Müziği incelemek, herhangi bir şeyi incelemekten farklı düşünülmemelidir.
Bilindiği gibi inceleme için “ne, nasıl ve neden” soruları bize yol
gösterici özellik taşır. Müzik olgusunu bu sorulara yanıt arayarak ele almak
bilimsel müzik incelemesinin başlangıcını oluşturur. Müzik yapmak ve müziği
incelemek iki ayrı eylemdir. Müzik yapmak; müziği icra etmek, çalmak,
söylemek, bestelemek anlamına gelir. Müziği incelemek; müzik adına kuramsal,
yönteme dayalı inceleme yapmaktır.
Müziği incelemek ve/veya araştırmak bizde yeni bir disiplin gibi düşünülse
de Avrupa’da 19. yüzyıldan itibaren çalışmalar ile kendini ortaya koymuştur.
Antropolojinin kuramsal katkısı; müziğe göreceli bakmayı, etnosantrizmi
reddetmeyi, ön koşul olarak kültürü incelemeyi ‘’dayatmış’’ ve böylece
müziğin kültür-bağımlı anlamlandırılması kabul görmeye başlamıştır.
Müzik alanında öne çıkan daha çok müziğin icrası ve dinletilmesi olmuştur.
Onu anlamlandırmak, nedensellik ilişkilerini irdelemek maalesef yine
yapanlara bırakılmıştır. Kaynağında toplanan bilgiler (müzik eserleri)
yalnızca eğitim ve seslendirme amaçlı kullanılmıştır. Bu da bizi müziğin
üretildiği ortamın içinde (bağlam), anlamlandırılmasına yönelik çalışmaların
yapılmasına itmiştir. Müziği araştırmak; toplumu incelemek, kültürü
kodlamak, kavramsallaştırmak müzik üzerine söylem kurmak demektir. Müzik
üzerine söylem; sanatçı, müzisyen, ve/veya müzik sanatçısı kavramlarını
içerirken aynı zamanda da müzikal kimliği irdelemek anlamını taşır.
Tümel bir müzisyen kimliği oluşturmanın zorluğu göz önüne alındığında,
konuyu netleştirmenin kolay yolunun tikel olana yönelmek olduğu görülür.
Müzikal kimlik oluşumunda önceliği sanatçı kavramının aldığını görürüz. Her
müzisyen kendisini bir sanatçı olarak görebilir. Çünkü müzik; “bir ses
sanatıdır.” Sanat dalları estetikten ve felsefeden bağımsız düşünülemez.
Felsefe ve estetik sanatçının bilişsel alt yapısını destekleyici işgörüye
sahiptir. Estetikten yoksun, felsefeden uzak bir besteci düşünülemez.
Müzik felsefesi, müzik alanında düşünmeye katkı sağlar. Müzik felsefesi
müziğin ontolojik boyutunda, yaratma sürecine yönelik düşünme edimidir.
Böylece düşünce ve beğeni ortaya çıkarak müzik estetiğini oluşturur. Müzik
estetiği, güzellik yargısına katkıda bulunarak, beğenilerimizin
biçimlenmesini kolaylaştırır. “Estetik işte bu serüvenin, gerçekliği bir
sunumda dışlaştırma serüveninin bilim olmaya çalışan bilgisidir.” Müzik
estetiği varolan eserlerin içerik ve yapısına yönelik güzeli arama,
oluşturma çabasıdır. Güzellik öznel yargılar bütünü olmasına rağmen,
estetikçi elinden geldiğince nesnel davranmak zorundadır. “Estetik
gerçekliğin insansal olması ve insana bağımlı olması, bir bakıma bu
gerçekliğin insandan kalkarak anlaşabileceğini ifade eder. Böyle olunca da,
buradan estetik gerçekliğin sübjektif bir fenomen olduğu sonucuna varılmış
olmaz mı? Hiç kuşkusuz varılacaktır”. Güzellik sonuçta; görecelik arz eden
“çirkin”in karşıtıdır. “Çeşitlilikte kurulmuş olan yapıt başkalarına çeşitli
görünümler altında ulaşacaktır. Bu yüzden estetikte şaşmaz kurallar koymaya
kalkmamak gerekir. Estetiği dondurmak hatta sakatlamak olur bu. Estetikte
her kavrayışa yöneliş belli bir esnekliği, belli bir yumuşaklığı zorunlu
kılar.”
Müzik estetiği, müziğin bireyler ve toplum için güzellik ve beğeni
serüvenine yönelik çalışır. Eserlerin yapısına (sistem) ve anlamına (kültüre
içkin) göndermelerde bulunarak kompozitörün yaratma sürecine katkı sağlar.
Ses kümelerini kendisine alan olarak seçmiştir. Ayrıca icracının
niteliğinden, konser salonlarının dekorasyonuna, dinleyici kıyafetlerinden,
sahnedeki düzene kadar birçok ayrıntı estetikçi için önemlidir. Yaptığı
beğeni odaklı öneriler ile müzikbilimine de katkıda bulunur.
Müzik hakkındaki düşüncelerimiz başlangıçta kültürlenme yolu ile oluşur.
Eğitim sürecinde edindiğimiz bilgiler doğrultusunda, giderek formelleşen
müzik bilgi ve beğenimiz, toplumsal aidiyetimizin dışa vurumunda önemli bir
simgeye dönüşür. “Ulusal müzik” dediğimizde hangi ulusa ait olduğumuzu
anlatan, bizi diğer uluslardan ayıran müzikal üretimler anlaşılır. “...müzik
ve onun çağırıştırdıkları, bir yerden başkasına farklılıklar göstermekte
(bir zamanlar giysilerin, hala da yiyeceklerin farklı olması gibi), ulusal
ya da bölgesel kimliğin simgesi görevini üstlenmektedir.” Bütün toplumu
kapsayan müzik beğenisi olacağı gibi bireye ait ya da gruba (“alt
kültürler”, mikro toplumlar vb.) özgü müzik ve sanat beğenisi, güzellik
anlayışı olabilir. “Güzeli beğeniş, estetik bir yargı ile açıklanmaktadır;
ve böylesine bir yargıya ön planda neden olan ‘düşün’, isteğe, hazza ve
beğeniye yönelik duyarlılığı yaratmaktadır ve bu önemli gerçek, kendine özgü
değişik bir değer yargısının meydana gelmesine olanak sağlamaktadır.”
Her sanat dalında olduğu gibi müzik sanatında da öncelikle duyulara yönelik
insani edim vardır. Bu edimin insani yönünün olması, insan (müzisyen)
tarafından üretilmesinden kaynaklanır. “Müzik kendi kendine olan bir şey
değil, bizim yaptığımız ve anlam verdiğimiz bir şeydir. İnsanlar müzikle
düşünür, onunla kendilerinin kim olduğuna karar verip, kendilerini
anlatırlar.”
-İÇRİK, BİÇ
M-
Müzikten söz etmenin en kolay yolu, onun anlamına yönelik göndermelerdir. Her dinleyici müziğin kendisi için ne anlattığı hakkında bir düşünceye
sahiptir. Bilimsel açıdan müziğin ne anlattığı, ona yüklenilen anlamın ne
olduğundan çok, nasıl yüklendiği, içkinleştirildiği sorunsalını irdelemek
ile açıklanmaya çalışılır. Müzik toplum içinde üretildiğine göre kökleri
toplum içindedir. Kültür ile sıkı ilişkiler vardır. “Çünkü müzik, sadece
dinlemesi güzel olan bir şey değildir. Tam tersine kültürün içine
gömülmüştür.”
Kültürel yaşam, müziğin üretiminden tüketimine kadar tüm süreçte etkin bir rol oynar. Bunun sonucunda ortaya dönemler, ekoller vb. çıkar. Müzik tarihi
serüveninde varolan ekoller ve biçemler toplumsal yapının içeriği ile
senkronik bir özellik gösterir. Her müzik eseri, tarihin koridorlarından
bizlere felsefi temelleri olan, estetik yargılarla seslenirler.Ülkemizde yayınlanan müzik tarihi kitapları bu
konuya ayrıntılı olarak eğilmektedirler.
-Felsefeden Estetiğe, Estetikten müziğe-
Müzik eserinin, yaratıcısının kimliğini ortaya koymasında temel öge;
özgünlüktür. “Sanatçı uzam-zaman boyutlarında özgün eserler yaratır, bu
biçimler anlatımcı biçimlerdir.” Müzisyen içinde bulunduğu koşullarda ne
kadar etkilenirse etkilensin, sonunda eserinin biçimini kendisi
belirleyerek, özgünlüğünü ortaya koyar. Bu tavır ile “...bir seçme işini
varsayar.” Seçmek, bize müzisyenin özgün eserler yaratma sürecinin
ipuçlarını verir.
Müzisyen yarattığı eseri ile düşüncelerini sesler kanalıyla anlamlaştırmış
ve bize sunmuştur. Anlam toplumun içinden gelirken, biçim ve biçem müzisyen
tarafından belirlenir. Eser bu sürecin sonunda dinleyicisine sunulduktan
sonra ortak bir bağ oluşturmaya başlar. Ortak bağ içinde eserin beğenilip,
beğenilmemesi, kabul görüp, reddedilmesi söz konusudur. Tüm bu serüven
içinde müzik estetiği, güzeli, beğeniyi ortaya koymaya, belli bir ortaklık
içinde sunmaya çalışır. Estetikçinin işi zordur. Çünkü müzik yasa tanımayan
tümeller topluluğudur. Her eser kendi yasasını oluşturur. Yasa ancak her
parçada yeniden yapılandırılır. Kendini inşa eder ve eser bitiminde
geçerliliğini yitirir. Bu anlamda müzik; hem yasa koyucu, hem de yol
göstericidir.
Müzik her dönem çeşitli dallarda uğraşanların ilgisini çekmiştir. Özellikle
filozoflar bu konuda düşüncelerini eserlerine almışlardır. “Müzik üstüne ilk
düşünceleri, yaklaşık aynı zamanlarda biri eski Yunan’da diğeri eski Çin’de
yaşamış olan Pythagoras (İÖ 580-500) ile Konfüçyüs (İÖ 551-478)’de daha
doğru bir değişle Pythagorasçılarda ve Konfüçyüsçülerde buluyoruz. Bu
düşüncelerde ortak olan yön, her iki görüşün de müziği, birbirine koşut
olarak varlıkbilimsel ve insanbilimsel tarzda ele almış olmaları yanında,
daha sonraki yüzyıllarda müzik felsefesinde belki de en etkin ve yaygın bir
anlayış olarak görülecek olan ‘duyusal-etki öğretisini’ benimsemiş
olmasıdır.”
Kaynak Yazi Sahibi: Vural yıldırım ve Tarkan koç
Not: Ünlü filozoflların müziği felsefeyle nasıl ilişkilendirdiklerine dair bilgileri daha sonra ekleyeceğim. Malum, yazılar uzun olunca okunma ve yazıdan sıkılma olasılığı artıyor.bu sebeple,zaman içinde konuya bir takım ayrı başlıklar halinde eklemeler yapacağım.
sevgiler.


LinkBack URL
About LinkBacks
RİK, BİÇ
.bu sebeple,zaman içinde konuya bir takım ayrı başlıklar halinde eklemeler yapacağım.
Alıntı Yaparak Cevapla

