Maraton.com.tr yazarı Bahri Havadır Özhan canaydın’a 50 yıllık dostundan gelen mektubu açıkladı.
İşte Havadır'ın yazısı...
Galatasaray camiası iki gündür Adnan Polat’ın “ kurtuluş kampanyasını “ tartışıyor…Kimine göre “ Allahrazı olsun.” Kimine göre de “bizi herkese rezil etti. “ mantığıyla fikir kavgaları yaşanıyor..
Hatta işi daha ileri götürenler “ Adnan Polat’ın yaptığı tamamen popülizim. Kendi reklamını başka türlü nasıl yapardı ? diyenler de var.
Ancak Adnan Polat’ın düğmeye bastığı kampanya ilgi gördü. Uçak parasının bulunamadığı , FİFA’nın kapıları aşındırdığı futbolcunun “ yabancılara varda bize yokmu “ dediği bir ortamda ( 31.01.2006) toplanan para 4 milyon doları bulduğu söyleniyor.
Başka bir pencereden bakıp Özhan Canaydın’a öfke kusanlar “ Bu tam bir rezalet “ şeklinde olaya yaklaşıyor.
Ama bir asıl gerçek şimdilik kasada 4 milyon doların olduğudur.
Bugün ne “bir mum da sen yak “ projesi , ne kongre taktikleri ne Gerets’in oyun planı, nede kapalı kapılar ardında konuşulanları yazacağım. Bugün Özhan Canaydın’ın 50 yıllık dostunun kaleme aldığı ve bana da gönderdiği bir mektubu sizlerle paylaşacağım. Az öz ve çok şey ifade eden , her cümlesi bir ders niteliğinde olan bu mektup Canaydın’la 1955 yılında Galatasaray Lisesinde aynı sınıfta hatta aynı sırada oturduğu arkadaşı Levent Yücel’in imzasını taşıyor. “ G.Saray sineması” salon 1 başlığını taşıyan mektupla sizleri baş başa bırakıyorum. Yorum sizlerin değerli Galatasaray’lılar
Galatasaray Sineması
Günlerdir bütün gazeteler Galatasaray sinemasinin kapilarinin kapanmak üzere olduğunu yazıyor. Verilen toplam 2.5 milyon dolarlik çeklerin karşılıksız çıktığında bahisle, sinemanin kapanmak üzere olduğunu söylüyorlar.
Şimdi bu koltuklarda oturup, bu filmin bas senaristleri olmaya soyunmuş Sayın Yönetim Kurulu üyesi kardeşlerime soruyorum. Acaba gazetelerde yazılanlari okumuyorlarmı?
Sizler eğer kulübümüzün düstüğü bu durumlara çözüm bulamıyorsanız, o koltuklarda işiniz ne?
Konuşulduğunda mangalda kül bırakmayan herbiri holding sahibi veya şirket sahibi olduğunu beyan eden bu kişiler, nasıl oluyor da 10 kişi biraraya gelip, yeri geldiğinde uğruna canlarını vereceklerini söyledikleri kulüpleri için 2.5 milyon dolarlık kredi bulamıyorlar?
Bir de slogan icat etmişler: Galatasaray Kulübü'nde kimsenin parası kalmaz, doğrudur. Bugune kadar Galatasaray Kulübü'nde (alacaklarını kulüplerine bağışlayanlar dışında ) kimsenin parası kalmamıştır.
Bir yanliz adam
Galatasaray tarihinde hiç bir başkan Canaydon kadar yanlız bırakılmamıştır.
Bir kaç sözüm de 50 yıllık dostum ve sınıf arkadaşım Canaydın'a:
Sen bu Yönetim Kurulu'nu teşkil ederken hiç mi bugünleri düşünmedin? Ya da hepsine bu yönetimde görev teklif ederken, elinizi cebinize atmayacaksınız, bütün sorumluluk maddi ve manevi olarak benim üzerimdedir, diye bir vaadde mi bulundun?
Ne acıdır ki, seçimlerde karşı listende yer alan bazı isimler bugün 100'er bin dolar bağışta bulunarak sorunlara çözüm aramak için kampanyalar düzenleme arayışına girerken, senin yönetim kurulu üyelerinin hiç birinden ses çıkmıyor.
Sayın Başkan!
Bu görev onlardan önce bize düşer, diyemiyorlar.
Canım kardeşim Canaydın;
Mart seçimlerinde de aday olacağını beyan ediyorsun, eğer o seçimde de böyle bir yönetim kurulu kuracaksan, bir kere daha çok yazık olur sana.
Seçimi kazanmak çok önemli değildir. Seçim iktidar olabilmek için kazanılır. Seçimi kazanırsın belki ama, yönetim kurulunu bugünkü gibi kurarsan "muktedir" olamazsin.
Son olarak acizane 50 senelik bir dost tavsiyesi;
Lütfen yönetim kurulunun 10 üyesinin de istifasını iste, bir parça gururları olsaydı zaten sen istemeden kendilerinin istifa etmeleri gerekirdi bugüne kadar.
Bu vesile ile yeni yılını kutlar, sağlik, sihhat ve bugunden sonraki yanliz yasaminda da basarilar dilerim.
Galatasaray'lılık sevgi ve saygılarımla,
D. Levent Yucel
Maraton.com.tr


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


