• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    ATHLETİC BİLBAO joseba adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-01-2006
    Mesajlar
    286
    Karizma Gücü
    0

    şizoid kişilik bozukluğu

    SIZOID KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

    Aşağıdaki belirtilerden en az dördünün varlığı ile genç erişkinlik döneminde başlayan , devamlı suretle kendini belli eden toplumsal ilişkilerden kopma ve kalabalık ortamlarda kısıtlı bir duygu ifadesinin olduğu bir kişilik sorunudur:

    1-Ailenin bir üyesi gibi davranamama, yakın ilişkiye girmeme ya da girmekten zevk almama, 1-2 kişiden fazla yakın ilişkileri yoktur.
    2-Çoğunlukla tek bir etkinlikle uğraşmayı yeğlerler
    3-Başkalarıyla cinsel deneyim yasamaya ilgi ya yoktur ya da çok azdır
    4-Genelde aktivitelerden zevk almaz , alsa bile çok az etkinlikten zevk alır
    5-Birinci derece akrabaları haricinde yakın arkadaşları ya da sırlarını paylaştıkları dostları yoktur
    6-Başkalarının kendilerine yönelttikleri övgü ya da eleştirilere karsı ilgisiz görünürler
    7-Duygusal olarak soğuk, uzak, monoton bir duygulanım gösterirler. Sıcaklık ve sevecenlik hissi uyandırmazlar.

    Bu grup kişiliğin asal özelliği sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve başkaları ile birlikteyken duygu ifadelerindeki kısıtlılığıdır. Kendi baslarına vakit geçirmeyi tercih ederler.

    Başkaları ile irtibat gerektirmeyen tek bir uğraş ya da etkinlikle uğraşırlar (bilgisayar, matematik oyunları, astronomi, bulmacalar,yap-boz oyunları,pul koleksiyonu gibi soyut,mekanik islerle uğraşırlar. Sosyal hayatin gerektirdiği bazı durumlara beklenen uygun karşılıkları veremezler.

    Toplumsal becerilerden uzak, içine kapanık kişiler olarak yasarlar. Karsılaşmalar esnasında gülümseme, tokalaşma, basla selamlama gibi davranışlar nadirdir.Üzerlerine gidilip, kışkırtılsalar bile öfke ve gerginliklerini göstermekte güçlük çekerler. Hayatları amaçsız, rüzgarda sürüklenen bir yaprak gibi görünebilir.Genellikle evlenmezler.Ailelerine bağımlı olarak hayatlarını sürdürebilirler. Yoğun stres altında çok kısa sure ile psikotik bir donem yasayabilirler.

    Görülme oranı:

    Genel nüfusun %0.5-7 'sinde bulunmaktadır.Erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülmektedir.

    Rahatsızlığın oluşma sebepleri:

    Erken çocukluk döneminde soğuk, ihmalkar, tatmin edici olmayan ilişkiler yasayan çocuklarda ileri dönemlerde ilişki ve kişiler arası bağlantıların önemli ya da gerekli olmadığı seklinde bir düşünce tarzı gelişimi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.

    Eşlik edebilen psikiyatrik bozukluklar:

    -Majör depresyon
    -Distimi
    -Sosyal fobi
    -Agorafobi
    -Kişilik bozuklukları (sizotipal, paranoid, çekingen k.b. ile)

    Çocukluk cağında görünümü:

    Yalnız başınalık, benzer yastakilerle arkadaşlığında bozukluk, derslerinde düşüklük ile belirebilir.

    Tedavi:

    Kişilerin kendileri nadiren başvurmaktadırlar. Genellikle yakınları tarafından tedaviye getirmektedirler. Bireysel terapi yanında grup terapilerinden de yararlanabilirler

    bendede şizoid kişilik bozukluğu var.doktorumun tanısı bu yönde.
    kaynak:www.psikiyatrist.net
    Tanklar yenilir,ordular yenilir,nükleer bombalar yenilir.Yenilmeyen tek şey inançtır,haklı olduğuna inanmaktır.Haklıysanız,yer gök, dağ taş,kuşlar kayalar,ruhlar,öte alemler,annen baban,ataların herkes senin yanında savaşa girer.Öteler buralar,tabiat denizler seninle bu ölüm kalım savaşına girer ve seni kimse durduramaz

  2. #2
    Turuncu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-10-2005
    Mesajlar
    8,147
    Karizma Gücü
    8
    iyi iste tedavi niyetine takil bu foruma

  3. #3
    ATHLETİC BİLBAO joseba adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-01-2006
    Mesajlar
    286
    Karizma Gücü
    0
    ewet doktorda bana ilaç falan wermedi zatem .git turkyasama takıl dedi
    Tanklar yenilir,ordular yenilir,nükleer bombalar yenilir.Yenilmeyen tek şey inançtır,haklı olduğuna inanmaktır.Haklıysanız,yer gök, dağ taş,kuşlar kayalar,ruhlar,öte alemler,annen baban,ataların herkes senin yanında savaşa girer.Öteler buralar,tabiat denizler seninle bu ölüm kalım savaşına girer ve seni kimse durduramaz

  4. #4
    vampirpenguen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-10-2004
    Mesajlar
    2,362
    Karizma Gücü
    8
    joseba yazdığın bazı cümlelere itirazım var.Nedir bunlar?
    1-Ailenin bir üyesi gibi davranamama, yakın ilişkiye girmeme ya da girmekten zevk almama, 1-2 kişiden fazla yakın ilişkileri yoktur.
    Ailenin bir üyesi gibi davranamama ailenin genel seviyenin üstüne çıkmış kişisel gelişim adına kendini geliştirmiş kişilerce uygulanabilir.Her ailenin değer yargılarının sizin değer yargılarınızla %100 örtüşücek diye bir olgu yok.Siz genede ailenize sevginizi göstermenizede mani yok.Sizin ifade ettiğiniz manada sevginizi gösteriyor olabilir karşı taraf anlamıyor olabilir.Yakın ilişkiye her tanıştığın insanla girmek gibi bir zorunluluk mu var? Benim çok sıkı 2 yakın arkadaşım var.Bu arkadaşlarımla herşeyi konuşabilip paylaşabiliyorum.Tanıştığım her insanla birebir kendimi farkettiğim özellikleri birebir anlatmama özgürlüğüne sahibim.Bu tavırda gene insanlara karşı merhamet,şefkat,sevgi göstermeme engel değil.
    2-Çoğunlukla tek bir etkinlikle uğraşmayı yeğlerler
    O etkinlik ister sosyal bir etkinlik ister bahsettiğiniz gibi tek başına yapınlan bir etkinlik olsun o kişi gerçekten bunu yapmaktan zevk alıyor ve ruhsal bir doyumda yaşadığı zamano yaşadığı "o an onun için mutluluk ve haz duyduğu bir andır".Toplumda ne yaptığından zevk almasını bilmeyen tüketim kültürüne ve medyanın kodlamalarına maruz kalmış o daldan bu dala konan insanların ona dikte ettirilen bunu şunu yaparsan mutlu olursun gibi etkinliklerden daha doyumlu bir iştir.
    4-Genelde aktivitelerden zevk almaz , alsa bile çok az etkinlikten zevk alır
    Hem yazıda yaptığı zevk aldığı aktivitelerden bahsediyorsunuz hemde bu manasız cümleyi yazıyorsunuz.Birde toplumun beğenisini kazanmış aktivitelerden hoşlanmadığı için yüzeysel olarak zevk almıyor gözükebilir.Kimi insanların gerçekten zevk aldığı toplumun genel seviyesi ve anlayışı üzerinde aktiviteleri olabilir.Bunuda pes geçmemeni öneririm.
    5-Birinci derece akrabaları haricinde yakın arkadaşları ya da sırlarını paylaştıkları dostları yoktur
    Sizler sırlarınızı her tanıştığınız insana söler misiniz? Ya da az tanıdığınız insanlara? Zaten sölüyorsanız bu sır değil sizin için önemi olmayan bir bilgiden başka birşey değildir.
    6-Başkalarının kendilerine yönelttikleri övgü ya da eleştirilere karsı ilgisiz görünürler
    Öncelikle bir eleştiri geldiği zaman illa ki öfkelenme vss gibi bir olumsuz tepki verme zorunluluğuz mu var? Eleştiri geldiğinde zihinsel kontrolünü sağlamış bir kişi görüşüme göre önce söleyenin özelliklerine bakar kendi eksikliğini size mi yansıtıyor?Olgun bir kişi eleştiri geldiği zaman önce karşındaki kişinin özelliklerine bakar sonra bu düşünceyi istediği zaman zihninin bir köşesine koyar(Kabul etmez) haklı olup olmadığını araştırabilirde.İltifat için kişi alçakgönüllü olabilir.Basit bir teşekkür ile geçiştirebilir.İlla ki egomuzu şişirmek mi gerekiyor?
    7-Duygusal olarak soğuk, uzak, monoton bir duygulanım gösterirler. Sıcaklık ve sevecenlik hissi uyandırmazlar.
    Sıcaklık ve sevecenlik hissini nasıl hissetmemiz gerektiği bize öğretilebilir.(6. his dışında saf bilgi durugörü apayrı) Siz aslında sıcaklık ve sevecen davranırsınız kendi davranış kalıbınıza göre karşı taraf bunu algılayamabilir.
    "Kendi baslarına vakit geçirmeyi tercih ederler."
    Bazı insanlar kendilerini geliştirmek,kendini tanımak adına kendinle daha çok haşır neşir olabilir.Uygulamalar teknikler uygulayabilir.Kendisi için kendisine vakit ayırmanın güzelliğini keşfetmişlerdir.Şu anki hızlı dünyada garipsenebilir.Malum şu anki dünyada hep birşeylerin zihinsel kodlamaları,saldırları altında kalıyoruz.
    "Toplumsal becerilerden uzak, içine kapanık kişiler olarak yasarlar. Karsılaşmalar esnasında gülümseme, tokalaşma, basla selamlama gibi davranışlar nadirdir.Üzerlerine gidilip, kışkırtılsalar bile öfke ve gerginliklerini göstermekte güçlük çekerler. Hayatları amaçsız, rüzgarda sürüklenen bir yaprak gibi görünebilir."
    Toplumsal beceri çağdan çağa, kültürden kültüre değişiklik gösterir.O toplumun o devirde ürettiği değerlere bağlı uygulamaları öğrendiğiniz ve uyguladığınız zaman toplumsal beceri yakalamış oluyorsunuz.Şimdi tamamen zıt kültürlere gidin bakalım aynı durumu yaşadığınızda acaba sizde bu psikolojik hastalığa yakalanmış olmayasınız?
    "Üzerlerine gidilip, kışkırtılsalar bile öfke ve gerginliklerini göstermekte güçlük çekerler"
    Eğer karşındakinizin olumsuz düşünce kalıplarını kendi zihin bahçenizden sokmayarak öfkeye öfke göstermeyip bunu bilinçli bir şekilde yaptığınız zaman bu gayet yapıcı bir davranıştır.Öfkeli tarafın yöneltiği negatif enerji aynen kendisine yansır.
    "Hayatları amaçsız, rüzgarda sürüklenen bir yaprak gibi görünebilir"
    Gene biz dayatılan amaçlardan dolayı bazı iç huzur ve mutluluk ve benzeri amaçlar başkaları tarafından amaçsız olarak görülebilir.
    joseba benden sana tavsiye psikiyatristlerin sana koyduğu tanıları çok iyi düşün kendinde bir araştır bakalım gerçekten öleler mi?
    Koşulsuz sevgi sizlerle olsun

  5. #5
    ATHLETİC BİLBAO joseba adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-01-2006
    Mesajlar
    286
    Karizma Gücü
    0
    tamam arkadasım iyi güzel demişsinde bunları ben söylemiyorumki.alıntı yaptığım kaynagı orda belirttim zaten.ben onların yalancısıtım
    Tanklar yenilir,ordular yenilir,nükleer bombalar yenilir.Yenilmeyen tek şey inançtır,haklı olduğuna inanmaktır.Haklıysanız,yer gök, dağ taş,kuşlar kayalar,ruhlar,öte alemler,annen baban,ataların herkes senin yanında savaşa girer.Öteler buralar,tabiat denizler seninle bu ölüm kalım savaşına girer ve seni kimse durduramaz

  6. #6
    vampirpenguen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-10-2004
    Mesajlar
    2,362
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı joseba tarafından gönderildi.
    tamam arkadasım iyi güzel demişsinde bunları ben söylemiyorumki.alıntı yaptığım kaynagı orda belirttim zaten.ben onların yalancısıtım
    Haklısın Dediğim gibi yazdıklarımın ışığında bir seferde hastalık sandığın şeyi tekrar değerlendirmeni tavsiye ederim Son dönemlerde insanın iç potansiyelinin ister istemez bazı kişilerde ortaya çıkması insanın kendine yönelmesi bazı psikolog ve bağnaz bilim tayfası tarafından hemen bir psikolojik hastalık yapıştırabiliyorlar.Depresyon geçirdiğim vakitlerde zihin gücümün farkına vardığımı düşündüğümde doktorsuz ve ilaçsız çabuk geçebileceğini görebilirdim.Bunlar geçmişte kaldı tabi ki ne desek boş.Geçmiş geçmişte kalsın önemli olan bu an.Neyse sevgiler saygılar

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •