Filozofların her daim yapageldikleri şey, oturup sözcüklerin anlamlarını tartışma konusu yapmak olduğu için, zaman zaman felsefeyle uğraşmanın hemen hiçbir anlamı olmadığı savunulur. Filozoflar önemli sonuçlara ulaşır görünmezler ve onların topluma katkıları yoktur. Onlar hâlâ eski Yunanlıları meşgul etmiş olan aynı soruları tartışmaktadırlar. Felsefe bir şeyleri değiştirir gibi görünmez; o herşeyi olduğu gibi bırakır.
Herşey bir yana, felsefeyle uğraşmanın bir değeri var mıdır? İşe hayatımızın temel kabullerini sorgulayarak başlamak tehlikeli bile olabilir: Sonuçta, herşeyi çok fazla sorgulamak suretiyle felce uğramış biri olarak, kendimizi hiçbir şey yapamaz hâle gelmiş hissedebiliriz. Gerçekten de, bir filozof karikatürü, Oxford ya da Cambridge'teki çalışma odasının rahat koltuğunda çok soyut düşüncelerle başa çıkmada başarılı, ama hayatın pratik problemlerinin üstesinden gelmede çaresiz kalan birinin, Hegel felsefesinin en karmaşık kesit ya da pasajlarını açıklayabilen fakat yumurta pişirmekten aciz bir kimsenin eleştirel ve alaycı tasviridir.
Sorgulanmış Hayat
Felsefeyle uğraşmanın önemli bir nedeni, onun varoluşumuzun anlamıyla ilgili temel soruları ele almasıdır. Çoğumuz, hayatımızın akışı içinde temel birtakım felsefi sorular sorarız. Niçin buradayım? Tanrı'nın varolduğunun bir delili var mıdır? Hayatımızın bir amacı bulunmakta mıdır? Bir şeyi doğru ya da yanlış kılan şey nedir? Hayatımız salt bir düş olabilir mi? Zihin bedenden faklı mıdır, yoksa bizler sadece birer fizikî varlık mıyız? Bilim nasıl ilerler? Sanat nedir? vb.
Felsefeyle uğraşan insanların çoğu, tek tek birimizin bu tür soruları ele alıp incelemesinin büyük bir önem taşıdığına inanır. Hatta bazıları, sorgulanmış bir hayatın yaşanmaya değer olmadığını öne sürer. Temel aldığı ilkeleri hiç sorgulamadan sıradan bir varoluşu devam ettirmek hiç bakımdan geçirilmemiş bir araba sürmeye benzeyebilir. Şimdiye kadar hep yeterince iyi bir biçimde çalışmış oldukları için, arabanızın frenlerine, direksiyon ve motoruna güvenmekte haklı olmuş olabilirsiniz, ama bu güvende bütünüyle haklı olmayabilirsiniz de. Fren pedalları hatalı olabilir ve sizin onlara en fazla ihtiyaç duyduğunuz bir anda iflâs edebilirler. Aynı şekilde, hayatınızı kendilerine dayandırdığınız ilkeler de bütünüyle sağlam olabilir, fakat siz bundan, onları incelemiş oluncaya dek, emin olmayabilirsiniz.
Dahası, hayatınızı kendilerine dayandırdığınız kabullerin sağlamlığından ciddî ciddî şüphelenmeseniz bile, düşünce gücünüzü hayata geçirmemekle yaşamızını fakirleştiriyor olabilirsiniz. Birçok insan kendilerine bu türden soruları sormanın ek bir çabayı gerektirdiğini veya rahatsızlık verici olduğunu üşünebilir. Ama diğerleri, meydan okuyucu felsefi sorulara cevap bulmak için güçlü bir arzu duyabilirler.
Düşünmeyi Öğrenme
Felsefeyle uğraşmak için başka bir neden de, onun oldukça geniş bir konular alanı üzerinde daha açık bir biçimde düşünmeyi öğrenmenin iyi bir yolunu sağlamasıdır Bir konunun lehindeki ve aleyhindeki argümanları analiz etmek suretiyle, hayatın diğer alanlarına taşınabilecek olan beceriler, tartışma ustalığı kazandığımız için, felsefî düşünmenin yöntemleri geniş bir alan meydana getiren bir durumlar çeşitliliği içinde çok yararlı olabilir. Felsefeyle uğraşan birçok insan felsefeden kazandığı tartışma ustalığını -düşünce açıklığının büyük bir değer taşıdığı- hukuk, bilgisayar programcılığı, iş danışmanlığı, kamu görevi ve gazetecilik gibi çok farklı mesleklerde de kullanmayı sürdürebilir. Filozoflar, insan varoluşunun doğası hakkında kazandıkları kavrayışları, sanat alanına döndükleri zaman da kullanabilirler: Bir dizi filozof romancı, eleştirmen, şair, film yapımcısı ve piyes yazarı olarak çok başarılı olmuştur.
Haz
Felsefeyle uğraşmayı haklılandıran bir diğer neden de, onun birçok insan için haz veren bir etkinlik olabilmesidir. Felsefe lehindeki bir savunma için söylenmesi gereken bazı şeyler vardır. Onun tehlikesi, felsefe etkinliği çapraz bulmacalar çözmeye eşdeğer bir faaliyete indirgeyen bir savunma gibi değerlendirilmesidir. Bazı filozofların konuya yaklaşımları zaman zaman şuna benzeyebilir: Karanlık mantıksal bulmacaları kendi içinde bir amaç olarak çözmek ve çözümlerini pek az insanın takip edebildiği özel uzman dergilerinde yayınlamak, bazı profesyonel filozoflarda bir saplantı hâline gelebilir. Diğer taraftan da, üniversitelerde çalışan bazı filozoflar kendilerini bir "iş"in bir parçası olarak görür ve çoğunluk çok vasatî olan çalışmalarını, sadece bu çalışmalar (yayınların niceliğinin terfiyi belirleyen bir faktör olması hasebiyle) kendilerine "yükselme" ve terfi elde etme imkânı vereceği için, basarlar. Onlar, adlarının yayınlanmış olmalarını görmekten, artan maaştan ve terfi ile birlikte gelen prestijden keyif alırlar. Yine de, felsefenin büyük bir bölümü, bereket versin, bu düzeyin üstüne çıkar.
Felsefeye Giriş - Nigel Warburton
Türkçesi: Ahmet Cevizci


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla