Sokrates'in sorarak düşünmeye başladığı soru şu: İyiyi kötüden kesinlikle ayırabilir miyiz?
Bence siz yazının geri kalan kısmını sizi yönlendirmemesi açısından okumadan önce soruyu cevaplayın, yazının kalan kısmını daha sonra okur ve eleştirirsinizi eklersiniz..
Önce ünlü düşünürümüz Protagoras’ın bu konudaki görüşlerini inceleyelim
Protagoras bu soruya hayır diyor. İyiyi kötüden kesinlikle ayıramayız!
Çünkü, her kişinin ölçüsü kendine göredir. Ölçü, kişilere göre değişir. Genel bir töre(ahlak) yoktur. İyiyi kötüden kesinlikle ayırabilmek için belli bir töre bulunması gerekir. Oysa ne belli bir iyi, ne de belli bir kötü bulunmaktadır.
İyinin ya da kötünün sayısı, yaşayan kişilerin sayısı kadardır. Ahlak alanında herkesin birleştiği bir temel yoktur. Sana göre ahlaklı olan bir eylem bana göre ahlaksızca gelebilir. Şu halde ahlaka genel, güvenilir bir ölçü aramak boşunadır. Bilgilerimiz uygularımızdan gelir. Duyular, kişilere göre değişir. İnsan, her şeyin ölçüsüdür.
Sokrates ise Prutagoras'a karşı çıkarak, eğer bu ölçüler kişilere göre değişirse, toplumu hangi değerler üstüne oturtacağız? Devlet gereklidir, sosyal düzen gereklidir. Bu gerekli kuruluşların sağlamlığı, sürekliliği içinse genel bir töre gereklidir. Protagoras, insanları değil, insanı görmeliydi. İnsanlar arasındaki ayrılıklar, başkalıklar görünüştedir. Derin bir inceleme yapılırsa iyiye olan eğilim her kişide aynıdır. Kişilerin içinde uyuyan bu ortak eğilim, ancak eğitimle ortaya çıkarılabilir. Erdem, öğrenilir. Kişiler bilmedikleri için kötüdürler. Erdem birdir, bölünmez, ayrılmaz. Bir davranışta, erdemli, başka bir davranışta erdemsiz olunamaz. Erdem varsa kişinin bütün davranışları ona uygun olmak zorundadır. İnsan, kendini bilmeli, tanımalıdır. Erdem, insanın kendini bilmesi, tanımasıdır. Fizik alanında şey'lerin nedenini çözemeyiz ama, kendimizin ne olmamız gerektiğini bilebiliriz. Erdemli olmamız gerekir, çünkü erdemli yaratılmışız. Erdem, bizim yapımızda saklıdır. Bu bilgi, elde edebileceğimiz tek bilgidir. Törenin dışında başkaca hiçbir konuda felsefe yapılamaz. Bu eğitim, insana hiçbir yabancı şey vermez. İnsan zihninde zaten var olan bilgileri uyandırır, büyütür, geliştirir.
Erdem bilgidir. İnsan her şeyin ölçüsüdür ama, kişi her şeyin ölçüsü değildir. Erdem, insanların yapısında vardır, bu kişinin yapısında da vardır. Ancak öğretimle meydana çıkarılıncaya kadar kişi, değil her şeyin ölçüsü, kendi kendisinin bile ölçüsü olmamalıdır. Kişi, gerçek bir ölçüye varabilmek için, önce kendini bilmelidir. Bu da bilgiyle olur, kendiliğinden olmaz. Yapımızdaki güç, gerçek bir güç olabilmek için deşilmek ister; uyandırılmak, büyütülmek, geliştirilmek ister. İnsan yapısı, kişinin yapısı değil, tüm insanlığın ortak yapısıdır.
Oysa, iyiyi kötüden ayırıp seçebilmek için özgürlük gereklidir. Diyerek bu kez de “özgür müyüz?” diye sormuştur Sokrat.(Artık bunu da ayrı bir topic te tartışırız)
Fizik alanında kesinliğe inanmamakta, kesin olarak hiçbir gerçeğe varılamayacağını savunmaktadır. Sofist olmamasına rağmen “Bir şey biliyorum, o da hiçbir şey bilmediğimdir” derken sofistlerle birleşmektedir. O’na göre tek kesinlik erdem bilgisidir. (Sorarken bilgilendirmek için bunu da ekleyeyim dedim fazla bilgi göz çıkarmaz)


LinkBack URL
About LinkBacks
)
)
Alıntı Yaparak Cevapla


