İnsanın YÜZÜNDE? gözlerinde...... RUHUNDA?.... DÜŞÜNCELERİNDE?....
İnsanın YÜZÜNDE? gözlerinde...... RUHUNDA?.... DÜŞÜNCELERİNDE?....
bence ruhundadır... çünkü diğer seceneklere o anlamı katan ruhtur...
ruhunda ve düşüncelerindedir bence. ruhuna işlemiş olabilir bu yaşanmış izler. ve bunların hatırası insanın düşüncesine de etki eder.
yüzümüze eklenen her çizgi, geçen yılların izimi yoksa yaşadıklarımızın izi mi...
cesuryürek filminde şöyle diyordu:
herkes ölür bazıları gerçekten yaşar...( yaklaşık olarak böyleydi)
ya gerçekten yaşamayanlar....?
bir yaşamın izi insanın her yerindedir ruhunda,bedenin de,yüzün de, ellerin de hatta geleceğin de soluk aldığı her bir nefeste , adım attığı her bir ayak izinde her yerde zaten hiç gitmiyor ki tıpkı bir gölge gibi.önce yüreğinde süzüyor sonra beyninde yaşatıyor ...
Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
örtmem
geri geri yürüyorsam önümde ileri doğru yürüyorsam gerimdedir.
Belkide çapraz gidiyorumdur ozaman ters çaprazımda olabilir.
Pardon ben ayak izi sandım .
Yaşam izi demişsiniz. Yaşamadık ki diyelim sokak çocuğunun tinerine asılıp ağzından çıkardığı tiner kokulu cümlesiyle : P
Yanıma Oturmak İçin " Bir G.tlük Yer Aç " Dediğinde, Komple Bir G.T Olduğunu Nasıl Anlayamadım Ben
Önce düşüncelerimdedir o izler sonra sırasıyla gözlerimde , ruhumda ve en son olarak yüzümdedir.
İz bırakanlar hayatımda düşüncelerimi etkiler olumlu-olumsuz sonrasında malesef yine aynı şekilde gözlerime yansır. Diğerleri de peşi sıra onu takip eder...
ÖzgüRuh(E.C.Z)
İfadesinde...
Onları tanıyorum artık. Dar patikalardan dikenlere çarparak geçenleri...Uyumadan önce göz kapaklarını ıslatanları... Aynaya tekrar ve tekrar kendini tanımak için bakanları...
Uzak değiller. Oradalar. Yaşamaya devam ediyorlar.
Nadiren böylesine ilgi gösterilir. Nadiren hayatın arka kapısından girenler, samimiyetle karşılanırlar. Nadiren gün batımları, geceleri görünür.
İfadeler... Evet. Tam olarak onlardan bahsetmek gerekir.
İfadeler her şeyi gizler. Varoluşlar ifadelerde başlar. İfadeler konuşur, yaşar ve ölürler.
"diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)
türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
mesajları rapor etme özelliğinin önemi
şikayet merkezinin kullanımı
ruh, ifade, göz, yüz...
bu örnekler verilmis...
ayirim yapmak imkansiz bence...!!!
biri eksildigi vakit biz bir bütün degilizdir zaten...
tamamina bakmak lazim insanin diye düsünüyorum...
yüzümü, ruhumu, gözlerimi bile..."yapmacik" fakat gercekci duran ifadeler ardina saklayabilirim...
kimse insan saraffi degil bana sorarsaniz...öyle bir rol yaparim ki... akliniz feleginiz sasar !!!
demeye getirebilir insan bence....
bir yasamin izi, bizim bütünümüzde saklidir...birazini yüzümüz yüklenir...
birazini gözlerimiz...bir kacini da ruhumuz...
temel tasi "benligimiz" üzerine yüklenmistir ama...
hemde tümü ile...
göstermek istemedigimiz vakit göremezler... her daim ustasi olmayan bile.. bulur pembe bir yalan...bir hikaye..
uyduru verir.. en kötü masal anlatan insan bile...kolayca...
♥
۩۞۩๑єğєя çєкємєzѕєη güℓüη ηαzıηı ηє ∂ιкєηє ∂σкυη ηє güℓü ιη¢ιт๑۩۞۩
◦°◦εїз◦°◦ ѕαняα∂α мє¢ηυη ∂єğιℓѕєη ηє ℓєуℓα`уı çαğıя ηє çöℓü ιη¢ιт ◦°◦εїз◦°◦
♥
Bir yaşamın izi en çok nerededir bu hesaplanabilir ve yaklaşık bir ihtimalle söylenebilir mi ?
Açıkçası sanmıyorum...
İnsanın yüzünde barınan izleri okyanus ve kayalar arasında yaşanan geçmişe benzetirim. Gün geçtikçe sert ya da yumuşak, hızlı ya da yavaş bir süreçte kayaların üzerinde iz bırakan su'yun gücü müdür yoksa su'ya karşı direnen kayaların kendi üzerlerinde oluşturdukları resimler midir onlar?
Gözler... İnsanın gözlerini yağmurlardan sonra oluşan nemli gökkuşağına benzetirim. Yaşamını sonlandıracağı güne kadar her anısına bir anlam arayan insan, dünyasına olan bakışını hangi renge büründüreceğini çok geçmeden öğreniyor.
Zihin... Düşünceleri, hayalleri ve kelimelerin görkemli gücünü oluşturan ilkel mağranın ışığa kavuşmuş hali. İzcidir zihin. Takip ettiği fikirleri ve hayalleri izler. Okuduğu kitapları, yaşadığı insanları anlatır. O da gizemli ve sıradışı tepki verir savaşırken yaşamına. Ne asla kabul eder, ne de hep isyan etmek ister...
Ten... Bedenin imzasını taşıyan dijital kaleler. Her duyguyu, fikri görsel bir şovla sunan kandan ve damardan aynalar. Utanırsan kırmızıdır o, üzülürsen sarı, yorulmuşsan ve üşümüşsen beyaz, korkmuşsan ve yaralanmışsan mor. Yaşamın yaşanılan anını yansıtan ama hiç iz bırakmayan zarı...
Ruh... Yaşam belirtisi olmayan dünya dışı bir dünyanın kölesi. Bedeni ve beyni olmadan doğa gibi görkemli, tene yapışık, aklın etkilendiği kıvılcım. Ruh huzursuzsa, duygular tatmin eder. Ruh mutluysa düşünceler sorgular... Ruh yaşamdan izleri değil, günleri bir çocuk kadar anlatan enerjiyi taşır üzerinde...
İnsan yaşamı fikirle sorgulanamıyacak kadar uzun, hissederek anlaşılamıyacak kadar dağınık, kelimelerle anlatılamıyacak kadar özeldir. Ne ruh, ne beden, ne de ilk bakışta görebileceğimiz, anladığımızı sanacağımız hiç birşey onun izlerini takip edebileceğimiz kadar yaşam bırakmıyacaktır.
Yaşamın izleri bütünlüğünde, parça parça bölünmüş paylaştırılmaya hazır yanlarında gizlenmiştir.
Mevlananın dediği gibi;
Yaratandır sana can veren, geriye kalanın kemik ve et...
Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.
Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..
Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...