AKP Hükümeti çiftçiye destek verdiğini iddia ededursun…

Başbakan hasat dönemi ile ekim dönemini bile bilmiyor

AKP hükümeti’nin tarım politikasını eleştirdiği gerekçesiyle TRT-3’teki “Bu Toprağın Sesi” programına görüş bildirmesi engellenen Tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım, bugüne kadar hiçbir Başbakanın ‘argo’ sözlerle kamuoyu önünde ve canlı yayında çiftçiyi böyle azarlamadığını söylüyor.

Necmettin Çakmak
Türkiye, günlerdir Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Mersin’de çiftçi Kemal Öncel’e yönelik ‘argo’ sözlerini konuşuyor. Daha önce de Erzurum’da çiftçilere yönelik ‘Bu millet yatıp kalkıp size mi çalışacak?’ diyen Erdoğan’ın çiftçileri azarlarken sürekli dile getirdiği ‘Çiftçiye ne para veriliyor biliyor musunuz?’ sorusu ise hep geçiştiriliyor. Çünkü AKP döneminde çiftçilere yönelik açıklanan paketlerin hiçbirisi gerçeği yansıtmıyor. Ayrıca, Başbakan Erdoğan’da eline tutuşturulan bilgiler çerçevesinde açıklamalarda bulunuyor.
Tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım, Başbakan Erdoğan’ın Mersin’de çiftçi Kemal Öncel’e yönelttiği ‘Çiftçiye ne para veriliyor biliyor musun?’ sorusuna rakamlarla cevap veriyor.
Yıldırım, dün itibariyle çiftçiye 2004 yılının doğrudan gelir desteğinin ödendiğine işaret ederek, “Yani tam 2 yıl gecikmeyle. Üstelik iki taksitte ödeniyor. 2005’in doğrudan gelir desteğinin ne kadar ve ne zaman ödeneceğini Başbakan ve Tarım Bakanı Mehdi Eker dahil, kimse bilmiyor. 2006’da yani bu yıl için doğrudan gelir desteğinin uygulanıp uygulanmayacağını Başbakan ve Tarım Bakanı bir yana bu sistemi Türkiye’ye dayatarak tarımı felakete sürükleyen Dünya Bankası bile bilmiyor” diye konuştu.

Ürün ekilmeden değil, hasat edildikten sonra ödeniyor
Yıldırım, yıllardır 5 üründe (pamuk, soya, ayçiçeği, kanola, zeytinyağı) uygulanan destekleme primlerinde de 2 yıllık gecikme olduğunu belirterek, “2004’ün destekleme primleri ödeniyor, 2005 yılı primleri ise Başbakan tarafından AKP grup toplantısında açıklandı. Başbakan’ın söylediği gibi ürün ekilmeden değil, hasat edildikten sonra ödeniyor. Başbakan’ın açıkladığı 2005 ürünü pamuk, soya, kanola, ayçiçeği ve mısır primidir. Bu ürünlerin hepsi hasat edildi. Üreticinin elinden çıktı. Başbakan ne yazık ki hasat dönemi ile ekim dönemini bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Hayvancılık destekleri ödenmiyor
Yıldırım, hükümetin her fırsatta övündüğü ve Tarım Bakanı Mehdi Eker’in ödendiğini açıkladığı hayvancılık desteklerinin büyük kısmının ödenmediğini savunarak, şöyle devam etti: “Bakan televizyona çıkıp ‘Hayvancılık desteklerini artırdık’ diyor. Programa telefon ile canlı bağlanan çiftçiler ‘Destek almadık’ diyor. Bakanın çiftçiye yanıtı çok açıklayıcı: ‘Sizin ilçede bir sorun olmuştur.’ Sonra anlaşılıyor ki, bürokratik gerekçelerle aslında pek çok il ve ilçede bu destekler ödenmiyor. Ödenmediğini Tarım Bakanı çok iyi biliyor, fakat Başbakan biliyor mu acaba?”

Çiftçi ne ekse zarar ediyor
IMF ve Dünya Bankası’nın 2000 yılından bu yana uyguladığı ve AKP hükümetinin de 3 yıldır daha katı bir biçimde devam ettirdiği tarım politikasının üreticiyi ‘üretim yapamaz’ hale getirdiğini dile getiren Yıldırım, “Çiftçinin isyanı bu yüzden. Çiftçinin son 5 yıldır ekmediği, denemediği ürün kalmadı. Pamuk, mısır, ayçiçeği, buğday, arpa, pancar, soya... Hangisini ekse zarar ediyor. Yaş meyve ve sebzeden zarar ediyor. Çiftçiye her defasında ‘Zarar ediyorsan ekme’ diyorlar. Çiftçi de haklı olarak soruyor: ‘Ben ne ekeyim?’ Üretmekten başka çaresi olmayan çiftçi, ürettiği hiçbir ürünün para etmemesinden isyan ediyor.

Avrupa’da çiftçi, başbakana hesap soruyor
Türkiye’de çiftçinin rekabet etmek zorunda kaldığı Avrupa ve Amerika’da başbakan veya bakanların tarıma ne kadar destek verdiklerini çiftçiye sormadıklarına dikkat çeken Yıldırım, “Çünkü Amerika’da, Avrupa Birliği’nde çiftçinin ne kadar destek alacağı üretimden 2 yıl sonra değil, üretime başlamadan 5 yıl öncesinden açıklanıyor. Çiftçi de biliyor, Başbakan da biliyor ne kadar destek olduğunu. Bu nedenle böyle bir tartışma oralarda hiç yaşanmıyor.
O ülkelerde Başbakan çiftçiye hesap sormuyor, çiftçi Başbakan’a hesap soruyor. Bu nedenle ülkeyi yönetenler çiftçi ile iyi geçinmek zorunda. O ülkelerde yöneticiler sanayiciye, ihracatçıya veya diğer kesimlere verdiği değerden daha fazlasını çiftçiye veriyor.” şeklinde konuştu. Yıldırım, Türkiye’de ise muhalefette iken çiftçi dostu olanların, iktidara gelinçe ‘çiftçi düşmanı’ kesildiklerini vurgulayarak, “Bu sadece bu dönemin sorunu değil. Yıllardır böyle. Ancak bugüne kadar hiçbir Başbakan ‘argo’ sözlerle kamuoyu önünde ve canlı yayında çiftçiyi böyle azarlamamıştı” dedi.