ülkenin birinde kral birgün çok güzel bir deniz manzarası çizmesi için ülkenin en iyi iki ressamını çağırır...
resimlerden hangisini beğenirse onu alıcak ve ressama yüklü bir meblağ ödeyecektir...
ressamlardan biri yaşlı ve tecrübeliyken diğeri çok gençtir...
yaşlı ressam tecrübelerinden faydalanarak göz alıcı, cafcaflı bir deniz manzarası çizmeye başlar, genç ressamsa tek tek her damlayı çizmeye çalışmaktadır...
bir ay sonra yaşlı ressam resmini bitirmişken genç ressam henüz resmin binde birini bile tamamlayamamıştır...
kral resimlere baktıktan sonra yaşlı ressamın yaptığı resmi beğenir, diğeri zaten bitecek gibi gözükmemektedir...
kral biten resmi alır ve genç ressama çizmesine gerek kalmadığını, diğer resmi aldığını söyler...
fakat genç ressam çizmeye devam eder, balıkların pullarına kadar tek tek uğraşmaktadır...
aradan yıllar geçer, genç ressam artık iyice yaşlanmıştır, ölüm fazla uzak değildir ancak hala resmin yarısı bitmemiştir...
bir arkadaşı daha fazla dayanamaz ve ressama sorar...
- artık iyice yaşlandın, bu resmi bitirmeye ömrün yetmeyecek, neden sen de diğer ressamlar gibi resmini bitirmiyorsun..?
ressam şöyle der...
- ben; bu resme bakıp deniz zannetsinler diye değil, denize bakıp resim zannetsinler diye çiziyorum...
benim için bu hikayenin çok özel bir önemi var...
ne zaman yalnız ve umutsuz hissetsem bu hikayeyi aklıma getiririm, çünkü benim her düşündüğüm, her inandığım şey doğrudur, dünyanın geri kalanı tersini söylese bile...
belki hayatta mutlu olmanın yolu bu değil ama en azından hayallerim her zaman benimle kalacak...
sizin de benimsediğiniz, sizi anlattığını düşündüğünüz bir hikaye varsa paylaşalım...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


