• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    İyiyi kötüden ayırabilir miyiz?

    Sokrates'in sorarak düşünmeye başladığı soru şu: İyiyi kötüden kesinlikle ayırabilir miyiz?

    Bence siz yazının geri kalan kısmını sizi yönlendirmemesi açısından okumadan önce soruyu cevaplayın, yazının kalan kısmını daha sonra okur ve eleştirirsinizi eklersiniz..

    Önce ünlü düşünürümüz Protagoras’ın bu konudaki görüşlerini inceleyelim
    Protagoras bu soruya hayır diyor. İyiyi kötüden kesinlikle ayıramayız!
    Çünkü, her kişinin ölçüsü kendine göredir. Ölçü, kişilere göre değişir. Genel bir töre(ahlak) yoktur. İyiyi kötüden kesinlikle ayırabilmek için belli bir töre bulunması gerekir. Oysa ne belli bir iyi, ne de belli bir kötü bulunmaktadır.
    İyinin ya da kötünün sayısı, yaşayan kişilerin sayısı kadardır. Ahlak alanında herkesin birleştiği bir temel yoktur. Sana göre ahlaklı olan bir eylem bana göre ahlaksızca gelebilir. Şu halde ahlaka genel, güvenilir bir ölçü aramak boşunadır. Bilgilerimiz uygularımızdan gelir. Duyular, kişilere göre değişir. İnsan, her şeyin ölçüsüdür.

    Sokrates ise Prutagoras'a karşı çıkarak, eğer bu ölçüler kişilere göre değişirse, toplumu hangi değerler üstüne oturtacağız? Devlet gereklidir, sosyal düzen gereklidir. Bu gerekli kuruluşların sağlamlığı, sürekliliği içinse genel bir töre gereklidir. Protagoras, insanları değil, insanı görmeliydi. İnsanlar arasındaki ayrılıklar, başkalıklar görünüştedir. Derin bir inceleme yapılırsa iyiye olan eğilim her kişide aynıdır. Kişilerin içinde uyuyan bu ortak eğilim, ancak eğitimle ortaya çıkarılabilir. Erdem, öğrenilir. Kişiler bilmedikleri için kötüdürler. Erdem birdir, bölünmez, ayrılmaz. Bir davranışta, erdemli, başka bir davranışta erdemsiz olunamaz. Erdem varsa kişinin bütün davranışları ona uygun olmak zorundadır. İnsan, kendini bilmeli, tanımalıdır. Erdem, insanın kendini bilmesi, tanımasıdır. Fizik alanında şey'lerin nedenini çözemeyiz ama, kendimizin ne olmamız gerektiğini bilebiliriz. Erdemli olmamız gerekir, çünkü erdemli yaratılmışız. Erdem, bizim yapımızda saklıdır. Bu bilgi, elde edebileceğimiz tek bilgidir. Törenin dışında başkaca hiçbir konuda felsefe yapılamaz. Bu eğitim, insana hiçbir yabancı şey vermez. İnsan zihninde zaten var olan bilgileri uyandırır, büyütür, geliştirir.

    Erdem bilgidir. İnsan her şeyin ölçüsüdür ama, kişi her şeyin ölçüsü değildir. Erdem, insanların yapısında vardır, bu kişinin yapısında da vardır. Ancak öğretimle meydana çıkarılıncaya kadar kişi, değil her şeyin ölçüsü, kendi kendisinin bile ölçüsü olmamalıdır. Kişi, gerçek bir ölçüye varabilmek için, önce kendini bilmelidir. Bu da bilgiyle olur, kendiliğinden olmaz. Yapımızdaki güç, gerçek bir güç olabilmek için deşilmek ister; uyandırılmak, büyütülmek, geliştirilmek ister. İnsan yapısı, kişinin yapısı değil, tüm insanlığın ortak yapısıdır.
    Oysa, iyiyi kötüden ayırıp seçebilmek için özgürlük gereklidir. Diyerek bu kez de “özgür müyüz?” diye sormuştur Sokrat.(Artık bunu da ayrı bir topic te tartışırız )
    Fizik alanında kesinliğe inanmamakta, kesin olarak hiçbir gerçeğe varılamayacağını savunmaktadır. Sofist olmamasına rağmen “Bir şey biliyorum, o da hiçbir şey bilmediğimdir” derken sofistlerle birleşmektedir. O’na göre tek kesinlik erdem bilgisidir. (Sorarken bilgilendirmek için bunu da ekleyeyim dedim fazla bilgi göz çıkarmaz )
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7
    iyiyi kötüden ayıramayız:

    çünkü ikisi arasında güçlü, kopması imkansız bağlar vardır. biri diğerinin varolmasını ve varlığını sürdürmesini sağlar. biri diğerine anlam kazandırır. davranış ve düşünce geliştirmek için ikisinede ardışık olarak ihtiyaç vardır. çünkü; "kıyas" , "süreç" için vazgeçilmezdir.


    iyi ile kötüyü ayırdedebiliriz:

    insanın doğası iyi ile kötüyü birbirinden ayırabilme özelliğine sahiptir. ve "vicdan" olgusu bizi bu ayrımı yapmaya iter.
    Bu mesaj en son " 08.02.06 " tarihinde saat 09:54 itibariyle endonezya tarafından düzenlenmiştir... Neden: imla

  3. #3
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    iyi ile kötüyü ayırdedebiliriz:

    insanın doğası iyi ile kötüyü birbirinden ayırabilme özelliğine sahiptir. ve "vicdan" olgusu bizi bu ayrımı yapmaya iter.
    BİR KELEBEĞİN HİKAYESİ

    Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenarına oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi. Adam, bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat kolay ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.
    Dakikalar dakikaları kovaladı, saatler geçmeye başladı, ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı.
    Sanki, kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü. Sanki kelebek elinden geleni yapmış da artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona.
    Bu yüzden, kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.Böylece, bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi.Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu.
    Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek, hayatının geri kalanını, kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürüne sürüne geçirdi. Ne kadar denese de, asla uçamadı.
    Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey, kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için göstermesi gereken çabanın, Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.


    Bu hikaye aslında çaba için anlatılır...Hikayenin özüne bakarsak adam burda kendince iyilik yaptı...

    Bazı olaylar da iyilik yaptığımızı sanarak, aslında kötülük yapmış olabilir miyiz?

    Netice de bize göre iyi olan birşey karşımızdakine göre iyi olmayabiliyor...Veya o an için ona da iyi gelip sonucu kötü olabilir...Sonra da deriz ki böyle olacağını bilmiyorduk...Amacımız sadece şuydu, buydu v.s

    Peki bunu nasıl ayırt edeceğiz?

  4. #4
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    bazi insanlar bunu yapabildiklerini düsünüyor,bazileri icin neyin ne oldugu önem tasimiyor(nihilistler).benim icin iyi olan birsey diger biri icin kötü olabilir ve tam tersi.

  5. #5
    TYPHUS adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2005
    Mesajlar
    582
    Karizma Gücü
    0
    İyilik dediğimiz şey zaten , getirisinin olumlu olacağını tahmin ettiğimiz eylemler bütünüdür.Bunun içinde deneyim , yalan , hile herşey olabilir.

    Yerine göre yalan söylemekte iyilik getirebilir , ama yalan söylemek objektif bakıldığında kötü bir eylemdir.Genelde getirisi pozitif olan eylem iyi olarak kabul görür. (bu doğru mu - yanlış mı o da tartışılır)

    Sonuçta iyi ve kötü , (bireysel ve toplumsal olarak değişkenlik gösterdiği gibi)birbirinden ayrı düşünülemez , bilakis birbirini tamamlar.

    Saygılar.
    ay karanlık
    sular kesildi musluklar tıslıyor
    bir yerde bir kapı kapandı
    ben artık sen değilim

    Atilla İLHAN



    Ses sanatçımız Sevim Tanürek'in katili kimdi unuttun mu ? '' Unuttum '' diyorsan tıkla...

  6. #6
    ŞAHSUVAR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    1,822
    Karizma Gücü
    8
    tam olmasada sokratese katılıyorum egıtım bellı bır basrı oranını ortaya cıkarır.yanı bugun delıgı genısleten kısı bu konuda egıtımlı olsa ıdı bunu yapmazdı.her ne kadar da olsa butun ınsanlıga kelebekegıtımı elbettekı verılemez ama sonuc olarak egıtımle ınsan ıcındekı erdemı dısarı cıkarabılır.ınsanların ve her eylemın ıyı veya kotu oldugunu yıne ınsan dogası olarak belleklerımıze gore degerlendırebılırız.bugun soylenırkı eylemden cok kısılerın nıyetı onemlıdır...

    bende bunu su hıkaye ıle orneklemek ıstıyorum...tasvvufta anlatılan bı kıssadan hıssedır...

    adam atıyla nehır kenarına gelır.attan ıner ve nehrın kenarında su ıcmek vesaıre ıhtıyacını karsılamak ıster ama nafıledır kı at yerınde durmaz basını alıp gıder.
    oda nehrın kenarına bı kazık tedarıkedıp cakar gıder atını buldugu yerden getırıp u kazıga ckar kendısınden sonrakılerınde ayı sorunu yasamasını ıstemez.sonra cekıp gıder...
    daha sonraarı gelen baska bır sahıs kazıgı fark etmez ve takılıp nehre yuvarlanır sudan cıkma becerısı vardır.sudan cıkar ve kenardakı kazıgı baskalarıda takılmasın belkı yuzme bılenı olmazda suda bogulur dıye soker...

    ıste olay bu......sonucta ıkısıde ıyı nıyetınden dolayı pozıtıf yondedırler lakın goruldugu gıbı eylemler bırbırıne zıttır....egıtımınde burda dısa yonelık basarı oranıda dusuk kalır ınancındayım...
    tekbir,tekliftir...secde ise ilanı aşktır.

    Birligin kederi, ayrılıgın safasından daha hayırlıdır. (yayhabin Muaz)

    " YÜKSEK RUHLAR"

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. biz biz miyiz
    Benim Gündemim-Benim Köşe Yazılarım bölümünde atılgangenç tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 04.10.11, 15:27
  2. Burası Türkiye, Bir gün değişecek miyiz?
    2006 Konuları bölümünde yLz` tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 28.03.06, 09:11
  3. Ayni sayfada miyiz?
    2005 Konuları bölümünde yalanci tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 13.11.05, 04:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •