Bilmiyorsun,
Kaç hazan sen geçtin gönlümden,
Kaç bahardır sana hasretim,
Kaç mevsimdir ölüyorum.
Bilmiyorsun,
Kaç yağmurdur sana ağlıyorum,
Kaç yapraktır sana dökülüyorum,
Kaç zamandır baharları özledim.
Bilmiyorsun, asla da bilmeyeceksin,
Mevsimlerden hangisindeyim?
..............
Mevsimlerden sonbahardayım... Yapraklarım sararmış,
dallarım kurumuş resimlerimde. Ellerimde sapsarı yapraklar,
gözlerimde yılgın bir rüzgar var, nereye savrulacağını bilmeyen. Boynu bükük çocuklar var sinemde ağlayan, yarını belirsiz.
Sessiz deniz gibi etrafı yapayalnız dolaştığım, rüzgarı vurunca tenime üşüdüğüm..! Ben zamansız zamanlarda açan hercai bir menekşe, senin adın ise ayrılık. Ayrılığın ise içinden kurtulamadığım poyrazlarım.
Önümde geçmişe dair mutlu resimlerimiz, bugün ise yüzümüzde hüzün var. Biliyor musun...? Bunca hüzün bizde iyi durmadı ve ayrılık bu aşka hiç yakışmadı.
Çatımda yine yağmur takırtıları, toprağımda yağmur kokusu var. Senin kokun ise çoktan silindi burnumdan. Geçen bir kaç yağmurlu sonbahardı kokunu silen, geçen bir kaç sonbahardı yine seni düşündüren.
Dalların cama vuruyor... Hazan vakti geldi çattı mı yine? Dışarda arsız bir yağmur, gözlerimde senden arta kalan bulutlar var şimdi...Her daim yağmaya hazır. Sense, benden çalınmış bir ilkbahardasın. Sahte güneşlerin parlıyor saçlarında, denizlerin serap misali... Çiçeklerin acemi bir çocuğun sulu boya renkleriyle bezenmiş. Şimdi sen, yüzüne yerleşen o kandırıkçı tebessümünden sıyrıl..! Denizler kudursun içine hapsettiğin hasret kasırgalarından. Bense; kendi ellerimle işlediğim mendiller göndereyim beyaz güvercinlerin boynunda asılı. Gerçek dünyana dair resimler yapayım, tuvalinde sonbahar renkleri olan. Sararmış yapraklar dökeyim üstüne... En kalın fırçam ile gri bulutlar çizeyim ve en ince fırçam ile yağmurlar yağdırayım ellerine.
Gözlerine bakınca uçsuz bucaksız denizlere yelken açtığım, bakışlarıyla kalbime yıldırımlar düşürttüğüm..! Kaç hazan geçti yüreğimden, kaç hazan sen yoktun. Kaç ilkbahar ben doğdum, kaç sonbahar sen öldün yüreğimde. Yokluğunu saymıyorum artık takvimlerde. O denizlere inat maviliğin yok artık, şimşeklere inat bakışların ise yoldaş değil gecelerime.
Elbet bu mevsimde geçecek; biliyorum sen yine gelmeyeceksin. Ardından kışlarım gelecek, içimdeki yalnızlığımı donduran. Sonunda, ilkbaharlara gebe kışlarımda bitecek. Ben ise sonbaharda döktüğüm tohumlarımdan yeniden doğacağım. Yeniden yeşerecek, yeniden can bulacağım filizlerimde. Üzerime düşen her çig yeniden büyütecek küçülmüş yüreğimi. Açan her yeni güneş hazanlarımın sarısını silecek, tualimi yeni renklerle bezeyecek. Gözlerim çimenlerden öte parlayacak yeşilliklerimde.
Aslında sana söylemek istediğim daha çok şey var, vardı. Mesela; keşke bu kadar çok aşık etmeseydin beni kendine. Şimdi brüt paylaşımlarımızdan geriye kalan netin bedelini ödediğimi biliyorum. Her şeye rağmen sana da kızmıyorum, kızamıyorum... Acım durulduğunda bir şarkı söylerim belki, belki yeniden çiçekler açarım... Renklerini gökkuşağının bile kıskandığı.
ALINTI


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

