fikir belirtsin derim ben

    bu arada asıl konuyu ben saptırdım ama herhalde anlamıssınızdır demek istediğimi?

    **Kardeş Gibiler**


    Asla eskisi gibi olmayacak

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bergama Dosyası... (Gerçek Nedir ???)
    2003 - 2004 Konuları bölümünde mustanger tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 29.09.04, 13:06

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •