Yalnızkurt tarafından gönderildi.
Kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaşlı ve yumuşak olur.
Ağırbaşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet. Konuşurken orası burası oynamaz, herkesle cilveleşmez, ortalık yerde şımarmaz.
Kadının hası yalnızca erkeğinin koynunda şımarır. Şımarıklığın hakkını verir o zaman. Ağırbaşlı tebessümleri olur bir de. Kadın yüzü dediğin mahkeme duvarına benzemez. Tebessümleri sevgidir. Sıcacık bir sevgi vardır kadın yüreğinde. Kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun. Erkeğini dizine yatırıp saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın.Kadının hası, nerede, nasıl davranacağını bilir. Erkeğiyle uluorta zıtlaşıp ya da hafifmeşrep davranıp onu küçük düşürmez. İnsanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz; ama gerçek bir Osmanlı hatunu gibi, adabıyla, raconuyla istediğini alır. Dırdır etmez. Çok konuşup, baskı yapıp erkeği bezdirmez. Bazen öyle bir bakar ki, hele bir de bazen öyle bir susar ki, bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar. Bu kadın üzülmeyi de bilir, ağlamayı da, kızmayı da. Ama üzmemek lazım, ayrıca kızdırmaya da gelmez.Gerçek bir kadın ezik durmaz. Kambur yürümez, dimdik durur. Kendine saygısı, güveni vardır. erkeğine can yoldaşı olur, destek olur, onu dinlemeyi bilir.Erkeğinin kölesi olmaya hazırdır; ama ona öyle bir şey yapar ki kadının hası, o erkek onu asla köle yapmaz ve kadın bunu çok iyi bilir. Bazen utangaç olur, bazen ürkek. Aptal olmaz gerçek bir kadın. Bön bön bakmaz adamların suratına. Hülyalı bakışları da olsa, zihni uyanık olur. Hüznü, gökten deli deli yağan yağmur gibi olur, saçlarından akar. Neşesi ise öyle renkli, öyle dağınık.Sesi güzel olur kadının, biraz buğulu...arada bir pencereye yaslar başını, sokağa dalıp gider, bir şarkı söyler. Olgunluğuyla şaşırtır erkeği. Bazen de öyle çocuk olur, öyle sağlam saçmalar ki, yine, yine şaşırtır onu. Sıkmaz kadın, bunaltmaz, yaşa yaşa bitmez. Huzur verir varlığıyla. Konuşurken insanın yüzüne bakar kadının hası. Kibirli olmaz. Kültürsüz olmaz. Bomboş olmaz kafası. Dünyanın, ülkenin olaylarını bilir, anlar, söyleyecek sözü vardır. kişiliklidir. Beceriklidir.
Gerçek bir kadın hiçbir zaman reklam panolarındaki kızlara benzemez. Etini teşhir etmez.Fosforlu bir taş gibiliği yoktur onun, hoş bir cazibesi vardır. albenisi metrelerce öteden çarpar adamı. Orasını burasını açmaz kadının hası; semt pazarlarındaki tezgahlarda sergilenen çaput durumuna düşürmez kendini. Ne kadar örtüneceğini, ne kadar açılacağını, yerine ve zamanına göre bilir. Elbiselerinin altından vücudunun kıvrımları seçilir. Gerçek bir kadın Paris podyumlarında yürüyen, 17. yüzyılın Vebalı kadınlarına benzeyen, mankenlere benzemez.Kokusu aklı baştan alan, yumuşacık tenli, ince belli olur kadının hası.Kadın dediğin seksi olur. Kadına yaraşmaz soğukluk. Ne vakit erkeğini görse uzaktan, hemen pembe pembe olur yanakları. Pır pır eder içi, aşk telaşı bir başka türlü olur kadının. Sevince, hele bir de sevildiğine ikna olunca cömert olur kadının hası; cennetinin kapılarını açar erkeğine.Gerçek bir kadın göbek atmayı, gerdan kırmayı, kalça sallamayı iyi becerir; ama öyle her yerde masaların üstüne çıkıp oynamaz. Havasında oldu mu, bir oynadı mı, herkes onu izler.Kadın korunmayı sever,ama korunmaya muhtaç olmaz. Erkekler korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar