Yine bu gece gökte Ay vardı… Tıpkı benim gibi yapayalnızdı koskoca gökyüzünde… Aslında etrafında binlerce yıldız vardı ama nedense ay her zamanki gibi yalnızdı… Umrunda değildi etrafındaki binlerce yıldız… O sadece hayalini kurduğu, ışığını ona sakladığı yıldızını bekliyordu… Ama yıldızı ona çok uzaktı… Hemde çok uzak… Birde Ay’ın yanından geçen hüzün dolu bulutlar vardı…Sessizce akıtarak gözyaşlarını öylece geçip gidiyorlardı... Kalbi kırık Ay da bulutların gözyaşlarına eşlik ediyordu… Ne yapsın, bir türlü kavuşamamıştı beklediği yıldızına… Ağlayarak, kendini kahrederek, gökyüzündeki bir tanecik yıldızını bekleyerek geçiriyordu her geceyi… Yıldızına çok uzaktı… O yaklaştıkça yıldızı ondan kaçıyordu… Oysa ki Ay yıldızı için her türlü zorluğa katlanmış, sevgisi uğruna nelerden vazgeçtiğine, nasıl değiştiğine bir türlü inanamıyordu… Geçen her gece kendini biraz daha yitiriyor, sessizce ışığına son vereceği günü bekliyordu… O hiç onun olmasada, ona hiç yaklaşmasada o hep yıldızını sevdi ve her zamanda sevecekti… Çünkü bu aşka tutulurken söz vermişti kendine “bu aşktan dönüş yok” diye… En özelini, en güzelini, uğruna mühürlediği kalbini biricik yıldızına saklıyordu… O geldiği zaman yeniden doğacaktı… Bütün ışığını biricik yıldızına saçacaktı… Ama yıldızı ona bir türlü gelmedi… Sonra ışık söndü ,Ay yok oldu… Ay yok oldu, karanlık oldu… Karanlık oldu, yıldızlar söndü… Yıldızlar söndü Ay bitti… Ve Ay bitti, gece karanlığa gömüldü…
Kerim Kalender
17 Aralık 2004 / 05:23


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

Çakala sürpriz olsun !

süpersin..harbiden begendim..
