Geçmişte Kültür Bakanlığı’nda da yapmıştır. Halen Halk’a ve Olaylara TERCÜMAN gazetesinde yazmaktadır. Ayrıca www.aygazete.com un hamiliğini üstlenmektedir.
nkemal.zeybek@tercuman.com.tr
Ömer’in şiiri
15.02.2006
NAMIK KEMAL ZEYBEK
--------------------------------------------------------------------------------
TÜRK Ocakları Genel Merkezi ile Ankara Ticaret Odası’nın ortak çalışmaları başarılı bir biçimde sürüyor.
Nuri Gürgür ile Sinan Aygün arasındaki ağabey-kardeş ilişkisi bu çalışmaların temeli...
Avrupa Birliği ve Genişletilmiş Ortadoğu Projesi Kapsamındaki Türkiye başlığıyla geçen cumartesi, konu uzmanlarınca bilgi ve bilinç dolu konuşmalar yapıldı.
Birinci oturumda başkanlık yapan Doç. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu’nun konuşmasının sonunda okuduğu şiir ise bütün konuşmaların özeti oldu. Bu şiirin yazıldığı yaprağı Yaşar Bey’den aldım. Birçok dinleyici benden istedi. “Çarşamba günü Tercüman’da çıkacak” dedim. İşte:
Ömer’den Franks’a mektup
Ben Basralı Ömer...
Belki haberin yoktur diye yazıyorum Franks;
Önce demokrasi yağdı göklerden
Sonra özgürlük geçti üstümüzden
Palet, palet...
Ve insan hakları namlularından
Yüzü maskeli adamların
Saniyede bilmem kaç bin adet...
Demokrasi bizim eve de isabet etti,
Bir gün sonra anladım ayaklarımın koptuğunu...
Babamın vücudunda
Tam on sekiz adet
İnsan hakları saymışlar.
Annem zaten yoktu...
Ben doğarken
İlaç yokluğunda ölmüş.
Ambargo falan dediler ya
Anlamadım, çocuk aklı işte
Sen daha iyi bilirsin...
Sizde de barış böyle midir Franks?
İnsan hakları, çocukları yetim
Ve ayaksız bırakır mı orada da?
Ya demokrasi?
Güpegündüz pazara düşer mi?
Ve zenginlik...
İnsanları korkudan uykusuz bırakır mı?
Ve kuşlar gökyüzünü terk eder mi orada da?
Babamla söylediğim son dua dilimde,
Ayaklarım hastanede
Ve giymeye kıyamadığım ayakkabılar
Elimde kaldı...
Çocuğun var mı Franks?
Al çocuğuna götür onları
Bir işe yarasın.
Kim bilir baktıkça,
Belki beni hatırlarsın
Bu nasıl demokrasi Franks?
Düştüğü yeri yaktı
Merhamet hür dünyaya
Bu kadar mı Irak’tı?
Hizayı bozmamak
KİMİ zaman ciltler dolusu kitabın yapamadığını bir şiir, bir film, bir tiyatro oyunu, bir resim, bir çizgi yapar... Bu şiir de onlardan...
Bu şiirde gerçekler yumuşakça ve bir çocuk ağzıyla anlatılmış. Gerçekler daha katı ve yalın...
Bütün bunlara karşılık olup bitenler dünyanın gözü önündeyken aman hizayı bozmayalım, kimseyi kızdırmayalım diyenlere ne demeli?
NUTUK’u yeniden okuyalım demeye ne
dersiniz?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla