Bilgibilim (bilgifelsefesi-epistemoloji) ile ilgili bazı temel soruları ortaya atıp, nitelikli bir biçimde görüş alışverişinde bulunalım.
Önce soruları derli toplu sunacağım. Genel bir çerçeve çizmek açısından...Ama siz genişletebilirsiniz. Sanki benim sorularıma yanıt veriliyormuş gibi olmasın. Sonra kendi görüşlerimi çok özet olarak sunacağım. Tartışma gelişirse daha ayrıntılı ifade ederim.
Gerçek nedir?
Bir gerçeklik olduğunu kabul ediyor musunuz?
Gerçeğin bilgisine ulaşılabilir mi?
Bu bilgi ne ölçüde kavranabilir?
Kavranan bilgi başkalarına ne ölçüde aktarılabilir?
*Gerçek: varlığı kesin olan, insan algısından bağımsız olarak var olan demektir kısaca.
*Benim algımdan bağımsız bir gerçeklik olduğunu kabul ediyorum. Güneş ben onu algılamasam da var diyebilirim örneğin.
*Gerçeğin bilgisine ulaşılabileceğini, üretim ve yaşam faaliyetimizin bunun kanıtı olduğunu düşünüyorum.
*Bu bilginin insanın geçmiş yaşantısının bilgiyi öznelleştiren etkileri, insan algısı ve düşüncesinin sınırları nedeniyle yalnızca bir kısmının kavranabileceğini ya da nesnel bir biçimde kavranabileceğini düşünüyorum.
*Yine sözünü ettiğim sınırlayıcı etkenler ve bilgiyi aktarmadaki araç olan dilin -sorunları nedeniyle yine yalnızca bir kısmının aktarılabileceğini düşünüyorum. Matematik bu bilgiyi aktarmada daha güçlü bir araç olsa da, özellikle toplumlara ait tüm gerçeklikler matematikle aktarılamayacağı için (evrenin dili matematiktir, toplumun diline fazlasıyla politika karışmıştır ki bunu matematikselleştirilemek çok güçtür) bilgi aktarım sürecinde kesintiler olduğunu düşünüyorum.
Ben özet bir giriş yaptım, tartışma ilerledikçe görüşlerimi temellendirip örnekler-referanslar sunacağım.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


