• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi

    Dinlerarası Diyalog’tan Bir Manzara

    Dinlerarası Diyaloğun son durumu ile ilgili bir haberi de yorumsuz olarak sizlerin bilgisine sunmak istiyorum:

    Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın geleneksel iftar yemeğinde her yıl olduğu gibi yine Türkiye mozaiği oluştu. Ruhani liderler, gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, sanatçılar, işadamları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 300 kişilik topluluk barış ve diyalog mesajları verdi.

    Hilton Otel’de düzenlenen iftar yemeğinde söz alan Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan, “Kısa süre önceye kadar bu ülkede aynı dine mensup insanlar bile bir araya gelemezken şimdi farklı dinlere mensup insanlar aynı sofrada buluştular.” dedi. Bunun Türkiye için çok önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Mutafyan, ancak bu işin adının konulması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’de farklı dinleri bir sofrada ilk buluşturan kişi Fethullah Gülen ve onun onursal başkanlığını yaptığı vakıftır. Biz şimdi onların açtığı yoldan yürüyoruz.” ifadesini kullandı.

    Süryani Kadim Metropoliti Yusuf Çetin de Hocaefendi ve arkadaşlarının insanlığa ve üç semavi dine yaptıkları katkıların büyük olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de daha önce hiç kimse Hıristiyan ve Musevileri iftara davet etmeye cesaret edemezdi, şimdi ise paylaşılamıyoruz.” dedi.

    Rum Patriği Bartholomeos ise konuşmasında, Türkiye’deki barış ve huzur ortamı için Allah’a şükredilmesi gerektiğini belirterek, yine Türkiye’nin demokratikleşme ve Avrupa Birliği yolundaki kararlılığını sürdürmesini dilediğini söyledi.

    Musevi cemaati adına söz alan Rav İsak Haleva da vakfın iftarda verdiği tablonun Allah’ın istediği bir tablo olduğunu söyledi.

    10 yıldır barış ve diyalog yolunda yürüdüklerini belirten Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Harun Tokak ise salondakilere seslenerek, “Siz olmasaydınız bu yollarda yürüyemezdik, biz bu diyalog denizinin içinde yaşayıp orada ölmek istiyoruz.” sözleri ile salondan büyük alkış aldı
    .

    (Zaman, 28.10.2003)

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    22-12-2004
    Mesajlar
    249
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Dinlerarası Diyalog’tan Bir Manzara

    Diyalog Değil, Monolog

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    26-11-2005
    Mesajlar
    400
    Karizma Gücü
    7

    Cevap: Dinlerarası Diyalog’tan Bir Manzara

    "farklı dinleri bir sofrada ilk buluşturan kişi Fethullah Gülen ve onun onursal başkanlığını yaptığı vakıftır."

    Yalan kine yalan. Kuyruklu yalan.

    Endülüste İslamlar, yahudiler, hıristiyanlar yana kardeş gibi asırlarca yaşamışlardır. İslamlar askeri ve devleti idare etmişler , Yahudiler ise ekonomiyi bilimi ve sanatı geliştirmişler, hıristiyanlar ise üretim işlerine bakmışlardır. İnsanların mutlu ve refah olmalarını sağlamışlardır.

    Atatürk zamanında Osmanlı zamanında da böyle bağnazlık yoktur. Bu tip bağnazlıklar 1950 den sonra başlar. Fetullah kim oluyorki diyalog başlatacak. Amerikanın uşakları bunu yapamaz. O kurmalı bir saat tir. Diyalog diye papalıktan akçeli yardımı cukkalamıştır. Bunu da cukka işlerine alet olarak kullanmaktadır.

    Mühim olan tüm dinlerin cukkacılarının bir araya gelmesi oturup yutkunmaları bir şey ifade etmez.

    Bütün mesele Atatürkün yoludur. Laikliktir. Tüm dinler zaten özgürdür.

    Böyle olunca diyalog ne oluyor. Eger hakikaten bir iyilik yapacaksanız Kurandaki başka dinlere haketleri kaldırın.

  4. #4
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi

    Cevap: Dinlerarası Diyalog’tan Bir Manzara

    Evet
    Dinlerarası Diyalog denilen saçmalık
    maalesef Fetullah Gülen denilen insanında alet olduğu bir VATİKAN OYUNUDUR..!
    Bunu bize marifetmiş gibi göstererek zavallı konumuna düşmemize neden olan insanlar bilerek veya bilmeyerek dinimize zarar veriyorlar.
    Bu mesaj en son " 29.01.06 " tarihinde saat 18:53 itibariyle NO_ESCAPE+ tarafından düzenlenmiştir...

  5. #5
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    İstedikleri yeni Müslüman modeli

    Hıristiyan Batı âlemi, İslamiyeti yok etmek için yaptığı asırlar süren mücadeleden bir netice alamayınca; kendileri ile uyumlu, istedikleri tarafa yönlendirebilecekleri, sınırlarını kendilerinin çizdiği yeni bir “İslam” yeni bir “Müslüman” modeli geliştirmeye karar verdi.

    “Hoşgörü” “ılımlı” “Light İslam” adını verdikleri bu modelde; emir ve yasağı olmayan, tatlıya, tuzluya karışmayan, haftada bir cumaya giden, bayram namazlarını kılan, cenazesi camiden kalkan ve Müslüman mezarlığına gömülen, Müslüman tipi esas alınmaktadır. Bu yolla, dinin dinamik değerleri, emir ve yasakları yok edilerek, ilâhî olmayan tamamen insan düşüncesine dayalı felsefî, ahlakî bir sistem geliştirmek istiyorlar. Bu çalışmanın içinde sadece Vatikan değil ABD’de var.

    Bunu açıkca da ifade ediyorlar. Bununla ilgili önce bir haber sonra da bir yorumu sizlere sunmak istiyorum:

    AA‘ nin Washington mahreçli ve 23 Eylül 2003 tarihli haberi özetle şöyle: “CIA ve ABD Federal Soruşturma Bürosu FBI hakkında yazdığı kitaplarla tanınan Ronald Kessler “CIA Savaşta” (The CIA at War) adlı kitabında, CIA Direktörü George Tenet ve diğer üst düzey CIA yetkilileriyle yaptığı görüşmelere de yer verdi. ‘İslamda, öteki dinlerde olduğu gibi ruhban sınıfı olmadığı için herhangi bir kişi kendini dini lider olarak adlandırabilir. Bu yüzden CIA, bazı din adamlarını para ile satın aldığı gibi, sahte dini liderler de çıkarttı’ ifadelerinin yer aldığı kitapta, CIA’nin, kendilerini din adamı olarak tanıtan ve Müslüman olmayanlar hakkında daha yumuşak dini mesajlar verecek görevlileri işe aldığı ifade edildi.

    Bir CIA kaynağının “Radyo istasyonlarının yönetimini devralıyor ve din adamlarını destekliyoruz. Propagandaya geri dönüş. Ilımlı Müslümanlar çıkartıyoruz” şeklindeki sözlerine yer verdi. Bu yönde fetvalar veya dini yazılar yayınlamaları için din adamlarına para verildiği de bildirildi.”

    Şimdi de, araştırmacı - yazar Serdar Kuru’nun bu konu ile ilgili yorumuna (yorumdan pasajlara) yer verelim:

    “Bugünlerde elime çok ilginç bir kitap geçti. Kitap, CIA ve FBI üzerine çeşitli kitapların da yazarı olan Ronald Kesslerin " The CIA at War" çalışması.

    Yazar CIA’nin İslamda kesin kurallara ve hiyerarşiye bağlı resmi bir ruhban sınıfı olmadığını analiz ettiğini bunun üzerine çeşitli din adamlarına rüşvet vermek dışında kendi din adamlarını da ortaya çıkarttığını söylemekte. CIA tarafından şekillendirilen bu "din adamı" ajanların kendilerini şeyh, hoca, molla ve dini lider olarak tanıtıp bütün islam aleminde "ılımlı" ve "hoşgörülü" islam modelini vaaz ettiklerini belirtmiş.

    Kitapta görüşlerine başvurulan ismi açıklanmayan bir CIA kaynağı teşkilatın şu anda dünya çapında elindeki tüm propaganda tekniklerini kullanarak bu sahte din adamlarını destekledikleri ve kendi "ılımlı müslüman" modellerini kendilerinin çıkarttığını söylemekte.

    Sonuç olarak özellikle 1980lerden sonra dünyaya yayılan emperyalizme, kapitalizme ve siyonizme "hoşgörüyle" bakan islam ve Müslüman versiyonlarının nereden seri üretim yapıldığı hakkında bu kitap oldukça zihin açıcı bir görev yapmakta.”



    Diyalog ile İslâm dininden yok etmek istedikleri değerler

    Papalığa göre, Hıristiyanlaştırmada en büyük engel; Müslümanların, Muhammed aleyhisselamın son peygamber olduğu, O’na inanmayıp yolunda gitmeyenlerin, sonsuz olarak Cehennemde kalacağı, inancıdır. Buna bağlı olarak da; son dine inanmayıp Müslüman olmayanların düşman kabul edilmesi, Müslüman olana kadar bunlarla mücadele edilmesi inancı.

    Bu inancın kırılması için ortaya yeni fikirler attılar. Bu fikirleri yerleştirmek için, Papaz Thomas Michael 1987’de Türkiye’ye geldi. Bazı İlahiyat fakültelerinde seminerler verdi. Bu fikirlerin devamlı kendileri tarafından seslendirilmesinin tepki doğuracağını bildikleri için de, düşüncelerini yayma işini İlahiyat fakültelerinde ikna ettikleri bazı akademik kadrolara havale ettiler.

    Yahudi ve Hıristiyanlarla ilgili âyet ve hadisler tarihsel mi?

    Bu, İslamın temel inancına aykırı fikirleri iki ana grupta toplayabiliriz:

    1- “Kur’an-ı kerimin bazı ayetleri ve bazı hadis-i şerifler tarihi sürecini doldurduğu için bunlarla amel edilemez. Kur’an-ı kerimin gelmesiyle yürürlükten kalkmış olan İncil ve Tevrat’ın hükümleri hâlâ geçerlidir. Bugünkü İncillere ve Tevrata inanan, Yahudi ve Hıristiyanlar da cennetliktir. Ehl-i Kitap ile ilgili âyetler, hadisler tarihseldir, dolayısıyla bugünkü Yahudi ve Hıristiyanları değil o dönemin insanlarını bağlar.”

    Nitekim, ülkemizde dinlerarası diyaloğun önde gelen temsilcisi Fethullah Gülen, bu konu ile ilgili âyetleri yorumlarken; Yahudi ve Hıristiyanlarla ilgili Kur’an-ı kerimde geçen ayetleri, bilinen manalarının dışında çok farklı bir düzeyde ele alıyor: Ayetlerde geçen düşmanlığın o günün Yahudi ve Hıristiyanlarını içine adığını, Kur’anın kullandığı aynı üslup, bugünün Yahudi ve Hıristiyanlarını içine alacak diye bir şart, bir mecburiyet olmadığını, ayetlerin kesin, fakat bugünkü Yahudi ve Hıristiyanları içine aldığının kesin olmadığını, ifade etmektedir. ( Hoşgörü ve Diyalog İklimi s.155-156)

    Yine aynı kitapta, Sayın Gülen, Kur’an-ı kerimde, Hıristiyanlarla, Yahudilerle ve Müşriklerle ilgili geçen sert ifadelerin uç noktayı temsil ettiğini,Yahudi ve Hıristiyanlarla diyalog kurup dostluk tesis edilebileceğini, Kur’anın onları dost edinmemek konusundaki nehyinin (yasağının) hususi şartlarda olduğunu; bunu umumileştirmenin Kur’anın ruhuna aykırı olacağını, Üstad Bediüzzamanın “Münazarat” kitabında bildirdiğini ifade etmektedir. (s.170)

    Hocaefendi, aynı konularla ilgili hadisleri yorumlarken de, “Yahudileri ve Hıristiyanları kınayan ve azarlayan âyetler ya Hazret-i Muhammed (A.S.M) döneminde yaşayan ya da kendi peygamberlerleri döneminde yaşayan bazı Yahudi ve Hıristiyanlar hakkındadır.” diyor. ( Küresel Barışa Doğru, s.45)

    Halbuki, bugüne kadar hiçbir İslam alimi bu âyet ve hadislerin tarihsel olduğunu, geçerliliğini yitirdiğini söylememiştir. Aksine, kıyamete kadar geçerli olduklarını ittifakla bildirmişlerdir.

    "Kesinlikle cehennemlik"

    Resulullah efendimiz, İslamiyeti kabul etmeyen Yahudilerin ve Hıristiyanların, Allah’a iman etmiş sayılmayacağını bunların Cehennemlik olduğunu bildirmiştir.

    Dört büyük müctehid imamdan biri olan İmam-ı Ahmed bin Hanbel’in meşhur hadis kitabı olan El-Müsned isimli eserde, sahabeden Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadis-i şerif bunu açıkca göstermektedir:

    Allah Resûlü’ne biri geldi ve ‘Ey Allah’ın elçisi! Hıristiyanlardan Allah’a ve Resulü’ne inanarak İncil’e sâdık biri veya aynı şekilde Allah’a ve Resûlü’ne inanarak Tevrat’a bağlı biri, sonradan sana tâbi olmazsa, bu kişiler hakkında ne buyurursunuz?’ dedi.

    Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
    Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu ümmetten biri veya Yahudi ve Hıristiyan bir kişi beni dinlemez ve getirdiğimi kabul etmeden ölürse, kesinlikle Cehennemlik olur.”

    Bu konu ile ilgili diğer bazı hadis-i şeriflerde de şöyle buyuruldu:

    Beni duyup iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan elbette Cehenneme girecektir.” (Hakim)

    “Cennete sadece Müslüman olan girer.” (Buhari)

    Adem aleyhisselâmdan, Muhammed aleyhisselâma kadar, dinlerin nesh edilmesi, semavi kitapların, âyetlerin nesh edilmesi yani yürürlükten kaldırılması Allahü teâlâ tarfından yapılmıştır. Kur’anın bazı âyetlerinin veya bunların açıklaması olan hadislerin tarihsel olduğunu, geçerliliğinin kalmadığı iddiası, ve bunu savunmak yeni bir kitap veya Peygamberin geldiğini söylemek olur ki, bu da İslam inancına göre küfürdür.

    Muhammed aleyhisselâma inanmak imânın şartı değil mi?

    2- “Üç dinden herhangi bir dine inanmak yeterlidir. Mühim olan kelime-i tevhid inancıdır. Hz. Muhammed’i kabul ve tasdik etmek ise şart olmayıp bir kemal mertebesidir” diyorlar. “Ehli kitap ile amentüde ittifak halindeyiz.” İddiasında bulunuyorlar. (Ahmet Şahin, Zaman- 17.4.2000)

    Nitekim, Fethullah Gülen, “Kur’an-ı kerim, Kitap ehline çağrıda bulunulurken, “Ey kitap ehli! Aramızda müşterek olan bir kelimeyi gelin.” Nedir o kelime? “Allahtan başkasına ibadet yapmayalım”. Allaha kul olan başkasına kul olmaktan kurtulur. İşte gelin, sizinle bu mevzu üzerinde birleşip bütünleşelim. Kur’an devamla, “Allahı bırakıp da, bazılarımız bazılarımızı Rab edinmesin” diyor. Dikkat edin, bu mesajda, “Muhammedün Rasûlüllah” yok.” diyor. (Hoşgörü ve Diyalog İklimi. S.241)

    Fasıldan Fasıla kitabında da, “Herkes kelime-i tevhidi esas alarak çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli ve ıslah etmelidir. Hatta kelime-i tevhidin ikinci bölümünü, yani 'Muhammed Allah'ın resülüdür' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır... ” demektedirler. (Küresel Barışa Doğru-131)

    Halbuki ayet-i kerimede, “Rahmetim her şeyi kaplamıştır” buyurulduktan sonra, “(Rahmetim) Allah'tan korkup, haramlardan kaçan, zekâtlarını veren ve ayetlerimize inananlar içindir” buyuruluyor. (Araf 156) Bundan sonraki ayette de, “Ümmi peygamberime (Resulullaha) uyanlar için” buyuruyor. Yine, ayet-i kerimelerde, “Allah indinde hak din ancak İslâmdır.” (A. İmran 19) “İslâmdan başka din arayan, bilsin ki, o din asla kabul edilmez.” (A. İmran 85) buyuruluyor.

    Şu âyet-i kerimeler de, Allaha iman için, Resulullaha inanıp itaat etmenin şart olduğunu bildiriyor:

    Resule itaat eden, Allaha itaat etmiş olur” (Nisa 80)

    Deki, “Allaha ve Peygambere itaat edin! Eğer itaat etmeyip yüz çevirirlerse, (kafir olurlar) Elbette Allah kafirleri sevmez.” (Ali imran 32)

    “Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, etmeyen Cehenneme gider ( Feth 13)

    Görülüyor ki, gayri müslimlerle aramızda iddia edildiği gibi bırakın ittifakı, benzerlik bile yok. Hıristiyanlarla aramızdaki inanç farklılıkları çok ise de birkaçını bildirelim:


    Amentüde ittifak var mı?


    1- Biz bir Allah’a inanırız. Onlar üç ilaha inanırlar. Hz. İsa’ya tanrının oğlu ve tanrı diyorlar. Onlar melekleri kız gibi görüyorlar, biz ise, meleklerde erkeklik dişilik olmadığına inanıyoruz. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: “Allah ile birlikte başka ilâh edinen cehenneme atılır. Rabbiniz oğulları size ayırdı da kendisi için kız olarak melekleri mi edindi? Elbette vebali çok büyük söz ediyorsunuz.” (İsra 39, 40)

    2- Onlar tanrı gökte derler, biz Allah’ı mekandan münezzeh biliriz.

    3- Biz semavi kitapların hepsine inanırız, onlar, Kur’an’a inanmazlar.

    4- Biz bütün peygamberlere inanırız, onlar, Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Bana iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan, mutlaka Cehenneme girecektir.” (Hakim)

    5- Biz hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanırız, onlar, (Tanrı kötülükleri takdir etmez) derler.

    Görüldüğü gibi, Diyalogçuların ortaya attığı fikirler İslâm dininin genel hükümlerine aykırıdır, İslam dininde yeri yoktur. İncil ve Tevrat’ın hükümleri Kur’an-ı kerimin gelmesiyle nesih olmuş, yürürlükten kalkmıştır. Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin bütün hükümleri kıyamete kadar geçerlidir. Bunların bazılarının tarihsel olduğu için yürürlükten kalktığını iddia etmek, Kur’an-ı kerime ve Allah indinde dinin İslam olduğuna inanmamak olur. Allahü teâlâ, kıyamete kadar değişmemek üzere İslamiyeti bütün insanlara din olarak göndermiştir.



    Diyalog ve Hubbu fillâh - Buğdu fillâh

    Vatikan’ın en çok korktuğu, Hıristiyanlaştırmada en büyük engel gördüğü, İslamiyetin, “hubbu fillah-buğdu fillah” emridir. Yani, Allah dostlarını Allah için sevmek, Allahın düşmanlarını, (dinimize göre, Müslüman olmayan herkes Allah düşmanıdır) Yahudileri, Hıristiyanları sevmemektir. Hubbu fillah, buğdu fillâh, imanın esasıdır. İmanın altı şartının geçerli olup olmaması bu esasa bağlıdır.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    “İmanın en sağlam temeli ve en kuvvetli alameti, hubb-i fillah, buğd-ı fillahtır.” (Ebu Davüd)

    “İmanın temeli Mümini sevmek ve kâfiri sevmemektir.” (İmamı Ahmed)

    “İmanın efdali Allah için sevgi, Allah için buğzdur.” (Taberân&#238
    Yine Resulullah buyurdu ki:

    [COLOR="Red"]“Cebrail aleyhisselam gibi ibâdet etseniz, müminleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirleri Allah için kötü bilmedikçe, hiç bir ibâdetiniz, hayrat ve hasenatınız kabul olmaz!”

    "Benim için ne yaptın?"[/COLOR]


    Allahü teâlâ, Hz. Musa’ya sordu:

    - Ya Musa, benim için ne işledin?

    - Ya Rabbi, senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim, zikrettim.

    - Ya Musa, kıldığın namazlar, seni Cennete kavuşturacak yoldur, kulluk vazifendir. Oruçların, seni Cehennemden korur. Verdiğin zekâtlar, kıyamette, sana gölgelik olur. Zikirlerin de, o günün karanlığında, sana ışıktır. Bunların faydası sanadır. Benim için ne yaptın?

    - Ya Rabbi, senin için olan ameli bana bildir.

    - Dostlarımı benim için sevdin mi, düşmanlarıma benim için düşmanlık ettin mi?

    Musa aleyhisselam, Allahü teâlâ’yı sevmenin onun için olan en kıymetli amelin, Hubb-i fillah ve Buğd-ı fillah olduğunu anladı. (İmam-ı Gazali)

    Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:

    “Ey iman edenler, Yahudileri de, Hıristiyanları da dost edinmeyin! Onlar, (İslâma olan düşmanlıklarında) birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan olur. Allahü teâlâ, (kâfirleri dost edinip, kendine) zulmedenlere hidayet etmez.” (Maide 51)

    Müminler, müminleri bırakıp da, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allah’ın dostluğunu bırakmış olurlar.” (Ali İmran 28)

    Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Resûlüne düşman olanları sevmezler.” (Mücadele-22)

    Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: “Bir kavmi sevip de onlarla dostluk kuran, kıyamette onlarla haşrolur” (Taberân&#238

    Vatikan, bu inanç yıkılmadıkça, Müslümanların Hıristiyan olmayacağını bildiği için, “Diyalog” vasıtasıyla bu inancı yıkmak istiyor.




    Diyalog ve emri maruf - nehyi münker

    İslâmiyette, iyilikleri yayıp, kötülüklere mani olmanın önemi büyüktür. İslâmiyeti ayakta tutan budur. Din-i islâmın temeli, imânı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Allahü teâlâ, Peygamberleri bunun için göndermiştir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, islâmiyet yıkılır, yok olur. Allahü teâlâ, müslimânlara “Emr-i ma’rûf” yapmağı emirediyor. Yani, benim emirlerimi bildiriniz, öğretiniz diyor ve “Nehy-i anilmünker”i emrediyor. Yani, yasak ettiğim haramları bildiriniz ve yapılmasına râzı olmayınız, diyor.

    Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:

    Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız. Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu.” (Ali imran-110)

    “Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.” (Lokman-17)

    Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki.

    Büyüğünü saymıyan, küçüğüne merhamet etmiyen, emr-i maruf ve nehy-i münkerde bulunmıyanlar bizden değildir.” (Tirmiz&#238

    Bütün ibâdetlere verilen sevap, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazânın sevâbı da, emr-i ma’rûf ve nehy-i anilmünker sevâbı yanında, denize nazaran bir damla su gibidir” . (Deylem&#238

    Allahü teâlâ, bir meleğe, bir kasabanın altını üstüne getirmesini emreder. O melek, bu kasabada hiç günah işlemiyen bir zatın da olduğunu, o zatı kurtarıp kurtarmıyacağını suâl edince, Cenab-ı Hak, "Bütün şehir halkı ile onu da alt üst et! Çünkü o zat, bana isyan edenlere karşı yüzünü ekşitmemiştir" buyurdu.” (Beyhek&#238

    Birbirinize müslümânlığı öğretiniz. Emr-i ma’rûfu bırakır iseniz, Allahü teâlâ, en kötünüzü başınıza musallat eder ve düâlarınızı kabûl etmez”. (Bezzar)

    İslamiyet günümüze kadar, emri maruf sebebiyle gelmiştir. Bir din öğretilmezse, öğreten bulunmazsa yok olmaya mahkumdur.

    Vatikan bunun üzerinde çok duruyor. “Diyolag” vasıtasıyla emr-i marufu yok etmek istiyor. İnsan kendi dinini niçin yaymaya çalışır? Kendi dininin doğru, diğerlerinin yanlış olduğuna inandığı için. Diğer dinler de doğru kabul edilirse, o zaman niçin kendi dinini yaymaya çalışsın?


    Vatikan’ın Diyalog ile varmak istediği son nokta

    Diyalog ve hoşgörü, Vatikan’ın bir tuzağıdır. Diyalog vasıtasıyla, önce, Müslümanların imanları bozulacak, islami şuurdan, yaşayıştan uzaklaştırılacaklar. Hz. Peygamber ve âlimler devre dışı bırakılarak İslamiyet, emir ve yasağı olmayan, felsefi bir sistem haline getirilecek.
    Müslümanlar arasında, Müslüman olsun Hıristiyan olsun fark etmez. Nasıl olsa, iki din mensubu da Cennete gidecek, inancı hakim kılınacak. Bu hale getirilen Müslümanların, Hıristiyanlığa kaymaları kolaylaşmış olacaktır. Çünkü, insan, nefsinin hoşuna giden, kendine kolay gelen şeyleri tercih eder. Hâl böyle olunca, haftada bir gün Kiliseye gitmekten başka hiçbir kuralı olmayan Hıristiyanlığa kayması daha kolay olacaktır. Böylece, nihai birleşme Hıristiyanlıkta olmuş olacak. Çeşitli vesilelerle yaptıkları konuşmalarda bunu zaten açıkça dile getiriyorlar. Onlara göre gerçek din sadece Hıristiyanlıktır:

    “Biz her ne kadar Hıristiyan olmayan dinlerin manevi ve ahlaki değerlerini tanıyor, saygı gösteriyor, onlarla diyaloğa hazırlanıyor ve din hüviyetini savunmak, insanlık kardeşliğini tesis etmek, kültür, sosyal refah ve sivil iradeyi oluşturmak gibi hususlarda diyaloğa girmek istiyorsak da dürüstlük bizi gerçek kanaatimizi açıkça ilan etmeye mecbur etmektedir; yegane gerçek din vardır. O da Hıristiyanlıktır.” (Leibhard, Wilmington 1978, s. 13 vd.)

    Dinler nasıl birleşecek?


    Papa II. Jean Paul’un 20 yıllık dostu ve “Papa’nın Düşüncesi” kitabının yazarı Buttiglione bu düşünceleri şöyle açıyor: “Hıristiyanlar İsa’nın Mesih olduğuna ve insanın onun sayesinde kurtulduğuna inanır. Tanrı’ya götüren başka bir yol yoktur..” ( NPQ; Cilt: 1, Yaz 1991.)

    Nihai birleşmenin Hıristiyanlık çatısı altında olacağını, Dinlerarası Diyaloğun mimarlarından M.Watt, "dinleri birleştirme" projesi ile bakınız nasıl dile getiriyor: "Uzun vadede bütün dünya için tek bir dinin olacağı ümid edilebilir. Bu din Hıristiyanlığın çatısı altında, Sünni İslam'da dört fıkhi mezhebe müsaade eden anlayışa benzer bir şekilde kendi içinde bazı görüş ayrılıklarına yer verebilir." (Modern Dünyada İslam Vahyi s.171)

    Papa II. Jean Paul da, Sen Pietro Kilisesi’nde, 25.6.2000 günü pazar ayininde, “Kilise ile diğer dinler arasındaki diyaloga evet. Ama aynı zamanda tek kurtarıcının İsa olduğunu ilan etmek gerekiyor’’ diyerek diyalog sonunda nerede birleşeceğinin açık adresini

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    evet reklamı yapılmadığı için diyoloğun rüyalarınızda göremeyeceğiniz bir takım sonuçlarını da ben yazayım, belki Papanın Türkiye'ye niçin geldiğini Ortadokslarla niçin birlleşmek istediğiyle ilgili bir fikriniz olur :

    // Afrika'daki kolejlerin yıl boyunca yaptıkları faaliyetler ( Kurban, Zekat, İftarlar giyicek yardımları vs. )le Allah ın inayeti sonucu sadece 2006 yılında 50.000 in üzerinde insan müslüman oldu.
    // Türki Cumhuriyetlerin % 90 ı yeni yapılacak okullar için arsa, bina ve öğretmen maaşlarını kendilerinin vereceklerini bildirdiler sadece eğitmen istiyorlar
    // Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yöre halkı için anadolu insanın zekat ve kurbanlarının dağıtılması o kadar etkili oldu ki Allah ın izniyle dağa çıkmış insanlar bile "cemaate devlete güvendiklerinden daha çok güvendiklerini belirtmişlerdir, okul yaptırımı için gerekeni yapacaklarını kendileri de belirtmişlerdir.
    // Afganistan'da savaşın devam ettiği ve çatışmaların olduğu bütün zaman dilimi boyunca açık olan tek okul ilgili insanların açm8ış olduğu okul olmuş buyüzden benimsememelerine rağmen taliban kuvvetleri dahi saygılarını belirtmişlerdir. Okula ilk zamanlar atılan bombalar vs.e rağmen öğretmenlerin okulu terketmemeleri ve öğrencileri bırakamamalarından dolayı halk okul etrafında canlı kalkan oluşturmuş, sevgi ve güvenlerini sunmuş durumdalar. Bölgedeki şiiler kendileri için ayrı okul istemiş olup gerekli çalışmalar başlamış durumda.
    // Avrupa ülkelerinden Hollanda Devleti, bizzat devlet başkanının istemiyle Arsa, okul binası, öğretmen maaşı , rehberlik ücretleri vs. bütün masraflarının devlet eliyle karşılanacağını sadece eğitmen istediklerini bizzat belirtmiştir.
    // Amerika Los Angeles ve Chicago milli eğitim bakanları bu eyaletlerdeki okullarda gözlem yapma ricasında bulunmuş, ülkedeki en pahalı kolej ve üniversitelerde uyuşturucu madde bağımlılığının önüne geçilemediğini bu okullarda bunun nasıl sağlandığıyla ilgili bilgi almak istediklerini belirtmiş "bunun Türk kültürü ve hoşgörüsünün ve terbiyesinin sonucu olduğunu farkedince diğer şirket, vakıf vs e göre ilgili cemaatin vakıflarının okul açması için ilgili teşvik yasalarından faydalanabilecekleri yönetmelikler çıkartmışlardır.
    // Rusya'da ilgili okullarda çocukları olan bölgelerden s. petersburgdaki ve diğer bazı şehirlerdeki gelişmeler hayret verici boyuttadır. her geçen gün yeni müslüman olan insanların haberleri ve video görüntülrini ağlayarak şahsen izlediğimi belirtmek isterim.

    insanların ihlasları ve samimiyetlerinin bizce bir ölçüsü yok. ama insanları "hristiyan misyonerliğiyle" itham etmek çok ciddi bir iştir.

    Son 30 yılda Allah ın izni ve inayetiyle sayıları 1000 yaklaşan kolejler kurmasıyla Yurt içi ve yurt dışında 11 üniversite ve onlarca eğitim kurumuyla yüzlerce başarı sergileyen, müslüman olduğunu gururla söyleyen bu insanları eleştirirken gayretullaha dokunabilecek söz ve hareketlerden kaçınmanızı bir kardeşiniz olarak tavsiye ederim. İnsanları birşeylerle itham etmek kimseye birşey kazandırmayacak.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  7. #7
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı aslanbash tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    evet reklamı yapılmadığı için diyoloğun rüyalarınızda göremeyeceğiniz bir takım sonuçlarını da ben yazayım, belki Papanın Türkiye'ye niçin geldiğini Ortadokslarla niçin birlleşmek istediğiyle ilgili bir fikriniz olur :

    // Afrika'daki kolejlerin yıl boyunca yaptıkları faaliyetler ( Kurban, Zekat, İftarlar giyicek yardımları vs. )le Allah ın inayeti sonucu sadece 2006 yılında 50.000 in üzerinde insan müslüman oldu.
    // Türki Cumhuriyetlerin % 90 ı yeni yapılacak okullar için arsa, bina ve öğretmen maaşlarını kendilerinin vereceklerini bildirdiler sadece eğitmen istiyorlar
    // Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yöre halkı için anadolu insanın zekat ve kurbanlarının dağıtılması o kadar etkili oldu ki Allah ın izniyle dağa çıkmış insanlar bile "cemaate devlete güvendiklerinden daha çok güvendiklerini belirtmişlerdir, okul yaptırımı için gerekeni yapacaklarını kendileri de belirtmişlerdir.
    // Afganistan'da savaşın devam ettiği ve çatışmaların olduğu bütün zaman dilimi boyunca açık olan tek okul ilgili insanların açm8ış olduğu okul olmuş buyüzden benimsememelerine rağmen taliban kuvvetleri dahi saygılarını belirtmişlerdir. Okula ilk zamanlar atılan bombalar vs.e rağmen öğretmenlerin okulu terketmemeleri ve öğrencileri bırakamamalarından dolayı halk okul etrafında canlı kalkan oluşturmuş, sevgi ve güvenlerini sunmuş durumdalar. Bölgedeki şiiler kendileri için ayrı okul istemiş olup gerekli çalışmalar başlamış durumda.
    // Avrupa ülkelerinden Hollanda Devleti, bizzat devlet başkanının istemiyle Arsa, okul binası, öğretmen maaşı , rehberlik ücretleri vs. bütün masraflarının devlet eliyle karşılanacağını sadece eğitmen istediklerini bizzat belirtmiştir.
    // Amerika Los Angeles ve Chicago milli eğitim bakanları bu eyaletlerdeki okullarda gözlem yapma ricasında bulunmuş, ülkedeki en pahalı kolej ve üniversitelerde uyuşturucu madde bağımlılığının önüne geçilemediğini bu okullarda bunun nasıl sağlandığıyla ilgili bilgi almak istediklerini belirtmiş "bunun Türk kültürü ve hoşgörüsünün ve terbiyesinin sonucu olduğunu farkedince diğer şirket, vakıf vs e göre ilgili cemaatin vakıflarının okul açması için ilgili teşvik yasalarından faydalanabilecekleri yönetmelikler çıkartmışlardır.
    // Rusya'da ilgili okullarda çocukları olan bölgelerden s. petersburgdaki ve diğer bazı şehirlerdeki gelişmeler hayret verici boyuttadır. her geçen gün yeni müslüman olan insanların haberleri ve video görüntülrini ağlayarak şahsen izlediğimi belirtmek isterim.

    insanların ihlasları ve samimiyetlerinin bizce bir ölçüsü yok. ama insanları "hristiyan misyonerliğiyle" itham etmek çok ciddi bir iştir.

    Son 30 yılda Allah ın izni ve inayetiyle sayıları 1000 yaklaşan kolejler kurmasıyla Yurt içi ve yurt dışında 11 üniversite ve onlarca eğitim kurumuyla yüzlerce başarı sergileyen, müslüman olduğunu gururla söyleyen bu insanları eleştirirken gayretullaha dokunabilecek söz ve hareketlerden kaçınmanızı bir kardeşiniz olarak tavsiye ederim. İnsanları birşeylerle itham etmek kimseye birşey kazandırmayacak.

    Gercekten güzel seyler yaptiniz bunlari inkar eden yok.
    Sen ,Lailahe ilallah diyen ve Peygamberimizi duyup veya görüpte iman etmeyen kisiler cennete veya müslüman olduklarini görüsünü destkeliyormusun?
    sadece merak

    saygilarimla

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    572
    Karizma Gücü
    0
    Hristiyanlık, yahudilik hakkında ve inananları hakkında Kutsal Kitabınızda o kadar hakaret, aşağılama, kin ve nefret varken o insanların sizinle aynı sofraya oturup dinler arası hoşgörü ve diyaloktan bahsetmesi bana biraz saçma geliyor.

    Papa söyleyeceğini söylemişdir, Gayette doğru söylemişdir, Ama söylediğini kıvırıpda reddetmemişdir. Neticede bütün dinler birbirini destekler, Çünki hepsi aynı hamurdan yapılmadır, Hepsinin amaç ve gayesi aynıdır, Dinler arası diyalogdan sebepde sadece artık dinlerin foyaları çıkmak üzeredir, Dinlerin insanlığa faydadan çok zarar getirdiği zamanla anlaşılmaktadır, Basının ve medyanın gelişmesinden sebep, her akan kanın sebebinin Dinler olduğu insanlarca kolayca anlaşılıp idrak edilmektedir. Dünyada akan kanlara sebepler Ya din farklılığı yada mezhep farklılığından başka birşey değildir.

    Bunları anlayıp yok olmakdan korkan dinler, dinlerarası diyaloktan başka da çare görmemektedir. Çünki ancak o zaman insanlar arasındaki iktidar ve saltanatlarına devam edebileceklerdir. Bu nema ve güçlerden mahrum olmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ancak bunlar batarken çırpınmakdan öteye gidemeyecekdir.

    Saygılarımla,

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Dandiri dasdana, hırıstiyanlar yahudiler hakkında Kuran'da geçen hakaret, aşağılama, kin ve nefret dolu ayetleri, sure isimleri ve ayet numaraları ile beraber veririse hepimiz daha iyi aydınlanmış olacağız?
    Notütfen parantezler kullanılarak manası değiştirilmiş kuran meallerinden örnek vermeyiniz.
    Saygılarımla..
    -----------------------------------------------------------------------------
    ARTİN'den Alıntı:
    Arkadaşlar yazılarınızı okudum bazıları ümidimi artırırken bazıları aramızdaki uçurumu büyütecek düşmanlıklar çoğalacak korkusuna kapıldım.
    Ben Allahı bir tanıyan Hz.İsa ya gönül vermiş Allahın Hak kitabı incille uyun yaşamaya çalışan Zaman zaman Kuranı okuyan Sizlerden çok arkadaşı ve ahbabı olan.bir İsevi Ermeniyim.
    Bizlere hakaret eden Arkadaşları Hayretler içerisinde okudum.Bizim nasıl Samimi inananlar olduğumuzu bilmeden bizlere Allaha ve gönderdiği Peygambere inanan insanları nasıl olurda böyle Kafir sayarsınız Aklım ermiyor.
    Bizleri Kabul edebilen Her sizin tabirinizle Muhammediye Çok Teşekür Ederim.
    Ben ve benim gibi düşünen birçok tanıdığım Hz.Muhammedi kabul ediyoruz.Ama bir gönlümüz vardı İsa peygambere verdik.Şahit olun ki ikinci bir gönlüm olsa idi onuda Muhammed peygambere verirdim.
    Allahın kuları arasında düşmanlıklar çıkaran İnanan kulları birbirine kırdırtan ister İsevi ister yahudi ister İslam sizin tabirinizle Muhammedi kim varsa Sonsuz şekilde kınıyorum.

    İnanan insanlar olarak birbirimizin İnancına saygı duyabilmek
    Ümidi ile Allahın bütün kullarına saygı ve sevgiler.
    -----------------------------------------------------------------------------
    Forumun başka bir yerinde yayınlamış bir yazıyı bazı arkadaşlarımızın da okuması ümidiyle buraya taşıdım.
    Saygılarımla
    Bu mesaj en son " 28.01.07 " tarihinde saat 16:10 itibariyle celika tarafından düzenlenmiştir... Neden: flood...

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    572
    Karizma Gücü
    0
    Bir müslüman bu aytlere rağmen bir histiyan yada yahudinin nasıl dostu olur dinimi değiştiriyosunuz, Bunları yahudi ve hristiyanlar bilmiyormu. Ilımanlaşmaya mı başlıyorsunuz, Bu niyedir ki? Hayatta kalma savaşımıdır dinlerin, Oysa Allaha Karşı geliyorsunuz bilmem farkındamısınız. Bu ayetlerneshedilmiş falanda değil Son inen surelerde yazmaktadır.

    Sizce dialog mümkünmü?

    MAİDE
    51. Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
    TEVBE
    29. Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.
    30. Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Mantıksal Diyalog!
    2005 Konuları bölümünde Tarek tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 31.10.05, 04:35
  2. 'Eskiden dinlerarası diyaloğu bilmezdik Papa’nın mesajlarını arşive kaldırırdık'
    2005 Konuları bölümünde espriler tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 17.01.05, 05:53

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •