Ne var ki her yandan «düşünmeyin! aklınızı kullanmayın! » diye bağırıldığını işitiyorum. Subay, «Düşünme, eğitimini yap! », maliyeci «düşünme, vergini öde! », din adamı «düşünme, inan! » diyorlar. (Şu dünyada yalnız bir kişi var ki o da, «istediğiniz kadar ve istediğiniz şeyi düşünün, ama itaat edin! » diyor)Düşüncenin özgür olabilmesi için yok olmaları gereken yönlendirici
etkenlerin bazıları kendilerini açıkça gösterirler; bazıları ise daha
yanıltıcı ve belirsiz, daha karmaşıktırlar.
Bazı fikirleri benimsemek veya onlara karşı olmak; ya da bazı konularda birşeye inandığımızı veya inanmadığımızı dile getirmek ceza yaptırımlarına yol açıyorsa düşünce "özgür" değildir. Bertrand Russell
Descartes Düşünüyorum, öyleyse varım...demiştir....İlhan Selçuk'ta Düşünüyorum, öyleyse vurun demiştir![]()
Her yerde özgürlüğün sınırlanışı var. Peki hangi türde bir sınırlama aydınlanmaya karşıdır, hangisi değildir, ve hangi biçimde bir sınırlama tersine özgürlüğe yararlıdır?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

) , Devletlerin kendilerini koruma ihtiyacı kadar , korkularına yenildiklerinden de yasaklar uygulamaya konulabilir.