• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9

    Balıkesir Hutbesi

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN
    7 ŞUBAT 1923 TARİHİNDE
    BALIKESİR ZAĞANOS PAŞA CAMİİ'NDE YAPTIĞI KONUŞMA


    Ey Millet, Allah birdir. Şanı büyüktür. Allahın esenliği, sevgisi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz efendimiz hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini gerçkleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Temel kanunu, hepimizce bilinmektedir ki, yüce Kur'an'daki mânası açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz, son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi tabiat kanunarı arasında çelişki olması gerekirdi. Çünkü tüm evren kanunlarını yapan Cenabı Hak'tır.

    Arkadaşlar; Cenabı Peygamber çalışmasında iki yere, iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazreti Peygamber'in mübarek yolunda bulunduğumuz bu dakikada milletimize; milletimizin bugününe ve geleceğine ait hususları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni buna eriştiren Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu fırsat ile büyük bir sevab kazanacağımı ümit ediyorum. Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmasının gerekli olduğunu düşünmek yani konuşup tartışmak, danışmak için yapılmıştır. Millet işlerinde her kişinin zihnini ayrı ayrı faaliyette bulunması zorunludur. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz ve bağımsızlığımız için, özellikle egemenliğimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, milletin bütün kişilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.

    Hutbeler hakkında sorulan sorudan anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin şekli, milletimizin duygusal fikirleri ve lisanı ile medeni ihtiyaçlarıyla uygun görülmektedir. Efendiler, hutbe demek topluma hitabetmek, yani söz söylemek demektir. Hutbenin manası budur.

    HUtbe denildiği zaman bundan birtakım kavram ve manalar çıkarılmamalıdır. Hutbeyi söyleyen hatiptir. Yani söz söyleyen demektir. Biliyoruz ki, Hazreti Peygamber'in hayatta olduğu mutlu dönemlerde hutbeyi kendisi söylerdi. Gerek Peygamber Efendimiz ve gerek, dört halifenin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek dört halifenin söylediği şeyler o günün sorunlarıdır, o günün askeri, idâri, mâli ve siyasi, sosyal konularıdır. İslam toplumunun çoğalması ve İslam ülkeleri genilemeye başlayınca, Cenabı Peygamber'in ve dört halifenin hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin söylemelerine imkân kalmadığından halka söylemek istedikleri şeyleri bildirmeye birtakım kişileri memur etmişlerdir. Bunlar herhalde en büyük ve ileri gelen kişiler idi. Onlar camilerde ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatmak ve doğru yolu göstermek için bir şart lâzımdı. O da milletin lideri olan kişinin halka doğruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması! Halkı genel durumdan haberdar etmek son derece önemlidir. Çünkü, her şey açık söylendiği zaman halkın beyni faaliyet halinde bulunacak iyi şeyleri yapacak ve milletin zararına olan şeyleri reddederek şunun veya bunun arkasından gitmeyecektir. Ancak millete ait olan işleri milletten gizli yaptılar. Hutbelerin halkın anlayamayacağı bir lisanda olması ve onların da bugünün gereklerine ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve Padişah sıfatını taşıyan despotların arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi. Hutbeden amaç halkın aydınlatılması ve ona yol gösterilmesidir, başka şey değildir. Yüz, ikiyüz, hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak, insanları cahillik ve çağın gerisinde bırakmak demektir. Hatiplerin normal olarak halkın günlük kullandığı dil ile konuşmaları gereklidir. Geçen yıl Millet Meclisi'nde söylediğim bir nutukta demiştim ki "Minberler halkın akılları, vicdanları için bir ilim irfan kaynağı, ışık kaynağı olmuştur." Böyle olabilmek için minberlerde söylenecek sözlerin bilinmesi ve anlaşılması, ilim ve fen gerçeklerine uygun olması lazımdır. Hutbeyi verenlerin siyasi olayları, sosyal ve medeni olayları hergün izlemeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış aşılamalar yapılmış olur. Bu nedenle, hutbeler tamamen Türkçe ve günün gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır.
    Bu mesaj en son " 27.11.05 " tarihinde saat 00:13 itibariyle AlpeR tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    mocuk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2005
    Mesajlar
    32
    Karizma Gücü
    0
    Ellerine sağlık Ata'ya dil uzatanlar okusun
    Ne Mutlu Türküm Diyene

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    06-01-2004
    Mesajlar
    45
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler. günümüzde kaç kişi böyle düşünüyor acaba?

  4. #4
    Red Fox heskin35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2004
    Mesajlar
    3,641
    Karizma Gücü
    8
    Evet. Atamız hakkında ileri geri konuşan şahsiyetlerin bilmeden konuştukları ve insanların duygularını sömürdükleri apaçık bellidir.
    Return of The King...

  5. #5
    serhatkagans adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2005
    Mesajlar
    581
    Karizma Gücü
    0
    Efendiler
    Hangi şey ki, akla, mantığa, toplumun çıkarlarına uygundur, biliniz ki o, bizim dinimize de uygundur,o şey dinîdir. Bir şey akıl ve mantığa, milletin çıkarına, İslamın çıkarına uygunsa kimseye sormayın. O şey dinidir.
    K.Atatürk

    Hz. Muhammed (sav)'in bir avuç imanlı Müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir'de kazandığı zafer, fani insanların karı değildir; O'nun peygamber olduğunun en kuvvetli işareti işte bu savaştır.
    K.Atatürk

  6. #6
    GOVERNOR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler electira için
    UYAN TÜRK EVLADI UYAN OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN...

    "Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne, acırım Tükrüğe billahi tükürsem yüzüne"


  7. #7
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    Gerçekten örnek olacak nitelikte
    teşekkürler electrica

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

  8. #8
    COLONEL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-08-2005
    Mesajlar
    125
    Karizma Gücü
    0
    arkadaşlar ben ülkenin özellikle doğu illerini gezdim...ve bazı yerlerde inanılmaz derece de Atatürk düşmanlığı var...özellikle din düşmanı olması konusun da....bu belgeyi bunlara göstermemiz gerekir...saol electrica

  9. #9
    albatros adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-10-2004
    Mesajlar
    40
    Karizma Gücü
    0
    O GÜNÜN GÖRGÜ TANIĞI
    İBRAHİM CUMALI
    ANLATIYOR

    '6 Şubat Salı günü Atamız ile eşi Latife Hanım ve beraberindekiler Balıkesir'e geldiler. Halk ve öğrenciler İstasyon önünde ve Millî Kuvvetler Caddesi'nde Paşalarını bekliyorlardı. Ben o zaman 'Dâru'l- Hilâfeti Âliye'de okuyordum. Sonra adı 'İmam ve Hatip Okulu' oldu. Biz de bugünkü yeni Belediye binasının Millî Kuvvetler Caddesi tarafındaki bahçesinin önünde yerimizi almıştık. Büyük önder bizim önümüze geldiğinde bizleri gözleriyle süzdü, Ahmet adındaki arkadaşımıza sorular sordu.
    7 Şubat Çarşamba günü olan ertesi günü ise öğleden evvel okulları teftiş etmişler, bizim okulumuza da gelmişlerdi. Sınıfımıza teşrif ettiler, bazı arkadaşlarımıza sorular sordular, güzel cevaplar verildi...
    Sınıftan ayrılmak üzere iken Müdürümüz Halil Efendi'ye dönerek, 'Hocam! Bu çocuklar ilmiye talebesi, başlarında sarık var fakat üzerlerinde herkesin giydiği (karışık renkte) ceketler. Mesleklerini ifâ ederken imam efendilerin giydikleri gibi cübbe giyseler daha güzel olur' buyurdular. Müdürümüz, 'Hay hay Paşam... Emredersiniz. Ailelerine haber gönderelim, yaptırsınlar' cevabını verdi. Bunun üzerine Gazimiz o sırada yanında bulunan Maarif Müdürü Sabri Bey'e, 'Mâlî durumu müsait olmayanlara biz Hükümet'ten yaptıralım' emrini verdiler. Sonradan mâlî durumu müsait olmayanlara giysi yardımı yapıldı.
    Büyük önderimizin aynı gün Zağanos Paşa Camii'nde konuşacağı öğrenildi. Kendilerini dinlemek için bize izin verdiler... Öğle namazından sonra Paşamız minbere çıkarak: 'Bu dakikada milletimizin hal ve istikbâline ait hususatı görüşmek maksadıyla bu mukaddes yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz' diyerek tarihî konuşmasını yaptı. Ve sonra da 'Ben, yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum, düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim' buyurdu. Sorular soruldu, cevaplar verildi.
    Ne MutLu TÜRKÜM DiYene...!

    Türküm, Doğruyum,Çalışkanım ve Burdayım

  10. #10
    MAGNIFICIENT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-08-2005
    Mesajlar
    943
    Karizma Gücü
    0
    Cemal Granda der ki :
    Öyle Allah derdi ki yalnız kalınca, onun gibi kimse diyemez. Herkes çekilip yapayalnız kalınca gökyüzüne bakar, kendi kendine Allah derdi.


    Bir gün sofrada çevresindekilere:
    - Bana Allah'ın büyüklüğünü anlatır mısınız? diye sordu.
    Konuklar birer birer Allah'ı nasıl anlayabildiklerini anlattılar. Çoğu ipe sapa gelmez şeylerdi. Hepsini dikkatle dinleyen Atatürk:
    - Hepiniz Allah'ı ayrı ayrı görüyor ve büyütüyorsunuz. Anlaşılan Allah herkesin kafası kadar büyüktür, dedi.
    Bu anlatılan olay da ibret verici insanlar neyi nasıl algılarlarsa öyle görüyorlar.
    Atatürk'ü dinsiz görenler ve dindar görenler var.
    Bu insanların ve kavram kargaşalarının yarattığı bir çelişkidir.

    Sen Türk'ü Türk yurtlarını koru !..
    “ Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran millete ırk ve din ayırmaksızın Türk milleti denir. ”

    Mustafa Kemal Atatürk



    TürkYaşam.com Atatürkçü Çalışma Topluluğu






    Türkiye Soykırım Yapmıştır Diyenleri Kınıyorum!




    T Ü R K İ Y E C U M H U R İ Y E T İ N İ N S E K S E N ÜÇÜNCÜ Y I L I

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Veda Hutbesi
    Soru Sor, Cevap Ver - Ne? Nasıl? Niçin? Nerde? Ne Zaman? Kim? bölümünde mezarkabul39 tarafından açılmış
    Yanıt: 84
    Son Mesaj: 26.09.11, 13:55

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •