• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor

Konu: Önyargi

  1. #1

    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    10
    Karizma Gücü
    0

    Önyargi

    Okulun ilk gununde 5 nci sinifin onunde dururken, ogretmen cocuklara bir
    yalan soyledi. Cogu ogretmen gibi, ogrencilerine bakti ve hepsini ayni
    derecede sevdigini soyledi. Ancak, bu imkansiz idi, cunku on sirada,
    oturdugu yerde bir yana kaykilmis, ismi Teddy Stoddard olan kucuk bir
    oglan vardi.

    Bayan Thompson bir yil once Teddy'yi izlemisti ve diger cocuklarla iyi
    oynamadigini, elbiselerinin kirli oldugunu ve surekli olarak kirli
    dolastigini gozlemisti. Ilave olarak, Teddy tatsiz olabiliyordu. Bu oyle
    bir noktaya geldi ki, bayan Thompson onun kagitlarini buyuk kirmizi bir
    kalemle isaretlemekten, kalin carpilar (X) yapmaktan ve kagidinin ustune
    buyuk "F" (en dusuk derece) koymaktan zevk alir oldu.

    Bayan Thompson'un okulunda, her cocugun gecmis kayitlarini incelemesi
    gerekiyordu ve Teddy'nin kayitlarini en sona birakti. Ancak, onun hayatini
    gozden gecirdiginde, bir surpriz ile karsilasti.

    Teddy'nin birinci sinif ogretmeni soyle yazmisti, "Teddy gulmeye hazir
    parlak bir cocuk. Odevlerini derli toplu ve temiz yapiyor ve cok
    terbiyeli. Onun etrafta olmasi cok eglenceli.

    Ikinci sinif ogretmeni soyle yazmisti, "Teddy mukemmel bir oğrenci, sinif
    arkadaslari tarafindan cok seviliyor, ama annesinin olumcul bir hastaligi
    oldugu icin sikinti icinde ve evdeki yasami mucadele icinde geciyor."

    Ucuncu sinif ogretmeni soyle yazmisti, "Teddy'nin annesinin ölümü onun
    İcin cok zor oldu. Teddy elinden gelenin en iyisini yapmaya calisiyor, ama
    babasi ona ilgi gostermiyor ve eger bazi adimlar atilmazsa evdeki yasami
    yakinda onu etkileyecek."

    Teddy'nin dorduncu sinif ogretmeni soyle yazmisti, "Teddy icine kapanik ve
    okulda derslere cok fazla ilgi gostermiyor. Cok fazla arkadasi yok ve
    bazen sinifta uyuyor."

    Simdiye kadar, Bayan Thompson problemi kavradi ve kendinden utandi.
    Ogrencileri ona guzel kurdelelerle ve parlak kagitlarla sarilmis Noel
    hediyeleri getirdiginde bile cok kotu hissetti, Teddy'nin ki haric.
    Teddy'nin hediyesi bir marketten aldigi kalin, kahverengi ambalaj kagidi
    ile beceriksizce sarilmisti, Bayan Thompson onu diger hediyelerin ortasinda
    acmaktan aci duydu. Bayan Thompson paketten taslarindan bazilari dusmus
    yapma elmas tasli bir bilezik ve ceyregi dolu olan bir parfum sisesi
    cikarinca cocuklardan bazilari gulmeye basladi. Ama o bilezigin ne kadar
    guzel oldugunu haykirdiginda cocuklarin gulmesini engelledi, bilezigi takti
    ve parfumu bileklerine surdu. Teddy Stoddard o gun okuldan sonra
    ogretmenine sunu soylemek icin kaldi, "Bayan Thompson, bugun ayni annem
    gibi kokuyordunuz". Cocuklar gittikten sonra, bayan Thompson en az bir
    saat agladi.

    O gunden sonra, okuma, yazma ve aritmetik ogretmeyi birakti. Bunun yerine,
    cocuklari egitmeye basladi. Bayan Thompson Teddy'e ozel dikkat gosterdi.
    Onunla calisirken, zihni canlanmaya basliyor gorunuyordu. Onu daha fazla
    tesvik ettikce, daha hizli karsilik veriyordu. Yilin sonuna kadar, Teddy
    siniftaki en zeki cocuklardan biri oldu ve tum cocuklari ayni derecede
    sevdigi yalanina ragmen, Teddy onun gozdelerinden biri idi.

    Bir sene sonra, Bayan Thompson kapisinin altinda Teddy'den bir not buldu,
    ona hala tum yasaminda sahip oldugu en iyi ogretmen oldugunu soyluyordu.

    Alti yil sonra Teddy'den bir not daha aldi. Liseyi bitirdigini, sinifinda
    ucuncu oldugunu ve onun hala hayatindaki en iyi ogretmen oldugunu
    yazmisti.

    Bundan dort yil sonra, bazi zamanlar zor gecmesine ragmen okulda kaldigini,
    sebatla calismaya devam ettigini ve yakinda kolejden en yuksek derece ile
    mezun olacagini yazan baska bir mektup aldi. Yine Bayan Thompson'un tum
    yasamindaki en iyi ve ne favori ogretmen oldugunu yazmisti.

    Sonra dort yil daha gecti ve baska bir mektup geldi. Bu kez fakulte
    diplomasini aldiktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdigini
    acikliyordu. Mektup onun hala karsilastigi en iyi ve en favori ogretmen
    oldugunu acikliyordu. Ama simdi ismi biraz daha uzundu. Mektup soyle
    imzalanmisti, Theodore F. Stoddard, MD. (tip doktoru).

    Oyku burada bitmiyor. Goruyorsunuz, ortaya cikan baska bir mektup var.
    Teddy bir kizla tanistigini ve onunla evlenecegini soyluyordu. Babasinin
    birkac hafta once vefat ettigini acikliyordu ve evlenme toreninde Bayan
    Thompson'un damadin annesine ayrilan yere oturup oturamayacagini soruyordu.

    Suphesiz Bayan Thompson bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu? Taslari
    dusmus olan o bilezigi takti. Dahasi, Teddy'nin annesinin surundugu
    parfumden surdu.

    Birbirlerini kucakladilar ve Dr. Stoddard, Bayan Thompson'un kulagina soyle
    fisildadi, "Bana inandiginiz icin tesekkur ederim Bayan Thompson. Bana
    onemli oldugumu hissettirdiginiz ve bir fark yaratabilecegimi
    gosterdiginiz icin cok tesekkur ederim"

    Bayan Thompson, gozlerinde yaslarla fisildadi, soyle dedi, "Teddy, yanlis
    seylere sahiptin. Bir fark yaratabilecegimi bana ogreten sensin. Seninle
    tanisincaya dek, nasil ogretecegimi bilmiyordum".


    (Bilmeyenler icin, Teddy Stoddard, Des Moines'teki Stoddard Kanser Binasi
    olan Iowa Methodist'te doktordur.)


    Bugun birinin yuregini isitin .. Bunu iletin. Bugun birinin hayatinda bir
    fark yaratmaya calisin, sadece "onu yapin"

  2. #2
    celebra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-08-2004
    Mesajlar
    1,247
    Karizma Gücü
    0
    çok güzel bir hikaye
    forumda başka bir bölümde okumuştum önceden yanlış hatırlamıyorsam.
    yine de bir kez daha okuyunca gözlerim doldu.
    hayatta var olduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için var olacak şeyler...


    bu kadar adaletsizse dünya ve bu kadar acizse yalnızlık karşısında,
    güneşin aşkıyla pervane, dönüp durması niye?

  3. #3
    MenatKhufu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    141
    Karizma Gücü
    0
    Ben bu tür hikayeleri sevmiyorum, hayatın gerçekçiliğinden uzak ve bu hikayelerde insan her türlü insaniliğinden uzak, meleksi bir varlıkmış gibi gösteriliyor. Gerçek hayatta böyle olaylar sık olmaz. Olduğu zaman da bu kadar pastel yaşanmaz. (Özellikle bu hikayeden değil, genel olarak bu tip Orta 2 türkçe kitabından fırlama internet hikayelerinden bahsediyorum.)

    Çocukların böyle hikayelerle terbiye edilmelerine de karşıyım; çünkü bu hikayeler yeni yetişmekte olan beyinlere "iyi ve kötüyü" o kadar kesin ve değişmez şeyler olarak anlatıyor ki, çocuk hayatı boyunca kendine anlatılan şeylerle karşılaşamıyor. Karşılaşamayınca da, ya bunlara bir daha inanmıyor, ya da steril hayatında hayatın içinden bir olayla karşılaşınca serseme dönüyor.

  4. #4
    vedatt19 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    1,714
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    çok güzel bir hikaye ersinsagır.gerçekten etkileyici ve anlamlı.çnyargı bize sadece eksi leri kazandırır.önyargı en kötü alışkanlıklardan biridir.

  5. #5
    ozipires adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-05-2005
    Mesajlar
    2,002
    Karizma Gücü
    0
    önyargı, doğru teşhis koyabilenler için çok büyük bi hazine, kullanmayı bilmeyenler için ise karaktersizliklerinin perdedeki yansımasıdır. 'ozipires'

  6. #6
    @--,'---',--- PeRi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2005
    Mesajlar
    5,166
    Karizma Gücü
    0
    Ön yargi diyince her zaman Einstein’in söyledigi aklima geliyor

    “insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor !”

    ic güdülerime güvenmem gerektigini bilyorum.önyarginin ise yanlisligini. tek sorun, ikisinin ayirdini yapabilmekte iste bunu basarabildigim an insanlari yargilamaktan da kurtulmus olurum...

  7. #7
    ...__... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2005
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0
    tadım tuzum kaçmıştır şu an. bırak bırak ya haydi herkes kendi dünyasına marş marş...
    Mona Lisanın Eteğindeki El Benim

  8. #8
    triplex adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2005
    Mesajlar
    240
    Karizma Gücü
    0
    İnsanları yargılarsanız onları sevmeye vakit bulamazsınız.... Hz. İSA

  9. #9
    Xtreme-Power adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-10-2004
    Mesajlar
    1,585
    Karizma Gücü
    0
    "bir babayla oğlu arabada gidiyorlarmış konuşarak, birden trafik kazası yaparlar, ve oğlanın babası ölür, oğlan gözlerini hastanede açar, doktor odaya girer, oğlana bakar ve "merhaba oğlum" der.

    bu hikayeyi ilk duyan insanların büyük çoğunluğu ilk anda şöyle düşünür "e oğlanın babası ölmemiş miydi?", doktorun annesi olabileceğini ilk başta düşünemezler

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •