Kan davası her zaman iki aile arasında, bir kaç kişi yada iki köy arasında olmamıştır.
bilim ve dinin uzlaşamadığı noktalarda da "kan davası" olarak nitelendirilebilecek olaylar yaşanmıştır.
işte bunlardan biri:Galieo Galilei, evrenin merkezinin Güneş olduğu fikrini kabul etmiş, bu nedenle de Vatikan'ı karşısına almıştı...
1633'te, 69 yaşındaki bilim adamı, dini inkâr suçundan Roma'ya çağrıldı. Uzun sorgulamalar sonunda, mahkemenin işkence kararı kendisine bildirilince, birdenbire durgunlaştı. Belki davası uğruna her türlü işkenceye göğüs gerebilirdi, ama, çektiği acıların bilime ne yararı olacaktı ki? Kopernik'in sistemini redde zorlanmıştı, o da bunu kabul etti. İddiasından vazgeçmişti; dizlerinin üzerinde doğrulurken şöyle mırıldanmıştı: "Her şeye rağmen Dünya dönüyor".
Ömür boyu hapse mahkûm edilen Galilei, Floransa yakınlarında bir evde son 9 yılını göz hapsinde geçirdi. Bu soyutlanmış yaşamı sırasında, bilimsel çalışmalarını sürdürdü. Hareket ve güç konusunda yazdığı kitabı Mekanikle İlgili İki Yeni Bilim Üzerine Söylevler ve Matematiksel Kanıtlar (Discorsi e Dimostrazioni Mathematice Intorno a Due Nuove Scienze Attenenti alla Mecanica), Galilei'nin bilim dünyasına kattığı en önemli eserlerden biri. Bu kitabıyla bir kez daha, bilimsel devrimlerin matematiğe dayandığını kanıtlıyordu.
sizce bu olay bir kan davası olarak kabul edilebilir mi?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
