21. Yüzyılın ilkel faşistleri
Bu ülkede at izini it izine karıştıran bulanık suda balık avlamaya bayılan ne idüğü belirsiz o kadar fır döndü kalem erbabı var ki her şeyi bunlar bilir.
Hukukçu bunlar, sosyolog bunlar, psikolog bunlar, teolog bunlar, demokrat bunlar, özgürlükçü bunlar, yöncü, pusulacı gündemci her şey bunlar.
Bunlar var ya bunlar hıyar bile olamayacak tam salatalık bunlar.
Otuz bin kişinin katili Apo denen caniye ve onun akrabasına, anasına, kardeşine, avukatına tek laf etmeden Ağca'nın kardeşine bırak ağabeyliği kardeşliği "onunla utan" diye yazı yazacak kadar fıtrat düşmanı bilmem ne kepçesiyle bilmem ne yiyen aile hukukuna burnunu sokan fır döndü bunlar.
Bu fır döndünün dünkü misyoncusu "Örsan Öymen" diye bir yazar vardı Ağca ilk yakalandığında "Ağca konuşmaz, ama onun zaafları vardır, mesela anasını bacısını alıp sorguya baskı yapıp konuşturun" diye polislere yol gösteren bir demokrattı.
İşte dünün böylesi ispiyon izinde aklını peynir ekmekle yiyen yeni yetmelerde aynı yoldan popülerlik yakalamaya çalışıyorlar.
Ağca bir olay faili olarak yakalanıp yargılanıp cezasını çekmiş bağımsız yargı organlarınca cezasının bitiminde tahliye edilmiş Türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır.
Ona milli katil yaftası yapıştıranlar bu sıfat yükleminde başkalarınca da başka sıfat yüklemine layık görülürler bunu başlatanlar bu yüklemi de hak ederler. Birilerini bir takım kavramların bir takım kutsalların istismarıyla suçlayanlar asıl gerçekleri ters yüz eden edepsiz hayasız ölçüsüz dediğim dedik çaldığım düdük diyenlerdir. Bu düdükçülerin feveranına kulak vererek kendince hukuk yorumu yapan Ağca dosyasını yeniden inceletmek için özel emir veren sayın Adalet Bakanı daha dünlerde medyayı lüzumsuz işleri kaşımakla karıştırmakla suçlamıyor muydu?
Acaba bu gün ne değişti de birden oda koroya dahil olup "mahkemelerin verdiği kararlarda yanlış hesaplar olabilir" lafzanlığıyla resmen suç işlemiştir.
Artık yeter, bu yanlış hesaplamalar sadece belli fikir etrafında resmedilen insanlarla mı alakalanır hep. Haluk Kırcı içinde malum basın çart-curt bağırıp çağırdı, falan filan yorumu yaptı bu gürültüyü dikkate alıp sinen, pısan birileri verilen kararları "pardon" muhabbetine konu edip baskılara boyun eğerek Kırcı'yı tekrar haksız yere cezaevine koydu. Aslında böyle baskılarla dediklerini yaptıranlar bir nevi tuzun kokmasına sebep olmuşlardır. Bu tür bağırtılar çağırtılar ne demokratlık ne özgürlük nede hukukçuluk adına falan bir karşı duruş değil resmen bir azınlık dayatmasıdır. Etnik temelli bir azınlık iştigaliyeti olarak sakın anlamayın bunlar post modern kimlikli tuzu kurulardır.
Resimleri imajlı kimlikleri kolajlı cüzdanları kabarık kuleleri ise şatafatlı neidüğü belirsiz bir yerli olmayan ama bir çok yerle irtibatlı entel dantel takımıdır.
Papa'ya yönelik eylemi okuyup yorumlarlarken uluslar arası demokrat ama "Şeyh Yasin" katledilirken Şaron vari şarıl şurul gafildirler. Abdi İpekçi cinayetinde hukukçu, hesap uzmanı, demokrat, gazeteci İsmail Gerçeksöz, İlhan Darendelioğlu cinayetinde çifte standartlı es geçişli mankurtturlar.
Son söz olarak kendini demokrat çağdaş özgürlükçü sayanlara soralım bakalım 12 eylül öncesinde katledilmiş üç bin seküzyüz ülkücünün katillerinden kaç tanesi bu gün hapistedir? Dev yol merkez komitesinin en üst yöneticisi durumunda olup en az bin tane ülkücünün öldürülmesi emrini bizzat veren Oguzhan Müftüoglu, Tayfur Mater şimdi ne yapmaktadırlar? Hangi gazetenin hangi şirketin yöneticiliğini deruhte etmektedirler?
Adı aydın olan bu ikiliden hangisi sayın başbakan tarafından Diyarbakır ziyareti öncesi bizzat kabul edilerek görüşülüp danışılmıştır? Velhasıl kelam milli katillik yaftası çok daha önce çok farklı bir şekilde taltif edilerek bir çok ülkücüyü katledenlere en yetkili, etkili beyler tarafından sunulmuştur. İşte bu katiller bu gün baskı gurubu olarak gündemi meşgul edip kendilerince dün kaldıkları yerden mücadeleye devam etmektedirler. Ağca olayında feveran edenlerin psikolojik baskıya boyun eğerek "dosyasını yeniden incelemek için özel talimat verdim" diyen Adalet Bakanı hukukun siyasallaşmasını gözler önüne bir kere daha sermiştir. Haluk Kırcı'nın hangi baskılarla yeniden tutuklanıp cezaevinde haksız ve hukuksuz bir şekilde ekstradan ceza çektirildiği de böylece anlaşılmıştır.
Orhan Pamuk, Hırank Dink, Ermeni konferanslarıyla ilgili yandaşlık taslamaktan yargılananların bizi falan partiyandaşları ihbar etti hezeyanları aslında bu zihniyetin koordinatlarını net adresliyor.
İşte 21. yüzyılın ilkel faşistleri bunlardır.


LinkBack URL
About LinkBacks
yandaşları ihbar etti hezeyanları aslında bu zihniyetin koordinatlarını net adresliyor.
Alıntı Yaparak Cevapla

