Satılan Evin Kusurundan Emlakçı da Sorumlu Olacak...
Tapu sicili, gayrimenkul mülkiyeti ve mortgage sistemleri konusunda dünyanın önde gelen şirketlerinden Stewart International'in Avrasya bölgesi sorumlusu Tevfik Türel, mortgage'ın emlak sektörüne getireceği yenilikleri Milliyet Emlak'a değerlendirdi
Aşağıda makalesini okuyacağınız Türel'e göre mortgage uygulaması, emlak sektörüne şeffaflık getirecek, alıcıdan hiçbir bilgi gizlenmeyecek. Emlakçılar satılan ya da kiralanan malın sorumluluğuna da ortak olacak. Ayrıca her iki taraftan komisyon alma dönemi kapanacak.
Geçmiş yıllarda elime bir resim geçmişti. Resimde yeni boyanmış bir binanın üstünde 'Kelepir - Satılık - Depremden Hasarlı Bina' diye bir pankart vardı. Ben de bu resmi, biraz da alaycı bir ifade ile, arkadaşlarıma yollamıştım. İçlerinden birisi (Murat Ergin), bana geri dönerek, "Satıcı aslında doğru yapmıyor mu?" diye sormuştu. Gerçekten satıcı doğru yapmış, her ne kadar boyanmış ve hasar kapatılmış olsa bile, binanın gerçek durumunu net bir şekilde belirterek binayı satışa çıkartmıştı.
Her alanda olduğu gibi, 'şeffaflık' emlak sektöründe pek göremediğimiz bir olgu. Bilhassa son zamanlarda 'franchise' sistemi ile yayılan yabancı kökenli emlakçılık zincirleri ile bu şeffaflığın emlakçılık sektörüne gireceği iddia edildi ama maalesef bu yeni zincirler de sadece estetik görünüm dışında sisteme yenilik katamamış durumdalar.
Ancak mortgage sisteminin daha yaygınlaşması ve daha profesyonelleşmesi ile uluslararası seküritizasyon çalışmaları, emlakçılık sisteminin de ister istemez kendine çeki düzen vermesi gerekliliğini ortaya çıkartmaktadır. Peki bu yeni düzen önümüzdeki dönemde neler getirecek?
1) Yeni teknolojik altyapı: 'Yeni emlakçılık düzeni'nde, artık emlakçılar müşterilerine karşı daha şeffaf ve aracılık yaptıkları mülkler hakkında daha bilgili olmak mecburiyetinde. Bilhassa imar ve mülkiyet bilgilerinin hızla dijital ortama taşınmalarına paralel olarak, emlakçılar da bu yeni teknolojileri işlerinde daha fazla kullanabilmek için hem kendi eğitimlerine, hem de teknik alt yapılarına devamlı yatırım yapmak zorunda kalacaklar.
2) Tek tarafı temsil etme ve mesuliyet alma: Emlakçıların müşterilerinin haklarını koruyabilmeleri ve onlar adına en iyi kararları verebilmeleri, ancak işlem sırasında 'tek' bir müşteriyi 'münhasır olarak' temsil etmekten geçmektedir. Hem alıcıdan hem de satıcıdan komisyon talep eden bir emlakçı, her iki taraf için en iyi kararı verme ihtimali oldukça düştüğünden, ciddi bir mesuliyet altına girmektedir. Emlakçıların artık bu tip uygulamalardan kaçınarak hem tek tarafı temsil etmeleri gerekecek hem de herhangi bir ihtilafa karşı 'mesuliyet sigortası' yaptırmaları şart olacaktır.
3) Mülkiyet sigortası: Teknolojileri kullanabilmek, emlakçıların doğru bilgi vermelerini hiç bir zaman garanti etmeyecektir. Ayrıca, özellikle mortgage ile alınan konutlara aracılık eden emlakçıların, mülklerle ilgili mümkün olduğu kadar çok bilgiyi doğru olarak toplaması ve tüm bildiklerini 'hiçbir bilgiyi gizlemeden şeffaf bir şekilde' alıcıya bildirmesi şart olacaktır. Bu bilgilerin doğruluğu konusunda da artık garanti vermek zorundadırlar. Verdikleri bilgilerin yanlış veya eksik olmasından dolayı müşterileri veya mortgage veren kurum zarar gördüğünde de bu garantilerinin arkasında durabilmeleri ve kayba uğrayan tarafın zararını karşılamaları gerekecektir. Bunun için de satışa konu mülk için 'mülkiyet sigortası' verilmesi gerekecektir.
4) İlave hizmetler: Alım-satımlarda emlakçı kullanmayı cazip hale getirmek için bilhassa alıcılar için ilave hizmetler de vermek şart olacaktır. Bilhassa mortgage komisyonculuğu bunların en başında yer almaktadır. Artık emlakçı, mortgage ile konut almak isteyen bir müşterisinin, ilk önce ne kadarlık bir mortgage alabileceğini saptayacak, daha sonra ihtiyacı ve alabileceği kredi miktarı doğrultusunda konutunu bulmaya yardım edecektir. Mortgage komisyonculuğu, emlakçılar ve bu alana girmek isteyen, daha çok bankacı/finans kökenliler için, yeni bir alan olarak karşımıza çıkmakta. Bu yol ile mortgage konusunda daha fazla müşteriye ulaşmak isteyen bankaların, mortgage komisyonculuğu yapan emlakçılar vasıtası ile de hizmet vermeleri imkanı olacaktır.
Tabii ki teknolojik gelişmeler emlakçılar gibi mülk arayanların da hayatlarına girmeye devam edecek. Bugün gelişen internet ortamı ile gayrimenkul alım-satımı yapmak isteyen herkesin piyasadaki gayrimenkullerin bilgisine ulaşmaları da kolaylaşmaktadır. Emlakçılar, müşterilerine daha iyi, daha doğru, daha güvenli, daha hızlı hizmet vererek ve alım-satımlarda "A'dan Z'ye tek bir çatı altında hizmet" anlayışı ile, emlakçı kullanmayı cazip hale getirmek durumundadırlar. Emlakçılar arası paylaşımı artırmak için tüm emlakçıların paylaştığı bir veritabanı oluşturmak ve müşterilerinin emlakçı emlakçı dolaşmasını engellemek şarttır. Bu paylaşım sayesinde de emlakçılar müşterileri ile 'münhasır' ilişki içerisine girecekler ve dolayısı ile sektörde hem emlakçı kullanma yüzdesi hem de komisyon gelirleri artacaktır. Bilhassa ABD'de emlakçı kullanma yüzdesi son 20 yılda yüzde 20'lerden yüzde 90'lara bu şekilde ulaşmıştır.
Bütün bu gelişmeler, emlakçılık sektörünün eğitim ve lisanslama yolu ile kontrol altına alınmasını da gündeme getirmektedir. Umarım hükümetimiz de kendisine yapılan çağrılara kulak vererek bu doğrultuda gerekli yasal alt yapıyı oluşturmaya başlar. Ancak bu sayede Türk emlakçılığında, konut almak veya satmak isteyenlerin, sucu, bakkal, kasap gibi aracılarla muhatap olmak yerine, otomobil galericilerinin yaşadığı evrimi yaşayıp, daha modern ve verimli bir çalışma ortamında, daha profesyonel hizmet verildiğini görme imkanı olacaktır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla