ERMENİ TERÖRÜNÜN İLK ŞEHİTLERİ
Otuz üç yıl önce bugün, 27 Ocak 1973 tarihinde Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile Konsolos Mehmet Demir bir Ermeni tarafından sehit edildi.
Terörizmin yaygın olmadığı o günlerde bu olay şaşgınlık uyandırdı. Çünkü katilin öldürdüğü kişilerle hiç bir sorunu yoktu. Öldürmesinin tek nedeni onların Türkiye’nin temsilcileri olmasıydı.
Her şey 1972 yılı Ekim ayında Gurg Yanıkı adlı bir kişinin Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu’na müracaatı ile başladı. Yanıkı elinde Abdülhamit’in sarayından kaçırılmış Italyan ressam G. Furelı’ye ait bir tablo bulunduğunu ve bu tabloyu Türk Hükümeti’ne hibe etmek istediğini söylüyordu. Baskonsolosluk Yanıkı’nın verdiği tablonun fotoğrafını Ankara’ya, Dışişleri Bakanlığı’na iletti. Dışişleri Bakanlığı da Kültür Müsteşarlığı’na. Buradan alınan cevapta tablonun bağışlanmak istenmesinin memnuniyetle karşılandığı bildiriliyor ve Yanıkı’ye teşekkür edilmesi isteniyordu. Başkonsolosluk, durumu Yanıkı’ye bildirdi. Tablonun teslim alınması için Santa Barbara semtindeki Bitmore otelinde 27 Ocak’ta buluşulması kararlaştırıldı. O gun Başkonsolos Baydur ile Konsolos Demir otele geldiler ve Yanıkı’nın odasına çıktılar. Yemeğe oturulmasından kısa süre sonra Yanıkı cebinden bir tabanca çıkararak ikisini de katletti.
Tevkif edilen Yanıkı’nın asıl adının Gurken Mıdırdıc Yanıkyan olduğu , 77 yaşında olup 27 yıl önce Türkiye’den geldiği saptandı. Yanıkyan bu cinayeti 1915 olaylarının intikamını almak amacıyla işledigini söyledi ve yaptıklarını açıklamak amacıyla 122 sayfa Ermenice bir metin hazırladığını ve bu metni cinayetten iki gün önce Amerika’nın belli başlı gazetelerine göndermiş olduğunu bildirdi.
ABD Başkanı Richard Nixon ve BM Genel Sekteri Kurt Waldheim dahil Türkıye’ye pek çok taziye telgrafları gönderildi. Ermenilerin en büyük ruhani liderı olan Ecmiyazin Katogıgosu Vazken I bile, Istanbul’daki Ermeni Patriği Kalustyan aracılığıyla, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir taziye mesajı yolladı.
Vaşington Büyükelçiliği, Dışişlerinden aldığı talimatla bu olayı ABD Dışişleri Bakanlığı’nda protesto etti. Ayrıca gerekli tahkikatın yapılmasını, sucluların layık oldukları şekilde cezalandırılmalarını ve ABD’deki Türkiye temsilciliklerinin bu gibi terör hareketlerine karşı korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.
Dünyada terorizmin pek yaygın olmadığı bir dönemde meydana gelen bu olay Amerika ve sonra Avrupa’da medya tarafından büyük ilgi ile karşılandı. Gazeteler bu çifte cinayeti ayrıntıları ile bildirdiler, ancak bunu yaparken de sözde Ermeni soykırımına geniş yer ayırdılar. Böylece bu olay soykırım iddialarının dünya kamu oyuna duyrulması için bir araç görevini yaptı. Esasen Yanıkyan’ın isteği de buydu.
Diğer yandan bu cinayetlere medyanın gösterdiği büyük ilgi Ermeni militanlarına soykırım iddialarını kamu oyuna duyurabilmek için Türk diplomatlarının katledilmesı fikrini verdi. Nitekim iki yıldan az bir süre sonra Türk diplomatlarına karsı sistemli suikastlar başladı ve yaklaşık on bir yıl içinde dördü büyükelçi olmak üzere 32 Türk diplomatı ve aile ferdi öldürüldü.
Yanıkyan’a gelince 20 Temmuz 1973 tarihinde ömür boyu hapse mahkum edildi. On yıl hapiste kaldıktan sonra sağlık nedenleriyle 1983’de serbest bırakıldı, kısa süre sonra öldü
Ermeni terörünün tüm şehitlerini ve bu terörün ilk kurbanları olan Mehmet Baydar ile Bahadır Demir’i rahmetle anıyoruz.
Kaynak: www.eraren.org Yorum: Ömer Engin LÜTEM


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


