Sadece düşüncelerinizi almak istedim. Tanrı tek fakat birden fazla din ve kutsal kitap var.
Neden?
Sadece düşüncelerinizi almak istedim. Tanrı tek fakat birden fazla din ve kutsal kitap var.
Neden?
"Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
Pis moruk
Zaten mesele de o ya..
Dünyayı ol kelamı ile yaratıyorum, ne olup biteceğine karar veriyorum ( kader), incil'in bir müddet sonra benim gönderdiğim incil olmayacağını da biliyorum ama yine de gönderiyorum..
Buna şansını denemek diyebilir miyiz?
Tabi ki diyemeyiz...
Çünkü kaderi ben belirledi isem incilin bozulacağı durumu da ben belirledim demektir ki, o halde incili bozan benim demektir... Ben istemeden bir şey olmayacağına göre?
Buna karşılık cüz-i irade, külli irade gibi şeyler söylenebilir ama, bir araç batıya gidiyorsa, tekerleği doğuya dönmez.. Trenin bir tekeri geriye bir tekeri ileri gidemez, gitmeyi bırakın kader rayında yön bile değiştiremez.. Bunu bile bile makinisti suçlamak niye?
Geniş bir anda daha ayrıntılı yazmak isterim...
ÇÜNKÜ DİN :
Hür iradeleriyle inanan, akıl sahibi insanları, en iyiye, en doğruya, en güzele ve ebedî mutluluğa ulaştıran ilahî kanunlar bütünüdür.
her toplumun da, iyi, doğru, güzel ve ebedi mutluluk anlayışını oluşturan bir kültürü ve doğal olarak alışkanlıkları vardır. bu kanunlarda toplumlara göredir...
diye düşündüm sorunu okuyunca.. zor soru doğrusu....
Her dinin tek tek tanrısı varda fakat tanrı aynı tanrı değil.
Biri diyorki tanrı tektir fakat tanım başkadır.
Muhammedin tanrısı ayrı isanın tanrısı ayrı musanın tanrısı ayrı.
Biri el ayak çapraz kesin diyor. Digeri hoş görü diyor. Sözleri bile birbirlerini tutmuyor.
Biri kılıcı eline alıp savaşa çıkıyor dini yaymak ve ganimet toplamak için. Digeri ni çarmıha geriyorlar gıkı çıkmıyor.
Aslında bu doğmalar insanlığın tarihinin talihsizliği.
Belkide Dinin Bir Önemi Yoktur Tanrı Tekse Tektir Gerisinin Bir Anlamı Yoktur Neye İnanmak İstiyorsak Ona İnanalım Kıstlama Olmasın Sonuçta Herkesin Bir Aklı Var Öyle Değilmi Yoksa Yokmu ....
...İtinayla Hayaller Yıkılır...
Hür Doğdum Hür ÖleceğimBu Şizofren Halim Ancak Bir Öykü Malzemesi Olarak Heyecanlandırıyor Seni..Öykülerinde Ağlıyorsun Uyumsuz Varlığıma... Öykülerinde Bu Aşkın Önünde Eğiliyor ,Beni Yitirmeyi Kendini Yitirmek Gibi Yaşıyorsun...Hayatındaki Varlığımdan Ürküyorsun..Gerçekliğin İçinde Yaşayan Ve Enaz Hayat Kadar Bencil Olan O Yanın Sana Olan Bu Tutkumu Delilikle Bir Tutuyor...Sevgiliyi Bir Ölümlü Gibi Sevmek Olduğunu Sana Hatırlatan Bu Şizofren Tutkum Korkutuyor Seni...
Ya Efendisi Olacağım Kendi Hayatımın... Yada Bu Yerden Gideceğim...
Karşıyım Alayına Karşıyım Varmı......
allah katında dın ıslamdır.......bugune kadar gelen butun peygamberler ıslam ogretısını yaymaya calısmıslardır.dunya ımtıhan yerıdır.her peygamberın ogretısı hep aynıdır...bır tek allah.....
tekbir,tekliftir...secde ise ilanı aşktır.
Birligin kederi, ayrılıgın safasından daha hayırlıdır. (yayhabin Muaz)
" YÜKSEK RUHLAR"
En başta Tanrı'nın tek olduğunu ya da olduğunu bilmiyoruz.
Tanrı tek tanrılı inanışlarda omnipotent yani herşeye kadir olarak tanımlanmıştır. Ama kula da bi seçim alanı bırakılmıştır. Külli irade-cüzi irade dediğimiz şey budur. Daha geniş bakarsak belirlenmişlik (Determinacy) - hür irade (free will) arasındaki çatışma.
Bir yerde şöyle bir soru vardı: Madem Tanrı herşeye kadir neden dünyada kötülük olmasına izin veriyor? Kötülük derken imtihan anlamına gelebilecek bir kötülükten bahsetmiyorum, küçük bir çocuğun tecavüze uğrayıp öldürülmesi gibi bir kötülük.
Ya da madem Tanrı bir insanın günah işleyeceğini biliyor (omniscient)(bu durumda günah işlemek o insanın kaderindedir) o insan o günahtan dolayı neden yargılanacak?
:ty47:
İnsan,maddi yapısı olmayan yani fizik ötesi olan,hiç bir varlığı algılayamaz...Bu sebeple insanın yeryüzünde varlığına sebep olan mutlak varlığı algılayabilmesi söz konusu değildir...İnsan kendi donanımı ile,O'nu sadece isimleriyle bilebilir...
İsim;bir şeyin,belirtilmesi,anşılmasını sağlayan ve ondaki özelliği ifade etmedir.
O Allah'tır (mutlak egemen)...
O Rab'tır (boyun eğilen,yol gösterici,efendi)...
O Ehad'dir (benzersiz,tek olan)...
O Selam'dır (özgürlük)...
O Adalet'tir (eşitlik)...
O Hak'tır (yadsınması olanaksız ve inkarı mümkün olmayan,gerçek)...
O Gani'dir (bağımsız otorite)...
O Hayat'tır (yaşam)...
O Kıst'tır (herkesin yaptığının karşılığını alması)...
O Hakim'dir (yargı organı)...
O Kerim'dir (eli açık sunuş yapan)...
O Sadık'tır (doğruluk)...
O Halik'tir (bir amaca yönelik,yoktan var eden)...
O Hadiy'dir (yol gösterici)...
Bu belirtilmeler, O'nun belirtilmelerinden bazılarıdır...İnsan O'nun bütün belirtilmelerini hayata geçirdiğinde ona hizmet etmiş olur...
Yaratıcıyı,bizim hayatımızı önceden belirlemiş ve bizi gökten izleyen bir varlıkmış gibi algılamak veya düşünmek kesinlikle yanlıştır...O'nu bizim hayatımıza yön veren bir ideoloji gibi düşünmeliyiz...
Din ise,bize anlatıldığı veya empoze edildiği gibi,sadece insanların vicdanında olan,pratiği olmayan mistik bir olgu değildir,dinin mistik veya ruhani hiçbir yönü yoktur...Din,borç,maddi yaptırım demektir,bu yaptırımı ya insanlar, insanlara uygulayacaktır,örneğin(firavun,nemrud gibi),yada yaratıcı insanlara uygulayacaktır...Yani iki çeşit yaptırım(din)vardır...İslam(özgürlük),ve kapitalizm başka bir yaptırım şekli yoktur...
Yeryüzünde onun belirtilmelerini pratize etmeyen,dolayısı ile onun yaptırımına(islam,özgürlük) uymayan herkes,kendisine ne isim takarsa taksın,ister hristiyan,ister müslüman,ister yahudi,ister budist,ister x,ister y, desin hiç farketmez, o kişi kapitalist dinin hizmetkarıdır...
Adem'den Muhammede kadar olan bütün delegeler(rasul),aynı öğretinin, aynı misyonun ve aynı dinin(maddi yaptırım) mücadelesini vermişlerdir...Örneğin, Kuranın yüzde atmışı,diğer delegeleri muhammede örnek olarak gösterir...
Kutsal kitaplar ise,bazı delegelerin vermiş olduğu mücadelelerin,kendi dönemlerinde ve kendi dillerinde, diğer insanlara örnek ve kılavuz olması için kaleme alınmış şeklidir...Bunlar arasında hiçbir fark yoktur...Bu gün aralarında fark varmış gibi algılanmasının sebebi tahrif edilmiş olamalarından kaynaklanmaktadır,maalesef herşey tahrif edilmiştir...
Yani kısaca,Din maddi yaptırımdır ve iki çeşit yaptırım vardır...
Birbirinden farklı ve birbirine zıt,rasuller ve kitaplarda yoktur...
Bütün delegeler,sahte egemenlere,sahte sahiplere,sahte krallara karşı ayaklanarak,Özgürlüğün ve Eşitliğin mücadelesini vermişlerdir...ve hepside yalın ayaklıların,ezilmişlerin önderleridir...
Saygılarımla...
Bu mesaj en son " 13.02.06 " tarihinde saat 17:38 itibariyle cakirxxx tarafından düzenlenmiştir...
YARİN YANAĞINDAN GAYRI,HERYERDE VE HER ŞEYDE HEPBERABER...! DİYEBİLMEK
ÖZGÜR VE EŞİT BİR GELECEK, SINIFSIZ VE SINIRSIZ BİR DÜNYA İÇİN...!
MUTLAK EGEMENİN DIŞINDAKİ BÜTÜN SÖMÜRÜCÜ ZORBA UYDURMA EGEMENLERİ RED EDİYORUM ....!
insanların hür iradesi ile karar verebilmesi için........