1965-1970 arasında emisyon, ihracat, ithalat ve GSMH nominal artışlarını gösteren endeksler şöyleydi:
Endekslerden açıkça anlaşılacağı gibi, beş yıllık bir dönemde, nominal GSMH ile dolaşımdaki paranın artış oranları birbirlerine çok yakındı. Söz konusu dönemde, sermaye piyasasının kurulması ihmal edildi. Büyüyen tasarruf hacmi, yatırımların finansmanına kanalize edilmedi.
Tasarruf erbabının biriktirdiği parayı menkul değerlere yatırmasını teşvik edici önlemler alınmadı. Faiz oranları, enflasyon hızının altında tutuldu. Dış ticaretin gelişme temposu, para arzında ve nominal gelirlerde kaydedilen artışın çok gerisinde kaldı. Her %1,0x0 GSMH artışına karşılık ithalat artışı %0,65’den ve ihracat artışı %0,31’den ibaret kaldı.
Dışarıdaki işçilerin göndermeye başladıkları döviz, dış ödemeler açığının ancak bir kısmını karşılayabildi. Döviz rezervleri giderek eridi ve bir ara 25 milyon doların altına indi. İthal malları ve ithalata bağlı sanayi girdileri darlığı başgösterdi. Talep enflasyonunun fiyatlara baskısı ağırlık kazandı. Halkın parasını altın ve gayrimenkule yatırmaya başladığı görüldü.
Hükümet, Uluslararası Para Fonu’nun önerileri doğrultusunda dış ödeme zorluklarına çözüm aradı. 10 Ağustos 1970’de, bir devalüasyon yapıldı. Dolar kuru, devalüasyon kararı gereğince 9 liradan 15 liraya yükseltildi. On Ağustos Kararları’yla döviz kurlarına yapılan zammın oranı %66’ydı.
Develüasyonu yeni fiyat ayarlamaları izlendi. Devalüasyondan sonra, ekonomi maliyet enflasyonu ortamına girdi. 7 Eylül 1946 ve 4 Ağustos 1958 kararlarını izleyen dönemlerde olduğu gibi, pahalılık ile durgunluk ve işsizliğin aynı anda iktisadi hayatı baskı altına aldığı görüldü. Yaygın hoşnutsuzluk ve huzursuzluk, 12 Mart 1971’de iktidar değişikliğine yol açan faktörler arasında rol oynadı.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla